Modern zamanlarda insan, bilginin hamalı ama hikmetin fakiri. Her şeyi arama motorlarında bulabileceğini sanan zihin, bulduğu her cevapla birlikte hayret duygusunu biraz daha kaybediyor. Oysa aramak, bulduğunu sanmaktan evladır.
Felsefe hayretle başlamıştı. Eskiler, insanın düşünmeye, şaşırdığı için başladığını söyler ve ‘hayret hikmetin kapısıdır’ derlerdi. Hayreti bir cehalet hali değil, ilmin ve irfanın kapısı sayarlardı. Bildiğini sananın önünde kapalı duran, bilmediğini bilenin önünde ardına kadar açılan bir kapı. Cehalet, hayretsizlikti.
Diğer canlılar yiyecek ve güvenlik peşinde koşarken insan, varlığın kendisi karşısında durup şaşırabilen tek mahluktur.
Hayret, bin kez gördüğümüz şeyi yeni ve bambaşka bir ışık altında ilk kez görüyormuş gibi görmemizi sağlar.
Hayret(l)e açılan göz, varlığın sevincine açılır.
Gençler!
Bizler bu toprakların özüyüz, tarihiyiz, ruhuyuz. Üniversitelerde sizlere zenci muamelesi yapmaya kalkanlara; inancımıza, tarihimize, ülkemize düşmanlık yapanlara asla izin vermeyin. Müslümana merhamet ne kadar yakışırsa özgüven ve cesaret de o denli yakışır.
Irak’ta 1 milyon sivilin öldürülmesine doğrudan ve dolaylı şekilde neden olan, Gazze’de 100 bin masum insanın İsrail tarafından katledilmesine en büyük desteği veren ve son olarak İran’da hastaneleri ve okulları vurarak katliam yapan, Siyonizmin en büyük hizmetkarı olan ABD Yönetimi’ne şirin gözükmek için dün akşam Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün ışıklandırmasını ABD bayrağının renkleriyle yapan zihniyeti kınıyoruz.
Kuran-ı Kerim’le dalga geçen Deniz Göktaş’ı el üstünde tutan güruhu Cevat Rıfat Atilhan şöyle tarif ediyor: “Sayıları az olduğu halde Ahmet, Mehmet ismini taşıyan dönmeleri Türk mü sayacağız? Bize Hürriyet alemdarı diye tanıtılan nice insan var ki damarlarında yahudi kanı taşır.”
Yavaş ölüm : Kapitalizm seni bir kurşunla öldürmez. Fazla mesaiyle, borçla, fast food'la, 'biraz daha dayan'larla öldürür. Ölümün bir olay değil, yaşam biçimin olur. Yaşamını sürdüren şeyler, aynı zamanda seni tüketen şeylerdir.
***SİNCANLI MÜDÜR NE DİYOR!***
Aynı yöntemle siz seçerseniz liyakatsiz, ben seçersem liyakatli olur, diyor. Ben sizden daha iyi seçerim, çünkü ben başarılı bir müdürüm diyor.
Ben seçersem bayrağa, vatana hizmet eder, siz seçerseniz başka yerlere hizmet eder diyor! Çünkü başarılı bir müdürüm diyor. Kendi kendini başarılı ilan ediyor.
Bunları söylüyor, ancak kamuoyu söylemediklerini öğrenince fiyakası bozuluyor. Suçsuzluk karinesi gereği biz de sabık müdürü peşinen suçlu ilan etmeyelim, uzun sürmez, soruşturmalardan ne çıkacağını elbet öğreniriz.
Anlaşılan bu çok başarılı ve fenomen müdürümüzün bazı bilgi eksiklikleri var. Yardımcı olmak isterim açıkçası:
Sn. Başarılı Müdür:
Öncelikle şunu düzeltelim, sendika üyesi olmak, laf arasında sıkıştırdığın gibi kötü bir şey değil, tam aksine sendika üyesi olmak bir dava adamı olmak demektir. İdeali uğruna inisiyatif almak, yollara düşmek, yüreği yetmeyenlere inat mücadele etmektir. Hele de sendika yöneticisi olmak yürekli insanların işidir.
Sergilediğin artistliğin dayanağı, liyakatli yönetici seçme ilkesi ve proje okul uygulamasında yaşanan tıkanıklıkla ilgilidir. Senin yücelttiğin yöntemin, mevcut uygulanan yöntemden ne farkı var? Sen kafana göre müdür yardımcısı seçebilirsin ancak seni o makama getiren, orada tutan, en küçük olayda hesap sorulan yetkililer müdür yardımcısı seçemez, öneremez öyle mi?
