MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli: “devlet hafızasının diri tutulması, kurumsal tedbirlerin tavizsiz sürdürülmesi ve milli şuurun canlı tutulması hayati önemdedir.”
1) Der neue Ministerpräsident des Landes Baden-Württemberg, Cem Özdemir, hat kürzlich eine Videobotschaft veröffentlicht. Darin erklärte er, dass eine falsche Äußerung die Freiheit kosten könne, und erwähnte, dass er brieflich mit Menschen in türkischer Haft in Kontakt stehe.
Binlerce ülkücü katledilirken, yaralanırken “yurdumuza faşist dolmuş vurun kardaşlar vurun” nakarat eşliğinde terörist, devrimci anarşist şebekeler keyifleniyorlardı.
Şimdilerde de bu hayasızlar keyifleniyor.
İnsanda bir gram hatır olur. Ama ne gezer!?
1) Das Urteil der türkischen Justiz, das auf „absolute Nichtigkeit“ lautet und die CHP-Führung betrifft, wird von der deutschen und europäischen Öffentlichkeit leider anhand falscher Kriterien bewertet.
2) Es waren CHP-Funktionäre und -Delegierte selbst, die über Unregelmäßigkeiten bei dem Kongress klagten, auf dem Özgür Özel das Amt des Parteivorsitzenden von Kılıçdaroğlu übernahm.
3) Die Klagen dieser Personen, die später ihre Mitschuld eingestanden und stichhaltige Beweise für die Straftatbestände vorlegten, führten zu dieser Entscheidung.
4) Obwohl die Justiz ihre Arbeit sorgfältig fortsetzte, verschärften Özgür Özel und seine Weggefährten die Lage leider durch ihre Hartnäckigkeit, indem sie Chaos in den Prozess brachten, um die Regierung in Bedrängnis zu bringen und die Bevölkerung zu Aufständen zu bewegen.
5) Bedauerlicherweise haben Özgür Özel und seine Gefährten aufgrund ihrer Unvernunft dem Ansehen der etablierten und traditionsreichen CHP mehr geschadet als jeder andere.
8-Ende) Über die Entscheidung zur „absoluten Nichtigkeit“ zu spekulieren, ist die eine Sache. Diesen Prozess zu manipulieren und damit die öffentliche Wahrnehmung zu steuern, ist eine andere.
19 Mayıs; genç Türklerin hürriyeti milliyet tarlasına ektikten sonra yeni mevsimlerde cumhuriyeti millet olarak biçenlerin parolasıdır! Ve bu parola hiç dinmeyecek!
Bilindiği üzere Papa 14. Leo, 27 Kasım- 2 Aralık tarihlerinde Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirmektedir. Hristiyan dünyasına yönelik planlı mesajlar içeren ve hem tarihî, hem de dîni ayrışmaları kaşımayı hedefleyen bu ziyaretin, bir tür şova dönüştürüldüğü görülmektedir. Nitekim söz konusu ziyaretin İznik bölümü esnasında, 325 yılında yapılmış olan 1700 yıl önceki Konsil Toplantısı yeniden canlandırılarak gösterişli bir ayin düzenlenmiştir. Hristiyan âleminin birleşip bütünleşmesi hedefiyle Selçuklu ve Osmanlı bakiyesi Türk topraklarında düzenlenen bu maksatlı ayin, kamuoyunda rahatsızlığa yol açmıştır. Bu bağlamda; Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli de ATV kanalında yayımlanmakta olan Kuruluş Orhan dizisinin senarist ve yapımcısı Mehmet Bozdağ’ı arayarak, dizinin, Türk tarihi ve Anadolu coğrafyası açısından çok önemli öğretici, uyarıcı bir çalışma olduğunun altını çizmiştir. Sayın Genel Başkanımız ayrıca, yakinen takip ettiği bu başarılı dizinin, milletimizce hassasiyet ve ilgiyle seyredilmesi tavsiyesinde bulunmuştur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
AÇIĞA DÜŞEN TROLLER
Geçtiğimiz hafta “Sosyal medyaya T.C. numarasıyla girmek!” başlıklı bir yazı kaleme alarak şunları belirtmiştim:
“Sosyal medyanın en büyük özelliği; yalanın, iftiranın ve provokasyonun ışık hızıyla yayılırken, doğru bilginin ve sağduyu çağrılarının kaplumbağa hızında ilerlemesidir. Çünkü kötülüğün merkezinde, bu işi şevkle ve hevesle yapan, üstelik özel olarak görevlendirilmiş sahte hesaplar vardır. Kime hizmet ediyorlarsa, o odağı güçlendirmek için sürekli ‘olanı olmadı, olmayanı oldu’ diye sunma çabasına giriyorlar. Böylece sürekli kara propaganda üreten, itibar suikastini sistemleştiren, insanların şeref ve onuruyla oynayan bir mekanizma ortaya çıkıyor. Hakkınızda ortaya atılan bir yalan veya iftira, bu sahte hesaplar sayesinde kısa sürede milyonlara ulaşırken; siz doğruyu söyleseniz, gerçeği ispatlasanız bile aynı kitlelere ulaşma imkânınız olmuyor.”
