18 Aralık 2025 tarihinde görülen Seyyanen ilave ödeme ( ZAM ) davasında, Ankara 9. İdare Mahkemesi kararını 02.01.2026 Cuma günü yani bu gün açıklayacaktı ancak bu saate kadar mahkemeden herhangi bir AÇIKLAMA GELMEDİ. Bizler Memur Emeklileri olarak sosyal medyada bu kararın önemini vurgulayıp, bu konunun Bizi ne kadar mağdur ettiğini ve önemini vurgulamalıyız . Bu nedenle 5 Ocak Pazartesi günü gün bitene kadar aşağıdaki Tag’ı kullanarak görüşlerimizi twit atarak belirtmeye devam edeceğiz ve etmeliyiz. Haydi görüşlerimizi bildirerek Haklarımızı almaya destek olalım. Mahkemenin açıklaması gelince kamuoyuna anında bilgi verilecektir.
#SeyyanenHakkımızıİstiyoruz
@scilesiz52@av_gundogan@Akparti@MHP_Bilgi@HMBakanligi@csgbakanligi@memetsimsek@isikhanvedat #MemurEmeklisineAdalet
#EmekliMemuradaSeyyanen
#BirinciDereceye3600
Memur emeklisine söz verilen, ancak hala tutulmayan seyyanen zam sözünü tutmak, siyasi etik ve vicdan gereğidir.
2023 yılında 8.077 TL olan seyyanen zam, 2026 Ocak ayı itibarıyla 21 bin TL 'yi aşacaktır.
Bir plan doğrultusunda, memur emeklisine olan bu borç ödenmeli ve emeklilik hesabında dikkate alınmalıdır.
Söz yerde bırakılamaz.
@tcbestepe
Anneleri ölmüş 5 tane bir aylık yavru kedi.Hem de 4 Ekim Hayvanları Koruma günü Adapazarı Belediyesi Çözüm Masası ni aradığımızda sağlıklı iseler biz alamayız cevabını alıyoruz.Bu yavrular ölsünler mi?O zaman hayvan barınakları niçin yapılıyor?
@AdapazariBld@Sakaryabld
#Srebrenitsa …
Tarihin en cüretkar soykırımı..
Yakın tarihimizin insanlık utancı..
11 Temmuz 1995’te Avrupa’nın göbeğinde ve medeni(!) dünyanın gözü önünde 8372 can vahşi Sırp katillerce katledildi.
Tarih, sadece katilleri değil, bu katliama kör bakanları da yargılayacaktır.
Rahmetle anıyorum.
Aliya İzzetbegoviç “Bizi toprağa gömdüler, fakat tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.” diyor ya; inşallah toprağa düşen o şehitlerimizin mübarek bedenleri, vahşi emperyalizmin karşısına kale gibi dikilecek güçlü medeniyetimizin yeniden doğumunun nişan taşları olacaktır.
Ruhları şad olsun.
@TalipGeylan06 Sayın başkanım biz öğretmenler olarak ve de Türk Eğitim Sen olarak hep önceliğimiz devletimiz olmustur .Fakat böyle diye diye hep hak kaybına maruz kalıyoruz.1 sene girmeyelim sınavlara, ücretlerle düzenleme yapılıncaya kadar.BKalim neler olacak ?...
‼️REFAH PAYI OLMADAN BU SÜRECİ ATLATMAK İMKÂNSIZ
TÜİK, mayıs ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre enflasyon, mayıs ayında da yükselmeye devam etti. Geride bıraktığımız ayda mal ve hizmet fiyatları ortalama %3,37 oranında artarken yıllık enflasyon da %75,45’e ulaştı. Yılın ilk başından beri enflasyon toplamda %22,72 oranında yükselmiş oldu.
Ocak ayında memur maaşlarına yapılan %15’lik artış erimeye devam etti ve kamu çalışanlarının alım gücü, geçtiğimiz yılın aralık ayına oranla %7,72 düştü.
Ülkemizdeki ekonomik durumun iç açıcı olduğunu söylemek mümkün değil. Geçtiğimiz günlerde kamunun finans ihtiyacını azaltmak amacıyla bir dizi tasarruf önlemleri alındı. Bu önlemlerden büyük bir kısmı, servis hizmetlerinin kaldırılması, koruyucu giyim yardımı, fazla mesai ödemeleri, lojman kiraları gibi kamu çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarını doğrudan ilgilendiren konuları içeriyor.
