Ne güzel bir uygulamanız var. Eleştirip şikayetçi olduğumuz konuları elbette sizlere bildiririz. Ama takdir edilmesi gereken güzel doktorlarımız takdire şayan hocalarımız var. Onları da takdir etmesini bilelim ki gelecek doktor neslimiz bu hocalarımızı örnek alsın ve bu hocalarımız da yaptıkları güzelliklerin kıymetli olduğunu hissetsinler. Teşekkürler @sagliklicozum. Hürmetler.
RENAL DENERVASYON
Çok kıymetli hocalarım, okurlarım, dost ve arkadaşlarım, geçtiğimiz haftalarda size hastaneden seslenerek dualarınıza talip olmuştum. Hepinize dua ve güzel dilekleriniz için ayrı ayrı teşekkür ederim. Allah razı olsun sizlerden.
Dirençli Hipertansiyon hastasıyım ve 5 ilaca rağmen tansiyonum bir türlü düşmüyordu. Ayrıca hipertansiyon ilaçlarının yan etkileri de beni hastanelik etmişti. Bu durum üzerine Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Renal Denervasyon işlemi uygulandı.
Buradan bu işlemi başarı ile uygulayan DOÇ. DR. ANIL AVCI Beyefendi’ye ve güzel ekibine sonsuz teşekkürlerimi arzederim. Kendilerine minnettarım.
Doç. Dr. Anıl Avcı Hocamız, Türkiye’de Renal Denervasyon işlemini yapan sınırlı sayıda ilim ehli, başarılı, dürüst ve zarif doktorlarımızdan biri.
Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hastalar ile uzman doktor, Doçent ve Profesörler ile birebir ilgilenmekte. Bazı hastanelerdeki gibi her gittiğinde farklı asistanlar ile muhatap olmayıp konunun uzmanı doktorlar Profesör veya Doçentler ile bizzat görüşmekte. Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetimine de müteşekkirim. Takdire şayan bir uygulama.
Gelelim Renal Denervasyon konusuna:
Efendim, Renal denervasyon veya renal kateter ablasyonu olarak tanımlanan bu yöntem ilaç tedavisine rağmen kan basıncı kontrol altına alınamayan dirençli hipertansiyon hastalarına uygulanan böbrek atardamarlarının etrafındaki sempatik sinirlerin kateter yardımıyla ablasyon (ısı ya da ultrason enerjisiyle yakma) yoluyla etkisiz hale getirilmesi işlemidir. Bu işlemle sempatik sinir sistemi üzerinden tansiyonun yükselmesini tetikleyen mekanizma azaltılır ve kalıcı tansiyon düşüşü hedeflenir. İşlemin temeli böbrekler, kalp ve beyin arasındaki yani böbrek-kalp-beyin üçgeni arasındaki özellikle hipertansiyonu olan hastalarda görülen anormal ileti sistemidir.
Tansiyonda düşüş genellikle işlemden sonraki ilk haftalarda başlar. Maksimum etkinin ortaya çıkması ise birkaç ayı bulabilir. Çalışmalar, özellikle sistolik (büyük) tansiyon değerinde ortalama 5-10 mmHg kalıcı düşüş sağlandığını göstermektedir. Doç. Dr. Anıl Avcı hocamız “bu işlem bazı hastalarımızda tam etki edip tansiyon ilaç alımı sonlanabilirmiş inşallah bende de hipertansiyon ilacı alımını bitirir de ilaçlardan kurtulurum. Amin. Bazı hastalarda tek ilaca düşermiş. Bazılarında ise bu yöntem etkili olmayabilirmiş. Yan etkisi hemen hemen hiç olmayan bu yöntem inşallah benim gibi DİRENÇLİ HİPERTANSİYONu olan hastaları ilaçtan ve hipertansiyondan kurtarır duasıyla…
Müteşekkirim Anıl Avcı hocam
#FatmaTürkToksoy
“@KosuyoluEAH
#anilavci
#kosuyolukalp
Kıymetli "@NuhAlbayrak
hocamızın yazılarını ilgiyle ve merakla takipteyim.
İsrail'in Türk Mimarları
isimli yazı dizisi bu konu hakkında onlarca kitabın harika özeti olmuş. Yıllardır bu benzeri konularda yazdığım için bu kaynaklarıyla yazılmış harika yazıyı hemen klasörüme indirdim ve pek dostumuza gönderdim.
