Yahudi Egemenliği
DÜNYADA global bir Yahudi egemenliği ve saltanatı vardır.
Bir tek Yahudi devleti yoktur, birkaç Yahudi devleti vardır.
Bugünkü Fransa gizli bir Yahudi Cumhuriyetidir.
İsrail kurulmadan önce, yirminci asırda, Akdeniz’in doğusunda ve batısında iki Yahudi cumhuriyeti vardı.
İslam dünyasında dıştan islamî görünen,lakin Yahudiler tarafından sıkı şekilde kontrol edilen devletler vardır.
İslam dünyası Kripto (iki kimlikli) Yahudilerle doludur.
Maymonides’in fetvasına göre, bir Yahudinin Musevilik inancını içinde saklamak şartıyla dıştan Hıristiyan veya Müslüman görünmesi, goileri aldatması caizdir.
Kripto Yahudilerin bir kısmını ana babalarının, kendilerinin,karılarının, çocuklarının isimlerinden sezmek, anlamak, keşf etmek, açığa çıkarmak mümkündür. (Onomastik=özeladbilim ışığında.)
Bir güneydoğu şehrimizde son derece gizlenmiş on sekiz Yahudi ailesi vardır. Cuma namazına gitmekte, çocuklarını yazın Kur’an kursuna göndermektedirler. Dış dünyadan kendileriyle görüşmek isteyen Siyonistlere, deşifre olmamak için randevu vermemektedirler.
Pakraduniler üç kimlikli Gizli Yahudilerdir. En dışta Müslüman Türk veya Kürt, onun altında Ermeni, en alttaki gerçek kimlik Yahudilik. (Pakraduniler Gizlinin Gizlisi Yahudilerdir. Müslümanlar onlar hakkında bir tek ilmî araştırma bile yapmamıştır.)
Gizli Yahudiler hakkında ilmî ve akademik araştırma yapabilmek için, başta İbranice olmak üzere yedi sekiz dil bilmek ve araştırma yapabilecek birikime sahip olmak gerekir.
Pakraduniler hakkında Fransızca bir makale yazmış olan Abraham Galante, ondan fazla lisan biliyordu.
Büyük sayıda Kripto Kürt Yahudisi mevcuttur.
Türkiyedeki Gizli Yahudileri, Sabataycıları, Kırımçakları, Tat Yahudilerini, Karayları, dıştan Şiî görünen Meşhed Yahudilerini, Alevî görünen Yahudileri ve diğerlerini anlayabilmek için ilmî araştırmalar yapmak gerekir. Ülkenin islamî güçlerinin kültürü buna yetmemektedir. Buna yetecek para, gerekli hürriyet ortamı vardır ama kültür güdüklüğü ve ilmî düşünce eksikliği yüzünden bu hizmet yapılamamaktadır.
Müslümanlar, kültür yetersizliği ve güdüklüğü yüzünden iki bin yıllık otantik Barnaba İncili yazmasıyla bile ilgilenemediler. Dünya tarihini alt üst edecek bu yazmanın bugün nerede olduğu bilinmemektedir. (İnternetten Müfid Yüksel beyin bu konudaki yazısını bulup okumanızı tavsiye ediyorum.)
Türkiyede, iki kimlikli olmayan mühtedi Yahudiler de vardır. Müslüman olmuşlardır ama bazılarının Yahudilik damarı devam etmektedir.
Kripto Yahudilerin bazı özellikleri şunlardır:
1. Parayı, zenginliği çok severler ve isterler.
2. Görünmeyen egemen bir azınlık imparatorluğu ve hegemonyası kurmak isterler.
3. İslamı ve çoğunluktaki Müslümanları baskı ve kontrol altında tutmak isterler.
4. İslamı ve Müslümanları pasifize edebilmek için dinde reform, dinde yenilik ve değişiklik, light ve ılımlı İslam, İslamcılıklar Protestanlığı isterler.
5. Kripto Yahudiler Ehl-i Sünnet ve Cemaat İslamlığından hiç hoşlanmazlar.
6. Onların bir kısmı İslam ile Kemalizmi bağdaştırarak hibrid bir din türetmeye çalışır.
7. 1923’te bir İslam cumhuriyeti olarak kurulan cumhuriyeti, Yahudi ve Dönme cumhuriyetine dönüştürmek isterler.
