Ankara’da bir siyasi partinin mitinginde Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik atılan seviyesiz sloganlar; yalnızca Liderimizi değil, Türk milliyetçiliğinin köklü mücadelesini, ülkücü hareketin milli duruşunu ve milyonlarca dava insanının iradesini hedef almıştır.
Terörle mücadele üzerinden hamaset yapanlar; önce geçmişte kimlerle aynı masaya oturduklarını, kimlerle aynı siyasi zeminde yürüdüklerini ve milletimizin hafızasında yer eden tercihlerini sorgulamalı, içine düştükleri siyasi şizofreni için çareler aramalıdır.
Sabrımızı ve siyasi nezaketimizi acziyet zannedenler b��yük bir yanılgı içerisindedir. Hiç kimse ülkücü hareketin sükûnetini zafiyet, kararlılığını ise sessizlik olarak değerlendirmemelidir.
Bizim sadakatimiz makamlara değil; devlete, milletimize, kutlu davamıza ve Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’yedir. Liderimizin emrinde; devletimizin bekasını, milletimizin huzurunu ve Türk milliyetçiliğinin şerefli davasını son nefesimize kadar aynı inanç ve aynı kararlılıkla savunmaya devam edeceğimiz, herkes tarafından net bir şekilde bilinmelidir.
Muhataplarımıza bir hususu da özellikle hatırlatmak isteriz: Bir yanımız Yunus, bir yanımız Yavuz’dur bizim. Milletimizin huzuru ve devletimizin bekası için sabretmesini iyi biliriz; ancak yeri ve zamanı geldiğinde, kutlu davamıza ve Liderimize yönelen her türlü haksızlığa karşı en net duruşu ortaya koymaktan da asla çekinmeyiz!
Hakan YILDIRIM
Milliyetçi Hareket Partisi Adana il Başkanı
Koltuk, makam uğruna, Türk Milliyerçilerine=Ülkücülere işkence yapmakla övünenlerin hizmetine girip, çakallık yapanlar, Türk Milliyetçiliğinin Liderine dil uzatamazlar!
Biraz Milli duyguları kalmış olan partilileri, gerçeği görüp geri dönecek kapı ararken son çırpınışları bunlar
Ankara’da bir siyasi partinin mitinginde Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik atılan seviyesiz sloganlar; yalnızca Liderimizi değil, Türk milliyetçiliğinin köklü mücadelesini, ülkücü hareketin milli duruşunu ve milyonlarca dava insanının iradesini hedef almıştır.
Terörle mücadele üzerinden hamaset yapanlar; önce geçmişte kimlerle aynı masaya oturduklarını, kimlerle aynı siyasi zeminde yürüdüklerini ve milletimizin hafızasında yer eden tercihlerini sorgulamalı, içine düştükleri siyasi şizofreni için çareler aramalıdır.
Sabrımızı ve siyasi nezaketimizi acziyet zannedenler büyük bir yanılgı içerisindedir. Hiç kimse ülkücü hareketin sükûnetini zafiyet, kararlılığını ise sessizlik olarak değerlendirmemelidir.
Bizim sadakatimiz makamlara değil; devlete, milletimize, kutlu davamıza ve Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’yedir. Liderimizin emrinde; devletimizin bekasını, milletimizin huzurunu ve Türk milliyetçiliğinin şerefli davasını son nefesimize kadar aynı inanç ve aynı kararlılıkla savunmaya devam edeceğimiz, herkes tarafından net bir şekilde bilinmelidir.
Muhataplarımıza bir hususu da özellikle hatırlatmak isteriz: Bir yanımız Yunus, bir yanımız Yavuz’dur bizim. Milletimizin huzuru ve devletimizin bekası için sabretmesini iyi biliriz; ancak yeri ve zamanı geldiğinde, kutlu davamıza ve Liderimize yönelen her türlü haksızlığa karşı en net duruşu ortaya koymaktan da asla çekinmeyiz!
