Değerlendirme yapmamı isteyen çokça mesaj aldım. Uzun olacak ama okumanıza değecektir.
En başında özetleyeyim, bir şey değişmedi. İşimiz hiç kolay değil. İlk 6 hafta çok kritik. İlk 6 hafta ŞL ön elemeleri sürecinde Ankara, Samsun ve Antep'e gideceğiz ve Konya, Beşiktaş, Eyüpspor ile evimizde oynayacağız.
Burada kırılırsak hikayenin sonu değişmez. Sezon boyu takipçi modda olmanın psikolojisini yönetmek, Avrupa takvimi varken ligde her maçı vura vura gitmek ciddi maharet ister.
Bu sezon diğer sezonlardan farklı olarak 2 maçı manuel, direkt elle yerleştirdiler.
Fikstür çekilmeden önce Beşiktaş ve Trabzonspor'un 8. hafta, Fenerbahçe-Galatasaray maçının 9. hafta oynanacağı netleştirilmişti. Takımların çektiği numarayla sadece bu maçlarda kimin ev sahibi kimin deplasmanda olacağı belirlenecekti.
Kısaca 17 × 9 = 153 maç içerisinden 2 maçın durumu için "fikstür çekimi" değil, "zaten çekilmiş fikstürün sunumu" benzetmesini yapıyorum.
Açıklasınlar isteriz. Neden bu sezon diğer sezonlardan farklı olarak bu elle müdahaleye ihtiyaç duyuldu?
Anadolu kulüplerinin sürece itirazı yok mu? Siz Türk futbolunun paydaşları değil misiniz? Neden fikstürün çekirdeği bu 4 ve hatta özellikle 2 takım endeksinde şekilleniyor?
Üstelik 8. haftada oynanacak Trabzonspor-Beşiktaş maçı, Avrupa takviminde 2 ve 3. maç haftaları arasında.
Galatasaray-Fenerbahçe maçı ise 3. Avrupa haftasının hemen dönüşünde.
Meali şu ki, Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'ne kalamazsa dinlenme süresi olarak 2 yarıdaki maçlarda da negatif etkileneceğiz.
Çünkü şampiyonluk yolunda kritik olacağı varsayılan 26. haftadaki Fenerbahçe-Galatasaray maçı 21 Mart Pazar günü oynanacak.
Yani UEFA'da son 16 turu 2. maç dönüşünde.
Bu takvimi makul bulmadım. Bir elle yerleştirme olacaksa da 10. hafta dahi daha uygundu 9'a göre.
Fikstür çekilmeden önce son yıllardaki bozulmayan örüntüden şikayetçi olduğumuzu dile getirmiştik.
Galatasaray'ın ligin ilk yarısındaki, güz dönemi Avrupa takvimindeki sarsılmaz konforunu ön plana çıkarmıştık.
Şimdi tabloyu yazalım. Korunaklı bir pozisyon var mı yok mu? Siz karar verin.
Şampiyonlar Ligi 1. haftası öncesinde Başakşehir deplasmanındalar,
dönüşünde iç sahada Kocaelispor.
ŞL 2. hafta öncesinde iç saha Kasımpaşa, dönüşünde Gençlerbirliği deplasmanı.
ŞL 3. hafta öncesinde Gençlerbirliği deplasmanı, dönüşünde iç saha Fenerbahçe.
ŞL 4. hafta öncesinde Konyaspor deplasman, dönüşünde iç saha Amed SF.
ŞL 5. hafta öncesinde iç saha Samsunspor, dönüşünde Beşiktaş deplasman.
ŞL 6. hafta öncesinde iç saha Rizespor, dönüşünde Eyüpspor deplasman.
Kısaca 6 Şampiyonlar Ligi maçının 3'ünün hem öncesinde hem de dönüşünde İstanbul'dalar.
Toplamda 5 dönüşte de İstanbul'dalar.
Mertçe deyin ki, Şampiyonlar Ligi torbası takımlarını daha korunaklı pozisyona alıyoruz. 1 ve 2 numara lig aşamasında büyük ölçekte aynı sayıda İstanbul dönüşlü yumuşak geçiş içeriyor.
Fenerbahçe'de durum nedir?