Muhterem Nuh Albayrak hocam, Elinize yüreğinize kaleminize sağlık. Bunun gibi nice yazılara inşallah. Hürmetler.
👍Çok yoğun olduğunuzu biliyorum. Ama şu 4 yazıyı bu sırayla mutlaka okumanızı ve elinizden geldiği kadar yaymanızı istirham ediyorum.
▶️Aylarca uğraşarak onlarca muteber kaynaktan derledim. Asla siyasî veya ideolojik yönlendirme peşinde değilim.
▶️Son iki asırda yaşadıklarımızın; sadece bugün karşı karşıya olduğumuz "Siyonizm" belasına ulaşan güzergâhını izleyerek bugün bize "rehber" olacak bir "sonuç" çıkarmaya çalıştım.
▶️Artık işgaller, algılarla yapılıyor. Bu ülkede, kendi inanç ve ilkesine göre hür yaşamayı sürdürmek isteyen herkesin bunları bilmesi ve tekrarına karşı hazırlıklı olması gerekiyor.
▶️Özetin özeti olan bu gerçekleri bilmeyenin bu ülkede ideal siyaset veya gazetecilik yapmayı bırakın, duyarlı bir Türk varandaşı olarak yaşaması bile mümkün değildir!
1️⃣
https://t.co/ThL0Lw8PrF
2️⃣
https://t.co/vPISC8NVct
3️⃣
https://t.co/bAQ2g6rPez
4️⃣
https://t.co/lF8a995Qyu
Kıymetli @NuhAlbayrak hocam yazılarınızı ilgiyle ve merakla takipteyim. İsrail'in Türk Mimarları yazı diziniz bu konu hakkında onlarca kitabın harika özeti olmuş. Yıllardır bu benzeri konularda yazdığım için sizin yazınızı hemen klasörüme indirdim ve pek dostumuza gönderdim. Elinize yüreğinize kaleminize sağlık. Bunun gibi nice yazılara inşallah. Hemen paylaşacağım ve takipteyiz. Hürmetler.
@Fatma_bir_yolcu@CaferUZUNKAYA Adaşım soyadaşım Şuledaşım Fatma Türk hocam inşallah beklediğiniz gibi güzel bir program olsun. Dualarınızı beklerim. Almanya'ya sevgiler
4 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 22.00’de
"Zirve Şairlerimizden Şiirler”
programında @CaferUZUNKAYA hocamızın konuğu olacağım inşallah. Tarih sayfasını değil gerçek tarih sayfasını aralayacağız hocamızla beraber.
Anlatacaklarımı merak eden tüm dostlarımız, okurlarımız davetlisiniz, bekleniyorsunuz ...🇹🇷💐🔈🎤
Her cumartesi akşamı saat 22.00’de YouTube kanalımda gerçekleştirdiğimiz
“Zirve Şairlerimizden Şiirler” programında
4 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 22.00’de canlı yayın konuğum;
Araştırmayı merkeze alan, tarihle beslenen;
yazıyı bir sorumluluk ve şahitlik alanı olarak kuran,
hakikati söylemekten geri durmayan bir kalem…
Geçmişi yalnızca anlatan değil;
onu bugünün idrakiyle yeniden kuran,
tarihî şahsiyetleri birer bilgi nesnesi olmaktan çıkarıp
ahlâkî ve fikrî bir istikamet olarak okuyan bir yaklaşım…
Selahaddin Eyyûbî’den İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe’ye;
medeniyetin kurucu şahsiyetlerini merkeze alarak
tarihi, şehirleri, insanı ve değerleri yeniden düşünmeye çağıran bir dikkat…
Gazete, dergi, hikâye, deneme ve araştırma yazılarıyla
sözün izini süren;
yazıyı yalnızca bir ifade değil,
aynı zamanda bir mesuliyet olarak taşıyan bir yazar Fatma Türk Toksoy Hanımefendi.@FatmaTurkToksoy
Bu programda;
• Tarih yazımının bugünkü karşılığı nedir?
• Bir yazar, tarihî şahsiyetleri neden ve nasıl yeniden yazar?
• Selahaddin Eyyûbî ve Ebû Hanîfe gibi isimler bugün bize ne söyler?
• Yazı, gerçekten bir şahitlik alanı olabilir mi?
• Hakikati söylemenin bedeli ve sorumluluğu nedir?
• Modern dünyada “araştırmacı yazar” olmanın imkânı ve sınırları nelerdir?
sorularının izini birlikte süreceğiz.
