Son günlerde gerek bana gerekse arkadaşlarıma benzer sorular yönelten, gönül koyan ya da sitem eden herkese saygı duyarak naçizane cevabım olsun…
Sn. Barış Göktürk’le yaklaşık 9 ay önce başlayan bir yol arkadaşlığımız var. Beni yakından tanıyanlar bilir ki; yoluna yoldaş olduğum insanı yolda bırakmam.
Mevcut seçim sürecinin sonunda bir görevim olur ya da olmaz, bunu bugün için ben de bilmiyorum. Ancak bilinmesini isterim ki; eğer herkes gibi benim de hayalim olan, evladıma miras bırakabileceğim bir görev nasip olursa, duruşumdan taviz vermeden kulübümün başarısı, yaklaşık 30 yıldır emek verdiğim büyük Fenerbahçe tribünü ve onun değerleri adına; tıpkı Sonsuz SadaKat yolculuğunda olduğu gibi mücadele edeceğim.
Çocuklarımıza Fenerbahçe sevgisini aşılamaya ve pekiştirmeye çalıştığımız; ancak bunu sportif başarılarla (özellikle futbol) destekleyemediğimiz bir dönemde, Dereağzı Tesisleri’nde planlanan 23 Nisan etkinliği bu açıdan kıymetliydi.
Ne var ki bugün gelen bilgilendirme mailine göre, geçen hafta Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki olaylar gerekçe gösterilerek etkinlik iptal edilmiş.
Oysa bu süreçten hem ebeveynler hem de çocuklar olumsuz etkilenmişken, böyle bir organizasyonun bir nebze moral ve motivasyon sağlaması mümkün olabilir, hatta hadiselerin yaşandığı okullardan öğrenciler davet edilip örnek olunabilirdi.
Özellikle yönetim kurulu ve başkanımızın farklı kutlama, etkinlik ve davetlerde aktif şekilde yer aldığı bu günlerde, çocuklara yönelik bu anlamlı organizasyonun iptalini doğru bulmuyorum.
İnsanlar sağlığından, psikolojisinden oluyor.
Neymiş; eski başkanlar prim açıklasınmış…
Başkan adayları prim koysun da samimiyetlerini görelimmiş…
Kulüp 3 milyon euro verecekmiş; 1 milyonunu başkan, kalanını yönetim kurulu tamamlayacakmış…
Bütün hafta hiçbir somut faydası olmayan bu “prim” tartışmasının içinde bir gündem yaratarak zaten kırılgan olan yapıya ekstra stres yüklendi.
Bu formayı giymek; başlı başına bir sorumluluk, bir onur, bir mücadele sebebiyken futbolcular sahada daha fazla koşmayı, daha fazla mücadele etmeyi alacağı ekstra prime endeksliyorlarsa, orada ciddi bir zihniyet ve yönetim sorunu vardır.
Umarım Galatasaray maçı için 1 kuruş prim açıklanmaz.
İnsanlar, içinde bulunduğumuz ortamın giderek artan güvensizliği nedeniyle çocuklarını tek başına herhangi bir yere göndermekte zaten tereddüt eder hale gelmişti.
Ne var ki bugün gelinen noktada, en güvenli liman olarak görülen okullara dahi evlatlarımızı gönül rahatlığıyla emanet edemeyecek noktaya geldik. Gerçekten hazin bir tablo.
Yıllardır buna benzer süreçlerde antreman ziyaretleri yaptık, baklavalar yedirdik, mektuplar yazdık, videolar izlettik, otobüs uğurladık. Pozitif katkısı ve sonuçları tartışılır. Acaba bu sefer motivasyon konusunda takımı tamamen salıp patronuna, Tedesco’ya mı bıraksak…
FB TV’deki birçok programın arka planında, Fenerium mağazasında, kulüp binasında, skorboard’daki gol sevinci videosunda ve daha birçok mecrada yer alan bu sancağın dalgalandığı hiçbir maçta (yurt içi, yurt dışı deplasmanlar dahil) mağlubiyetimiz yok. 🧿
Dün akşam, görüntülerin silinmesi üzerinden çeşitli hesaplar yaparak kanalın yatırımcılarından Barış Bey’e sadece başkan adayı olduğu için bel altı vuranlar vardı.
O ise tüm cezai yapt��rımları göze alarak görüntüleri yeniden yayınlattı.
Şimdi ise “yapının” baskısıyla kanalın hesapları askıya alındı.
Eleştirenler ise tabiki sessiz.
İşte YAPI’ya dair bir belge daha!
Trabzonspor - Galatasaray maçında yaşanan olayların videosu, arkadaşlara baskı yapılarak zorla kaldırılmıştı. Benim talimatımla, SKY Spor’da görüntüler tekrar yayınlandı. Gerçeklerin ortaya çıkması kimseyi rahatsız etmemeli.
Bugün, güç ve menfaat odaklarının ortak girişimiyle SKY Spor’un X hesabı askıya alındı.
Hem Sky Spor’un hesabının yeniden aktif olması, hem de gerçek görüntülerin sansürlenmeden yayınlanması için gerekli girişimler yapılıyor.
Bu vesileyle tekrardan yatırımcısı olduğum mecraları dikkatle takip ettiğimi ve radikal şekilde gereken aksiyonları en yakın zamanda alacağımı hep birlikte göreceğiz.