@memetsimsek İSTIFA ETMENIZ Düşük borçluluk ekonomimizin direncini arttıracak en önemli bir unsurdur. Neolur istifa edin. Yetti artık #AKPveMHP#RecepTayyipErdoğan
@memetsimsek Kağıt üzerinde 155 bin kişi işe girmiş görünürken,arka kapıdan koyulanlar,artan maliyetler ve enflasyon yüzünden işten çıkarılan binlerce çalışan bu tablonun neresinde?Hangi beşeri sermayeden bahsedildiği merak konusu çnkü ortada ne güçlenen bir sermaye kalıyor nede dayanacak güç
@memetsimsek Gönüllü istifa sürecinde halk size destek çıkıyor. Esnafın dayanacak gücü kalmadı. Sayın Bakan, çarşı pazara çıkıp görevinizi ve yükümlülüklerinizi yerine getirin, memnun olan var mı? Gönüllü istifa için süreçleri halk kolaylaştırır. #RecepTayyipErdoğan#akparti
Mucizevi bir ekonomik tablo!
Dünya şaşkın...
🔸️Firmalar batıyor yada küçülüyor
🔸️Ekonomi daralıyor
🔸️Petrol, mazot, benzin uçuyor
Ama enflasyon ve işsizlik düşüyor, ekonomik güven yükseliyor!
Vay be!
“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!”
İktidarın söylediğiyle yaptığı arasındaki mesafe artık ekonomi politikasıyla izah edilemeyecek kadar açılmıştır.
Diyorsunuz ki:
“2027’de enflasyonu %15’e indireceğiz, 2028’de tek haneyi göreceğiz.”
Peki Hazine ne yapıyor?
Son dört ayda ortalama 22 ay vadeli borçlanmaya yıllık %41,4 faiz ödüyor. Daha geçen hafta, yaklaşık 20 ay vadeli borçlanmayı %42 faizle yapıyor.
Şimdi milletimizin huzurunda soruyoruz:
Madem iki yıl sonra enflasyon %15 olacak; devlet, iki yıl vadeli borcuna bugün neden %42 faiz ödüyor?
Millet sizin hedeflerinize inansın istiyorsunuz da, piyasa neden inanmıyor?
Daha mühimi; Hazine neden inanmıyor?
İşçiye, memura, emekliye gelince önlerine enflasyon hedefini koyuyor, “Fedakârlık edeceksiniz.” diyorsunuz.
Ama borçlanmaya gelince kesenin ağzını açıyor, hedeflediğiniz enflasyonun neredeyse üç katı faize razı oluyorsunuz.
Millete %15’lik hesabı anlatıp, paraya %42’lik hesabı ödeyemezsiniz!
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!
Merhum Erbakan Hoca'nın sözüyle söyleyelim:
“Sizi gidi faizciler sizi!”
Üstelik bu faizi hükûmet kendi cebinden ödemiyor.
Bu faturayı vergisini veren vatandaş ödüyor.
Üreten sanayici, toprağını eken çiftçi, kepengini açan esnaf ödüyor.
İşçi ödüyor, memur ödüyor, emekli ödüyor.
Ekonomi güvenle yönetilir. Güven de sözle değil, tutarlılıkla kurulur.
Bugün hükûmet ne söylerse söylesin, rakamların söylediği başka bir şey vardır:
Hükûmetin ilan ettiği enflasyon hedefine, millet bir yana, kendi Hazinesi bile inanmıyor!
@memetsimsek Her gün biri bir gün hepimiz dükkânı kapatacağız. Bu politika ne zamana kadar gidecek? İşi uzatmayalım, bizdeki cari açık sürdürülebilir değil. Piyasa çok fena. #akparti#RecepTayyipErdoğan#mhp#dbahceli
@memetsimsek Yazacak bir şey kalmadı artık size. Bu kadar vurdumduymazlıktan sonra halkın, esnafın, garibanın yaşadıklarının hesabını veremeyeceksiniz. #akp#RecepTayyipErdoğan
@memetsimsek Başarı yok, hep bir şeyler söyleniyor. Zam yapmadığınız bir şeyler kaldıysa yapın. Halk, esnaf bezgin zaten. Sonra lütfen istifa edin. İnsanları kendi vatanından, öz toprağından soğuttunuz. #akp#RecepTayyipErdoğan
Vergide Rekor, Bütçede Dev Açık!
Toplanan Trilyonlarca Liraya Rağmen Kasa Neden Eksi Yazıyor?
2025 yılında 11,049 trilyon TL vergi toplanmasına rağmen 1,799 trilyon TL bütçe açığı oluştu.
2026'nın yalnızca ilk dört ayında ise 4,372 trilyon TL vergi gelirine karşılık 758,8 milyar TL bütçe açığı kaydedildi.
Bu rakamlar Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleriyle de uyumludur.
Bu nedenle vergi tahsilatındaki artışa rağmen harcamaların daha hızlı yükselmesi bütçe dengesini bozabiliyor.
Ortaya çıkan tablo ise kamuoyunda şu soruyu yeniden gündeme taşıyor:
Vergi tahsilatında rekor üstüne rekor kırılırken, Türkiye neden her yıl daha büyük bütçe açığı veriyor?"