Bu topraklarda Malazgirt’le başlayan fetihler silsilemizin en parlak halkası olan İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yılında Peygamber Efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih’i, o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle, minnetle, şükranla yâd ediyorum.
Fethin 573’üncü yılı kutlu olsun, mübarek olsun.
Bundan 13 sene evvel Gezici Vandalların yapılmasın diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanımız, bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında gösteriliyor.
Gezicilerin “buraya uçak inmez” dediği Havalimanımız, dün 1.730 uçak trafiğiyle rekor kırdı.
Bayram tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanında 8 bin 170 uçak trafiği ile 1 milyon 402 bin yolcuya…
Antalya Havalimanında 8 bin 408 uçak trafiği ile 1 milyon 456 bin yolcuya…
Esenboğa Havalimanında 2 bin 557 uçak trafiği ile 382 bin yolcuya…
Adnan Menderes Havalimanında 2 bin 557 uçak trafiği ile 398 bin yolcuya hizmet verilmiştir.
Enerji dönüşümünün hızlandığı yeni dönemde kritik madenler artık petrol ve doğal gaz kadar önemli hale gelmiştir.
Savunma sanayisinden yüksek teknolojiye kadar birçok sektörün geleceği bu kaynaklara bağlıdır.
Türkiye bu yarışta seyirci değil, oyun kurucu olmayı hedeflemektedir.
Son 23 yılda bunun altyapısını çok sağlam bir şekilde zaten hazırladık.
Ufku ve vizyonu eski Türkiye’yi aşamayanlara rağmen dünyanın en büyük derin deniz filosuna sahip 4’üncü ülkesi olduk.
Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali’yle bu alanda yeni bir çığır açtık.
Güneş ve rüzgâr enerjisinden hidroelektrik santrallerine kadar temiz enerji alanında tarihimizin en büyük projelerini hayata geçirdik.
Bütün bunları da öncelikle ülkemizde tesis ettiğimiz güven ve huzur iklimi sayesinde başardık.
Yere sağlam bastık, kararlı yürüdük, Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlere aldırmadan diğer alanlar gibi enerjide de tarihî bir başarıya imza attık.
İnşallah enerjide, madencilikte ve doğal kaynaklarda çok daha büyük başarılarla ülkemizi buluşturmakta kararlıyız.
Bunun için karada veya denizde, hükümranlık alanlarımızda ne kadar tabii kaynağımız varsa işleyecek, bu kaynakların Türkiye’nin atılım sürecinde lokomotif vazifesi görmesini mutlaka sağlayacağız.
Savunma sanayisinde olduğu gibi enerjide de tam bağımsızlık, ülkemizin Kızılelma’sıdır.
Türkiye bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir, bu yürüyüşün önünün kesilmesine de hiçbir surette müsaade etmeyecektir.
Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan EFES-2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum.
Ordumuzun her bir mensubuna, emeği geçen her Mehmetçik’imize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bu hareket bir kişiye, bir gruba çıkar sağlama hareketi değildir.
Bu hareket kişisel rant peşinde koşan bir hareket değildir.
Bu hareket köksüz bir hareket değildir, saman alevi gibi parlayıp sönecek bir hareket hiç değildir.
Bu hareket ta en başından itibaren millet davasıdır, memleket davasıdır, büyük Türkiye davasıdır; bu hareket ümmet davasıdır.
AK Parti bugün 24 yaşında.
Bugün milletimizin sinesinden yine milletimizin iradesiyle doğan…
Eserleriyle Türkiye’nin son çeyrek asrına damgasını vuran…
Gücünü, cesaretini milletimizin kararlılığından alan AK Parti’mizin kuruluş yıl dönümünü büyük bir iftiharla kutluyoruz.
Bugün ufuk ve istikametini milletimizin çizdiği Anadolu ihtilalinin 24’üncü senesini coşkuyla idrak ediyoruz.
Bugün mazlum ve mağdurların yoldaşı olan, düşenin elinden tutan, kimsesizlerin kimsesi, yaralı kalplerin merhemi olan AK Parti’mizin 25’inci yılına bir adım daha yaklaşıyoruz.
