Neden çocuklarımıza riskten kaçmayı değil, risk almayı ve yönetmeyi öğretmeliyiz?
Çünkü kapitalizm çok çalışanları, eğitimlileri veya bilgilileri değil, risk alanları ve yönetenleri ödüllendirir.
Kapitalizm girişimcilerin ve doğru girişimlere para yatıranların orantısızca zenginleştiği bir sistemdir.
Çalışkanlık, eğitim ve bilgi risk almayı engelleyici seviyeye geldiğinde zenginleşilmez.
Böyle.
(Türkiye gerçek bir kapitalist ülke değil, zenginleşmenin yolları başka şeylerden geçiyor pek çok durumda. Ama yine de risk alanlar ve yönetenler bu ülkede de çok kazanabiliyorlar.)
O fotoğraf…
Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadele yolculuğunda 12 Haziran 1919’da Amasya’ya gelir. Vaiz Abdurrahman Kamil Efendi (Yetkin) Mustafa Kemal Paşa’yı karşılar ve desteğini bildirir.Milli Mücadele’ye destek için vaazlar verir. Atatürk, Amasya ziyaretlerinde Abdurrahman Kamil Efendi’den övgüyle söz eder.
-22 Kasım 1930’da, Atatürk Amasya’yı ziyaret ettiğinde, karşılayanlar arasında Abdurrahman Kamil Efendi de vardır. Atatürk’le samimi sohbeti gösteren fotoğraf işte bu fotoğraf.
-10 Mart 2024… Kahraman Abdurrahman Kamil Yetki’nin torunu, Sayın Coşkun Yetkin ile.
-Kahraman Müftü Abdurrahman Kamil Yetkin’i saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
Onun gibi yurtsever ve gerçek din insanlarının çoğalması dileğiyle…
#Atatürk #abdurrahmankamilefendi
Her neslin bir zenginleşme hikâyesi var, dikkat edin. Bir jenerasyon için zamanında alınmış bir arsa veya tarladır. Başka bir jenerasyon için internet çağıdır. Türkiye'de bile Nas döneminde alınan ucuz kredilerdi. Yakın zamanda ise Bitcoin oldu. Şimdi ise yapay zekâ.
Belli fırsatlar aslında hemen hemen her jenerasyonda görüldü ve görülecek. Hani biz "Dedem zamanında şunu alsaydı" veya "Babam bunu yapsaydı" diyoruz ya, emin olun zamanı gelince bu yapay zekâ devriminden faydalanıp zenginleşme fırsatını bizler de kaçırınca bizden sonra gelecek nesiller de bize şu anda bizim babamıza dediğimizi söyleyecek. Bize bunları söyleyecekler "Baba Bitcoin'i neden almadın?" veya "Falanca yerden neden $NVDA almadın neden $GOOGL almadın, çok basitmiş!"
Bu hikâyenin sonunda bunu bizim çocuklarımız da bize söylemesin. Onun için ne yaparsanız yapın, kendiniz ve ailenizin geleceği için sizin neslin zenginleşme hik��yesinde siz de olun ki sizin bıraktığınız temeli evlatlarınız da üzerine koyup ilerlesin. Tercih sizin: Çocuklarınızın sizin inşa ettiğiniz geleceğin üzerine ekleyip mi gitmesini istersiniz yoksa dönüp "Baba, anne, bunu zamanında yapsaydın her şey çok daha farklı olabilirdi" demesini mi istersiniz? Karar sizin. Daima geleceğe yürüyün....
Neden Interaktive Brokers Üzerinden İşlem Yapıyorum?