Hakan YILDIRIM
Milliyetçi Hareket Partisi Adana il Başkanı
Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’yi makamında ziyaret ederek hayır dualarını aldık.
Liderimizin emir ve talimatları doğrultusunda; teşkilatlarımızla omuz omuza, Cumhur İttifakı ruhuyla Adana’mıza, milletimize ve davamıza hizmet etmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Liderimize Cenab-ı Allah’tan sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.
Milliyetçi Hareket Partisi Adana il teşkilat organları parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Adana İl Başkanlığı görevine Hakan Yıldırım atanmıştır.
Koç Holding Şeref Başkanı Sayın Rahmi M. Koç ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sayın Ali Y. Koç, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’yi makamında ziyaret ederek Koç Topluluğu’nun 100. yılı münasebetiyle düzenlenecek etkinliğe ilişkin davetiyelerini takdim etmişlerdir.
Nazik ziyaretleri ve davetleri dolayısıyla kendilerine teşekkür ederiz.
🇹🇷 Makaralı Yay Kadın Milli Takımımızdan altın madalya 🥇
🏆 Okçularımız, Çin'de gerçekleştirilen Hyundai Okçuluk Dünya Kupası 2. ayağındaki finalde ABD'yi mağlup ederek altın madalyaya uzandı.
🏹 Hazal Burun
🏹 Emine Rabia Oğuz
🏹 Defne Çakmak
👏 Takımımızı tebrik ediyoruz!
Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonunda 26. Şampiyonluğunu kazanarak üst üste dördüncü kez şampiyon olan @GalatasaraySK camiasını, futbolcularını, teknik heyetini, yönetimini ve taraftarlarını tebrik ediyorum.
Şampiyon Galatasaray’a, Şampiyonlar Ligi’nde başarılar diliyorum.
İlçe Başkanımız Mehmet ŞAHİN başkanlığında gerçekleştirdiğimiz olağan yönetim kurulu toplantımızı birlik ve beraberlik içerisinde tamamladık. Toplantımıza iştirak eden Meclis Üyelerimiz Emrah ALYAPRAK ve Ahmet GÖRÜR’e nazik katılımlarından dolayı teşekkür ederiz. Birlik ruhuyla çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.
MHP ne zaman zor süreçlerden geçse, aidiyet hissi ve bağlılık şuuru yüksek Ülkücülerden oluşan kadrolar davaya ve kurumsal kimliğimize sahip çıkmıştır.
Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in fedakâr ve cefakâr mensupları, daha yolun başında edilen merbutiyet yeminine sadık kalmışlardır.
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ
GENEL MERKEZİ BASIN BİRİMİ
TARİH: 01/05/2026
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı – İstanbul Milletvekili Prof. Dr. E. Semih YALÇIN’ın, “Partisinde 15. Olağan Kongre Sürecinin Başlayacağına” dair yaptığı açıklama aşağıdadır.
Bilgilerinize sunulur.
MHP; Türk siyasi hayatına doğduğu 1969 Şubat’ından bu yana üstlendiği tarihî misyonu, milletimizin kadim değerlerinden ve binlerce yıllık birikiminden aldığı ilhamla 57 senedir sürdürmektedir.
O dönemden beri milletimizin birlik ve bütünlüğü, devletimizin bekası uğrunda verdiği kutlu siyasi mücadelede, MHP; kimi zaman bir kutup yıldızı, kimi zaman da istikamet pusulası işlevi üstlenmiştir.
MHP,
- 57 yılı aşan siyasi yürüyüşünde ihanetlerle sınanmış, fitne ve tefrikalarla imtihan edilmiştir.
- Bölünmelere, kopmalara, ayrışmalara uğramıştır.
- Karalama kampanyalarına, itibar suikastlarına ve ayak oyunlarına maruz kalmıştır.
- Entrikalarla engellenip yolundan döndürülmek istenmiştir.
