“Şemsiye taşımak istemiyorum;
ıslanmak daha güzelmiş.
Yitik kalbini arayan
bir şairin gözyaşlarıyla
yaktım sana dair isteklerimi.
Tutunmayacağım bulutlarına,
avuçlamayacağım yıldızlarını.
Gökkuşağına dokunmayacağım…
Ben, bir samanyolu bedevisiyim artık.”
“Gönül ile aklı koydum kafese;
Biri ‘ümit’ diyor,
biri ‘kes’ diyor.
Çırpındıkça kalbim nefes nefese,
Biri ‘dayan’ diyor,
biri ‘pes’ diyor.
Yüreğim yandıkça döndüm ak kora.
Sabrım demir aldı, yelkenler fora.!
Gitmek istiyorum çok uzaklara…
Biri ‘aman’ diyor,
biri ‘es’ diyor…”
“Ben en çok seni götürdüm giderken.
Aklımın nakliyesiydi asıl yoran, taşıyıcıları.
Yardan düşmüştüm; yaralarım yardan armağandı.
Ben sevmeyi beceremedim, belki de sevilmeyi.
Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı.”