Eskiden nefesim yetene dek anlatmaya çalışır, olmazsa öfkelenir bir şeyleri dağıtırdım. Sonra bir şey oldu, haklı olduğumu anladığım her şeyde sessiz kalmaya başladım. Benimki de böyle bir vazgeçmişlik.
daha fazla anlayışlı ve affedici olmaya çalıştıkça, karşındakine de hak vermeye, düzeltir sanarak konuyu kapatmaya çalıştıkça, kimse seni kaybetmekten de incitmekten de korkmamaya başlıyormuş.
Çok sevince, çok sevdiğini düşünerek uzun uzun bakıyorsun yüzüne, ben bir daha böyle sevemem diye bakıyorsun. Yüzün gülüyor başka tarafa baksa bile. Nasıl baktığını görmesine gerek yok sen ona bakarak içinden öpüyorsun. Güzel sevmek böyle bir şey.
Benimle iki adım bile atmaya yüreği olmayanları, sırtımda taşıyıp dağlar aşmışım da hiç haberim olmamış. Ben bu dünyada insanoğlu kadar nankör bir varlık tanımıyorum.
Bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorum artık. Benim de emek vermeden hayatın güzel yanlarını görmeye ihtiyacım var. Bir elin bana yeniden birine güvenebilmenin, yeniden birine inanabilmenin mümkün olduğunu göstermesine ihtiyacım var artık..