Bugün açıklanmasını beklediğimiz, ancak Kurban Bayramı gerekçe gösterilerek veri toplama sürecindeki değişiklik sebebiyle 5 Haziran 2026 tarihine ertelenen Mayıs ayı enflasyon verileri, sadece teknik bir takvim değişikliğinden ibaret değildir. Bu veri; milyonlarca memurumuzun, emeklimizin, evine ekmek götüren çalışanımızın Temmuz ayındaki yaşam standardını, mutfağındaki huzurunu ve geleceğe dair umutlarını belirleyecek olan en kritik virajdır.
Buradan açıkça ifade ediyorum: Bizim için enflasyon, soyut rakamlardan ya da istatistiki tablolardan ibaret bir veri değildir! Bizim için enflasyon; çarşıda, pazarda, markette her gün yüzleştiğimiz hayat pahalılığının, alım gücümüzün erimesinin ve adil bölüşüm çığlığımızın ta kendisidir.
5 Haziran günü gözlerimizin çevrileceği TÜİK’ten beklentimiz ve talebimiz nettir: Açıklanacak resmi rakamlar, sokağın gerçekleriyle ve çalışanımızın bizzat kadar hissettiği enflasyonla tam manasıyla uyuşmak zorundadır!
Devletimizin omurgasını oluşturan memurlarımızın ve ömrünü bu ülkeye hizmetle geçirmiş emeklilerimizin refah payı bir lütuf değil, büyümeden adilce alması gereken hakkıdır! Enflasyon farkı zam değildir. Her ay maaşlara yansıtılması gereken geçmiş kayıplardır. Gerçek zam, memuru ve emekliyi enflasyon canavarına ezdirmeyecek olan adil refah payıdır.
Devlet Memurları Konfederasyonu olarak; alın terimizin enflasyona kurban edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz! 5 Haziran’dan Temmuz ayındaki son veriye kadar, memurun taleplerini en gür şekilde duyuracak, hakkımız olanı alana kadar bir çalışmalarımıza devam edeceğiz.
Tüm teşkilatlarımızla, milyonların hakkını savunmak üzere üstümüze düşeni yapmaya devam ediyor ve sürecin anbean, en sıkı şekilde takipçisi olduğumuzu beyan ediyorum! 🇹🇷
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününde Taksim Meydanındaydık.
İşçinin, memurun, emekçinin ve emeklinin haklı taleplerini Taksim Anıt Meydanı önünden yeniledik.
Emeğin ve Dayanışmanın önemini, hakkın ve adaletin kutsallığını biliyor; Emek için üretmeye, Birlik için Dayanışmaya ve Güçlü Türkiye için mücadelemize devam ediyoruz. @DMKonfederasyon
🟥Memur, taşıdığı yüklerle ayın sonunu getiremiyor
📌Devlet Memurları Konfederasyonu yaşadıkları sorunları mizansen eylemiyle açıkladı
📌Memurlar, beyaz bir zemin üzerinde ayın başından sonuna ulaşmaya çalışarak derdini anlatmaya çalıştı
📌Ayaklarına prangalanmış ve üzerinde; 'Gıda', 'Kira', 'Kredi', 'Giyim' ve 'Fatura' yazan gülleler nedeniyle memurların adım atmakta zorlandıkları görüldü
📌Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya memurların yüzde 80’inin 'geçinemiyorum' dediğini vurguladı
ESOGÜ Hastanesi yoğun bakım ünitelerinde hemşire başına düşen hasta sayısı mevzuatta belirlenen sınırların üzerindedir. Oysa 3. basamak yoğun bakımlarda bir hemşirenin en fazla iki hastaya bakım vermesi gerekmektedir. Buna rağmen sahada bir hemşireye dört hatta beş hastaya kadar sorumluluk verildiğine dair geri dönüşler almaktayım.
Bu durum hem sağlık çalışanlarının tükenmesine yol açmakta hem de hasta bakım kalitesini ciddi şekilde düşürmektedir.
