One of the most brutal scenes in human history has been exposed.
This video shows three young men trying to help an injured person, but Israel bombs them with a missile, killing them all.
A moment the world must never forget.
📌Yunus Emre Vakfı’nda "garson" olarak çalışan İsmail Kayalı bir süre sonra ihale süreçlerine dahil olup evraklara imza atmış
📌Ayrıca Sağlık Bakanlığı da vakfı soymakla suçlanan bir şirkete iş verip para ödemiş
📌Son yılların en büyük hırsızlığı Yunus Emre Vakfı soygunudur👇
Bunu Biliyor muydunuz?
Sinem Dedetaş, 2019’dan önce Haliç Tersanesi’nin AVM yapılmasına karşı çıktığı için AKP’li İBB yönetimi tarafından tesise girişi yasaklanan bir gemi mühendisiydi.
2019’da Ekrem İmamoğlu tarafından Haliç Tersanesi’nin bağlı olduğu Şehir Hatları’na Genel Müdür olarak atandı, giremediği tersanenin amiri oldu.
Haliç Tersanesi’nin cirosunu 1 milyon TL’den 130 milyon TL’ye çıkardı.
Yerel seçimlerde 7 puan farkla Üsküdar Belediye Başkanı seçildi.
Bugün Gözaltına Alındı…
Suçlama şu: Sinem Dedetaş'a biri rüşvet vermiş.
Ne zaman vermiş? Bilmiyor.
Ne kadar vermiş? Hatırlamıyor.
Nerede vermiş? Yok.
Hangi iskan ruhsatı için vermiş? Bilmiyor.
Yani öyle bir müteahhit ki, inşaat yapacağı arsadan habersiz.
Böyle dandik, böyle fason ifadelerle tertemiz insanları suçluyorlar.
Bu millet bu düzmece kumpasları yer sanıyorlar. Görecekler...
Sinem Dedetaş'ı Şehir Hatları genel müdürlüğü sırasında tanıdım. AKP döneminde zarar üstüne zarar eden, kendi vapurlarının bakımını Haliç Tersanesi'ne sahip olmasına rağmen özel tersanelerde yaptıran şirketi tekrar kâra geçirdi. Deniz taksileri tasarladı ve Haliç Tersanesi'nde üretti. Atıl haldeki dünyanın en eski tersanesini gemilerin ve teknelerin bakım için kapısında sıra beklediği bir duruma getirdi. Sonra AKP'nin kalesi denilen Üsküdar'ın belediye başkanı oldu. Sorun tanıdığınız Üsküdarlılar'a. Memnunlar mı değiller mi hizmetlerinden. Yakından tanıdığım için en ufak bir yolsuzluğa bulaşmadığına kefil olabileceğim bir isimdir Sinem Dedetaş.
Ama mesele bu değil elbette.
Tek bir CHP'li veya Yeni Partili belediye başkanı kalmayıncaya kadar devam edecekler.
Bu arada AKP'li belediyelerde hiç bir şey olmuyor, her şey pırıl pırıl.
Varsa yoksa muhalif belediyeler.
Sorsan "millet iradesi" derler.
@sdedetas@uskudarbld
Kocaeli Darıca’da “mala çökme!”
MHP’nin ve AK Partili Belediye Başkanın adını kullanan Dursun Ali Furunci ve ekibi 89 yaşındaki Nimet Küçük’e ait 150 milyon TL’lik dükkana çökmek istemesi Kocaeli’nde gündem oldu.
Mala çökmekle suçlanan Dursun Ali Furunci’nin aynı zamanda Mercan Yıldız ve Vedat Yılmaz ile birlikte hareket ettiği söyleniyor.
Söz konusu ekibin, organize bir şekilde Nimet Küçük’e ait dükkana kira vermeden kullandığı, ailenin “kira verin” demesine yanıt vermezken söz konusu çöken ekibin siyasi durumdan güç alarak “yiyorsa gel al” dediği belirtiliyor.
AK Partili Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’ın da çöken ekibi desteklediği biliniyor.
89 yaşındaki Nimet Küçük durumu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ulaşmak istediğini, ailesinin bu durumdan çok etkilendiğini belirtiyor.
Tutuklu Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, hapishanede bilincini kaybedip bayıldı. Türker’in avukatı ağırlaşan kalp rahatsızlığı nedeniyle müvekkilinin hastaneye sevk edilmesini ve başka hapishaneye gönderilmemesini talep etti. Türker, İBB davasındaki duruşmada, yaşadığı çıplak aramayı ve savcının kendisine “Sen bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin” dediğini anlatmıştı.
Esra hanım uzun uzun devşirme sporcuları yazmış ama her halde Didier Six ve Mirsad Kovacevic den haberi yok.
Yabancı futbolcuyu ilk devşiren takım bu futbolcularla Galatasaray’dır 1987 senesinde . Hemde Didier Six Fransız milli takımında oynamaya devam etti Türk olduktan sonra .
Fransızca bildiğiniz için bu haberi de okuyup bilgi edinebilirsiniz https://t.co/kUlInKaWxr
⭕️ Öcalan onaylamış, Meclis’in onayı için de bize gelecekler.
⭕️ Ama önce Öcalan.