- Buna rağmen, Türk milliyetçiliği davasının ana gövdesi ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in ve esas merkezi olma hususiyetini kaybetmeden yoluna devam etmiştir.
- Varlığını Türk milletinin refah ve saadetine adamıştır.
- Bölgesinde ve dünyada lider ülke olma hedefine kararlı ve güçlü adımlarla ilerleyen Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüne yönelen tehdit ateşlerini sinesinde söndürmeyi görev bilmiştir.
- Vesayet ve ipoteklerle inkıtalara uğratılan demokrasimizde millet iradesinin egemen kılınması için mücadele vermiştir.
- Millî egemenli��imizin kıskanç ve tavizsiz bekçiliği vazifesini şerefle ifa etmiştir.
- Demokrasimizin işleyişini zorlaştıran yapısal sorunların çözümüne müspet katkılarda bulunmayı amaç edinmiştir.
- Cumhuriyet’imizin yoluna çıkan manilerin ortadan kaldırılması, devlet çarkının işlemesi için çaba göstermiştir.
- Millî devlet bilincinin olgunlaşıp kökleşmesi için biteviye didinmiştir.
- Çözüm ve barış odaklı siyaset anlayışını yeğlemiş, kurumsal münasebetlerde uyum ve konsensüs aramayı ilke edinmiştir.
MHP Türk siyasi hayatındaki mümtaz yerini daima muhafaza ederken, gövdesinden kopan dallar zaman içinde birer birer kurumuştur.
MHP’yi oluşturan ana gövde; aslî ve fıtrî özelliklerini yitirmeden yeni filizler vererek büyümeye, yurdun dört bir tarafında kök salmaya devam etmiştir.
Kendini iğva edici beşerî menfaat ve maceraların kollarına bırakıp baştan çıkarıcı dünya heveslerinin hafifliğinde kaybolan sadakatsizlerse başkalaşmıştır.
MHP ne zaman zor süreçlerden geçse, aidiyet hissi ve bağlılık şuuru yüksek Ülkücülerden oluşan kadrolar davaya ve kurumsal kimliğimize sahip çıkmıştır.
Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in fedakâr ve cefakâr mensupları, daha yolun başında edilen merbutiyet yeminine sadık kalmışlardır.
Ülkücüler, ahde vefa ile sadakati bir haysiyet ve namus meselesi bilmişlerdir.
Aziz milletimiz de varlık sigortası olarak gördüğü MHP’yi hararet ve muhabbetle kucaklamıştır.
MHP’den ve teşkilatlarımızın çatısı altından ayrılmamayı şeref bilen ülkü sevdalıları, aziz milletimizin izhar ettiği kadirşinaslığın karşılığını, onun yüksek değerlerine bağlılıktan şaşmayarak verme gayretinde olmuştur.
Bu bağlamda MHP ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket, milletimizin güvencesi olma fonksiyonunu bütün gücüyle yerine getirmeye çabalamıştır.
MHP, bugün de bilge lideri Devlet Bahçeli’nin rehberliğinde Türkiye’nin girift sorunlarının çözümü yolunda takip ettiği isabetli ve tutarlı politikalarla göz doldurmaktadır.
Sayın Genel Başkanımızın büyük bir ferasetle gündeme taşıdığı Terörsüz Türkiye olgusu, bu bağlamda değerlendirilmelidir.
Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye adımıyla ezberleri bozmakla kalmayıp tabuları yıkmıştır.
Ön yargıları kırmış, klişeleşmiş sloganları değiştirmiştir.
Fitne ve tefrikayı etkisiz hâle getirmiş, algı oyunlarını boşa çıkarmıştır.
MHP Lideri Devlet Bahçeli tarafından ortaya atılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sahiplenmesiyle devlet politikası hâline gelen Terörsüz Türkiye hamlesi, siyasi partiler için bir turnusol kâğıdı işlevi görmüştür.
