Haksız hukuksuz gözaltıların devamı olarak bugün Gebze'de ablamdayken gözaltına alındım.
Adanalı kardeşlerim ve aziz milletim, bilin ki sadece verdiğiniz kutsal görevi layıkıyla yapmaya çalıştım. 24 saat hizmet ettim. Boyun eğmedim, eğmem de. Dürüstlükten taviz vermedim.
En kısa sürede özgürlükte buluşacağız. İyiyim, sevenlerim endişe etmesin.
Zeydan Karalar
#Saraçhane, 100 gündür süren adaletsizliğe karşı milyonların vicdanı oldu.
Adalet için buradayız.
Demokrasi için buradayız.
Umut için buradayız.✌🏼
İrademizi gasp etmeye çalışanlara karşı #saraçhanedeyiz !
İzmit Belediyesi, çocuklara yönelik eğitici ve keyifli etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. 10-11 Mayıs tarihleri arasında İzmit Oyuncak Müzesi’nde düzenlenecek özel atölyelerle çocuklar hem eğlenecek hem de öğrenecek.
https://t.co/hZodrDFMYg
Ekrem İmamoğlu’nun resmi sosyal medya hesabına getirilen erişim engeli, sadece bir kişiye değil, milyonların sesine vurulmuş bir sansürdür. Bu hukuksuzluğu en güçlü şekilde kınıyoruz.
Ancak bilinmelidir ki; adaletin susturulmak istendiği her yerde, biz daha gür konuşacağız.
Bu hesabım erişim engeli kalkana kadar Ekrem İmamoğlu’nun sesi olmaya devam edecek ve onun adına kullanılacaktır.
Aziz milletim;
Ya adalet, ya sefalet… Artık önümüzde başka seçenek yok.
Türk yargı tarihinin en büyük rezaletini yaşatanlar haklarında suç duyurusunda bulundum ve bulunmaya devam edeceğim.
Bir avuç muhterisin ülkemize ödettiği bedelin, yedikleri kul hakkının tarifi yok. Bu bedeli; emekli, işçi, dar gelirli, işsiz, öğrencilerimiz, çocuklarımız ve gençlerimizle birlikte ödüyoruz.
Milletimize tam bir sefalet yaşatan bu bir avuç muhterise soruyorum;
Usulsüz yargılama ve operasyonlar, tutuklamalar, ben dâhil birçok insanının pislik içindeki nezarette günlerce bekletildiği gözaltı süreçleri, kayyumlar vs ile siz neye hizmet ediyorsunuz?
Yalancı şahitler ve tanıklar üretmeyi, itirafçı ve iftiracı oluşturmayı, masumları tutuklamayı ya da tutuklamakla korkutmayı, "hapisten çıkamazsınız" diyerek tehdit etmeyi yüce Türk yargısına nasıl yakıştırıyorsunuz?
Şimdi de avukatları gözaltına almanın, korkutmanın ve insanların görevlerini yapmalarını engelleme çabasındasınız.
Yeter artık!
Kimsiniz siz, kime ve neye hizmet ediyorsunuz? Kimden öğrendiniz bu usulleri? İnsanların namusuna ve haysiyetine saldırmaktan hicap duymuyor musunuz?
Milletime sesleniyorum:
Bu bir avuç muhteris, hem millete hem de devlete büyük zarar veriyorlar. Şikayetçi olun, susmayın ve sesinizi yükseltin.
Cumhurbaşkanına ve çevresine sesleniyorum!
Bir avuç kötü niyetli muhteris; ihanetleri ile yine aldatılmanızı mı sağlıyor?
“Turpun büyüğü”, “dananın kuyruğu” diyerek sizi bir kez daha mı boşa düşürüyorlar?
Kumpas, yalan, dolan, fitne, fesat, gizli tanık, iftiracı zorlamaları vs bunların hepsi boş işler.
Yeter sürekli aldatıldığınız! Olan bu yoksullaştırılmış, gariban millete oluyor.
Bakın millet nasıl ağır bir bedel ödüyor:
•45 milyar dolar rezerv birkaç günde eridi.
•1,5 yıllık ekonomik program ve ödenen ağır bedel çöp oldu.
•Emekli, genç, işçi, memur, çiftçi sefil oldu.
•Adalete güven kökünden sarsıldı, sistem çürüdü.
•Gençler başta olmak üzere millet, gelecek umudunu yitirdi.
•Kapı kapı gezip ikna etmeye çalıştığınız uluslararası yatırımcı arkasına bile bakmadan geri dönmemek üzere gitti.
