Halkın İradesine Yönelik Siyasi Müdahaleler Kabul Edilemez: Demokrasi ve Özgürlükler Mücadelemizden Vazgeçmeyeceğiz
Seçilmiş belediye başkanlarına, belediye yöneticilerine ve muhalefet temsilcilerine yönelik giderek artan tutuklamalar ve kayyum uygulamaları; halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi ve seçme-seçilme hakkını sistematik biçimde hedef almaktadır. Gelinen aşamada, milyonlarca yurttaşın oylarıyla oluşan yerel yönetim iradesinin önemli bir bölümü fiilen ortadan kaldırılmış; demokratik temsil hakkı yargı süreçleri aracılığıyla işlevsizleştirilmiştir.
Siyasal rejimin toplum üzerindeki baskısını her geçen gün daha da artırdığı bu süreçte; ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve seçme-seçilme hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlükler sistematik biçimde aşındırılmaktadır. Demokratik denetim mekanizmalarının zayıflatıldığı, yargının siyasetin aracı hâline getirildiği bir ortamda toplumsal barışın, adalet duygusunun ve geleceğe güvenin korunması mümkün değildir.
Sağlığın temel önkoşullarından biri demokratik, barışçıl ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir toplumsal düzendir. Demokrasiye yönelik her müdahale, yalnızca siyasal yaşamı değil; toplumun ruhsal, sosyal ve fiziksel iyilik hâlini de olumsuz etkilemektedir.
TTB olarak halkın iradesine yönelik antidemokratik uygulamaları kabul etmiyoruz. Hukukun üstünlüğünün, masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanmasını; seçilmişlere ve kamu görevlilerine yönelik süreçlerin siyasi müdahalelerden arındırılmasını talep ediyoruz.
Ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey, baskının ve kutuplaşmanın derinleştirilmesi değil; demokrasi, hukuk, toplumsal barış ve eşitlik temelinde ortak bir geleceğin inşa edilmesidir. Tüm demokratik kamuoyunu, emek ve meslek örgütlerini, halkın iradesine ve temel hak ve özgürlüklere sahip çıkmaya; demokratik bir Türkiye mücadelesini birlikte büyütmeye çağırıyoruz.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
🔗 https://t.co/heIocM9pkj
Türk Tabipleri Birliği ve 58 Tabip Odasından Ortak Açıklama:
Hekimlik, Tutuklama Tehdidi Altında Yapılamaz!
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi ve aşağıda imzası bulunan tabip odaları olarak; Şanlıurfa'da bir hastanın yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturmada kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bir meslektaşımızın hukuksuz bir şekilde tutuklanmasını, hekimlik mesleğinin bilimsel ve hukuki güvenceleri bakımından kabul edilemez buluyoruz!
Her şeyden önce yaşamını yitiren yurttaşımızın ailesine başsağlığı diliyoruz. Bir hastanın ölümü her yönüyle araştırılmalı, tıbbi süreç eksiksiz biçimde incelenmeli, varsa sorumluluklar ortaya çıkarılmalıdır.
Bir hekim hakkında kusur değerlendirmesi yapılırken hastanın durumu, hastalığın seyri ve uygulanan işlemler birlikte ele alınmalıdır. İstenmeyen bir sonuç, tek başına hekimin kusurlu olduğu anlamına gelmez. Ön inceleme tamamlanmadan ve kanunda öngörülen özel soruşturma usulü işletilmeden; meslektaşımız hakkında soruşturma yürütülmesi ve tutuklama dâhil herhangi bir koruma tedbirine başvurulması kabul edilemez. Tutuklama bir ceza değil, yalnızca istisnai koşullarda başvurulabilecek bir tedbirdir ve hiçbir biçimde cezalandırma, kamuoyunu yatıştırma ya da baskı aracına dönüştürülemez.
Meslektaşımızın tahliyesini olumlu karşılamakla birlikte, bir hekimin, bilimsel bir değerlendirme yapılmadan yalnızca mesleğini icra ettiği için özgürlüğünden yoksun bırakılması, tüm hekimler üzerinde ağır bir baskı oluşturur.