ABD piyasalarında büyüme ve teknoloji hisselerinde swing trade yaparken en kritik konu doğru altyapıdır. Birçok yatırımcı arayüzü kolay olduğu için yerel ve popüler aracı kurum uygulamalarını tercih ediyor. Ancak profesyonel ölçekte trade için bu altyapılar oldukça yetersiz kalıyor. Kendi işlemlerimi neden dünyanın en büyük aracı kurumu olan Interactive Brokers $IBKR üzerinden yürüttüğümü 3 maddede özetledim:
1. Pre ve After Market Saatlerinde Stop-Limit Güvencesi:
ABD piyasalarında en sert hareketler ve bilançolar seans dışı saatlerde (Extended Hours) gerçekleşir. Yerel uygulamaların en büyük eksiği, pre ve after market saatlerinde stop-limit emirlerinin çalışmamasıdır veya kötü çalışmasıdır. Gece gelen kötü bir haberde risk yönetimi yapamazsınız. IBKR'da ise "Outside RTH" seçeneğiyle stop limit emirleriniz 16 saat (gece piyasasında çalışmaz) kesintisiz ve kusursuz çalışır. Risk yönetiminiz şansa kalmaz. Gece piyasasında ise normal limit emir ile işlem yaparak manuel müdahale edebilirsiniz. Yani haftanın 5 günü 24 saat risk yönetimi yapabilirsiniz.
2. Sınırsız Küresel Erişim (Global Markets):
Popüler yerel platformlar sizi genellikle sadece Türkiye borsası ve kısıtlı bir ABD hisse senedi listesiyle sınırlar. IBKR ise dünyanın neredeyse tüm borsalarındaki hisselere, opsiyon zincirlerine, futures (vadeli) kontratlara, emtialara, büyük kripto paralara tek hesaptan erişim sağlar. Makro anlatıyı eksiksiz bir şekilde trade pozisyonuna dökebilmek için bu küresel erişim oldukça büyük avantaj sağlar.
3. Kurumsal Ölçek ve Güvenilirlik:
Yatırım ve trade yaparken sermayenizi emanet ettiğiniz aracı kurumun gücünü, ani şoklar ve ekonomik kriz anlarında donup donmayacağı belirler. $IBKR, milyarlarca dolarl��k özsermayesi olan, Nasdaq'ta halka açık işlem gören ve dünyanın en büyük kurumsal fonlarının da kullandığı küresel bir devdir. Finansal gücü ve regülasyon standardı tartışmasız üst seviyededir.
Özetle; arayüz kolaylığı yerine seans dışı saatlerde stop çalıştırabilen ve risk yönetimini eksiksiz yapmanızı sağlayan profesyonel araçları seçmek uzun vadede pahalı hataların önüne geçer. Yerel uygulamalar arayüz olarak kolay gelebilir ancak seans dışı saatlerde stop çalıştıramamak, volatility (oynaklık) anlarında paranızı kilitlemek demektir. Profesyonel trade, profesyonel araçlar gerektirir. Risk yönetimini şansa bırakmamak için altyapınızı IBKR gibi kurumsal seviyeye taşımanızı öneririm.
Önemli Not: $IBKR İLE HİÇ BİR İŞBİRLİĞİM YOKTUR! Zaten finans influencerları ile de işbirliğine ihtiyacı olan bir aracı kurum değil. 🙂
İyi bir kaybeden ol, kötü bir kaybeden olma! Şimdi yine felsefe yapma diyeceksiniz ama burda ne demek istiyorum?
• Trade olayında en önemli şeylerden biri kaybetmeyi iyi öğrenmek.
• Her trade’in en az yarısı zarar edecek. Bunu kabul et.
• Önemli olan “haklı olmak” değil, haksız olduğunda sadece küçük kaybetmek (örneğin 1 dolar risk alıp, kazandığında 3-5-10 dolar kazanmak).
• En iyi trader’ların bile %70 kayıp oranı var (en güzel örneği Qullamaggie) ama yine de milyonlar kazanıyorlar, çünkü kayıpları küçük, kazançları büyük tutuyorlar.
• Her trade’in tutmasını istemek büyük hata. %100 win rate'i olan HİÇ KİMSE yok. Bu sizin kaybeden pozisyonları uzun tutmanıza, kaybedene ekleme yapıp stres olmanıza ve nihayetinde büyük zarar etmenize sebep olur.
• Kaybı hızlı ve duygusuzca kesmeyi öğrenmeniz gerekiyor.
