@Singmyt Hep karşı karşıya geldiler, işte bu çekim gücüydü. Omuz omuza da veriyorlar, işte bu da ismini koyamadıkları sevginin gücü.
Görünmez bir iple birbirine bağlı olduklarını bilmiyorlar. İşte bu bağ da, kardeşliğin gücü.
Kim kötü oyuncu demiş yahu.? Onu diyen halt etmiş. Benim Daha 17 dizisine başlama sebebim @caganefeak2007 kardeşimdir.
Çağan, Aras karakterini oynamıyor; bildiğin çok iyi yaşıyor ve o kadar içten yaşıyor ki bize Aras'ın bütün acılarını, trajedilerini, hüzünlerini derinden hissettiriyor.
Köprüde Demir diye feryat ettiği sahnesinde sanki o acıyı Aras'la beraber ben çektim. Özlem'in kendini teselli ettiği sanhede tükenmişliği, çaresizliği yaşadım. Niye.? İşte Çağan'ın izleyiciye duygu geçişini bu kadar güçlü bir şekilde aktardığı fevkalade oyunculuk yeteneğindrn dolayı.
Aslan parçası, maşallah gerçek bir oyuncu. Allah'ım esirgesin.
Kim kötü oyuncu demiş yahu.? Onu diyen halt etmiş. Benim Daha 17 dizisine başlama sebebim @caganefeak2007 kardeşimdir.
Çağan, Aras karakterini oynamıyor; bildiğin çok iyi yaşıyor ve o kadar içten yaşıyor ki bize Aras'ın bütün acılarını, trajedilerini, hüzünlerini derinden hissettiriyor.
Köprüde Demir diye feryat ettiği sahnesinde sanki o acıyı Aras'la beraber ben çektim. Özlem'in kendini teselli ettiği sanhede tükenmişliği, çaresizliği yaşadım. Niye.? İşte Çağan'ın izleyiciye duygu geçişini bu kadar güçlü bir şekilde aktardığı fevkalade oyunculuk yeteneğiden dolayı.
Aslan parçası, maşallah gerçek bir oyuncu. Allah'ım esirgesin.
TSK ve Colani Güçleri İdlib’e sıkışmış, harita Türkiye’nin aleyhineydi. Karşılarında ise dünyanın en etkili aktörleri vardı.
O gün bu tabloya bakanların çoğu, sonucun Türkiye lehine olacağını tahmin etmiyordu.
Belki yıllar sonra bir araştırmacı yazar ya da bir öğrenci bu haritayı açacak ve tek bir soru soracak:
"Türkiye, böylesine dar bir alandan başlayarak Suriye'de Rusya'nın, İran'ın, ABD'nin ve İsrail'in hesaplarını nasıl bozabildi?"
Bazen bir harita, sadece coğrafyayı değil; bir gücün kaderini ve tarihin yön değiştirdiği anı da anlatır.
Fehmi Rigan
“𝗘𝗻 𝗯ü𝘆ü𝗸 𝗯𝗲𝗹𝗮, 𝗻𝗮𝘀𝗶𝗽𝘁𝗲 𝗼𝗹𝗺𝗮𝘆𝗮𝗻ı 𝗮𝗿𝗮𝗺𝗮𝗸𝘁ı𝗿”
𝗛𝘇. 𝗠𝘂𝗵𝗮𝗺𝗺𝗲𝗱 (𝗦𝗔𝗩)
𝗡𝗔𝗦İ𝗕İ𝗡 𝗛𝗔𝗞İ𝗞𝗔𝗧İ𝗡𝗘 𝗩𝗔𝗥𝗠𝗔𝗞
İnsanın bu yeryüzündeki serüveni, aslında bir arayış ile bir vazgeçişten ibarettir.
Kalp, çarpmaya başladığı andan itibaren bir şeyleri arzu eder; bir yüzü, bir sesi, bir makamı, bir hayatı...
Ve en büyük yanılgı da tam burada başlar.
İnsan, kendi elleriyle çizdiği hayalleri kader zanneder; o hayalin gerçekleşmesi için ömrünü, ruhunu, takatini tüketir.
