Herkese bu tür ağırlama nasip olmaz:) aynı yolun yolcuları pek mutlu…
***
DEM Parti'den Fener Rum Patriği Bartholomeos’a ziyaret https://t.co/Yn6fJzcghH
KURTULUŞ'UN 106.YILI KUTLU OLSUN!
19 Mayıs günü milli direnişin sembolüdür!
Kasım 1918'de Mustafa Kemal Paşa 'Direniş yuvaları oluşturun!' demiştir.
Ön çalışmalar YAPILMIŞ,örgütlenme şeması belirlenmiş, kadrolar ortaya çıkmıştır. O güne kadar Anadolu'da birtakım çoban ateşleri vardı. Anadolu'nun dört bir yanında direniş komiteleri, yerel kongreler toplanmaktaydı. Dağınık olarak direniş grupları mevcuttu. Tıpkı bugün gibi...
Ama çoğunluk İngiliz ve Amerikan mandası dışında bir çare düşünemiyordu. Tıpkı bugün gibi...
Büyük devletlere meydan okuyan bir bağımsızlık savaşı bu zevat için imkansızdı. Hayaldi, saçmalıktı!
Gazi Paşa tam bağımsızlık diyerek yola çıktı. Yanında çok sınırlı sayıda çekirdek bir kadro vardı. Kısa zamanda örgütlü bir hareket ortaya çıktı. Kurtuluş için her cenahtan insanlar bir araya gelmeyi başardılar.
Ve bir süre sonra millet, büyük oyunun çarkları arasında kaldı. Başladığı noktaya benzer bir noktada işiyle aşıyla, umuduyla oynandı.
Ama kim ne derse desin, o millet işte bu millettir. Şartlar zorladığı zaman genetik hafızası ona bağımsız olmak ya da olmamak arasındaki farkı hatırlatıcaktır.
Sevr'in kapıya dayandığı bugünlerde sahte 'barış ve açılım'
süreçlerine gereken cevabı bu millet vericektir!
Banu Avar, 19 Mayıs 2025
#BanuAvar #Atatürk #Cumhuriyet #Kurtuluş #MustafaKemalAtatürk
Milliyetçi Avukat Hareketi Sözcüsü Av. Ayberk Çakalır:
“Türkiye'yi savaş suçlusu ilan etme girişimi olduğunu görüyoruz mevcut Baro yönetiminin açıklamasından."
"Bu eylemler İstanbul Barosu avukatlarını temsil etmiyor."
@ayberk_cakalir@milli_avukat
Terör örgütü PKK elebaşlarından Duran Kalkan'ın övdüğü 2 teröriste İstanbul Barosu'nun mevcut yönetiminin sahip çıkmasını kabul etmiyoruz!
İSTANBUL BAROSU BÖLÜCÜLÜĞE KALKAN OLAMAZ!
Milliyetçi Avukat Hareketi'ne katıl, bölücülüğe geçit verme:
https://t.co/YwTwBmnYUi
Buca Kaymakamlık Binası Yeni Yerinde👏
Buca İlçe Nüfus Müdürlüğü, yeni kaymakamlık binamızda 23 Eylül 2024 tarihinden itibaren hizmet vermeye başlayacaktır. Tüm nüfus işlemlerinizi, yeni adresimizde kolaylıkla gerçekleştirebilirsiniz.
Yeni adresimizde sizleri bekliyoruz.
🔴 BASIN AÇIKLAMASINA ÇAĞRI
Vatanseverliğin üstünde hukuk yoktur! Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.
Genel Sekreterimiz Aylin Kum, 5 Eylül Perşembe günü (YARIN), saat 14.00'te Alsancak Kıbrıs Şehitleri'de (Sevinç Pastanesi önü) basın açıklaması yapacaktır.
Bütün basın mensuplarımız davetlidir.
TGB, İsrail’i korumakla görevli İzmir Limanı’na demirleyen ve ABD’nin en büyük taarruz gemisi görevini gören USS Wasp’ta görevli Amerikan askerine çuval geçirdi.
İşte TGB'lilerin Amerikan askerlerinin başına çuval geçirdiği görüntüler!
Dumlupınar Meydan Muharebesi sonunda kazanılan büyük zafer, 16. yüzyıldan itibaren Akdeniz’den uzaklaştırılan Türk milletini yeniden Akdeniz’le buluşturdu. 1 Eylül 1922 sabahı Büyük Türk’ün verdiği ‘’Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri’’ emri sadece kara harekatının askeri hedefini değil aynı zamanda Türk’ü Asya kıtasına karaya sürmeye çalışan emperyalizme büyük bir manifestoydu. 9 Eylül sabahı Türk süvarisi İzmir’de Mavi Vatan ile buluştu. Günde ortalama 50-70 km yol katetmişlerdi. Bu büyük buluşma için Mustafa Kemal Atatürk bir yıl sonra verdiği söylevde şunları söylemişti: "Efendiler, Dumlupınar’dan sonra İzmir’de 'Akdeniz'i, Mudanya’da 'Marmara'yı görmek için 8-9 günlük bir zaman yeterli gelmiştir. Ancak hatırlatmalıyım ki, bugün bu üzerinde bulunduğumuz tepeye, bu yanık Çal köyüne gelebilmek için yalnızca Sakarya'dan itibaren harcadığımız zaman tam bir yıldır. Fakat bu tespit ettiğimiz zaferi hazırlayabilmek için bir yılı çok bulmazsınız zannederim. Çünkü efendiler, harp, muharebe, nihayet meydan muharebesi yalnızca karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Milletlerin çarpışmasıdır. Meydan muharebesi, milletlerin bütün varlıklarıyla, bilim ve fen sahasındaki seviyeleriyle, ahlaklarıyla, kültürleriyle, kısacası bütün maddi ve manevi kudret ve faziletleriyle ve her türlü vasıtalarıyla çarpıştığı bir sınav sahasıdır. Sonuç, yalnızca fiziki gücün değil, bütün güçlerin, özellikle ahlaki ve kültürel gücün üstünlüğünü ortaya koyar. Bu sebeple meydan muharebesinde yenilen taraf, milletçe ve ülkece, bütün maddi ve manevi varlığıyla mağlup edilmiş sayılır. Böyle bir sonucun ne kadar korkunç olabileceğini tahmin edersiniz. Yok olma ve çöküş yalnızca savaş sahasında bulunan orduyla sınırlı kalmaz. Asıl orduya mensup olan millet, korkunç sonuçlarla karşı karşıya kalır.."
Büyük zaferin 102. Yıldönümünde milletçe kutuplaşmış, nisbi olarak fakirleşmiş olsak da; bir kısım Atatürk’ten, kurtuluş ve kuruluştan vefasızca ve ihanet içinde uzaklaşmış olsa da, Akdeniz’le 8 günde buluşan süvarilerin özgürlük ve kurtuluş ruhu milletin büyük bir kesiminde canlı ve zengindir. 1938 sonrası ondan uzaklaşmanın madden, manen ve ahlaken çöküş yaşattığı sürecin bugünkü aşamasında, küresel, kıtasal ve bölgesel büyük cenderenin yarattığı yok edici basıncın altında onun gölgesi bile bize yeter. Ne mutlu o büyük zaferi görenlere. Ne mutlu Mustafa Kemal’in askerlerine. Büyük Zafer Kutlu Olsun.