Amacım, sahte hesaplarla yürütülen bu kara propagandayı engellemek ve herkesin sosyal medyada gerçek kimliğiyle duruşunu sergilemesini zorunlu hâle getirmekti. Eğer teknik olarak T.C. numarasıyla sosyal medyaya giriş yasası hayata geçerse, bilgi kirliliğinin ve her türlü ahlaksızlığın önlenmesi adına bir yazar olarak sonuna kadar destekçisi olurum. İtibar, şeref, onur ve kişisel hakların korunmasına önem veren herkesin de bunu destekleyeceğini düşünüyorum. Biri sahte hesap açıp sağa sola iftira atıyor, küfür ve hakaret ediyorsa, böyle bir mikropluğa nefes aldırmamak gerekir.
Bu düşüncelerimi paylaştıktan iki-üç gün sonra, sosyal medya platformu X, kullanıcıların ülke kullanımlarını deşifre eden bir özellik getirdi. Bu durum, trollerden rahatsız olanlar nazarında “Troller patladı, teşekkürler Elon!” şeklinde sevinçle karşılandı. Kendini Türkiye’den yazıyor gibi gösteren birçok sembol trolün kaynağı ise Amerika, Almanya, Hollanda, İsrail, Fransa, Irak ve Avrupa’nın diğer ülkeleriydi. Kiminin kullanıcı adını 60 kez, kiminin 20 kez, kiminin 10 kez değiştirdiği gözlendi. Eğer amaçları manipülasyon olmasaydı, bu kadar sık değişiklik yapmalarına gerek olur muydu?
Deşifre olan hesaplar genellikle siyasi propaganda, manipülasyon ve algı operasyonu amacıyla faaliyet gösteriyor: CHP/İmamoğlu destekli hesaplar, PKK propagandası yapanlar, FETÖ bağlantılılar ve kendini iktidar yanlısı gibi gösterip Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yapanlar gibi.
Bu deşifre hali bile, sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin neden gerçekleştirildiğine dair açık bir delildir. Türkiye üzerinde çeşitli zayıflatıcı algılar yaratmak isteyenlerin yurt dışından milyonlarca tweet atmasının sebebini de böylece anlamış oluyorsunuz.
Türk devleti, bu trollerin bilgi kirliliği ve kara propaganda mikrobu yaymasına asla göz açtırmamalıdır. Çoğunun Türkiye’deki erişiminin kapatılması olması gereken önlemdir. Yurt dışında olan ve bilinen trollere verilecek maddi cezaların, Türkiye’de yaşayan ailelerinden tahsil edilmesi de caydırıcı olacaktır.
Sosyal medya platformu X’in kullanıcıların yerini ve yurdunu deşifre etmesi, yıllardır anlatmaya çalıştığımız bir gerçeğin delili olmuştur. Şimdi sıra, trol nefesini kesen yasal önlemler almaya gelmiştir. Bu gerçekleşirse, sosyal medyada yalan, dolan, bilgi kirliliği, iftira ve itibar suikastinin ciddi şekilde azalacağına emin olunabilir.
https://t.co/qweuFFtZha