Öncelikle umuyorum ki Şampiyonlar Ligi'ne kalırız. Kalmazsak süreç bizim için daha zorlu olacak.
Galatasaray ile aynı süreçte (ŞL katılım durumumuz netleşmediği için 1. haftayı dışarda tutuyorum)
yıl sonuna dek güz dönemi Avrupa takviminde 5 maçın sadece 1'inin dönüşünde Çorum'dayız. Geri kalan 4'ünde İstanbul'dayız.
Lakin,
en başında söyledim, meselemiz takip eden pozisyonda olmanın güçlüğü ve sürdürülebilirliğinin zorluğu ya hani.
16 Ağustos'ta başlayacak ve önceki sezonlardan farklı olarak milli araya dek 6 hafta sürecek ligde, sırasıyla Ankara, Samsun ve Gaziantep deplasmanlarına gideceğiz. 1 maç da Beşiktaş ile oynayacağız.
Bu sekansta ilk Ankara deplasmanımız öncesi 3. ön eleme 2. maçımız var.
Ve 2 tane de play-off maçımız var.
35 günde 6 lig maçı 3 kritik Avrupa maçı.
Toplamda 9 resmi maç.
Geriye düştüğün an, yıllardır izlediğin film kaldığı yerden devam.
Ligin ilk 4 haftasında lige yeni yükselen takımlarla oynama trendimiz nihayet bu sezon Galatasaray'a geçti görünüyor. İlk 2 hafta Çorum'u konuk edip, Erzurum'a gidecekler.
Harf karakter sınırındayım, şimdilik yeterli.
📒İşte Fenerbahçe'nin 2026-27 sezonu ilk yarı #cepfikstürü!
🏟️İlk maç Gençlerbirliği deplasmanı
🚍Yıllar sonra ilk GS maçı deplasmanda!
🏡İlk yarının diğer derbileri ise Kadıköy'de!
Sicilinde (kamu kuruluşlarına göre) kuşkular olan bir TFF Başkanı göreve geliyor.
Bir takım orantısız şekilde kollanıyor. Hile ve karşılığı tepki arşa çıkıyor.
Sayısız kaynaktan, TFF Başkanı’nın görev sınırlarını ve MHK’yi aşıp hakemlerle birebir görüştüğü ve baskı kurduğu paylaşılıyor.
Hakemleri manipüle edenin bizzat TFF Başkanı olup olmadığı kuşkusu kesinlikle yanıtlanmıyor.
Sonra bir başkan hakem yumrukluyor ve hepsi mağdur, manipülasyondan şikayet edenler suçlu oluyor.
Bu hikaye, dönemin ÖYM’lerinin baktığı davalara çok benziyor.
Hadi yine kandıralım kendimizi.
Otobüse katliam girişiminde lig falan durdurulmadı. Kimse kenetlenmedi. Birileri hatta şoför mahalline oturup "bak adam olsaydınız bunlar olmazdı" diye mesaj verdi!
Bırakın ligi durdurmayı "FB bişey yaparsa sonuçlarına katlanır" dendi.
"Neden ölmediniz" demedikleri kaldı bi!
Bak bugün 'sözün bittigi yer' diye açıklama yapanlar, otobüs dolusu insan yok edilmeye çalışıldığı zaman 3 gün sonra dimdik sahadaydı.
Yöneticileri de direksiyon başında "siz kaşındınız" diye algı yaratma derdindeydi.
Derdinizi ayrı liginizi ayrı marka değerinizi ayrı...
Yolun Açık Olsun Fenerbahçe’nin Evladı Altay Bayındır
21 yaşında merhaba dediğin Çubuklu ile bugün bir hikâyeyi geride bırakıyorsun…
Zor günler yaşadın belki çok üzüldün çok üzüldük ama Sarı Lacivert'e inanmaktan bu formaya bağlılıktan hiç vazgeçmedin!
Şimdi senin için yeni bir meydan okuma başlıyor!
Unutma ki Kulübün ve taraftarın hep seninle!
Fenerbahçe hep senin evin!
Kalplerimiz hep yanında!
Başarıların gururumuz,
Mutluluğun mutluluğumuz olacak!
Yolun açık,
Şansın bol olsun!