Gerekli başvurular resmi kurumlara yapılmıştır. Personel eksikliği olduğu tarafımıza iletilmiştir
Personel eksilliği gerekçesi mevzuatın üstüne çıkamaz .Hasta–hemşire oranlarının mevzuata uygun şekilde uygulanması hem çalışan hem de hasta güvenliği açısından zorunludur.
Gerekli personel atamasının sağlanarak hem çalışan arkadaşlarımızın nefes almasını, hem kaliteli sağlık hizmeti sunumunu sağlayabiliriz.
Genel Başkanımız Osman Kaya’nın vizyonu, liderliği ve öncülüğünde kadın emeğini görünür kılmak ve dayanışmayı büyütmek adına önemli bir adım daha attık.
Kadınların g��cünü, emeğini ve sözünü merkeze alan “Söz Kadında Dayanışma Çalıştayı”, sağlık alanında emek veren kadınların yaşadığı sorunların konuşulduğu, çözüm önerilerinin paylaşıldığı ve dayanışmanın güçlendiği anlamlı bir buluşma oldu.
Bu kıymetli organizasyonda emeği geçen başta Kadın Kolları Başkanımız Sevda Koca olmak üzere katkı sunan tüm katılımcılara ve destek veren herkese teşekkür ediyoruz.
Kadın emeğinin, mücadelesinin ve dayanışmasının simgesi olan Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyor; sağlık alanında emek veren tüm kadınların yanında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
#8MartDünyaKadınlarGünü
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz “Söz Kadında Dayanışma Çalıştayı”, kadın emeğinin, dayanışmasının ve ortak aklın en güçlü şekilde ortaya konduğu anlamlı bir buluşma oldu.
Sağlık alanında emek veren kadınların karşılaştığı sorunları, çözüm önerilerini ve daha güçlü bir gelecek için atılması gereken adımları hep birlikte konuştuk. Kadınların sesi, sözü ve emeği bu çalıştayda bir kez daha güçlü şekilde yankı buldu.
Kadın emeğinin görünür kılınması ve kadınların her alanda daha güçlü temsil edilmesi adına her zaman destek olan Genel Başkanımız Osman Kaya’ya, bu anlamlı organizasyona katılım sağlayarak destek veren Genel Başkan Yardımcılarımıza, büyük bir emek ve özveriyle sürece katkı sunan Kadın Kolları İl Başkanlarımıza, kadın temsilcilerimize ve bizleri bulunduğu her yerde gururla temsil eden tüm kadınlarımıza teşekkür ediyoruz.
Kadın emeğinin, mücadelesinin ve dayanışmasının simgesi olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü bir kez daha kutluyor; kadınların sesiyle güçlenen bir gelecek için birlikte yürümeye devam edeceğimizi vurguluyoruz.
#8MartDünyaKadınlarGünü
@gencsagliksend@osmkya06
Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başhekim tarafından tarafsızlık ilkesi açıkça yok sayılmıştır.
“Saldırgana” uyarı, “saldırıya uğrayana” ise kınama cezası verilmesi hangi hukuki ve vicdani gerekçeye dayanmaktadır? Bu hükme hangi ölçütlere göre karar verilmiştir?
Bu adaletsiz ve hakkaniyetten uzak yaklaşımdan bir an önce vazgeçilmelidir.
@TC_istanbul@drmemisoglu@gul_davut@dr_aemreguner@sagliklicozum@KosuyoluEAH@SBS_GM
Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde temsilcilerimiz sahada görev yaparken, malum sendika temsilcilerinin tehdit ve baskısına maruz kalmıştır. Olay anına ilişkin görüntüler mevcuttur.
Yapılan soruşturma sonucunda; tehdide başvuran kişiye yalnızca uyarma, üslubunu bozmayan ve önü kesilen temsilcimize ise kınama cezası verilmiştir.
Bu kararı adil bulmuyoruz.
Kararı yargıya taşıyoruz.
Hiç kimse kamu makamını şahsi hesaplaşma alanına çeviremez.
