Bir şeyi çok merak ettim.
gese taraftarı 4 senedir Okan'ın şampiyon yaptığına inanmayıp, istifa deyip, hocasına küfür ediyor.
4 yıl üst üste şampiyon yapmış yönetimi beğenmeyip, her sene istifa diyorlar.
4 yıldır transfer yangını yapıyorlar ve oyuncularına tek teklif gelmiyor.
Bunları şampiyon yapan oyuncuları değilse, başkanı değilse, hocası değilse, bu takımı kim şampiyon yapıyor abi?
Halk arasında Süleymancılar olarak bilinen Süleymanlılar Cemaati ile ilgili olduğu söylenen soruşturma hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Adalet Bakanımız ve İçişleri Bakanımız bu soruşturmanın cemaate veya tarikata yönelik olmadığını, kişilere ait adi suç işlendiği iddiasıyla soruşturma yapıldığını söylemişlerdir. Bu beyanlara itibar ederim. Sayın bakanlarımızın bu ifadelerinde samimi olduklarını ve özen gösterdiklerine inanıyorum.
Ancak devam eden soruşturma evresinde Ceza Muhakemesi Kanunu kurallarına çok açık aykırılıklar var. Bu aykırılıklar neticesinde de masumiyet karinesi ortadan kalkmış gözükmekte.
Bildiğiniz gibi soruşturmanın gizliliği esastır. CMK bunu gerektirir. Kovuşturma aşamasına geçmeden, yani iddianame tanzim edilip kovuşturma başlamadan ve iddianame mahkemece kabul edilmeden bu konularda gizlilik yasağına uygun hareket edilmesi gerekir. Çünkü masumiyet karinesi esastır; kişilerin haklarında hüküm verilinceye kadar masum olduklarına inanılır.
Bu süreç neticesinde maalesef sosyal medyada kişiler infaz edilmektedir. Yazılı ve görsel basında da konuyla ilgisi ve bilgisi olmayan insanlar hüküm vermekte, birtakım görsellerle kişilerin mal varlıkları veya ne yaptıkları konusunda çarpık ifadeler kullanılmaktadır.
Elbette basının özgürlüğü esastır. Halkın da haber alma hakkı vardır ama adil yargılama da adil soruşturma ve kovuşturma da insanlar için temel bir haktır. Bugün delilden hareket ederek kişiye yönelmek ne kadar doğruysa, birtakım suçlamalar yaparak onlara göre delil aramak fevkalade yanlıştır. Bugüne kadar bazı soruşturmalarda bu konu belki gözden kaçırılmış olabilir.
Burada bir şeye dikkat etmek istiyorum. Süleymancılar söz konusu olduğunda, içlerinde kin ve garaz taşıyan bir kısım “CHP'li zihniyete sahip insanlar” "Cemaat ve tarikatlar kapatılsın" diye bir koro halinde konuşmaya başladılar. Bu çok yanlıştır. O kadar yanlıştır ki, cemaat ve tarikatlar sosyolojik yapılardır. Bütün dünyada da böyledir. Kaldı ki Türkiye'de de cemaatler ve tarikatlar her zaman var olmuştur.
Muammer Aksoy, 12 Eylül'den sonra yargılanan cemaatin lideri Kemal Kaçar'ın da avukatlığını yapıyordu. Herkes buna şaşırmıştı. Muammer Aksoy "Ben bunları yakinen tanıyorum. Yurtlarına gittim, Kur'an kurslarına gittim. Bunlar İslam'ın ve Kur'an'ın öğretilmesi dışında herhangi bir iş yapmıyorlar. Ben bunların masum olduklarına inanıyorum" demişti. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin başkanı olan bu zatın fikirleri birileri tarafından kabul görecekse, rahmetliyi de bu yönüyle anmış olalım.
Soruşturmaya yeniden dönmek gerekirse süreç o kadar özensiz devam ediyor ki insanlar geri dönülemez şekilde damgalanıyor. Maalesef iş fethikabir yapmaya kadar geldi. Fethikabir yapılmasının ardından ne hukuk ne de adli tıp konusunda hiçbir bilgisi olmayan insanlar yeni suçlular bulmaya çalışıyorlar.