Akla kara net şekilde ayrılmıştır.
Samimilerle ikiyüzlüler, yalancılarla dürüstler, kurusıkı atanlarla hedefe isabet ettirenler tefrik edilmiştir.
Milletimizin gerçek sevenleriyle sözde dostları bu sayede ayan beyan ortaya çıkmıştır.
Kimin itibarının yüksek, kiminin kaç paralık olduğu bu şekilde zihinlerde billurlaşmıştır.
Siyaset tartısında kimin sıkletinin kaç gram, kimin kelamının kaç kırat ettiği bu suretle anlaşılmıştır.
Terörsüz Türkiye, bir devran aynası gibi herkesin gerçek yüzünü teşhir etmiştir.
Bununla beraber ülkeye huzur, sükûn ve iç barışı; dışarıya da birliği, bütünlüğü ve kardeşlik hukukunu yansıtmanın pek âlâ mümkün olduğunu ispatlamıştır.
Bunun içindir ki Terörsüz Türkiye, toplum nezdinde ve kamuoyunda beklenenin de fevkinde rağbet görmüştür.
Milletimiz, terörün ve şiddetin bir siyaset biçimi ve aracı olarak kullanılmasına hayır demiştir.
Milletimiz, Terörsüz Türkiye’ye sahip çıkmıştır.
Bu itibarla, Terörsüz Türkiye hususunda pozitif tavır sergileyen bütün kişi, kurum ve örgütlerin şu ana kadar aldıkları pozisyonları terk etmeleri âdeta imkânsızdır.
Özellikle bu olgunun kapısından bir kere giren siyasi aktörlerin, makul, meşru ve somut bir gerekçeye yaslanmadan geri dönmeleri muhal görünmektedir.
Muhalif ve muarızların tepinmesi, ayak diretmesi ise beyhudedir, nafile gayrettir.
Yani Terörsüz Türkiye, herkes ve her kesim için bağlayıcı olmuştur.
O hâlde bu kervan yürüyecektir.
Milletimiz terörsüz bir dünyayı hak etmektedir.
Ülkemiz toplumsal barış ve huzura layıktır.
Öte yandan Terörsüz Türkiye; politika sahnesinde bazıları için bir fırsat kapısı, bazıları içinse telaş ve endişe vesilesi olmuştur.
Şimdi zaman, bu fırsatı toplumsal barış lehinde değerlendirmek isteyenlerin aktif olma zamanıdır.
Dem; Türkiye partisi olma ve meşru siyasete entegrasyon sözü verenlerin, sözlerini yerine getirme Dem’idir.
Vakit; bölücü terör örgütünün fesih, silahları bırakma ve devletin emin ellerine teslim olma sürecinin gereklerini eksiksiz yerine getirme vaktidir.
Terörsüz Türkiye, aynı zamanda bir samimiyet ve hüsnüniyet imtihanıdır.
Şartlar olgunlaştığında TBMM de devreye girecek ve gereken düzenlemeler yapılacaktır.
Bu arada gözlerimiz, Terörsüz Türkiye seçeneği devreye girip propaganda ve istismar silahı elinden alınınca sudan çıkmış balığa dönen sahte kahramanların üzerindedir.
Maskesi düşen bazı siyasi aktörlerin yeni maske ve paravanlar bulma arayışını görmezden gelemeyiz.
Büründüğü kuzu postu sıyrılanların, can havliyle tabakhanelerdeki kokmuş derilere hücum edişini içimiz acısa da takip etmekteyiz.
Sözde demokrat kostümü yırtılanların, kürsüde heybetli görünmek için yaban ellerdeki terzilere durumu kurtaracak atlas libaslar sipariş ettiğini bilmekteyiz.
Sözde vatanseverlik boyası dökülenlerin, kirli yüzlerini gizlemek için kripto boyalara boyanma telaşını ibretle seyretmekteyiz.