Başhekimi sorumluluk almaya, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nü ise konuyu tüm yönleriyle yeniden ve tarafsız biçimde incelemeye davet ediyoruz.
Adalet herkes için. ⚖️
@TC_istanbul@drmemisoglu@gul_davut@dr_aemreguner@sagliklicozum@KosuyoluEAH@SBS_GM
#KosuyolundaNelerOluyor
Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde temsilcilerimizin saha yaptığı esnada önlerini kesen malum sendika temsilcileri, arkadaşlarımıza bağırarak tehditlerde bulunmuştur. (Videolar mevcuttur)
Yaşanan olayla ilgili yapılan soruşturma neticesinde Muhakkik, olayı çıkaran ve tehditlerde bulunan malum sendika temsilcisine Uyarma cezası, üslubunu bozmayan ve önü kesilen temsilci arkadaşımıza ise Kınama cezası uygun görmüştür.
Adalet herkese lazım, verilen bu kararı doğru bulmuyor ve yargıya taşıyoruz.
Kimse devletin şerefli makamını kendi şahsi ikbali için kullanamaz.
İlgili hastanesinin başhekimini göreve davet ediyoruz!
İstanbul il sağlık müdürlüğünün ilgili olayla ilgili soruşturma başlatmasını ve konuyu bütünü ile incelemesini rica ediyoruz. @ismgovtr@dr_aemreguner
#KosuyolundaNelerOluyor
Değerli @ismgovtr yetkilileri;
Bugün Mehmet Akif Ersoy Eğitim Araştırma Hastanesi yoğun bakım kısmına ait olduğu söylenen videolar kamuoyunda yer aldı.
İlgili videoda hastaların hijyen şartları ve personellerin çalışma koşullarını zorlayacak alanlarda bulunduğuna dair görüntüler mevcuttu.
Çalışma arkadaşlarımızın konuyla ilgili başhekimle diyalog kurmaya çalıştığını fakat buradan da sonuç alınamadığını öğrendim.
Sizlerden ricamız ilgili görüntülerle ilgili bir soruşturma başlatmanız ve süreç ile ilgili kamuoyunu aydınlatmanızdır.
Bugüne kadar yaşanan tüm aksaklık ve sorunların sizlere iletildiği takdirde ne kadar yapıcı ve çözüm odaklı çalıştığınızın farkındayız.
Bu konuyla ilgili de duyarlılık ve bir netice beklemekteyiz.
EYLEMDEYİZ‼️
Dijital çağda kağıtla sendika üyeliği olmaz!
Tasarruf tedbirleri uygulanıyorsa, önce kamu süreçleri dijitalleşmeli.
Hem çevreyi koruyalım hem kamu kaynaklarını.
Her yıl tonlarca kağıt, binlerce saat emek ve ciddi kamu kaynağı israfı olmasın!
Sarı ve sarımsı sendikalar çalışmasından eminse gelsin bu çağrıya destek olsun.
Sendika üyelikleri e-Devlet ortamına taşınsın!
@iletisim@burhanduran
Sayın Bakanım @drmemisoglu
Bu ekte gördüğünüz form Aksaray Eğitim Araştırma Hastanesinde görevli Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü tarafından hazırlanmış “Hekim Dışı” Personel performans değerlendirme formu.
Bu formu sorumlu hemşirelere verip personeli değerlendirin denmiş.
Sayın Bakanım sormak istiyorum.
Bu şekilde bir değerlendirme formu ile sorumlu hemşireler tarafından çalışan personel üzerinde
1- Bir mobbing kurulur mu?
2- Herhangi bir sendikaya geçme/ayrılma baskısı yapılır mı?
3- Gerçekten bir çalışanın performansını denetleyecek olan sorumlu hemşire midir?
4- Bu form ile değerlendirilme yapılması keyfi bir uygulamamı, Yoksa Sağlık Bakanlığı tarafından istenen bir uygulamamıdır?