4 Nisan Cumartesi saat 22.00’de
258. canlı yayında YouTube kanalımda buluşmak üzere…
#caferuzunkaya
#fatmatürktoksoy
#zirveşairlerimizdenşiirler
#edebiyat
#kültür
#tarih
#araştırmayazıları
https://t.co/YxRm5KT938
Ömre Hoş Bir Sada Bırakan Bir Gün
Vuslat Derneği’nin destekleriyle, Vuslat Kadın Gönüllüleri tarafından gerçekleştirilen çocuk buluşması, planlanan bir sosyal etkinliğin çok ötesinde, sahada derin karşılık bulan bir çalışmaya dönüştü.
Kaynak Linki = https://t.co/ny3E6qFoTV
Geldi Bayram, Güldü Yetim 😊
Ramazan ayının bereketini yetim yavrularımızla paylaştığımız gibi yaklaşan bayramın neşesini de onlarla yaşıyoruz. Yurt içinde düzenli olarak destek sağladığımız yetimlerimize bayramlık kıyafetler hediye ettik ve iftar sofrasında oruçlarımızı açtık. İyilikte ve kardeşlikte buluşmak ne güzel!
🌐 https://t.co/PpINVPAdyg
☎️ 0212 659 28 80
"Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın." 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
"Türk Ruhunun Tercümanı Âkif Ersoy"
Başlıklı Yazımda İkinci Kat Dergisi 13. sayısında
Mehmed Akif Ersoy’un Emperyalizme ve Misyonerliğe karşı duruşunu anlatmıştım.
12 Mart 1921, İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105. yıldönümünü kutlu olsun. İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105’inci yıldönümünde Mehmed Akif Ersoy’u ve vatan için, bayrak için ve tüm mukaddesatımız için canını bayraklaştıran şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Dergiye ve yazıya bu linkten PDF olarak ulaşabilirsiniz.
🇹🇷🇹🇷🇹🇷(chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://t.co/AoLzPPf8Bb )
#FatmaTürkToksoy
@ikincikat23
#İstiklalMarşınınKabulü
#12Mart1921 #İstiklalMarşı
#İkinciKatDergisi
#MehmetAkifErsoy
#MehmedAkifErsoy
@Fatma_bir_yolcu Can yazarımız, adaşım, soyadaşım, Şuledaşım, ben de sizin gibi kıymetli bir yazarla yüzyüze tanışmayı görüşmeyi çok isterim. Türkiye'ye geldiğinizde haberleşelim görüşelim inşallah. Kucak dolusu sevgiler💐🤗❤️
Hayırlı programlarınız olsun. Fatma Türk hanım (@Fatma_bir_yolcu )benim hem adaşım hem soy adaşım hem de Şuledaşım. Bu yüzden benim için kıymetlidir. Zaman zaman bizleri karıştırabiliyorlar. Bu çok hoş bir ad soyad ve yayınevi benzeşmesi ve güzel bir tevafuk. Kendisine sevgilerimi gönderiyorum. Sağlık ve başarılar diliyorum.
Hocam size de sağlık ve başarılar ve hayırlı programlar diliyorum. Hürmetler.
Dünya Yetimler Günü…
15 Ramazan, bize bir gerçeği yeniden hatırlatıyor;
Dünyanın dört bir yanında milyonlarca çocuk; savaşlar, afetler ve hastalıklar nedeniyle en temel haklarından mahrum büyüyor.
Eğitimden uzak, güvenlikten yoksun, sevgisizliğin gölgesinde…
Uluslararası çalışmalar sürse de, yetim çocukların yaşadığı zorluklar hâlâ derin ve yakıcı.
Vuslat Derneği olarak biliyoruz ki; gidilecek çok yolumuz, yolumuzu gözleyen binlerce yetim yavrumuz var.
Dünyada bir tek yetim kalmayana kadar;
umudu büyütmeye, yüklerini hafifletmeye, yanlarında olmaya devam edeceğiz.
Rabbim, son nefesimize kadar hizmet etmeyi nasip etsin. 🤍
#DünyaYetimlerGünü #15Ramazan #VuslatDerneği #YetimlereUmut
🔗 https://t.co/y9CjE2v4m2
Kıymetli yazar Fatma Türk TOKSOY Hanımefendi ve değerli eşleri araştırmacı yazar ve kütüphaneci Cemal TOKSOY Hoca’mı İSAM’da ziyaret ettik.Kültür ve medeniyetimiz adına hoş bir sohbet gerçekleştirdik.
