Sesi çıkmamış değil de, siz o sesi duymamış olabilir misiniz?? Çünkü biz gayet duyduk. Bugünün kadınlarına öfkenize sebep olan şeyleri bize annelerimiz, nenelerimiz dedi. Evlenme dedi, evlenirsen ele muhtaç olma da dedi. İnsanın kıymeti olmalı, kıymetini kendin belirle dedi. Özgür, güçlü ol da dedi. En çok da, bizim gibi olma dedi. Kız çocukları, annelerinin çektiği zorluğu, cefayı mutfakta yanlarında durup görüp dinlerken, sizler köşede oyun oynadığınız için duymadınız tabii. Gün geldi söylendiler, bıktılar, bakamadılar, yetemediler, yıprandılar... Biz gördük, duyduk, farkettik. Siz görmediniz, duymadınız, farketmediniz. Ve hala görmüyor, duymuyor, farketmiyorsunuz. Kadınlar cefa, dert, zorluk çekmeye gelmedi hayata. Sizin derdini bile duymadığınız annelerimiz öğretti bize bunu.
AYLARDIR MAAŞ ALAMIYORLAR!
AYLARDIR MAAŞ ALAMIYORLAR!
AYLARDIR MAAŞ ALAMIYORLAR!
AYLARDIR MAAŞ ALAMIYORLAR!
AYLARDIR MAAŞ ALAMIYORLAR!
AYLARDIR MAAŞ ALAMIYORLAR!
Beş gündür açlık grevinde olan maden işçilerinin, Enerji Bakanlığı önüne yürüme kararı almasının ardından yüzlerce polisle barikat kuruldu.
— Madenciler, tüm Ankara halkını Kurtuluş Parkı’na çağırıyor.
#HakkımıVerDorukMadencilik
8 Mart kutlanacak bir gün değil, hatırlanacak bir gün.
Türkiye’de 2026 yılının sadece ilk 3 ayında erkek şiddetiyle 70 kadın ve çocuk katledildi.
Onların isimleri istatistik değil.
Bir hayat, bir hikaye, yarım bırakılmış bir gelecek.
Unutmuyoruz. Affetmiyoruz. Vazgeçmiyoruz.
keşke kadınlara yaşam hakkı dilemek zorunda kalmadığımız bir 8 Mart olsaydı.
kadınların yaşam hakkının sadece sözde değil, gerçekten korunduğu bir 8 Martı görmeyi diliyorum.
30 yıl öncesinin Türkiyesinde bu sözler büyük tepkilere ve boykota yol açmıyordu, bugün hiç kimse bu şekilde konuşamaz, bunu neye borçluyuz biliyor musunuz 30 yıldır susmayan ve hiç susmayacak kadın mücadelesine.
Kişinin kadın mı erkek mi olduğu, sütyen ya da ceket giymesi hukuken önemsizdir!
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesi şunu emreder: “Kimse işkence ve kötü muameleye tabi tutulamaz.”
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 90. madde ve devamı açıkça belirtir: Gözaltı işlemi insan onuruna saygılı şekilde yapılmak zorundadır!
Polisin görevi kişiyi aşağılamak, teşhir etmek, kötü muamele etmek değil; hukuka uygun ve ölçülü bir şekilde gözaltı yapmaktır.
İşkence yapmak da, kötü muamele de, ayrımcılık da suçtur. Suç işleyerek gözaltı yapamazsınız!
İnsan onuruna saldırı, devlete değil, devleti yöneten zihniyete leke sürer!
İşkence eden değil, hukuka saygılı polis onurludur!
Hukuku çiğneyen herkes, hangi üniformayı giyerse giysin, suçludur!