Sözde milliyetçi/muhafazakâr bazı particik ve mahfillerin, Türkiye’nin geleceğini terör ipoteğinden kurtarmak için sarf ettiğimiz çabalardan ihanet masalı çıkarma alçaklığını, gaflet ve dalaletlerine hatta hıyanetlerine vermekteyiz.
Aziz milletimize huzur, ferah ve esenlik iklimini teneffüs etmeyi çok görenlerin; sosyal ve siyasi barışın Cumhur İttifakı eliyle tesisini hazmedemeyenlerin, Terörsüz Türkiye gerçeğine arsızca çamur atmaktan vazgeçmemesini, çaresizliklerine ve perişanlıklarına bağlamaktayız.
Yüreklerindeki pası ve pisliği kamuoyu vicdanına bulaştırmak için MHP’ye yönelik iftira ve yalan siyasetini enstrüman olarak kullananların millet nezdinde nasıl alay konusu olduğunu tebessümle takip etmekteyiz.
Milletimizin eskide kalması gereken netameli ve badireli günlerde yaşamasını siyasi çıkarlarına uygun görenlerin, aleyhimizdeki karalama ve suçlama kampanyalarını pişkin pişkin devam ettirdiğini teessürle gözlemlemekteyiz.
Lakin artık dava millete intikal etmiş ve Terörsüz Türkiye kamu vicdanında sahiplenilmiştir.
Millet iradesi çoktan devreye girmiştir.
Yalan, talan, entrika, desise milletimize sökmeyecektir.
Algı operasyonlarına, toplum mühendisliklerine itibar edilmeyecektir.
Ayrıca MHP kadroları muarızlarının oyunlarını bozacak güçtedir.
MHP teşkilatları, aleyhindeki propagandaları etkisiz hâle getirecek kuvvettedir.
MHP ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket, milletimizi aydınlık bir geleceğe taşıyacak irade, azim ve dinamizme sahiptir.
27 Nisan 2026 günü yapılan MYK toplantımızda, bütün bu çarpıcı hakikatler ele alınmış; MHP’nin teşkilat faaliyetleri kapsamında da yeni bir takvim belirlenmiştir.
Buna göre MHP’nin müstakbel olağan büyük kurultay hazırlıkları bağlamında ilçe ve il kongrelerinin 7 Mayıs 2026 tarihinde başlatılması kararlaştırılmıştır.
Ayrıca, kongre sürecinin tamamlanmasının ardından MHP’nin 15. Olağan Kurultayının da gelecek yıl 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi uygun görülmüştür.
Bu vesileyle çok kıymetli emekçi ve işçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü gönülden kutlarız.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ
GENEL MERKEZİ BASIN BİRİMİ
TARİH: 01/05/2026
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı – İstanbul Milletvekili Prof. Dr. E. Semih YALÇIN’ın, “Partisinde 15. Olağan Kongre Sürecinin Başlayacağına” dair yaptığı açıklama aşağıdadır.
Bilgilerinize sunulur.
MHP; Türk siyasi hayatına doğduğu 1969 Şubat’ından bu yana üstlendiği tarihî misyonu, milletimizin kadim değerlerinden ve binlerce yıllık birikiminden aldığı ilhamla 57 senedir sürdürmektedir.
O dönemden beri milletimizin birlik ve bütünlüğü, devletimizin bekası uğrunda verdiği kutlu siyasi mücadelede, MHP; kimi zaman bir kutup yıldızı, kimi zaman da istikamet pusulası işlevi üstlenmiştir.
MHP,
- 57 yılı aşan siyasi yürüyüşünde ihanetlerle sınanmış, fitne ve tefrikalarla imtihan edilmiştir.
- Bölünmelere, kopmalara, ayrışmalara uğramıştır.
- Karalama kampanyalarına, itibar suikastlarına ve ayak oyunlarına maruz kalmıştır.
