🚨 Milan Başkanı Gerry Cardinale’nin bugün, aralarında Galatasaray’ın istediği Rafael Leao’nun da bulunduğu, takımdan ayrılması beklenen oyuncularla görüşmesi bekleniyor.
📰 (Corriere dello Sport)
Şimdilik ....
Revize degil, tamamen geri çekilmeli. Ama bu kamuoyu baskısı önemliydi. Mutlaka bu baskıya devam edilmeli ve halka bu yasa tasarısı tüm ayrıntıları ile anlatılmalı. Emeği geçen herkese kendi adıma teşekkür ederim 🙏
ABD’li Orgeneral NATO Eski Komutanı Wesley Clark, 2007 yılında yaptığı bir röportajda şöyle diyordu:
“Beş yıl içerisinde Irak’la başlayan sonrasında Suriye, Lübnan, Libya, Somali ve Sudan’la devam edip İran’la bitecek yedi ülkeyi dağıtacağız.”
Kalan yedinci ülke İran.
Şimdi ABD’li Profesör Jeffry Sachs aynı şeyi söylüyor. Yani “Devrim” falan değil. Şam yönetimi ABD ve İsrail’in desteğiyle geldi.
Değerli dostlar bana İklim Kanunu’nu soruyorsunuz.Yıllar önce bunu her yönü ile yazdım…Osmanlı Türkiyesi için 1838 Baltalimanı Antlaşması ölüm fermanı idi,inşallah İklim Kanunu Cumhuriyet Türkiyesi için felaket olmaz.Ancak 550 milyar $ dışborç varken boyun eğersiniz.
10 Nisan 1919
Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, Ermenilerin tehcirinde suçlu olduğu yalanıyla, tutuklanır ve idama mahkûm edilir.
İngilizlere yaranmak için Padişah Vahdettin'in onayıyla 10 Nisan 1919'da idam edilen Boğazlıyan Kaymakam Kemal Beyin son sözleri:
"Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun böyle adalet!"
Kemal Bey'in çocuklarına Atatürk sahip çıktı. TBMM'nin 14 Ekim 1922'de kabul ettiği kanunla, Kemal Bey Millî Şehit ilan edildi. Kemal Bey'in eşi Hatice Hanım ve çocuklarına ömür boyu maaş bağlandı.
Ruhu şad olsun.
#boğazlıyankaymakamı
Azerbaycan, KKTC’nin tanınmasını destekleyeceklerini devlet başkanı seviyesinde ilan ederek Türkiye ile her koşulda “bir millet iki devlet” şiarına sadık olduğunu bir kez daha ispat etti. Dilerim bu tutum Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan’a da örnek olur.
Uğur Mumcu: "PKK’nın yurtdışındaki kendi yayınlarını inceledim. İlk kez ikinci Cumhuriyet fikrini ortaya atan Abdullah Öcalan’ın bizzat kendisi olduğunu gördüm. Çünkü, Türkiye gibi bir ülkede devleti kuran siyasal düşünce Atatürkçülüktür. Bu düşünceyi, bu yollarla yıpratmak da örneğin PKK gibi terör örgütlerinin başlıca amaçlarıdır. Öbür bir takım yazar çizer de bunları fantezi için, kendilerine dikkat çekmek için yapıyorlar. Aslında söylediklerinin ipe sapa gelir bir tarafı yoktur. Çünkü Cumhuriyeti bir sayaca bağlamak anlamsızdır.”
(13 Ocak 1993, Harp Akademileri Konferans Salonu).
-İkinci Cumhuriyetçiler ve eski solcu yeni liberal diye ortaya çıkanlar Uğur Mumcu'nun tarif ettikleridir. Bunlar, sığınmacı sevdalısıdır, Atatürk karşıtıdır, Üniter ve Ulus devlete karşıdır, PKK'nın hedeflerine hizmet eder, çünkü ABD'ye tapar. Özellikle bu dönemde, medya dahil her yerde kendilerine yer bulurlar. Soros fonundan beslenirler. Bu ülkeye düşman.