Bu yola birlikte çıktığımız, bugüne kadar gönül ve kader birliği yaptığımız her bir kardeşime teşekkür ediyorum.
24 yıl boyunca her koşulda yanımızda duran, karşılaştığımız her zorlukta, her sınavda dua ve desteğini bizden esirgemeyen milletimize teşekkürlerimi özellikle arz ediyorum.
24’üncü senemiz, yepyeni bir soluk getirdiğimiz Türk siyaseti için, ülkemiz, milletimiz, yurt dışındaki vatandaşlarımız için, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olsun. @Akparti
Artık haddini bil!
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan, milletimizden aldığı destekle senelerdir Türkiye’ye hizmet etmiş, her türlü vesayete karşı savaşmıştır.
Biz, milletimiz dışında kimseden emir almadık; halkımız dışında kimseden icazet istemedik.
Türkiye’yi hedef alan her türlü güç ve vesayet odağına karşı mücadele ettik.
Yıllarca millet iradesine karşı darbelerin gölgesinde siyaset izleyen bir geleneği temsil eden Özgür Özel’dir.
Meşruiyeti sandık dışında arayan, siyaseti sokakta dizayn etmeye çalışan Özgür Özel’dir.
Haftalardır dış güçlerden medet uman, “terk edilmiş hissediyoruz” diyerek yabancı başkentlerden destek dilenen Özgür Özel’dir.
Yolsuzlukla ilgili bir davadan kahramanlık hikayesi çıkarmaya çalışan Özgür Özel’dir.
Kendi kişisel hırslarını, komplo teorileriyle harmanlayıp siyaset kisvesi altında sunan bu zihniyeti reddediyoruz!
Biz, milletimize hizmet yolunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Sayın Özel’i CHP’li belediyelerin SGK’ya olan kamyon kamyon borçlarını altın cinsinden de hesapladığı için tebrik ediyorum. Sadece ilk 7 belediyesinin SGK’ya borcu 15,5 ton altınmış.
Yalnız kendisine bir ev ödevimiz daha olacak...
Astana süreciyle Suriye’de devam eden çatışmalara ara verilmesini ve rejime halkıyla barışması için zaman sağlamıştık ama bunu değerlendirmedi.
Özellikle son aylarda Sayın Cumhurbaşkanımızın, Suriye’de yaklaşan süreci öngörerek başlattığı inisiyatifin Suriye rejimi tarafından reddedilmesi bizleri haklı çıkaran gelişmelerin yaşanmasına yol açtı.
Bu sabah itibarıyla Suriye halkı, ülkelerinin geleceğini kendilerinin belirleyeceği yeni bir güne başladı.
Türkiye, bundan sonra da Suriye'nin yaralarının sarılması, birliğinin, bütünlüğünün ve güvenliğinin sağlanması için ne yapılması gerekiyorsa sorumluluk üstlenmeye hazır.
Bölge ülkeleriyle ve uluslararası aktörlerle bu konuda çalışmalarımızı önümüzdeki günlerde daha da yoğunlaştıracağız.
Bu sayede, evlerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca Suriyeli kendi topraklarına dönebilecektir.
İnşallah daha güzel günlerin Suriye halkını beklediğini hep beraber göreceğiz.
Anayasanın ilk dört maddesiyle ilgili, daha önce defalarca kamuoyuna açıkladığımız üzere, Partimizin ve Cumhur İttifakı’nın herhangi bir sorununun olmadığını, ilk dört madde üzerinden yapılan tartışmaların da sürece katkı sağlamadığını tekraren ifade etmek istiyorum.
12 Eylül rejiminin silah dipçiğiyle millete dayattığı mevcut anayasamızın, yapılan onca revizyona rağmen Türkiye’ye ve demokrasisine dar geldiğini, Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu her geçen gün daha net bir şekilde görebiliyoruz.
Ön yargıların esiri olarak ileri demokrasi hedefimize varılamayacağını herkesin idrak etmesini bekliyor, tüm siyasi partilerin yeni anayasa çağrımıza yapıcı cevap vermesini samimiyetle temenni ediyoruz.