- Entrikalarla engellenip yolundan döndürülmek istenmiştir.
- Buna rağmen, Türk milliyetçiliği davasının ana gövdesi ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in ve esas merkezi olma hususiyetini kaybetmeden yoluna devam etmiştir.
- Varlığını Türk milletinin refah ve saadetine adamıştır.
- Bölgesinde ve dünyada lider ülke olma hedefine kararlı ve güçlü adımlarla ilerleyen Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüne yönelen tehdit ateşlerini sinesinde söndürmeyi görev bilmiştir.
- Vesayet ve ipoteklerle inkıtalara uğratılan demokrasimizde millet iradesinin egemen kılınması için mücadele vermiştir.
- Millî egemenliğimizin kıskanç ve tavizsiz bekçiliği vazifesini şerefle ifa etmiştir.
- Demokrasimizin işleyişini zorlaştıran yapısal sorunların çözümüne müspet katkılarda bulunmayı amaç edinmiştir.
- Cumhuriyet’imizin yoluna çıkan manilerin ortadan kaldırılması, devlet çarkının işlemesi için çaba göstermiştir.
- Millî devlet bilincinin olgunlaşıp kökleşmesi için biteviye didinmiştir.
- Çözüm ve barış odaklı siyaset anlayışını yeğlemiş, kurumsal münasebetlerde uyum ve konsensüs aramayı ilke edinmiştir.
MHP Türk siyasi hayatındaki mümtaz yerini daima muhafaza ederken, gövdesinden kopan dallar zaman içinde birer birer kurumuştur.
MHP’yi oluşturan ana gövde; aslî ve fıtrî özelliklerini yitirmeden yeni filizler vererek büyümeye, yurdun dört bir tarafında kök salmaya devam etmiştir.
Kendini iğva edici beşerî menfaat ve maceraların kollarına bırakıp baştan çıkarıcı dünya heveslerinin hafifliğinde kaybolan sadakatsizlerse başkalaşmıştır.
MHP ne zaman zor süreçlerden geçse, aidiyet hissi ve bağlılık şuuru yüksek Ülkücülerden oluşan kadrolar davaya ve kurumsal kimliğimize sahip çıkmıştır.
Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in fedakâr ve cefakâr mensupları, daha yolun başında edilen merbutiyet yeminine sadık kalmışlardır.
Ülkücüler, ahde vefa ile sadakati bir haysiyet ve namus meselesi bilmişlerdir.
Aziz milletimiz de varlık sigortası olarak gördüğü MHP’yi hararet ve muhabbetle kucaklamıştır.
MHP’den ve teşkilatlarımızın çatısı altından ayrılmamayı şeref bilen ülkü sevdalıları, aziz milletimizin izhar ettiği kadirşinaslığın karşılığını, onun yüksek değerlerine bağlılıktan şaşmayarak verme gayretinde olmuştur.
Bu bağlamda MHP ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket, milletimizin güvencesi olma fonksiyonunu bütün gücüyle yerine getirmeye çabalamıştır.
MHP, bugün de bilge lideri Devlet Bahçeli’nin rehberliğinde Türkiye’nin girift sorunlarının çözümü yolunda takip ettiği isabetli ve tutarlı politikalarla göz doldurmaktadır.
Sayın Genel Başkanımızın büyük bir ferasetle gündeme taşıdığı Terörsüz Türkiye olgusu, bu bağlamda değerlendirilmelidir.
Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye adımıyla ezberleri bozmakla kalmayıp tabuları yıkmıştır.
Ön yargıları kırmış, klişeleşmiş sloganları değiştirmiştir.
Fitne ve tefrikayı etkisiz hâle getirmiş, algı oyunlarını boşa çıkarmıştır.
MHP Lideri Devlet Bahçeli tarafından ortaya atılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sahiplenmesiyle devlet politikası hâline gelen Terörsüz Türkiye hamlesi, siyasi partiler için bir turnusol kâğıdı işlevi görmüştür.