• Başarınızı “kaç kez haklı çıktığınıza” göre değil, haksız olduğunuzda ne kadar az zarar ettiğinize göre ölçmelisiniz.
• Örnek: Yılın en büyük kaybeden pozisyonunuz % -15 diyelim. En büyük kazandıran pozisyonunuz da % +500 olsun. Yani küçük kayıplar + büyük kazançlar = uzun vadede büyük başarı.
• Dahi olmaya çalışma! Sen Leopold değilsin bunu kabul et! Absürd hikayeler peşinde koşmak yerine, kaybetmeyi minimize etmeyi öğrenirsen, kazanan trade’lerin seni çok daha hızlı büyütür. Mental olarak da çok daha rahat ve odaklanmış olursun.
Kısaca “kazanan olmak değil, daha az zarar eden (daha iyi kaybeden) olmak oyunu değiştirir.”
İlham için @ohiain'e teşekkürler. 🙏🏻
Bakın arkadaşlar, çok açık ve net belirtmek isterim ki Cuma, gerek piyasalara bakışı, gerekse karakteriyle çok farklı bir seviyede.
Twitter gibi son derece toksik bir ortamda bile çizgisini koruyabilen ve herkese faydası olan vefalı kadir kıymet bilen bir kaç kişiden biridir.
Bu platformda eleştirmek kolay, üretmek ve insanlara değer katmak ise çok zor. Cuma, bunu uzun süredir başarıyla yapan nadir kişilerden biri.
Benim takipçi kaygım olmadığını bildiği halde abi bundan herkes faydalanmalı diye sağ olsun paylaşım yapıyor. Ve bunu yine herkese faydası olsun diye yapıyor. RESPECT 🫡
Güçlü boğa trendlerinde lider büyüme hisseleri, düzeltme dönemlerinde genellikle 50 günlük hareketli ortalamaya kadar düşmez. Bunun yerine 21 günlük hareketli ortalamayı (veya EMA) tampon destek yaparlar. Bu seviyeye geri çekilmeler, ilk kırılımı (breakout) kaçıran yatırımcılar için ideal ve alternatif giriş noktaları sunar.
Ancak şunlara dikkat etmek gerekir:
👉🏻 Piyasa Koşulu: Bu strateji, kurumsal satış günlerinin (dağıtım günleri) neredeyse hiç olmadığı, piyasanın yukarı yönlü sert gittiği (lockout rally) dönemlerde çalışır.
👉🏻 21 Günlük Çizginin Rolü: Hisse ilk kırılımını yaptıktan sonra kâr satışlarıyla karşılaştığında, 21 günlük ortalama dinamik bir destek seviyesi haline gelir.
👉🏻 Daha Agresif Hat (8 veya 10 Günlük): Çok daha güçlü hisselerde destek hattı 21 güne bile gelmeyebilir, 8-10 günlük hareketli ortalamadan sekebilir.
Şu an içinde olduğumuz piyasa yapısında yeni tabanlardan (base) yukarı yönlü kırılım yapan hisse sayısı oldukça azaldı.
Bu nedenle, sıfırdan yeni kırılım bulmaya çalışmak yerine, halihazırda lider olan hisselerin 21 günlük ortalamalarına yaptığı geri çekilmeleri (pullback) izlemek daha stratejik bir yaklaşım olacaktır.
Görsellerde $RKLB, $ARM, $DELL ve $AXTI üzerinden bir örnek gösterdim.
Yarın piyasalar kapalıyken size ödev olsun. Yılbaşından bu yana güçlü yükselmiş ama son 1-2 hafta içinde 21 günlük ortalamaya geri çekilmiş hisseleri bulun.
Analizini ve trade planınızı yapın. İşte size kazanma fırsatı. Bu kadar basit. 🚀
Kesinlikle katılıyorum. @WallStDiaries Eray Hoca bazı konularda bende o kadar çok erken farkındalık yarattı ki yatırımcılık bakış açıma değer katan kişilerin başında gelir. Böyle değerlerin peşinden koşmak ve mümkün oldukça onlardan bir şeyler kapmaya çalışmak lazım.