Oysa bilmez ki, kalbinin üzerine titrediği o şey, belki de onun imtihanı, hatta kendi elleriyle hazırladığı sükût-u hayalidir.
Bir duanın kabul olmaması, bazen duaya edilen en büyük merhamettir.
Bizler sadece "bugünü" ve "görüneni" biliriz.
İstediğimiz şeyin bize ne getireceğini, o sevginin bizi nasıl bir uçuruma sürükleyeceğini, o makamın ruhumuzu nasıl kirleteceğini hesap edemeyiz.
Kısa görüşlü gözlerimizle sadece bir kapının kapanışına bakıp yas tutarız; oysa o kapının arkasında bizi bekleyen uçurumu göremeyiz.
Kul, cehennemde yanmak pahasına ısrarla bir ateşe doğru koşar; Rabb ise o merhamet nazarıyla kulunu ateşten sakınır, korur, engeller.
Ne var ki nefis, verilmiyeni bir ceza, bir mahrumiyet olarak okur.
Kalp ise henüz zamanın sırrına ermemiştir.
Israrla duvarda açılmayan bir kapıyı yumruklamak, insanın kendi sesine boğulmasından başka nedir ki?
Nasibinde olmayan bir şeyi zorlamak, rüzgâra karşı kürek çekmek gibidir; ne menzile varılır ne de ruh huzur bulur. Aksine, insan olmayanı kovalarken, kenarda kendisini bekleyen nice sessiz lütufları, nice hayırlı nasipleri ıskalar. Gözü hep verilmeyende olduğu için, elindekinin nurunu da göremez olur.
Hâlbuki tevekkül, boyun bükmek değil, iradeyi Hakka teslim etmektir. "Çalıştım, diledim, elimden geleni yaptım; fakat hüküm O'nundur" diyebilmektir.
Kulun vazifesi gayrettir, netice ise yalnızca O'nun takdiridir.
Zaman akıp gittiğinde, insan geriye dönüp baktığında anlar ki; meğer hayatta en çok şükretmesi gerekenler, dualarının kabul olmadığı anlarmış.
İyi ki o kapılar kapanmış, iyi ki o yollar tıkanmış, iyi ki o imkânsızlıklar ellerinden kayıp gitmiş. Çünkü o hüzünler, ruhu daha büyük bir sükunete hazırlayan ilahi birer filtreymiş.
Çünkü bazı kapılar ne kadar zorlasanız da açılmaz. Onlar sadece kilitli olduğu için değil, arkasında sizin için daha hayırlı bir dünya saklandığı için kapalıdır.
Ve bazı yollar, ancak insan isyandan vazgeçip "Rabbim ne eylerse güzel eyler" diyebildiği, teslimiyetin o serin gölgesine sığınabildiği an açılır.
Huzur; her istediğini koparıp almakta değil, nasip olandan gayrıya kalbi kapatabilmektedir.
𝐘𝐚𝐳𝐚𝐧: 𝐅𝐞𝐡𝐦𝐢 𝐑𝐢𝐠𝐚𝐧
Aras, Teo'yu mutlu sanıyor, Teo da Aras'ı mutlu sanıyor. Halbuki ikisi de birbirinin tamamlanmayan öbür yarısı, halbuki ikisi de eksik ve hüzünlü... Senarist bir tavuk pilava gözlerimizi nemlendirdin, gönlümüzü hüzinlendirdin, burnumuzun direğini sızlattın. Bakalım kavuştuklarında halimiz ne olacak bilmiyorum.
Aras, Teo'yu mutlu sanıyor, Teo da Aras'ı mutlu sanıyor. Halbuki ikisi de birbirinin tamamlanmayan öbür yarısı, halbuki ikisi de eksik ve hüzünlü... Senarist bir tavuk pilava gözlerimizi nemlendirdin, gönlümüzü hüzinlendirdin, burnumuzun direğini sızlattın. Bakalım kavuştuklarında halimiz ne olacak bilmiyorum.
Aras kimsesiz büyüdü, Teo da sevgisiz.
İki kardeş de birbirinden habersiz, o kaybettikleri aile sıcaklığını arıyor.