Akla kara net şekilde ayrılmıştır.
Samimilerle ikiyüzlüler, yalancılarla dürüstler, kurusıkı atanlarla hedefe isabet ettirenler tefrik edilmiştir.
Milletimizin gerçek sevenleriyle sözde dostları bu sayede ayan beyan ortaya çıkmıştır.
Kimin itibarının yüksek, kiminin kaç paralık olduğu bu şekilde zihinlerde billurlaşmıştır.
Siyaset tartısında kimin sıkletinin kaç gram, kimin kelamının kaç kırat ettiği bu suretle anlaşılmıştır.
Terörsüz Türkiye, bir devran aynası gibi herkesin gerçek yüzünü teşhir etmiştir.
Bununla beraber ülkeye huzur, sükûn ve iç barışı; dışarıya da birliği, bütünlüğü ve kardeşlik hukukunu yansıtmanın pek âlâ mümkün olduğunu ispatlamıştır.
Bunun içindir ki Terörsüz Türkiye, toplum nezdinde ve kamuoyunda beklenenin de fevkinde rağbet görmüştür.
Milletimiz, terörün ve şiddetin bir siyaset biçimi ve aracı olarak kullanılmasına hayır demiştir.
Milletimiz, Terörsüz Türkiye’ye sahip çıkmıştır.
Bu itibarla, Terörsüz Türkiye hususunda pozitif tavır sergileyen bütün kişi, kurum ve örgütlerin şu ana kadar aldıkları pozisyonları terk etmeleri âdeta imkânsızdır.
Özellikle bu olgunun kapısından bir kere giren siyasi aktörlerin, makul, meşru ve somut bir gerekçeye yaslanmadan geri dönmeleri muhal görünmektedir.
Muhalif ve muarızların tepinmesi, ayak diretmesi ise beyhudedir, nafile gayrettir.
Yani Terörsüz Türkiye, herkes ve her kesim için bağlayıcı olmuştur.
O hâlde bu kervan yürüyecektir.
Milletimiz terörsüz bir dünyayı hak etmektedir.
Ülkemiz toplumsal barış ve huzura layıktır.
Öte yandan Terörsüz Türkiye; politika sahnesinde bazıları için bir fırsat kapısı, bazıları içinse telaş ve endişe vesilesi olmuştur.
Şimdi zaman, bu fırsatı toplumsal barış lehinde değerlendirmek isteyenlerin aktif olma zamanıdır.
Dem; Türkiye partisi olma ve meşru siyasete entegrasyon sözü verenlerin, sözlerini yerine getirme Dem’idir.
Vakit; bölücü terör örgütünün fesih, silahları bırakma ve devletin emin ellerine teslim olma sürecinin gereklerini eksiksiz yerine getirme vaktidir.
Terörsüz Türkiye, aynı zamanda bir samimiyet ve hüsnüniyet imtihanıdır.
Şartlar olgunlaştığında TBMM de devreye girecek ve gereken düzenlemeler yapılacaktır.
Bu arada gözlerimiz, Terörsüz Türkiye seçeneği devreye girip propaganda ve istismar silahı elinden alınınca sudan çıkmış balığa dönen sahte kahramanların üzerindedir.
Maskesi düşen bazı siyasi aktörlerin yeni maske ve paravanlar bulma arayışını görmezden gelemeyiz.
Büründüğü kuzu postu sıyrılanların, can havliyle tabakhanelerdeki kokmuş derilere hücum edişini içimiz acısa da takip etmekteyiz.
Sözde demokrat kostümü yırtılanların, kürsüde heybetli görünmek için yaban ellerdeki terzilere durumu kurtaracak atlas libaslar sipariş ettiğini bilmekteyiz.
Sözde vatanseverlik boyası dökülenlerin, kirli yüzlerini gizlemek için kripto boyalara boyanma telaşını ibretle seyretmekteyiz.