Bu nedenle;
📌 Hekimleri suçlu ilan eden söylem ve uygulamaların, sağlıkta şiddeti besleyen bir zemin yarattığının görülmesini, hekimlerin can güvenliğinin ve mesleki huzurunun korunmasını,
📌 Tıbbi uygulamalara ilişkin soruşturmalarda özel soruşturma usulünün ve soruşturma izni şartının eksiksiz uygulanmasını,
📌 Hekimlerin masumiyet karinesine, kişi özgürlüğüne ve adil yargılanma hakkına sürecin her aşamasında saygı gösterilmesini,
📌 Zorunlu soruşturma izni alınmadan adli süreç başlatılmış ve koruma tedbirine başvurulmuş olmasının açık bir hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edilmesini; bu sürecin nasıl işlediğinin ve sorumluluğun yetkili merciler tarafından değerlendirilmesini ve kamuoyuna açıklanmasını talep ediyoruz.
Hekimliğin yargılanma ve cezalandırılma korkusuyla yürütülmesi, hekimleri ağır ve riskli hastalardan uzaklaştırıp, savunmacı tıbbı daha da yaygınlaştıracak, bu durumdan en çok da sağlık hizmetine gereksinim duyan hastalar zarar görecektir. Hekimlerin mesleki uygulamaları nedeniyle peşinen suçlu sayılmasına, tutuklamanın fiilî bir cezaya dönüştürülmesine karşı ortak tutumumuzu koruyacağız. Süreci sonuna kadar takip edeceğiz.
Hiçbir meslektaşımız yalnız değildir.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
Adana Tabip Odası
Adıyaman Tabip Odası
Afyonkarahisar Tabip Odası
Ağrı-Kars-Ardahan-Iğdır Tabip Odası
Ankara Tabip Odası
Antalya Tabip Odası
Aydın Tabip Odası
Balıkesir Tabip Odası
Bartın Tabip Odası
Batman Tabip Odası
Bitlis Tabip Odası
Bolu-Düzce Tabip Odası
Bursa Tabip Odası
Çanakkale Tabip Odası
Çorum Tabip Odası
Denizli Tabip Odası
Diyarbakır Tabip Odası
Edirne Tabip Odası
Elazığ-Tunceli-Bingöl Tabip Odası
Eskişehir-Bilecik Tabip Odası
Gaziantep-Kilis Tabip Odası
Giresun Tabip Odası
Hatay Tabip Odası
Isparta-Burdur Tabip Odası
İstanbul Tabip Odası
İzmir Tabip Odası
Kahramanmaraş Tabip Odası
Karabük Tabip Odası
Karaman Tabip Odası
Kastamonu-Çankırı Tabip Odası
Kayseri Tabip Odası
Kırıkkale Tabip Odası
Kırklareli Tabip Odası
Kırşehir Tabip Odası
Kocaeli Tabip Odası
Kütahya Tabip Odası
Malatya Tabip Odası
Manisa Tabip Odası
Mardin Tabip Odası
Mersin Tabip Odası
Muğla Tabip Odası
Muş Tabip Odası
Nevşehir Tabip Odası
Ordu Tabip Odası
Osmaniye Tabip Odası
Rize-Artvin Tabip Odası
Sakarya Tabip Odası
Samsun Tabip Odası
Siirt Tabip Odası
Sinop Tabip Odası
Sivas-Erzincan Tabip Odası
Şanlıurfa Tabip Odası
Şırnak Tabip Odası
Tekirdağ Tabip Odası
Trabzon Tabip Odası
Uşak Tabip Odası
Van-Hakkari Tabip Odası
Zonguldak Tabip Odası
👇
https://t.co/mOG1SdyQGA
Dr. Ekrem Karakaya'yı Saygıyla Anıyoruz
Dr. Ekrem Karakaya'nın aramızdan ayrılışının yıl dönümünde onu saygı ve özlemle anıyoruz.
#SağlıktaŞiddetSonaErsin
Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu
Geçen yıl 14 Mart Tıp Bayramı haftası kapsamında hekimler için bir gösteri yapan, gösterinin tüm gelirini İstanbul Tabip Odası burs fonuna bağışlayan dostumuz Deniz Göktaş'ın gözaltına alındığını endişeyle öğrendik.
İfade özgürlüğü ve güven duygusu sağlıklı bir toplumun olmazsa olmazıdır. Deniz Göktaş derhâl serbest bırakılmalıdır.