Yalnız bu sahnede bir şekilde Teo'yu ötelemeyip o tavuklu pilavı ikram etselerdi, Teo pilavı yerken birden bilinçaltı tetiklenseydi ve orayı hiçbir şey demeden ama kaygılı bir şekilde terk etseydi ve Aras ile oradakilerde şaşkın gözle Teo'yu izleselerdi, bence müq bir sahne olurdu.
Senarist bence Teo ve Aras üzerinde yoğunlaşmalı. Zira dizinin ana ekseni burası...
Herkesin Arasla ilgili herşeyden haberdar olduğu bir dizide Leyla'nın bu kadar bihaber kalması da anlamsız oluyor. Bu çok sündürülmemeli.
Leyla için Aras'ın kardeşini arayış serüveninin yol arkadaşlığı başlamalı ve senaryo bu ikili üzerine de yoğunlaşmalı.
Teomana sahip oldukları için değil, gizli kalan ama kendini asil kılan özelliklerinden dolayı değer verecek birini arayışı esasında Deniz'de düğümleniyor. Deniz'de Teo'ya karşı duygu değişiminin rüzgarı çıkmasa da, eee artık biraz esintisi olsun.
Senaristten en büyük isteğimiz şu.
Zaten ortalık karışık, derdimize dert ekleme. Senaryo gereği bile olsa, finalde Aras'ı öldürme. Kalem senin, mürekkep senin, sayfalar senin. Bize durduk yere keder yaşatma sevgili senarist.
Adminciğim senin de emeğine sağlık. Bizi habersiz bırakma ☺️
@daha17dizi Kıyamam yaa. ☺️ Nasıl da hislenmiş. İzleyiciye derinden bir duygu geçişinin mimarıdır @caganefeak2007 . Aslan kardeşim gerçekten de rolünün hakkını veriyor.
Aras kimsesiz büyüdü, Teo da sevgisiz.
İki kardeş de birbirinden habersiz, o kaybettikleri aile sıcaklığını arıyor.
Yalnız bu sahnede bir şekilde Teo'yu ötelemeyip o tavuklu pilavı ikram etselerdi, Teo pilavı yerken birden bilinçaltı tetiklenseydi ve orayı hiçbir şey demeden ama kaygılı bir şekilde terk etseydi ve Aras ile oradakilerde şaşkın gözle Teo'yu izleselerdi, bence müq bir sahne olurdu.
Senarist bence Teo ve Aras üzerinde yoğunlaşmalı. Zira dizinin ana ekseni burası...
Herkesin Arasla ilgili herşeyden haberdar olduğu bir dizide Leyla'nın bu kadar bihaber kalması da anlamsız oluyor. Bu çok sündürülmemeli.
Leyla için Aras'ın kardeşini arayış serüveninin yol arkadaşlığı başlamalı ve senaryo bu ikili üzerine de yoğunlaşmalı.
Teomana sahip oldukları için değil, gizli kalan ama kendini asil kılan özelliklerinden dolayı değer verecek birini arayışı esasında Deniz'de düğümleniyor. Deniz'de Teo'ya karşı duygu değişiminin rüzgarı çıkmasa da, eee artık biraz esintisi olsun.
Senaristten en büyük isteğimiz şu.
Zaten ortalık karışık, derdimize dert ekleme. Senaryo gereği bile olsa, finalde Aras'ı öldürme. Kalem senin, mürekkep senin, sayfalar senin. Bize durduk yere keder yaşatma sevgili senarist.
Adminciğim senin de emeğine sağlık. Bizi habersiz bırakma ☺️
@daha17dizi Admin heyecanlıyız ama şu srnarist arkadaşın finalde Aras'ı öldüreceğini dair ihtimali düşündükçe biraz asabımız bozuluyor. Adminciğim senariste bir iletesen bu durumu.
Arktik Jeopolitiği ve Küresel Ticaretin Yeni Ekseni: Çin'in Kuzey Deniz Rotası Hamlesi
Küresel ticaret ağları, iklim krizinin yarattığı coğrafi değişimler ve jeopolitik kırılmalar ekseninde tarihi bir eşikten geçmektedir. Geleneksel deniz yollarının tıkanma noktaları ve Orta Doğu gibi kronik istikrarsızlık alanları küresel tedarik zincirlerini tehdit ederken; Çin'in kutup hatları üzerinden Avrupa’ya düzenli seferler başlatacak olması, dünya ticaret ve egemenlik mimarisinde yeni bir dönemin kapılarını aralamaktadır.