Türkiye Müslümanlarının büyük kısmı, bugünkü kültürleriyle, zihniyetleriyle, taşralılıklarıyla Kripto Yahudiler meselesini çözemezler, anlayamazlar ve onların tahakkümünden kurtulamazlar.
Yıllardan beri yazıp dururum:
Müslümanlar bir “Yahudileri, Dönmeleri ve Diğer Kripto Yahudileri Araştırma Enstitüsü” kurmalı ve çok ciddî ilmî tedkikler yapmalıdır.
İslam dünyasının belini büken en büyük eksiklik ilmî araştırma ve inceleme zihniyetine sahip olmamasıdır.
Bazı İmam-Hatip okullarına ve İlahiyat fakültelerine İbranîce dersleri konulmalıdır. Bu derslerde, havanda su dövülmemeli, lisan öğretilmelidir.
İlmî araştırmalara duygu karıştırılmamalı, son derece ciddî, âdil, objektif, seviyeli olunmalıdır.
İslamî hareketin içine sızmış Gizli Yahudiler araştırılmalı deşifre edilmelidir.
06.09.2016
Mehmet Şevket eygi
Hakan Fidan:
➖"Sınır ötesindeki Kürtlerin tek hamisi Türkiye’dir. Yani bunun hiç lamı cimi yok. Nasıl ki Balkanlar’daki Boşnaklar ve Arnavutların tek hamisi, gerçek destekleyicisi biziz, doğumuzdaki, güneyimizdeki Kürtlerin de hamisi biziz. Tarih böyledir. Tarihi değiştirmeyiz. Yani organik tarih de bugünkü tarih de budur."
Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde
bulunan sıradışı Dünya Haritası’nda
bildiğimiz kıtalar haricinde,
bize öğretilen haritalarda göremediğimiz
kıtalar nereleri olabilir ki?
Böyle bir haritanın amacı nedir?
Belki de size öğrettiğimiz kadarını
bilebilir ve gerçeğin kendisini sadece
“BİZ” biliriz demek istiyorlardır.
İsmet abi noktayı koymuş:
"İran Devrimi’nin ne mal olduğunu ben daha devrim başarıya kavuşmadan önce kaleme aldım, kâğıda döktüm. İran’dan bir şey çıkacağını beklemeyin. İran toprak parçası olarak Müslümanlar tarafından fethedilmiş olmak kompleksini atamadığı için Irak'ta, Necef'te doğmuş olan ya da en büyük çiçeğini açmış olan Şiîliği millî dini olarak ithal etti. İran, Müslümanlara uzak durabilmek için Şiîliği özellikle seçti. İslâmiyet Sünnîlik ve Şiîlik diye ikiye ayrılmış değildir. İslâm dünyasından Şiîler kopup gitmişlerdir. Mesele bu kadar sarihtir."
İsmet Özel
Sn. Mehmet Şimşek'in göreve geldiği günden bu yana uyguladığı iki temel politika var.
🔴 Yüksek Faiz: Yerli ve yabancı faiz baronlarını zengin etme!
🔴 Yüksek Vergi: Faizden oluşan zararı, vergi yoluyla halka fatura etme!
Üretim, istihdam ve ihracat ile alakalı hiçbir uygulaması yok.
Amacı ülkeyi kalkındırmak değil, faiz baronları ile ithalatçı baronları zengin etmek.
Bu yolun sonu çıkmaz sokak!
💥 ÜRETİMDE KÖLELEŞTİRİLDİK,
💥 ŞİMDİ DE BİREYSEL OLARAK KÖLELEŞTİRİLİYORUZ!
İÇERİDE DOMBRA,
DIŞARIDA YAŞASIN LONDRA!
Mülkiyetsizleştirme Projesi Tıkır Tıkır İşliyor!
Bu projeyi iki aşamalı olarak uygulayacaklar.
1⃣- REZERV ALAN: Özellikle deprem riski olan bölgelerde, depremler bahane edilerek konut, tarla ve arsaları rezerv alan ilan edecekler.
2⃣- YEŞİL DÖNÜŞÜM: Diyelim ki deprem riski olmayan bir bölgede ya da yeni bir evde oturuyorsunuz.