G-20ülkeleri içinde Türkiye bir yıl içinde”iç savaş”a sürüklenecek ülkeler kargorisinde ilk sıraya konulmuş bir analiz servis edildi .Bunu kimin yayımladığı değil bunu kimlerin servis ettirdiği önemli…Bu husustaki yumşak karnımız ise ülkedeki düzensiz sığınmacılar.Dikkat!
143 maddelik Lozan Barış Antlaşması, 24 Temmuz 1923’te Lozan Üniversitesi tören salonunda imzalanır. TBMM, Antlaşma’yı 23 Ağustos 1923’te onaylar. İşgal kuvvetleri de Türkiye’den ayrılmaya başlarlar. Son işgal birlikleri, 2 Ekim 1923 Salı günü Dolmabahçe önünde, Türk bayrağını ve Türk askerlerini selamlayarak İstanbul’u terk ederler. Osmanlı’nın koruyamadığı Fatih Sultan Mehmet’in emaneti İstanbul’u, Mustafa Kemal Paşa işgalcilerden kurtarmıştı.
#LozanBarışAntlaşması
Dünya kamuoyunda Biden ve ABD’nin itibarı hızla gerilemektedir. Ancak Biden’ı yöneten askeri endüstriyel kompleks ve neocon iradenin bu süreçten etkilenmemek ve 2024 seçimlerinde ABD’nin liderliğini Trump’a bırakmamak için her yolu deneyeceğini ve bu uğurda dünya kamuoyunun dikkatini daha yoğun Rusya ve Çin düşmanlığı ile çatışmalara çekmeye çalışacağını değerlendiriyorum. O nedenle Rusya’nın Romanya ve Polonya üzerinden kışkırtılarak NATO’nun daha aktif bir şekilde savaşın içine çekilmesine; Güney Çin Denizinde Filipinler ve Tayvan Boğazında Tayvan’ın kışkırtılarak Çin ile kriz eşiğinin yükseltmesine gayret sarf edilebileceği yüksek olasılıklıdır. Biden’ın 28 Haziran tartışmasında ezberlemiş şekilde sürekli ‘’NATO 5. Maddesi var, birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’’ ifadesinin şuuraltındaki yerine dikkat etmek gerekir. Konuşmada ve muhakeme hızında zorluk çeken biri sürekli 5. Madde diyorsa bu hususun onun ezberine girecek kadar konuşulduğu ve bir senaryo üzerinden beklentisi olduğu izlenimi ortaya çıkmaktadır.Önümüzdeki dört ay Ankara çok uyanık olmalıdır. Atatürk’ün dediği gibi “Uyuyan milletler ya ölür ya da köle olarak uyanır."
Sn. Şimşek, Sn. Cumhurbaşkanı, 184 milyar dolar nereye gitti?
2021-2023 döneminde ülkeye 184 milyar dolarlık döviz girişi gerçekleşmiş.
Bunun yaklaşık 39 milyar doları, çoğu mülk edinme olmak üzere doğrudan yatırım.
5 milyar doları sıcak para dediğimiz portföy yatırımları.
26 milyarı Merkez Bankası’nın yurt dışından getirdiği döviz.
8 milyar doları kamu borçlanması.
44 milyar doları bankaların dışarıdan aldığı borç ve 45 milyar doları da şirketlerin dışarıdan aldığı borç. Yani toplam girişin yarısı reel sektör ve finans sektörünün dışarıdan aldığı borç.
Peki bu 184 milyar dolar nerede?
2021-2023 döneminde giren dövizin 72.5 milyar doları dış ticaret açığını finanse etmiş.
57 milyar dolar ise dışarıdan bulunan borç için yapılan faiz ve kar payı ödemelerine kullanılmış.
Önemli not: 2002’den bugüne dış sermayeye senelik ortalama 13,7 milyar dolar, toplamda ise 300 milyar dolar faiz ve kar payı ödemesi yapılmış.
43.8 milyar dolar yurtiçi yerleşiklerin yurtdışına çıkardıkları döviz.
Veriler için faydalınılan kaynak:
https://t.co/thaJhk7xwv
Sonuç:
Ülkeye giren dövizin önemli bir kısmı dış ticaret açığını finanse etmek ve onu finanse etmek için alınan dış borç faizine harcanıyor.