Sivas Madımak Katliamı'nın 33. Yılında
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta kaybettiğimiz canları unutmadık, unutturmayacağız. Aydınlık yarınlar için mücadele edenleri saygıyla anıyoruz.
Unutmadık. Unutturmayacağız.
#UnutMadımaklımda
Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu
@BursaTabip Bursa Tabip Odası
#Aritmik Ritim ve Perküsyon Grubu amatör ve gönüllü hekimlerden oluşan bir ekip
Tıp Fakültesi öğrencilerine burs vermek için yaptıkları konserlerinden birine mutlak gitmenizi öneririm
Def ve darbuka ile insan sevinç, mutluluk ve keyif duyar ama onları izleyip, dinlediğinizde gurur da duyuyorsunuz
Yani öyle güzel ve ulvi bir emek, keyifli bir sahne performansı…🙏💝🙏
Tüm emeği geçenleri kutlarım
#hekim #tabip #müzik #Bursa
Bazı vakıf üniversiteleri tıp fakültelerinde eğitici yokluğu ve/veya eğitim olanaklarının eksikliği yüzünden #asistan hekimler eğitim alamıyor.
#YÖK bu konuda sorumluluk üslenmiyor.
#SağlıkBakanlığı ise seyretmekle yetiniyor.
Asistanların mağduriyetleri giderilmelidir.
Halk İradesine ve Demokratik Siyasete Yönelik Müdahalelere Karşı Herkesi Ortak Mücadeleyi Büyütmeye Çağırıyoruz!
Bugün halkın seçme ve seçilme hakkına karşı ağır bir saldırı daha yaşandı.
Bu ülkenin ana muhalefet partisine, Cumhuriyet’in kurucu partisine zor kullanarak girenler, partinin delegelerinin iradesini çiğnemeye çalışmaktadır.
Yaşananlar herhangi bir parti içi mesele değil; halk iradesine ve demokratik siyasetin kendisine yönelik açık bir müdahaledir.
Yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesini hazmedemeyenler; önce seçilmiş belediye başkanlarını, siyasetçileri ve muhalif toplumsal kesimleri siyasallaştırılmış yargı operasyonlarıyla hedef almış, kendileri dışındaki siyasi partileri fiilen etkisiz hale getirmeye yönelmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönük “mutlak butlan” davası ve bugün parti binasına emniyet güçleri eliyle zorla girilmesi, Türkiye’de demokratik siyaset alanını bütünüyle tasfiye etmeye dönük daha büyük bir kuşatmanın parçasıdır.
Türkiye demokrasisine yönelik bu ağır müdahalenin planlayıcılarını, uygulayıcılarını ve işbirlikçilerini bu halk unutmayacaktır. Parti binalarını ele geçirerek halkın iktidara karşı büyüyen itirazını bastırmaya çalışanlar bilmelidir ki; rüzgâr ekenler fırtına biçecektir.
Bu halkı yoksullaştıranlar, işçiden ve emekçiden alıp sermayeyi büyütenler, halktan değil emperyalist merkezlerden aldığı destekle ayakta kalmaya çalışanlar şunu bilmelidir: Örgütlü bir halktan daha büyük bir güç yoktur.
Bizler emek ve meslek örgütleri olarak; bedeli ne olursa olsun demokrasi, halk iradesi ve adaletin yanında olmaya devam edeceğiz.
Başta emek örgütleri olmak üzere tüm demokrasi güçlerini ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi; halklar ve emekçiler üzerinde her geçen gün daha da ağırlaşan bu kuşatmaya karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Demokrasi, adalet ve barış ancak yan yana durarak, birlikte mücadele ederek kazanılacaktır.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)
Türk Tabipleri Birliği (TTB)
👇
https://t.co/7FqfGeQpm6
DSÖ raporu sağlıkta 2030 hedeflerinin çok gerisinde kalındığını gösteriyor. COVID-19 ile ilişkili ölümler açıklananın 3 katı, 22,1 milyon. Dünyada ölüm nedenlerinin beşte biri doğru raporlanıyor. Doğumda beklenen yaşam ve sağlıklı yaşam süreleri pandemi öncesinin gerisinde.