Bin kere yazdık, bir kere daha yazalım, “En iyi yönetici seçme yöntemi sınavdır.” söylemi, kocaman bir masaldan ibarettir.
Belli süre öğretmenlik, mevcut durum tespitini yapan ek 1, sınav ve yüzde 15 olur 25 olur sözlü puanı ile seçilen, eğitime alınan, yetiştirilen ve yıllara göre değil başarıya göre yükseltilen bir yöntem en doğru sonucu verecektir. Uzun yılların birikimi ile bunu bilir bunu söylerim. Gerisi masaldan ibarettir.
Proje okullarla ilgili ise sayıları keşke bir yerden sonra sabitleyebilseydik. Önemli okullardır. Başarılı çocuklarımızı, becerikli yöneticilerimizin organizasyonuyla iyi öğretmenlerimizle geleceğe hazırlama çabasıdır. Önemli bir eğitim hamlesidir. Belli bir sisteme oturacaktır.
Eğitimde yeni hamle, proje okulları boğmakla değil Anadolu liselerinin sayısını azaltarak meslek liselerinin sayısını ve başarısını artırmakla yakalanacaktır. Sn. Başarılı Müdür, sana değer vererek arayan sendika temsilcisi, böylesine büyük bir teşkilat hafızası ve aklıyla aramıştır muhtemelen. Keşke, yüreğin yetseydi de atanan ve kim olduğunu bilmediğin yeni müdür yardımcılarını liyakatsiz ilan etmeseydin.
İstifa bir tercihtir, ancak bu alanda şov yapmak ve yapı, liyakat, bayrak vs. büyük laflar etmek sorumsuzluktur. Üç günlük sahte şöhret için bir sürü zahmete katlanmış, tıraş olmuş, giyinmiş, video çekmiş, basın açıklaması yazmışsın. Boşuna yorulmuşsun.
Okullarımızda işini yapan, başarıdan başarıya koşan binlerce başarılı müdürümüze selam olsun.
Öyle bir döneme geldik ki; ürünün sahtesi, evrağın sahtesi, hesabın sahtesi, niyetin sahtesi… Her gün yeni bir dolandırıcılık hikâyesi duyuyoruz. Dürüstlüğün haber değeri taşıdığı bir yerde asıl sorgulanması gereken şey, sahtekârlığın ne kadar sıradanlaştığıdır.
@Necati1965 Asıl yazdıklarınızın tümünü görevini yapmayan, bu aziz milletin evlatlarına gereken sevgi ve saygıyı göstermeyen, kendini yenilemeyen öğretmenler yapıyor.
CHP’li bir kadın Özgür Özel‘e isyan etti.
Ne sandığı getireceksiniz ; Çeyiz sandığı mı?
Belediye baskanlari belirlerken neden sandık getirmedin !
Partinin ağzına s……..!
Hep birlikte yaptınız Yaptıklarınızın bedelini ödeyiniz!
Kemal Kılıçdaroğlu sahipsiz değildir.
Bir beyaz eşya markasının sözde anneler günü için hazırladığı reklam filmi, toplumu ifsad etmeye yönelik yapılan operasyonların farklı bir versiyonudur.
Yavrularımızın başıboş sokak köpekleri tarafından parçalandığı bir zamanda, anneliği köpek bakıcılığına indirgeyen bu meş'um zihniyet, ekini ve nesli ifsad etmek için her yolu deniyor, her şeyi kullanıyor.
Ayaklarının altına cennetlerin serildiği annelik, mukaddes bir makamdır. Anneliği ve aileyi tahkir edenleri bir kenara not edin ki bir daha hiç kimse böyle bir densizliğe cüret etmesin.
Bu yaptığına inşallah pişman olacaksın boş şey, hem de bombosh.
Anne ve evladı arasındaki sevgi, merhamet ve bağı hedef alan her yaklaşım insanlık suçudur. Buna başka bir merhameti istismar ederek kılıf bulmak ise düpedüz alçaklıktır.
Boykot @BoschGlobal@BoschTurkey
Türkiye adeta yeryüzünün TARIM başkentidir.Bir zamanlar kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik.
Organik olmayan ata tohumu domates 350tl.ABDde organik ata tohumu domates 4$/180 tl.
Bu çiftçi ve hükümet meselesi değil düpedüz ahlaksızlık meselesi.
Ahlak “kuruyunca “herşey kurur.