1. Kuzey Deniz Rotası (Arktik Ekspresi) ve Lojistik Devrim
Geleneksel olarak Süveyş Kanalı ve Hint Okyanusu üzerinden yürütülen Asya-Avrupa ticaret hatları, uzun seyrüsefer süreleri ve yüksek jeopolitik riskler barındırmaktadır.
Çin’in hayata geçirdiği Arktik rotası ise bu denklemi kökten değiştirmektedir:
Mesafe ve Zaman Avantajı: Çin limanlarından (Shanghai, Ningbo, Qingdao, Dalian) hareket eden yük gemilerinin Bering Boğazı üzerinden Kuzey Kutbu hatlarını izleyerek Avrupa'nın kritik limanlarına (Rotterdam, Hamburg, Felixstowe, Gdansk) ulaşması, geleneksel güzergahlara kıyasla %40 daha kısa bir mesafe sunmaktadır.
Maliyet ve Verimlilik: Seyir süresinin kısalması; yakıt tüketiminden karbon salınımına, lojistik maliyetlerinden teslimat hızına kadar devasa bir verimlilik çarpanı yaratmaktadır. Bu durum, Pekin yönetimine küresel ticarette benzersiz bir esneklik kazandırmaktadır.
2. Küresel Güç Dengelemeleri: Orta Doğu'nun Maliyeti ve ABD'nin Çıkmazı
Küresel hegemonya mücadelesinde Washington yönetimi ile Pekin'in stratejik öncelikleri arasındaki keskin zıtlık, Arktik bölgesindeki rekabeti doğrudan şekillendirmektedir:
Orta Doğu Sargısı: Amerika Birleşik Devletleri'nin İsrail eksenli krizler, bölge denklemleri ve kronik Orta Doğu çatışmalarıyla zaman, enerji ve kaynak kaybetmesi; Washington'ın geleceğin en kritik ticaret ve enerji havzası olan Kuzey Kutbu'ndaki gelişmelerin gerisinde kalmasına yol açmaktadır.
Grönland ve Jeopolitik Refleks: Çin ve Rusya'nın Arktik'teki nüfuzunu artırması karşısında ABD'nin seyirci kalması jeopolitik akılla bağdaşmamaktadır.
Bu durum, Washington'ın Grönland’ı Danimarka’dan tamamen satın alma veya kontrol altına alma girişimlerini yeniden ve çok daha sert bir şekilde jeopolitik masaya taşımasını tetikleyecektir.
Arktik coğrafyasının denetimi, 21. yüzyılın küresel ticaret damarlarının ve yeraltı zenginliklerinin kontrolü anlamına gelmektedir.
Sonuç
Çin'in Arktik Ekspresi hamlesi, sıradan bir ticari sefer planı değil; yüzyıllardır güney denizleri üzerine kurulan küresel ticaret hegemonyasının kuzeye, yani Arktik'e kaydığının en somut ilanıdır.
Geleneksel hatların önemi azalırken, kutup rotaları ve bu hatların kritik geçiş noktaları üzerindeki egemenlik mücadelesi, önümüzdeki dönemin küresel savaşlarının ve ittifaklarının ana eksenini belirleyecektir.
✍️Fehmi Rigan
@daha17dizi@KanalD@pastelfilm Teomana sürekli sinir olup bi kere ağlayınca dünyanın en masum insanı sanmamız, nasıl ikircikli bir ruh hali anlamadım gitti. Bu da Ata'nın üstün oyunculuk yeteneğinden kaynaklansa gerek.
Admin bak senarist kardeşe söyleyin; kulağımıza hiç iyi şeyler gelmiyor.
Aras'ın finalde öldürülmesi çok büyük bir hayal kırıklığı olur.
Önce yaz dizisi dediniz, bizi kandırdınız sonra iyice kedere boğdunuz ☺️,
Sonrada finalde Aras'ı öldürürdeniz bunu kaldıramayız. Aman haa. AMAN.