Döviz açığını ve dış borç faizini ödeyebilmek için her yıl daha fazla kaynak gerekiyor; tam bir çaresiz fasit daire.
Çünkü özellikle 2002-2012 arası Şimşek-Babacan-Neoliberal-IMF-Dünya Bankası modeli ile yerli aramalı üretimine kan doğrandı. Üretici üretimden ticarete yöneldi. Teknoloji üretimi ve katma değer gelişmedi. İktidar, dışarıdan bulduğu kaynakları üretim, teknoloji ve eğitim kalitesinin arttırılmasına harcamadığı için bu batağa girdik.
Mevcut ekonomik modelle de sittin sene çıkamayız. Ancak sabit gelirli, emekli, işsiz, memurun alım gücünü daha da düşürüp faiz dışı fazla yaratırız. Böylece yabancıların alacağını garantiye alırız. Sonra bir Mehmet gider bir Mehmet gelir...
Hayaller ve gerçekler işte böyle farklı.
Dünya Bankası kredisinin neler için kullanılacağı açıklanmış.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı eski program müdürü olarak uyarıyorum, bu dökümandaki şartlar Türkiye’yi küresel sömürge yapmak üzere hazırlanmıştır.
Bakın; krediyle yaratılan istihdamın yüzde 50’sinin mülteci olması şartı var!.. Tek başına bu şart bile niyeti ortaya koyuyor.
Türkiye’yi, küresel elitler tarafından dayatılan yapay et endüstriyel tarım, hibrit gıda, dijital para v.b. uygulamalarla hayata geçecek olan yeni dünya düzenine eklemlemeyi hedefliyorlar.
Yerli ve milli denilen hükümet en önde giden küreselleşmeci çıktı.
https://t.co/UTld28hCZO
Japon İmparatoru 6 Nisan 1868de şöyle yemin etmişti:”Geçmişin kötü alışkanlıkları terk edilecek ve her şey tabiatın adil kanunları üzerine kurulacaktır.Bilgi bütün dünyada aranacaktır.”
Uluğ Bey 1421deSemerkand Rasathanesini kurdu.1579da İstanbul Rasatanesini topa tutarak yıktık
Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez:
“Gazze’de katledilen her masumun hesabı sadece İsrail’e değil, tüm Müslüman ülke yöneticilerine de sorulacak. Reel politik mazeretler hiçbir idareciyi mahşerdeki büyük hesaptan kurtaramayacak.”
Tarih tedbirsizler için hep acı sonları yazar.Yüce Kuran’da bir Ayet aynen şöyledir:”Allahım içimizdeki beyinsizler yüzünden bizide mi helak edersin?”
“Elifi görse mertek zanneden”kafalar ABD-Avrupa-Japonya-Çin-Rusya’nın neye hazırlandığından bilgisi olmaz,ama onlar allamedir.
Yüzyıllarca erkekleri maden ocaklarında çalışan köyleri basıp savunmasız kadın, çocuk ve yaşlıları katleden; yağma ve talan ettikleri köyleri yakıp maden emekçilerini öldüren DERSİM AŞİRETLERİ işledikleri soykırım, yağma, talan vs. bütün insanlık suçlarından dolayı özür dilemeli.
Şaşıracaksınız!.. Her şey bu kadar açıkken nasıl bu kadar hata yaparız?..
ABD’li Orgeneral NATO Eski Komutanı Wesley Clark, 2007 yılında yaptığı bir röportajda şöyle diyordu:
“Beş yıl içerisinde Irak’la başlayan sonrasında Suriye, Lübnan, Libya, Somali ve Sudan’la devam edip İran’la bitecek yedi ülkeyi dağıtacağız.”
Kalan yedinci ülke İran…
-Peki bu dağıtılan ülkelerden göç edenler için ABD ve onu destekleyen AB ne önlem aldı? Hiç… Sadece göç edenlerin en iyilerini seçerek aldı. Bu tutumun uluslararası hukukta yeri nedir?.. Parçala, çökmüş ülke konumuna getir; sonra bölgeye verdiğin zararın faturasını hep başka ülkeler ödesin… Türkiye ödüyor ve ödeyecek.