Dolayısıyla bir tarafta yüksek enflasyon nedeniyle memur ve emekli maaşları erirken diğer taraftan alınan tedbirlerle de elde edilmiş olan haklar kısıtlanıyor.
Hal böyle olunca bu olumsuz şartlar altında memur ve emeklilerimizin eriyen maaşları ile ay sonunu getirmeleri imkânsız hale geliyor. Ücret ve vergi politikaları, gelir dağılımının sağlanacağı maaşlardaki erimenin durdurulacağı tek mekanizma. Bu mekanizmaların doğru kullanılmaması durumunda dar ve sabit gelirliler üzerindeki ekonomik yük daha da artıyor.
Memur ve emeklileri üzerindeki bu yükü hafifletmenin yolu maaşlara enflasyonun üzerinde bir artış yapılmasından geçmektedir. Alım gücünü korumanın ve yükseltmenin yolu refah payından geçmektedir.
Dolayısıyla her zaman ifade ettiğimiz gibi maaşlara refah payı eklenmesi, enflasyon farkının ortaya çıktığı ay itibarı ile maaşlara yansıtılması ve vergi dilimlerinin yeniden düzenlenmesi yönündeki taleplerimizin karşılık bulması bu süreçte hayatı bir önem taşıyor.
Çarşı, pazarda fiyatlar sürekli yükselirken alım gücünü koruyacak, memur ve emekliye nefes aldıracak uygulamalara ihtiyaç var. Enflasyonun hızının kesilmesi, hayat pahalılığının belinin kırılması uzun bir süre alacak gibi görünüyor. Çalışanlara refah payı verilmeden bu sürecin atlatılamayacağının da yetkililerce kabul edilmesi ve bir an önce refah payı uygulamasına dönülmesi gerekiyor.
Öğretmen adaylarımızın haklarının gasp edilmesine kayıtsız kalmayacağız!
Umuyoruz ki, yüce Türk adaleti KUL HAKKI yenmesine geçit vermeyecektir! BU VEBAL DE SİZE YETER!
@tcbestepe@tcmeb
EĞİTİMCİYE ŞİDDETE HAYIR!
Kamu çalışanlarına yönelik şiddete karşı tedbirlerin bir an önce alınması çağrısıyla, yarın tüm meslektaşlarımızla birlikte İŞ BIRAKIYOR, tek yürek ve yek vücut halde alanlardan sesimizi yükseltiyoruz.
#ÖğretmenTekYürek
“Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
Mustafa Kemal ATATÜRK
Bir kamu görevi ifa eden hakeme karşı yapılan vandallığa ibretlik ceza verilmelidir.
Ekonomik, sosyal, siyasal pozisyonu ya da ilişkilerine bakılmaksızın bu çirkinliğin faili hak ettiği müeyyide ile muhatap kılınmalıdır.
Belki bu vesileyle, kamu hizmetini yürüten öğretmene, sağlıkçıya, gümrükçüye, postacıya yani devletin memuruna cüretkarca şiddet uygulayan ilkelliklere son vereceğimiz yeni bir dönemi başlatabiliriz.
Milli Eğitim Bakanı Sayın @Yusuf__Tekin 68.000 norm açığımız olduğunu ifade etti.
Dolayısıyla bu rakamın altında kalacak her atama sayısı yetersizdir.
Bu itibarla, Hükümet, yeteri sayıda atama kadrosunu @tcmeb ’e tahsis etmelidir.
Öte yandan asgari ücretin altında çalıştırılan ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK uygulamasına da son verilmelidir.
Bu ülkenin yasalarına göre asgari ücretin altında bir gelirle çalışan istihdam etmek suçtur ve cezai müeyyidesi vardır.
Fakülte mezunu bir öğretmeni asgari ücretten daha düşük bir ücretle çalıştırmak bizim ayıbımızdır.
Bu ayıptan kurtulmanın yolu da ücretli öğretmen görevlendirmesine ihtiyaç kalmayacak sayıda atama yapmaktır.
@tcbestepe