**Sabah Öncü Göstergeler**
🔴 Bitcoin : 80.408,00 (-%1.26)
🔴 Gold : 4.571,70 (-%2.43)
🟢 Brent Oil : 107,62 (+%1.79)
🔴 S&P500 Ft : 7.472,00 (-%0.72)
🔴 Nasdaq100 Ft : 29.314,00 (-%1.26)
🔴 Japonya : 60.974,01 (-%2.69)
🔴 Kore : 7.426,56 (-%6.96)
🔴 Çin : 15.504,48 (-%1.54)
🔴 Hong Kong : 25.854,93 (-%2.03)
**Asya'da Riskten Kaçış**
ABD piyasalarındaki dünkü iyimser kapanışa rağmen, bu sabah Asya seansında tablo tamamen tersine döndü. Özellikle Kore ve Japonya borsalarında adeta geride kalanları yakıp yıkan çok sert bir satış dalgasına şahit oluyoruz. Bu ciddi kayıplar ABD vadeli işlemlerini de baskılayarak eksiye çekmiş durumda. Güvenli liman olarak görülen altında ve **Crypto** varlıklardaki eşzamanlı geri çekilme, yatırımcıların hızlı bir şekilde nakde geçiş refleksini gösteriyor.
**Günün Beklentisi**
Piyasadaki korku endeksi VIX dün belirgin şekilde gerilemiş olsa da, Asya kaynaklı bu sarsıntının bugünkü ABD açılışına nasıl yansıyacağını son derece yakından izleyeceğiz. Portföylerde risk yönetimini ön planda tutarak veriye dayalı adımlar atmaya devam ediyoruz. Başarılı bir seans dilerim.
Türkçe dahil 8 dil biliyordu;
Almanca, Fransızca,
Farsça, Bulgarca,
Rusça, İngilizce, Arapça.
Düşün, sen şimdi "zamanım yok" diyorsun.
Adam 57 yıllık ömründe 11 savaşa katılıp, 10'dan fazla kitap yazıp, 4 bine yakın kitap okudu.
Edebiyattan anladı; şiir yazdı,
Müzikten anladı; şarkı soyledi, enstrümanlara isim verdi, sanatı destekledi.
Ata bindi,
yüzdü,
koştu..
Dans etti.
Kaç devlet adamı gördünüz dans ederken?
Vals de yaptı, Zeybek de oynadı.
Hayvanı da sevdi, ağacı da toprağı da..
Matematikten de anlıyordu, fenden de tarihten de.
24 madalya 7 nişan alırken matematiği yazdı, medeniyeti yazdı..
Sadece kendi ülkesinde degil bir zamanlar savaştıgı ülkelerde bile anıtı var.
Ve hatta düşmanını bile ölüm döşeğinden kaldırıp cenazesinde saygı duruşunda bulunduran bir adam.
İşte O benim Ata'm.
#23Nisan
Tasarruf ederek zengin olunmuyor kardeşim.
Gerçek zenginlik, her kuruşu biriktirmekle gelmez.
Bol para kazanmakla gelir.
Matematiği de basit alsında:
Ayda 20.000 TL giderin varsa, harcamalarını yarıya indirmek sana ayda en fazla 10.000 TL kazandırır.
Tasarrufla elde edebileceklerinin matematiksel bir sınırı var anlayacağın.
Ama gelirini iki katına çıkarmak, üç katına çıkarmak ve hatta on katına çıkarmak mümkün.
Burada tavan yok.
Kazanabileceğin para tamamen senin becerilerine, senin çalışmana, senin yaratıcılığına kalmış.
Bu yüzden çok para kazandıracak kariyerlerin, yüksek değerli yeteneklerin, cesur girişimlerin ve doğru yatırımların peşinden koşmalısın.
Hayatını cimriliklere değil büyümeye adamalısın.
Hayatını üç beş kuruşun peşinde cimrilik yaparak tüketme. O yol insanı küçültür, daraltır, potansiyelini öldürür.
Tutumlu olmak başka, cimrilik başkadır.