İnşallah kendilerini YouTube kanalımda konuk etmek suretiyle bu değerli müktesebatın kayda geçmesini sağlayacağız.
Bu vesileyle bütün dostlara selam ve muhabbetlerimi sunuyorum.
Bereketli iftarlar diliyorum.
Değerli Cafer Uzunkaya hocamız ile İSAM’da kıymetli eşim Cemal Toksoy’un konuğu olduk. Cafer Bey, yapacağı program hakkında bizleri aydınlattı. Yeni çıkan kitabını tanıttı, fikir teatisinde bulunduk. Sohbet konusu kitap olunca hediyelerimiz de kitap oldu elbette…
Cafer Uzunkaya hocamız bize , Türk Edebiyatı ve Şiirinin yaşayan Değerleri için bir vefa atlası olma özelliği taşıyan takdire şayan,
“SÖZDE KALMASIN
Kalemden Kelâma Yüz Elli Beş Sûret”
İsimli Hayat Yayınlarından çıkan kitabını hediye etti.
Biz de kendilerine Cemal Toksoy ile beraber yazdığımız Şule Yayınlarından çıkan
“Şarkın En Sevgili Sultanı Selâhaddin Eyyûbî”
Ve Şehir Düşünce Grubu'muzun Okur Akademi’den çıkarmış olduğu ve içerisinde bizim de makalelerimizin bulunduğu,
"KENTTEN İDEAL ŞEHRE Yapay Mekânlardan Sahici Şehirlere"
Kitapları ile Cemal Toksoy hocamızın editörlüğünü yaptığı Çınaraltı Yayınlarından çıkan
“Bir Mubadilin Dilinden Ordu Kültürü - Seçme Metinler”
Kitabını ve benim Şule Yayınlarından çıkan
İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe
Kitabımı
Takdim ettik.
Kısacası elinde kalem, düşüncesi kelamı da kitap ilim olanların birbirlerine verebileceği en güzel hediye kitap olmakta vesselam.
#FatmaTürkToksoy
@ToksoyCemal@CaferUZUNKAYA@SuleYayinlari
#CemalToksoy
#CaferUzunkaya
#ŞuleYayınları
#İmamAzamEbuHanife
#ŞarkınEnSevgiliSultanıSelahaddinEyyubi
#SelahaddinEyyubi #EbuHanife
#KENTTENİDEALŞEHRE
#BirMubadilinDilindenOrduKültürü
https://t.co/rQF4blhBJL
28 Şubat'ta sadece o dönemin ordusu değil, bazı gazeteleri de postallarını giymişti. Derin Tarih Dergisi Mayıs 2018 yılı 74. Sayıda buna işaret ederek şöyle bir başlık atmışım:
"28 Şubat'ın Ayak sesleri
POSTAL GİYEN MANŞETLER"
Ve demişim:
"28 Şubat’ta Sincan’dan önce medyada yürüdü tanklar. Bazı medya kuruluşları ve gazeteler postallarını giydiler, paletli kelimeler kuşanıp halkın üzerine sürdüler. Ne de olsa kurdukları vesayet rejimi tehlikeye girmiş, Misyoner-Siyonist-Haçlı ortaklığıyla kurdukları ve FETÖ’cü işbirlikçileriyle yıllarca desteklenen düzenlerinin “ayarı” bozulmuştu. Bu kadarı da fazlaydı. Artık halka balans ayarı verilmeliydi.
“Balans pensi” olarak basın seçildi. Medya kalemşorları laikliğin arkasına gizlenip sözde irtica ile mücadele etme tanklarla manşetlerden halka ateş ediyorlardı. Halkın seçtiği milletvekili ve başbakan da nasibini alıyordu vuruşlardan. Bazı milletvekillerinin bilerek veya bilmeyerek söyledikleri ise tankların yakıtı olacaktı. 28 Şubat zihniyeti halkın kodlarıyla oynamayı iyi biliyordu. Sahte tarikatlar kurulup sahte şeyhler üretildi. Kamuoyu hafızasına “şeriat geliyor” korkusu gün gün zerk edildi. Mesela Aczmendilerin şeyhi Müslüm Gündüz, Fadime Şahin’le bir evde basıldı. 29 Aralık 1996 tarihli Hürriyet gazetesi “ayarı” manşetten şöyle verdi:
“Böyle basıldı: Aczmendilerin aylardır firarda olan lideri Müslüm Gündüz, müridlerinin 24 yaşındaki kızı ile bir evde yarı çıplak durumda polis tarafından basıldı.”