👉🏻Tam aksine çalışan personellerin sorumlu hemşiresi, müdürü hakkında memnuniyet araştırılması yapılıp mobbingin azaltılması gerekirken, bu tarz hareketler mobbingi arttırmaz mı?
Personelinize verdiğiniz değeri ve onların huzur içerisinde çalışması için verdiğiniz mücadeleyi biliyoruz.
Sizden ricamız bu uygulamayı yapan kurum ve kişiler hakkında soruşturma başlatmanız ve böyle keyfi tutumlara sebebiyet verecek, çalışanları mağdur edecek uygulamaların yapılmasına müsade etmemenizdir.
@Aksarayism@aksarayvaliligi
Bolu İzzet Baysal devlet hastanesinde 3+1 ve kadrolu olarak görev yapan meslektaşlarımızın usule aykırı olarak farklı kurumlara görevlendirmeleri durumu genel merkezimize ulaşmıştır.
Bu tutum personelin mesleki şevkini kırmakla beraber mağduriyet oluşturmaktadır. İdarecilerin bu tutumuna bir an önce son vermesini aksi takdir hukuki işlem başlatılacağını belirtmek istiyorum.
Bu tutum iş barışını bozar, çalışanı mağdur eder. Bir an evvel çalışan arkadaşlarımızın kendi kadro ve alanlarına uygun görevlerine dönmeleri gerekmektedir.
@boluism
Konfederasyonumuz tarafından, 6 Şubat depremlerini unutturmamak amacıyla düzenlenen resim sergisi, ulusal ve yerel haber ajanslarında geniş yer buldu.
Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımız ve görevleri başında vefat eden kamu çalışanlarımızın aziz hatırasını yaşatmak amacıyla gerçekleştirilen sergi, kamuoyunda büyük takdir topladı. Anma etkinliğine gösterilen ilgi ve yapılan haberler, toplumsal hafızanın canlı tutulması adına atılan adımların önemini bir kez daha ortaya koydu.
İşte Haberler... ⏬🗞️
https://t.co/gL8EY0A3BP
https://t.co/2d6CmUlh7j
https://t.co/PIMNI4axel
https://t.co/swGBmgODs8
https://t.co/SeRNgrzxcT
https://t.co/4Zt06Nhql1
https://t.co/t1Q1Wa9c0x
Nusaybin–Kamışlı sınır hattında aziz bayrağımıza yönelik YPG terör örgütü yandaşları tarafından gerçekleştirilen alçak saldırıyı en sert biçimde lanetliyoruz.
Bu menfur provokasyon; milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan, devletimizin kararlılıkla sürdürdüğü Terörsüz Türkiye iradesine gölge düşürme girişimidir. Ancak herkes bilmelidir ki bu tür saldırılar, milletimizin iradesini zayıflatamaz, aksine daha da güçlendirir.
Ay yıldızlı bayrağımız, şehitlerimizin bizlere bıraktığı kutsal bir emanet, milletimizin ortak namusudur. Bayrağımıza uzanan her kirli el, dün olduğu gibi bugün de karşılığını bulmuş, bundan sonra da bulacaktır.
Sendikamız, her koşulda devletinin, milletinin ve bayrağının yanında durmaya; teröre ve provokasyona karşı kararlı duruşunu sürdürmeye devam edecektir.
Nusaybin–Kamışlı sınır hattında aziz bayrağımıza yönelik YPG terör örgütü yandaşları tarafından gerçekleştirilen menfur saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyorum.
Bu alçak provokasyon; milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan, devletimizin kararlılıkla yürüttüğü Terörsüz Türkiye iradesini baltalama çabasından ibarettir. Kimse bu tür saldırılarla milletimizin azmini kırabileceğini zannetmesin.
Ay yıldızlı bayrağımız, şehitlerimizin mukaddes emaneti ve milletimizin onurudur. Bayrağımıza uzanan her kirli el, dün olduğu gibi bugün de hukuk ve millet iradesi karşısında hak ettiği cevabı almıştır, almaya da devam edecektir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bayrağına, vatanına ve milletine yönelen hiçbir tehdide boyun eğmez.