Tutumlu olmak akıllıca davranmaktır.
Gereksiz israf etmemek, kaynaklarını verimli kullanmak, her harcamanın bir mantığı olmasını istemektir.
Cimrilik ise hayattan vazgeçmektir.
Kaliteden, deneyimden, büyümeden feragat etmektir. Prestijden, konfordan, hatta bazen kapı açan küçük lükslerden kaçınmaktır.
Ve bir de kıtlık hissi meselesi var...
Harvard araştırmacıları Sendhil Mullainathan ve Eldar Shafir'in "Scarcity" kitabındaki bulgu net:
Sürekli kıtlık hissiyle yaşamak bilişsel kapasiteni fiziksel olarak düşürüyor.
Bir çalışmada, para sıkıntısı olan insanların IQ'sunun tam bir gecelik uykusuz kalmışlık kadar düştüğü ölçüldü.
Yani üç kuruşun hesabını yapa yapa, seni zengin edecek fırsatları görecek kafayı ve hayata geçirecek enerjiyi kaybediyorsun.
Kıtlık zihniyeti sana ne yapar?
Seni "ya yeterince param olmazsa?" korkusuyla yaşatır.
Risk almaktan alıkoyar.
Kazandığını değil, kaybetmediğini zafer sayan birine dönüştürür.
Zihnin darbeleri önceden hesaplamakla meşgulken, esas büyük oyunu oynayamaz.
Bolluk zihniyeti ise farklıdır.
Parayı bir araç olarak görür, bir tehdit olarak değil.
"Nasıl harcamam?" sorusu yerine "Nasıl daha fazla yaratırım?" sorusunu sorar.
Para akışını boğulacak bir nehir değil, döndükçe büyüyen bir çark olarak algılar.
Para akmalıdır.
Para su gibidir. Duran su bozulur, akan su besler.
Bırak aksın. Kazansın, dönsün, yatırım olsun, başkalarına da yararı dokunsun.
Akan para ekonomiyi büyütür, yeni fırsatlar yaratır, toplam değeri yukarı taşır. Hem sen kazanırsın, hem etrafındakiler.
Garson bahşişinden, iyi bir danışmanın ücretinden, çalışanının maaşından, güzel bir yemeğin hesabından, harika bir tatilin bedelinden, değer verdiğin insanın doğum günü hediyesinden kaçmaya başladığın anda sadece para kaybetmiyorsun.
İlişki kaybediyorsun.
İtibar kaybediyorsun.
Motivasyon kaybediyorsun.
Belki de sana bir fırsatı sunacak olan insanın zihnindeki yerini kaybediyorsun.
Her sabah şu soruyla uyanan adam hiçbir yere gidemez:
"Bugün harcamalarımı nasıl azaltırım?"
Doğru soru şudur:
"Bugün kazanma kapasitemi nasıl büyütürüm?"
Bir saatini 100 TL'lik bir indirimi aramakla geçirirsen, o saatin gerçek maliyeti 100 TL değildir — kaçırdığın o saatte öğrenebileceğin yeni yetenek, tanışabileceğin yeni insan, fark edebileceğin yeni fırsattır.
En değerli varlığını — yani zamanını ve enerjini — en ucuz meşgalede harcamış olursun.
Zengin insanların sırrı cimri olmak değildir.
Zaman ve enerjiyi nerede kazandıklarını bilmektir.
Büyük oyunu oynamak için küçük oyunu bırakmaktır.
Ömrü boyunca üç kuruşun hesabını yapan, fatura karşılaştıran, indirim kovalayan küçük hesapçı adamlardan mı olacaksın?
Yoksa parayı gerçekten akıtan, büyüten, çoğaltan, paylaşan ve özgürleşen insanlardan mı?
Birinci yol seni güvende tutar. İkinci yol seni büyütür.
Seçim senin.
Basit.
Takip edin derim arkadaşlar. Çok sevdiğim, düzgün bir arkadaşımın hesabı. ABD borsası ile ilgili haberleri kendi yorumunu katmadan olduğu gibi paylaşıyor. 👇