⭕️ O onaylamasa, Meclis’e gelmezdi demek.
⭕️ Ey güzel Allahım, bu memleketin üzerinde dolaşan bu ihanet bulutlarının dağılması için Türk milletine feraset ver, kuvvet ver.
Dolar 10 lira iken “gerekirse 30 lira olsun aç kalalım ama teröre iltimas yok” dediler. Dolar 47 oldu, aç kaldılar şimdi bi de yasa tasarısı için Apo’dan onay alıyorlar.
📌Burası Fethiye, Kıdrak Plajı.
Plaj son birkaç gündür kapalıymış.
Neden kapalı olduğunu sorguladık, meğer plajı işleten firma el değiştirmiş, ihaleyi yeni alan firma da plajda tadilat yapacakmış, o yüzden plaj kapalıymış.
Saçmalığa Bakın...!!
‼️Böyle bir şey olamaz, yasalara aykırı.
⏩️Kıyı Kanununa göre işletmeler denize 50 mt yakınından kısa mesafeye hiçbir şey yapamazlar, neyin tadilatı bu?
‼️Kıyılar, Plajlar Halkındır, hiç kimse "bu plaj benim giremezsiniz" diyemez, bununla ilgili daha geçen gün yargıtay kararını paylaştım, insanların plaja girmesini engelleyen, kısıtlayanlara 5 yıla kadar hapis cezası var.
📌Adalet nerede? Adaleti işletecek savcılarımız nerede? Kolluk kuvvetleri, mülki amirler nerede?
Siz ne iş yapıyorsunuz? Halktan yana mısınız, yoksa kanunsuzlardan yana mı?
#Fethiye #Muğla #KıyılarHalkındır #PlajlarHalkındır #HerkeseEşitAdalet #pazartesi #çözümüyokmu
Zeki Müren ve Ajda Pekkan, Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası yaptırım baskısı altındaki Türkiye'nin "70 cent'e muhtaç olduğu" zor dönemde ASELSAN'a döviz bulmak için Almanya turnesine çıktı.
📍ASELSAN Eski Genel Müdür Yardımcısı Fuat Akçayöz:
▪️Büyük bir kadroyla Almanya'ya gidildi. Hatta sanatçılardan bazıları Zeki Müren'e tepki gösteriyor, "Biz bundan hiç para almayacak mıyız, böyle şey mi olur?" diyerek.
▪️Zeki Müren'in onları şiddetle azarladığını biliyorum.
📍ASELSAN Eski Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Karadeniz:
▪️Birkaç milyon mark para toplandı. Hakikaten de bu parayla yabancılara ödeyeceğimiz ilk kısım paraları çıkarttık.
“Ama sanki hariciye ve sanayi tarihimiz boyunca bu ülke tek bir çivi dahi çakmamış, bütün teknoloji birikimimiz bir kenara atılmış da; her şey son 20 yılda gökten zembille, e-devlet şifresiyle beraber inmiş gibi böbürlenen bir zeka konforunu nasıl anlayabiliriz?”
Yine bir anne ve kız çocuğu, uyuşturucu ve kumar bağımlısı bir baba tarafından düzenli olarak şiddet görüyor. Evde henüz 3 aylık bir çocuk daha var, bu anne hamileyken de bu şiddete maruz kalıyor. Bu videodaki iğrenç adam, kadının annesine tehditlerle krediler çektiriyor, onları da hayat kadınlarıyla yiyor. Dilara’nın babası vefat ettiği için onu koruyup kollayacak kimsesi de yok… Boşanma davası açacak fakat şu süreçte maddi imkanı yok ve bu iğrenç insanın ailesi tarafından sürekli tehdit altında. Kadın yalnız ve kimsesiz. Dilara’yı yalnız ve kimsesiz bırakmayalım, sesini duyuralım…
-İstiklal Mahkemeleri 30 bin kişi asmıştır! (Ahmet Altan)
-İstiklal Mahkemelerince 120 bin kişi asılmıştır! (Abdurrahman Dilipak)
“-Kemalist İnkılapları yerleştirebilmek için 500 binden ziyade insan telef edilmiştir! (Kadir Mısıroğlu)
Yani salla salla vur duvara...
✍️🏻Peki gerçek ne?
-İstiklal Mahkemelerinin 1920-1927 yılları arasındaki toplam idam sayısı 2.076`dır. (iki bin yetmiş altı)
-İdam edilenler: Israrlı asker kaçakları, asiler, casuslar, bozguncular, ırz düşmanları, soyguncular, hırsızlar, halka eziyet eden görevliler, işgalcilerle işbirliği yapan Rumlar, Ermeniler ve gizli Tarikat-ı Salahiye Cemiyeti, “şapkayı bahane ederek halkı ayaklanmaya kışkırtma olayları… (İskilipli Atif Efendi vb.leri).”
(Prof Dr. Ergün Aybars)
1925 de Ankara'ya elektrik gelmiş. Cumhuriyet kurulurken elektriği yok. Aradan 40 sene geçmiş, 1965 de yalnızca 300 köyde elektrik var.
Ara ara açar izlerim bu konuşmayı. Demirel'in hafızasına ise hayran olmamak mümkün değil. Köy köy tüm rakamlar kafasında