MİT başkanı İbrahim Kalın:
Modern zihinlere Allah'a kul olmak biraz ağır bir ifade gibi geliyor. Körü körüne bağlanmak, kul köle olmak gibi anlaşılıyor. Oysa Allah'a kul olmak en büyük özgürlüktür çünkü bu O'nun dışında hiçbir güce, makama, kişiye kul köle olmamak demektir.
Sana bakmak bile ruhuma şifadır.
Mescid-i Âksâ..🫶
Kıymetlimiz.. #kudüs
______
#GazaNeedsHelp#kadirinanır Türkan şoray dila hanım Tarık akan Hakan Şükür Osman Gökçek Abdullah Öcalan #NatoSansürü
Selçuk Bayraktar:
“Keşke silahlara hiç sahip olmasaydık. Ama birilerinin sizden 100 kat daha fazla silahı varsa ve sadece sizi öldürmekle kalmıyor, tecavüz edip işkence ediyorlarsa burada bir şeyler yapmak zorundasınız.”
@RTErdogan 'ın son seçimi kazandığını sanıyorsunuz.
Yanılıyorsunuz.
Erdoğan son seçimini çok önce kazandı.
Bugün gördüğünüz şey seçim değil.
Devir teslim süreci.
Asıl hazırlık yeni anayasa için yapılıyor.
Çünkü mevcut sistem görevini tamamladı.
Fakat Türkiye henüz bunun farkında değil.
Çünkü kimse büyük resmi görmüyor.
Herkes seçimi konuşuyor.
Ben seçimden sonrasını anlatıyorum.
Önce seçim olacak.
Sonra anayasa.
Sonra sistem.
Türkiye bugünkü Türkiye olarak devam etmeyecek.
Çünkü mevcut yapı önümüzdeki dönemi taşımıyor.
Yeni hedefler için yeni model gerekiyor.
Bu yüzden anayasa değişecek.
Sadece maddeler değil.
Devletin çalışma mantığı değişecek.
İnsanlar yıllarca bazı kavramlara güldü.
Şimdi aynı kavramlar masaya geliyor.
Eyalet sistemi.
Bölgesel yönetimler.
Yeni merkez.
Yeni denge.
Bugün imkânsız görünen şeyler yarın sıradan kabul edilecek.
Çünkü süreç başladığında geri dönüş olmayacak.
Daha ilginç olanı ise siyaset.
İnsanlar kavga bekliyor.
Ben birleşme olacak demiştim.
Seçime tek yapı çıkacak.
Ve beklenmeyen bir çoğunluk alacak. ( %71,48 )
O andan sonra tartışma seçim olmaktan çıkacak.
Sistem tartışmasına dönüşecek.
Bu güçle;
AK Parti.
MHP.
CHP.
DEM.
Ve birde ASKER...
Devletin doğrudan temsilcileri.
Aynı sistem içinde.
Aynı hedefte.
Aynı geçiş sürecinde.
Çünkü yeni dönemin meselesi parti olmayacak.
Devlet olacak.
İnsanlar hâlâ isimlere takılıyor.
Oysa tarih isimleri değil.
Geçişleri yazar.
Ve bazı dönemlerde insanlar yönetim değiştirir.
Bazı dönemlerde ise yönetim modeli değişir.
İşte asıl kırılma burada.
Herkes bugüne bakıyor.
Ben kurulmakta olan yapıya anlatıyorum.
Kapılar açıldı.
Odalar değişiyor.
Koridorlar değişiyor.
Harita aynı kalacak.
Ama devlet aynı devlet olmayacak.
Çünkü eyalet sistemi sadece bir yönetim modeli değil.
Yeni dönemin omurgası olacak.
İnsanlar eyalet deyince bölünme anlayacak.
Oysa anlatılan şey merkezin zayıflaması değil.
Merkezin yeniden tanımlanması.
Yetki dağılacak.
Ama güç toplanacak.
İşte kimsenin görmediği çelişki bu.
Bugün imkânsız görünen yarın sıradan olacak.
Bugün reddedilen yarın savunulacak.
Çünkü süreç başladığında geri dönüş olmayacak.
Ve o gün geldiğinde insanlar başka bir gerçeği daha görecek.
Asıl hazırlık seçim için yapılmıyormuş.
Seçimden sonrası için yapılıyormuş.
Çünkü bazı isimler dönem yönetir.
Bazı isimler sistem kurar.
Benim ANLATTIĞIM tabloda yeni sistemin ilk başkanı olarak tarihe geçecek isim belli.
Hakan Fidan.
Bugün birçok kişi bunu ihtimal olarak bile görmüyor.
Yarın aynı insanlar bunun nasıl gerçekleştiğini tartışacak.
Çünkü tarih bazen seçim gecelerinde yazılmaz.
Yıllar önce kurulan masalarda yazılır.
Ve o masalar çoktan kuruldu.
Normalde kimse iki yıl sonrasının biletini bugün kesmez.
Hele ki tren çok yakında kalkmayacaksa.
Garip olan bilet değil.
Gişenin bu kadar erken açılması.
Çünkü bazı yolculuklar hareket ettiğinde değil, hazırlık başladığında başlar.
Ama bazı istasyonlarda yıllar konuşulur.
Bazı peronlarda ise sadece dört anons kalmıştır.
4....
Yani; Takvimin on birinci kilidi.
Kış kapıyı çalmadan hemen önce.
Son yaprağın düşeceği günü bekle.
Türkiye Cumhuriyeti PKK'yı bitirdi;
bölgesel güç oldu.
Tüm siyasi görüşler, ortak milli hedeflerde birleşebilirse;
küresel güç olacak.
Tarihinden aldığı vizyonu, bugünün teknolojisi ve devlet kapasitesiyle birleştirebilirse;
uluslararası bir süper güç olacak.
Çünkü güçlü devletler sadece sınırlarını koruyan değil,
bulunduğu coğrafyaya yön veren devletlerdir.
Mahkemeyi kazandık!
Migros marketler zincirinin bir şubesini, son kullanma tarihi geçmiş ve bozuk ürün sattığından dolayı 3 gün kapatmıştık.
Migros yetkilileri, marketi kapatmamızın hukuksuz olduğunu iddia ederek mahkemeye başvurmuş; ilk derece mahkemesi ise Şahinbey Belediyemizi haklı bularak yapılan işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiş ve davayı reddetmişti.
Migros yetkilileri, bununla yetinmedi ve davayı bir üst mahkemeye temyiz etti. İstinaf Mahkemesi de davayı yine reddederek, Şahinbey Belediyemizin “bozuk ürün ve son kullanma tarihi geçmiş ürün satan iş yerlerini kapatma kararının” kanuna ve hukuka uygun olduğunu oy birliğiyle tescil etti ve karar kesinleşti.
Bu emsal bir karardır.
Biz, halkımızın sağlığını korumak için denetimlerimize devam edeceğiz. Bundan sonra son kullanma tarihi geçmiş ve bozuk ürün satmak isteyenler düşünsün.
#Şahinbey #Gaziantep
Bir taraf var birbirinin annesine sövüyor. Biri diğerine hain diyor. Diğeri öbürüne hırsız. Bir de bu adam var işte. Doğru kişinin yanındayız çok şükür.