İslam davası için yapılan hizmetlerin tamamı ibadet dairesindedir. Buna olumsuz manada rekabet, bir de kıskançlık karışırsa, ondaki ihlâsı katleder. Çünkü bu manadaki rekabet, ilahi rızadan ziyade insanların takdir ve tahsinini gözetir. Bu ise amelin ibtaline sebep olur. Allah muhafaza!
Yetmiş yıl yuvarlanan, taş düştü cehenneme
Filistin'e hırlayan, baş düştü cehenneme
Artık ateş doldurur senin necis karnını
Yakıtı kendi olan, aş düştü cehenneme
🟢HÜDA PAR Liderine Bosna Hersek'te halkın yoğun ilgisi dikkat çekti
Zekeriya Yapıcıoğlu, Srebrenitsa Soykırımıı'nın yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Saraybosna'ya gitti.
İspanyol Başbakan Pedro Sánchez (Donald Trump'a):
-"Yirmi üç yıl önce, ABD bizi kitle imha silahları iddialarıyla Irak'a sürükledi. Hiçbiri bulunamadı. Bizi iki kez kandıramazsınız."
"...Emrolunduğun gibi dosdoğru ol..."
ayetine perde olmaya yeltendiler. Öncüleri de benzerini yapmışlardı.
"İnkâr edenler dediler ki: Bu Kur'an'a kulak vermeyin, okunurken gürültü çıkarın, belki bastırırsınız." (Fussilet Suresi, 26)
Herkes karakterine göre davranır.
"Allah'a çağıran, salih amellerde bulunan ve "Ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim vardır?" (Fussilet, 33)
Kürtler tarih boyunca İslâm ümmetinin ordusu ve çetin savaşçılarıydı. Yine bu tarihî rolü üstlenecekler. Onları Batılı ideolojilerin ve çıkarların sermayesi yapmak isteyenler başaramayacak.
Yeditepe Üniversitesi'nde neler oluyor?
Bir öğrenci, hukuk fakültesinin mezuniyet töreninde Rabbimizin bize emrettiği “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” (Hûd Suresi, 112. Ayet) yazılı bir pankart açıyor.
Ancak kendi köklerine yabancılaşmış ve Batının bataklığına hayran kalmış bir grup, dosdoğru olmayı emreden bu ayet-i celilenin görünmemesi için önünü kapatmaya çalışıyor.
Dosdoğru olmayı red eden bir zihniyetten nasıl adalet beklenir? Bu zihniyet, hukuki görevini hangi ölçülere göre yapar?
Bu ayete ve Rabbimizin emirlerine ancak hırsızlar, arsızlar ve yolsuzlar karşı çıkar.
Bu ayeti Hukuk Fakültesi'nde pankartla dalgalandıran kardeşimizin yüreğinden öpüyorum.
Batı'nın bir bataklık olduğunu Gazze’deki soykırımdan sonra kendi halkları bile gördü.
Bizim zavallılarımız ise hayatın anlamını hâlâ kendi köklerine düşmanlık etmekte buluyor.
Ayrıca evlatlarımızı kendi köklerine düşman eden eğitim sistemimiz de baştan sona gözden geçirilmelidir.
Batıcı eğitim değil milli eğitim olmalıdır.
2. Geleneksel Gençlik Umresi
Davet ve Gençlik Hareketi olarak 28 Temmuz'da kutsal topraklara doğru manevi yolculuğa çıkıyoruz.
Sınırlı kontenjanlarımız kaldı.
İrtibat: 0534 496 5330
Siz de bu bereketli yolculukta yerinizi ayırtmak için geç kalmayın.
Dışarıdaki kötülüklerle mücadele ederken bir yandan da insanın kendi içindeki en büyük düşmanla, yani nefsiyle hesaplaşması gerekir. Kendi iç alemini düzeltmeyen, disipline edemeyen bir davetçinin, toplumu düzeltme iddia ve çabası en azından samimiyetten uzak olur. Gece secdelerinde gözyaşı dökmeyen, nefsini ilahi emirlerin potasında eritmeyen bir kalbin sözü, kulakları aşabilir ama gönüllere ulaşamaz, ulaşsa bile tesir edemez, yönlendiremez. Hayat boyu sürecek olan bu büyük cihadda (Cihad-ı Ekber), her gün kendimize şu soruyu sorarak işe başlamalıyız: Bugün Allah için ne yaptım ve ruhumu hangi manevi azıkla besledim? Unutmayalım ki, iç dünyasında fetih yapamayanlar, dış dünyada asla kalıcı bir iz bırakamazlar."
📌 "Haremlik selamlık için biz bu kurbanları verdik. Çarşaf için bunları kurban verdik. İslami bir hayat ve cahiliye hayatını ve örfünü ayaklar altına almak için bu kurbanları verdik."
📌 "Onu evlendirdik, bir alyans bile eşine almadık. Bizim adetimiz böyledir... Mal yok, beyaz eşya yok, mobilya yok, altın yok. Bizim aslımız budur. Bunun için kıyam ettik."
📌 "Bu nedenle cahiliye adetlerinin aramıza girmesine müsaade edemeyiz. Bunu ucuza almadık. Zindanlarda kalan binlerce Yusufinin fedakarlığı ve yüzlerce şehidin kanıyla davamızı bu günlere getirmişiz."
📌 "Şehit Hamza'nın cenazesi Kanîpehnê camisinin avlusunda iken annesi geldi. Yetmiş yaşında şehadet sembolü... Hamza'nın kanlı alnından öperek tekrardan: 'Oğlumun şehadeti mübarek olsun, oğlumun şehadeti mübarek olsun' dedi."
MİZAH KILIFI ALTINDA HADSİZLİK YAPAN KURNAZLARA BAK!
Biz espriden de anlıyoruz, içinizdeki şeytanlıktan da…
Değerlerimize, kutsal kitabımıza ve Peygamber Efendimize (s.a.v.) yönelik hakaretlerin cezasız kalmaması adına daha önce Meclis’e kanun teklifi sunmuştuk.
Hiç kimse mizah, şaka veya espri kılıfı altında mukaddesatımıza dil uzatamaz; toplumsal değerlerimizi bir eğlence malzemesi haline getiremez.
Geçmişte Leman dergisinin yaptığı hadsizliklerin bir benzerini, bugün sözde bir komedyen olan Deniz Göktaş sergilemektedir.
Müslüman halkımızın sinir uçlarıyla oynayan, inancımıza hakaret eden bu şahıs ve benzerleri hak ettikleri cezayı mutlaka almalıdır.
En az bu provokasyonu yapanlar kadar, onlara arka çıkan ve sahiplenenler de bu suça ortaktır.
Bizim kimsenin değerlerine hakaret etmeye niyetimiz yok; lakin değerlerimize tahkire de sabrımız yok!
Bu böyle bilinsin!