Sözde milliyetçi/muhafazakâr bazı particik ve mahfillerin, Türkiye’nin geleceğini terör ipoteğinden kurtarmak için sarf ettiğimiz çabalardan ihanet masalı çıkarma alçaklığını, gaflet ve dalaletlerine hatta hıyanetlerine vermekteyiz.
Aziz milletimize huzur, ferah ve esenlik iklimini teneffüs etmeyi çok görenlerin; sosyal ve siyasi barışın Cumhur İttifakı eliyle tesisini hazmedemeyenlerin, Terörsüz Türkiye gerçeğine arsızca çamur atmaktan vazgeçmemesini, çaresizliklerine ve perişanlıklarına bağlamaktayız.
Yüreklerindeki pası ve pisliği kamuoyu vicdanına bulaştırmak için MHP’ye yönelik iftira ve yalan siyasetini enstrüman olarak kullananların millet nezdinde nasıl alay konusu olduğunu tebessümle takip etmekteyiz.
Milletimizin eskide kalması gereken netameli ve badireli günlerde yaşamasını siyasi çıkarlarına uygun görenlerin, aleyhimizdeki karalama ve suçlama kampanyalarını pişkin pişkin devam ettirdiğini teessürle gözlemlemekteyiz.
Lakin artık dava millete intikal etmiş ve Terörsüz Türkiye kamu vicdanında sahiplenilmiştir.
Millet iradesi çoktan devreye girmiştir.
Yalan, talan, entrika, desise milletimize sökmeyecektir.
Algı operasyonlarına, toplum mühendisliklerine itibar edilmeyecektir.
Ayrıca MHP kadroları muarızlarının oyunlarını bozacak güçtedir.
MHP teşkilatları, aleyhindeki propagandaları etkisiz hâle getirecek kuvvettedir.
MHP ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket, milletimizi aydınlık bir geleceğe taşıyacak irade, azim ve dinamizme sahiptir.
27 Nisan 2026 günü yapılan MYK toplantımızda, bütün bu çarpıcı hakikatler ele alınmış; MHP’nin teşkilat faaliyetleri kapsamında da yeni bir takvim belirlenmiştir.
Buna göre MHP’nin müstakbel olağan büyük kurultay hazırlıkları bağlamında ilçe ve il kongrelerinin 7 Mayıs 2026 tarihinde başlatılması kararlaştırılmıştır.
Ayrıca, kongre sürecinin tamamlanmasının ardından MHP’nin 15. Olağan Kurultayının da gelecek yıl 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi uygun g��rülmüştür.
Bu vesileyle çok kıymetli emekçi ve işçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü gönülden kutlarız.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin Türk gençliğinin omuzlarında yükseldiği gündür.
3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin karakter mayasıdır.
3 Mayıs, şahsiyet ve aidiyet iradesinin tarihî ilanıdır.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Biz, kökleri Asya’nın derinliklerine inen, dalları Avrupa ufkuna uzanan, gölgesi Afrika’ya düşen büyük bir medeniyetin tecessüm etmiş devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’yiz. Bize dar bir yer göstermeye çalışanlar, büyük milletlerin harita cetvelleriyle anlaşılamayacağını hâlâ idrak edememiş olanlardır.
"Bizim sükûnetimiz zaaf diye okunamaz.
Bizim sabrımız geri çekilme işareti olarak yorumlanamaz.
Bizim serinkanlılığımız tereddüt perdesi san��lamaz.
Bunların her biri, asırların süzdüğü devlet aklının, acıyı taşıma kudretinin ve tansiyonu yönetme kabiliyetinin tezahürüdür."
Divan Kurulu Toplantımızı gerçekleştirdik.
Alınan kararların teşkilatımız ve Çukurova’mız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.
Adana’nın K❤️lbi Çukurova’da, birlik ve kararlılıkla çalışmalarımıza devam ediyoruz.