Sanki kırk tane usta çekiç vuruyor
Ve kırk’ı da birbirini duymuyor.
Anlatamıyorum kelimeler koyamıyorum yerli yerine.
Lügatımı aciz bırakan gülüşlerinden arda kalan bir yıkım bende ki bu sancı.
Kafamın içi kazan gibi.
Ve bi hayli soldum ciğerlerime.
Sanırım kalabalıkların arasındaki yalnızlığımın sebebini buldum
"İnsanların sahte bağlarını sezmek"
ve yüksek farkındalığa sahip olmanın dehşeti ürkütücü duruyor.
Koruma iç güdüm bu sefer beni esir alıyor. Müthisşin hayat... Ve hala şaşırttığın için minnettarım.
Bir gün beni yanlış anlarsanız gelip sorun olur mu?
Ben yine de anlatırım doğrusunu
Yüzümü kızartacak denli vurmayın arkamdan olur mu?
Zira orası hayal kırıklıklarıyla dolu tanıyamam..
Hüzün düştü peşime, adım gibi izlerde,
Mahzenlerin karanlığını gördüm derin yüzünde.
Gördüm insanın hâlini,
Anladım destursuz hainliğini.
Şimdi hangi kalkan
Toplar bu kırıkları?
Kâbe’nin kapısı ağır;
Ben Ali değilim.
-F10
Yazılmışsa alın çizgine düşer,
Ne küfre bedeldir ne duaya geçer.
Kudretin kaleminde kırık satırlar,
Siler mi talihi en keskin dualar?
Mazide mühür, istikbalde sır,
Kimin alnında ne vakit kopar fırtınalar?
İsyan sadece sessizliğin yankısıdır,
Kader gülümserken gözyaşına.
-F10