Hatırlamak hatırlatmak için paylaşmak okumak okutmak lazım o dönemin gazetelerindeki manşet ve yazıları...
#FatmaTürkToksoy
#28Şubat
#28Şubat unutma, unutturma..!
#darbe #muhtıra
@derintarih
https://t.co/mACoVwTKHB
28 Şubat Mağdurları Artık Mağdur Olmasın https://t.co/m9GroTqcrU
Evet, "28 Şubat Mağdurları Artık Mağdur Olmasın!"
başlığı altında 28 Şubat Öğrenci Derneği Genel Başkanı Sayın Emine İlyas Hanım ile 28 Şubat olayının derinlerine inen bir röportaj yapmıştık. Hatırlamakta, hatırlatmakta fayda vardır bir 28 Şubat yıldönümünde daha tazeleyelim hafızalarımızı...
"Siz de ikna odalarına alınmışsınız
sanırım. Neler teklif edildi ikna odalarında
sizlere?" diye sormuşum Emine Hanıma. Aldığımız cevap yürekleri burkatmakta...
"Emine İlyas: Fakülte dekanımız görevden
ayrıldı ve Nuray Senemoğlu göreve geldi.
Bizleri dekanlık binasında toplayıp neden
başımızı örttüğümüze dair şu an hatırlamakta
zorlandığım çeşitli sorulardan oluşan evrakları
doldurmamızı istediler. O vakte kadar
yüzlerini dahi görmediğimiz üniversite
yönetimi gergin bir şekilde bizleri bir salona
alıp belgeleri doldurmamızı istediler. O kadar
korkmuşum ki hiç hatırlamıyorum. Yüzleri,
isimleri, neler söylendiğini hatırlayamıyorum.
Sadece artık durumun ciddiyetini anlayıp
çok üzüldüğümü, evime gidene kadar
9 saatlik yolu ağlayarak geçirdiğimi, bütün
otobüsün anlamsız gözlerle bana bakmasını
ve bundan ne kadar çok incindiğimi, beni
uğurlamaya gelen eğitimine devam eden arkadaşlarıma vedamı unutamıyorum."
#FatmaTürkToksoy
@emineilyas1@28Subat_OgDer@SeyyideDergisi
#SeyyideDergisi
#28Şubat
#28Şubat unutma, unutturma..!
#darbe #muhtıra
.
“28 Şubat Derin Bir Kalp Kırıklığıdır Bende Gri Bulutlu Bir Hava Ve Korku” Sibel Eraslan https://t.co/5eJRZjWrkg
Çok kıymetli Sibel Eraslan hocamızla @SeyyideDergisiiçin yaptığım ve beni de derinden etkileyen bu röportajı hatırlamakta, hatırlatmakta fayda vardır bir 28 Şubat yıldönümünde... “28 Şubat Derin Bir Kalp Kırıklığıdır Bende Gri Bulutlu Bir Hava Ve Korku” diyen Sibel Eraslan hocamız 28 Şubat’ta kaybettiği arkadaşlarından bahsederek şöyle demiş röportajımızda: “28 Şubat’ın sizde bıraktığı izlerden bahseder misiniz? Sibel Eraslan: Benim arkadaşlarım öldü… Yurtdışına gidip de dönemeyenler oldu, tabutlarıyla gelenler oldu. 28 Şubat, varlığımıza karşı bir balyoz gibi iniyordu. Cesaretle ve onurla buna direnen arkadaşlarımın hikâyelerini istedim ki tarihe bir ses olarak bırakalım… Saklı Kitap’ı arkadaşlarım için yazdım.” Unutmamak unutturmamak adına yazılan “SAKLI KİTAP” #FatmaTürkToksoy
@sibeleraslan@SeyyideDergisi
#SeyyideDergisi #28Şubat #28Şubat unutma, unutturma..! #darbe #muhtıra
@betulsoysalb@betulsoysalb hocam, Ben de bu ülkenin bir değeri olduğunuz için sizinle gurur duyuyorum. Sizin gibi güzellikleri değerleri takdir etmek gerek...Dua etmek gerek! Rabbim sağlık afiyet ve başarı versin çıktığınız bu yolda...Sevgiler hürmetler🌹💐🇹🇷❤️