Uyarılarımı yapıyorum, çünkü artık bu ülkenin geleceği adına en kritik dönemeçlerden birindeyiz.
Cumhurbaşkanının çevresinde, makamını ve gücünü değil kendisini gerçekten kalpten seven birileri kalmışsa, kendisini bu aziz milletin ve kadim devletin bekası için uyarsın.
Çok şükür millet uyandı ve uyarılarını meydanlarda yapıyor. Asıl büyük dersi ise sandıkta verecek.
Sandık gelecek, o bir avuç haktan ve hukuktan nasiplenmemiş olanlar milletten cevabını alacak.
"Hakim olacağım, savcı olacağım seni kurtaracağım" diye notlar yazmışsınız.
Siz benim arkamda dağ gibi duruyorsunuz ya, benim sırtım yere gelmez canlarım. Mektuplarınız, çizdiğiniz resimler bana ulaşıyor güzel evlatlarım. Sizden çok büyük güç alıyorum, lütfen göndermeye devam edin.
Partimizin bu hafta sonu yapacağı olağanüstü kurultayında Genel Başkan adayı olmayacağım.
Aday olmam için imza toplayan, ısrar eden ve çalışan bütün kardeşlerime teşekkürlerimi iletiyorum.
Aday olmama kararımın nedeni;
“Aday olursan yüzüne tükürürler.” diyen siyasetçilerin tehditleri değildir çünkü çalanların yüzüne tükürülür ve ben çalmadım.
Aday olmama kararımın nedeni;
“Aday olursan taşlarlar.” söylemi ile organize edilmiş linç kampanyalarından korktuğum için değildir çünkü yürüdüğüm yolda ölüm dahil hiçbir korkuya yer vermedim, korkmam!
Aday olmama kararımın nedeni;
“Hangi yüzle aday olacaksın!” diyen, sözüm ona muhalif sanılan, müesses nizamın askerleri ve paranın tetikçileri olmuş medya mensuplarının iftiraları değildir çünkü ülkem ve partim için verdiğim mücadelem milletimin vicdanına emanettir.
Aday olmama kararımın nedeni;
Partimizi iç çekişmelere sevk etmemek,
dikkatleri mücadele alanından başka alanlara çekmemek içindir.
Kurultayımız milletimize, ülkemize ve partimize hayırlı olsun.
Biz, gölgemiz olsun ve milletimiz hiçbir tehditten korkmasın diye güneşin altında durmayı görev bilen bir gelenekten geldik.
Selam olsun, güneşin altında durabilmeyi göze alanlara…
Bir siyasetçinin annesine hakaret edilmesi; bir annenin, kadının bu şekilde siyasete malzeme edilmeye çalışılması asla kabul edilemez. Annelerin hatırasına saldırmaya çalışmak hangi vicdana sığar?
Biz bu ülkede annelere, kadınlara, kız çocuklarına gösterilen her türlü şiddetin karşısında durduk. Durmaya da devam edeceğiz. Vicdanımızdan, barıştan ve sevgiden asla uzaklaşmayacağız. Hangi görüşten, inançtan, kökenden olursak olalım özellikle biz kadınlar sevgi dilini kullanacağız. Nefretten iyilik doğmaz, biliyoruz. İşte bu yüzden tüm kötü niyetin karşısında her zaman birbirimize sahip çıkacağız.
Siyasi tarihimizin gördüğü en büyük adaletsizliklerden biriyle karşı karşıyayım.
Elbette 19 Mart darbesine karşı meşru her yolu kullanarak mücadele edeceğiz.
Ancak bu darbe için bile, ekmek gibi su gibi hava gibi mübarek bildiğim annelerimize hakaretler yağdırılmasına gönlüm razı gelmez.
Cumhurbaşkanının annesine yönelik hakaretleri tüm kalbimle sonuna kadar kınıyorum. Bu vesileyle kendisine yüce Yaradan’dan tekrar rahmet diliyorum.
Cezaevinde olmamızı fırsat bilip annemle, eşimle ve ailemle ilgili ahlaksız paylaşımlar yapan kişilerle ilgili de savcılığı göreve davet ediyorum.
Her konuda re’sen, jet hızında soruşturma açanlar söz konusu bizim ailemiz olunca kafasını sokacak yer arıyor.
Biz iktidara gelince sizin bize yaptığınızı yapmayacağız. Adalet herkesin güvencesi olacak, hukuk herkesin can ve mal güvenliğini sağlayacak, kimse kimsenin malına mülküne, şerefine, onuruna, haysiyetine el uzatamayacak.