Ben bu oluşumu eskiden beri tanırım. Kemal Kaçar'la Hukuk Fakültesinde okuduğum yıllarda tanışmışlığım da oldu. Fakat cemaat mensubu olmadım. Bunların Silistreli Süleyman Hilmi Tunahan liderliğinde, Kur'an okumanın ve öğretmenin yasak olduğu d��nemlerden başlayarak Türkiye'de Kur'an kursları adıyla Kur'an eğitimi ve öğretimi yaptırdığını biliyorum ve onlara inanıyorum. Bulunduğum şehirlerin hepsinde ve gittiğim her yerde onlarla dostane ilişkiler içinde oldum. Çünkü onlar, hakikaten Kur'an hizmetkârı birer insandılar. İmam hatip düşmanlıklarının da zaman içerisinde köreldiğini biliyorum.
Rahmetli Ahmet Arif Denizolgun'la da aynı yıl milletvekili oldum. Alanya'daki dostluklarımızı da zaman zaman dile getirdiğimiz olurdu ama bunu ayrıca belki bir canlı yayında açıklamak isterim. 2011 seçimleri sırasında Genel Başkanımızın da bilgisi dâhilinde kendisiyle üç dört defa özel görüşmelerim olmuştu. Kendisinden AK Parti'ye bir destek sağlayamadım ama pek çok konuyu ortaya koyarak konuşma imkânımız olmuştu.
@BakirkoyCBS tayyip cami duvarına işedi bu sefer. A.A.D. bir gün yüzüne tukurecek konuma geleceksiniz ama tukrugunuzu israf etmeyin buyurmuştu. Malum nereye gömülecek biliyoruz. Demek ki mezarına tükürme anlamında konuşmuş.
Beşiktaş’ta işler peri masalı gibi ama 2024-2025 sezonunu unutmamak gerekir..
Giovanni Van Bronckhorst yönetiminde sezona fırtına gibi başlamıştı..
Rafa Silva ve Giro İmmobile gibi süper flaş transferler yapmıştı..
Süper kupada Galatasaray’ı 5-0 yenmişti..
Avrupa ligi elemelerinde Ağustos ayı sonuna kadar yenilmemişti.. Ligde ilk 8 maçın 6 sını kazanmış, 2 beraberlik almıştı..
Berabere kaldığı 2 maçın birinde Trabzonspor’u, diğerinde Gaziantep FK yı sahadan silmişti..
Çok iyi oynadığı Galatasaray maçını 2-1 kaybetti…
Sezona fırtına gibi giren Beşiktaş üst üste 4 maçı kazanamadı ve peri masalı gibi başlayan Giovanni Van Bronckhorst döneni son erdi… Ardından yıllar süren kaos dönemi başladı…
Şu anda da Beşiktaş bir peri masalı yaşıyor.. O zaman da öyleydi..
Bu sezon flaş transferler yaptı.. O zaman da yapmıştı.. Rafa Silva, Trossard’dan, İmmıbile de Vlahovic den daha kötü oyuncu değildi..
Bu sezon hocası Vincenzo İtaliano mental olarak tükenmiş bazı oyuncuları dokunuşlarıyla ayağa kaldırdı.. O dönemde de bitmiş bazı oyuncular Giovanni Van Bronckhorst’un dokunuşuyla ayağa kalkmıştı..
Bu sezon Beşiktaş hocasının oyuncuları ile çok iyi diyaloğu olduğu, tğm zamanını takıma ayırdığı, kenardan takımı çok aktif bir şekilde yönettiği söyleniyor… O dönemdeki hocaya da aşağı yukarı bunlar söyleniyordu…
Bu sezon Beşiktaş çok iyi bir kaleci aldı.. O sezonda da Beşiktaş’ın kalesinde en iyi dönemindeki Mert Günok vardı..
Üst üste bir kaç maç kazanamayınca her şey alt üst oldu..
Dolayısıyla işler her zaman iyi gitmez.. İşler iyi giderken kulübü ve takımı yönetmek kolay iş….
Önemli olan bir krize girildiğinde krizden çıkabilecek sabır ve dirayetli göstermek…
Her takımın iyi ve kötü zamanları oluyor… Bir çoğu da krize girdiğinde bir daha toparlanamıyor…
İvme bu kadar yukardayken yaşanan krizlerden çıkma becerisi gösteremeyenler dağılıyor, krizden çıkabilenler de şampiyon oluyor….
Dostlar,
Araçlarınızda yol haritası hizmeti olarak Waze’i kullanıyorsanız bugün dikkatimi çeken bir hususu paylaşmak istiyorum.
Bu firmanın merkezi TelAviv/İsrail’de ve kullanıyorsanız kişisel bilgilerinizi saklamaya yetkililer.
Silmenizi ve bu bilgiyi yaymanızı tavsiye ederim.