Türkiye tarihinin demokrasi ve adalet adına en büyük muhalefet mücadelesi bugün Silivri'de verilmektedir.
Bu mücadeleyi kimi zaman 12 metrekarelik bir hücreden veriyoruz; kimi zaman da mahkeme salonlarında, hatta davaya dönüşmemesi gereken kuru iftiralardan oluşan yargı süreçlerinde sürdürüyoruz.
Bütün bunları yaparken de tarif edilmesi güç tecritler, baskılar ve psikolojik işkenceler altında; insan haklarının ve hukukun en temel ilkelerinin yerle bir edildiği koşullar içerisinde mücadele ediyoruz; çünkü biliyoruz ki biz kazanacağız.
"Biz" kimiz? Yürekten söylüyorum; 86 milyon yurttaşız. Bir kişiyi bile dışarıda bırakmıyorum. Bu muhterisler hariç. Bir avuç. Bu kadar.
https://t.co/KpS7GyI3oY
Bu nasıl spor bakanı ya! Bu eleştiri sadece Fenerlilerin değil.
Bu ülkede Beşiktaşlı var, Trabzonsporlu var, Bursasporlu var, Göztepeli var hepsinin aynı vergiyle finanse ettiği bir bakanlık nasıl holigan gibi şampiyon cimbom diyebilir?
Mesele rakiplik değil, eşit vatandaşlık.
Turkish Quality Media=> Fenerbahçe kalecisi hata yapınca linç, GS’li kaleciyi kalkana al!
Bonus=> Hakeme saldırıp oyundan ihraç edilmesi gereken heriften futbol uleması yaratma çabası…
🟨 Gomez -topu sağ ayağıyla net olarak uzaklaştırmasına rağmen- devamında sol ayağıyla rakibe yaptığı faul sebebiyle sarı kart görüyor.
Bu pozisyon hafta sonu yaşanan Agbadou-Nene pozisyonuyla çok benzer, üstelik topa müdahale de burada çok net.
#PSGvLIV
SARI KART CEZA SINIRINDAKİLER
(kart şikesi)
FENERBAHÇE
Guendouzi
Kerem Aktürkoğlu
Oosterwolde
Semedo
Nene
Archie Brown
Musaba
Mert Müldür
TRABZONSPOR
Onana
Muçi
Pina
Savic
Folcarelli
Ozan Tufan
GALATASARAY
Eren Elmalı
“Penaltı değil, topa dokundu” diyenlerin hepsi, Kadıköy’deki 20 yıllık galibiyet serisinin bittiği maçtaki şu pozisyona penaltı diyordu. Burada da önce topa dokunuluyor o zaman neden penaltı dediniz, algıcılar sizi?
Zamanında bu pozisyona penaltı verilip Fenerbahçelilerin canı yakılırken herkes “dışarda başlayıp içerde devam ediyor” diyordu. Şimdi “böyle penaltı mı olur” diyorlar. İKİ YÜZLÜSÜNÜZ
Fenerbahçe tarihinin en zor şartlarda çalışan hocalarından birisi olabilir.
Birlikte çalışacağını düşündüğü başkan sezonun başında gitti. Yerine gelen başkan hukuki problemler yaşadı.
Takımı devraldığı hoca fiziksel olarak doğru düzgün yükleme yapmamıştı.
İlk maçına uçakta uyku uyumadan hazırlanarak çıktı.
Sezona istenilen santrafor rotasyonu ile girilmedi, sezon ortasında komple santraforsuz kaldı.
Kaptanı içeri alındı, henüz yeni çıktı.
Oyuncu grubunda kadro dışı bırakmak zorunda kaldıkları oldu.
Diğer kaptanı sakatlandı, en önemli oyuncularından yoksun maçlar oynamak zorunda kaldı.
Takımda prim problemi çıktı, sahaya yansıdı.
Hiç bahane üretmemesine rağmen medya sürekli onun aleyhine haberler yaptı, yapıyor.
Yaptırdığı izinlerin günleri değil saatleri dahi sayılıyor.
Tüm bu baskı ortamı, kendisine yapılan haksızlıklara rağmen Domenico Tedesco’nun Fenerbahçe’si liderin bir puan arkasında.
Bu hikayenin sonu nasıl biter bilmiyorum ama ben bu sezon verdiği emek ve çabayı hiç unutmayacağım.
3 sezonluk hikaye yaşadı ama vazgeçmedi, mücadele devam.
Emeğine, yüreğine sağlık hoca.