Onlar için sorun yok. Bunun da yolunu buldular.
➖ Evinizi yeşil dönüşüme duyarlı, enerji verimliliği sağlayan akıllı eve dönüştürmek zorunda kalacaksınız.
➖ Dönüşüm maliyetlerini kendiniz karşılamak zorunda kalacaksınız.
➖ Bu maliyetler hiç te ucuz değil. Neredeyse bir ev parası kadar daha para ödemeniz gerekecek.
➖ Pekii ödeyemezseniz ne olacak? Elektrik, doğalgaz ve suyunuz kesilecek. Akıllı sayaçlar bunun için tasarlandı.
➖ Kentsel dönüşüm Yasasının arkasında Dünya Bankası var demiştim. Evet Türkiye'ye verilen 35 milyar dolar kredinin önemli kısmı bu proje için verildi.
Pekii Dünya Bankası'nın bu işten kârı ne olacak?
💥 Birincisi yeşil dönüşüm işi küresel firmalar üzerinden yapılacak. Onların haricinde firmalara lisans verilmeyecek. Rekabet ortadan kalkacak ve istedikleri gibi fiyat belirleyecekler.
💥 Dönüşüm maaliyetini karşılamayan vatandaşın ev parası kendisine ödenip, evi elinden alınacak. Bak bu güzelmiş ev paramı alırım, gider başka bir ev alırım diye sevinmeyin hemen. Size verecekleri parayla ev alma şansınız kalmayacak. Örneğin sizin daireniz 3 milyon TL ise, akıllı evler 10 milyon TL olacak.
💥 Dünya bankası 3 milyon verip, 10 milyonluk evin sahibi olacak.
💥 Parasal kısmı bir kenara bırakın, ülkemiz küresel Türkiye düşmanları tarafından para ile işgal edilecek.
💥 Sonra sıra arabalarınıza gelecek. Benzinli ve dizel arabaları yasaklayacaklar. Elektrikli arabayı şart koşacaklar. Burda da başka planları var. Ona daha sonra deyineceğim.
💥 Yüksek faiz, yastık altı mevzuatlarınızı sisteme dahil etme operasyonu. Dijital para ve nakitsiz toplum projesine geçerken kimsede altın, gümüş, döviz kalmasın istiyorlar.
💥 İklim Kanunu ve yeni anayasa konusunda ısrarcı olmalarının sebebi bu. Hem ekonomik vurgun, hem mala çökme, hem de temel hak ve özgürlüklere müdahele olacak. Mevcut anayasa ile bunları yapmaları zor.
💥 2030'a kadar bu projeleri hayata geçirmek için SİYONİST, PAGAN Tek Dünyacı elitlere söz verip sözleşmelere imza attılar.
💥 İktidar ve ana muhalefet bu çalışmaların tam merkezinde! İkisi de ortak hareket ediyor.
SONUÇ OLARAK KÜRESEL BİR İŞGALİN TAM İÇİNDEYİZ!
Danimarka, her sığır başına 100 Euro karbon vergisi almaya hazırlanıyor. Sıra Türkiye'ye de gelecek!
Söylediğimiz gibi;
Bu küresel şeytanlar, Allah'ın helal kıldığı her canlıya savaş açtı. Amaçları yapay et ve böcek yedirmek.
Müslümana haram olan domuza vergi yok, ama ineklere karbon ayak izi vergisi!
ASLA ÖDEMEYECEĞİZ!
Günlerdir DSÖ ile yapılacak pandemi anlaşması ve anayasal hakların DSÖ'ye devredilme tehlikesini yazıyoruz.
➖ #DSÖyüReddet Hashtag çalışmamız on binlerce tweet atılmasına rağmen sansürlenerek X gündemine girmedi.
➖ Kritik DSÖ toplantısı devam ederken, toplumun dikkatini "Seferberlik ve Köpek" mevzularına çekerek gündem değiştirdiler.
➖ WEF ve DSÖ hakkında bugüne kadar iki kelime edemeyen siyasetçi, sanatçı ve sözde aydınlar köpekler konusunda adeta kahraman ilân edildiler.
➖ İneklerin ve köpeklerin itlaf edilmesi de bir WEF projesidir. Bunu daha önce paylaşmıştım.
🔴 WEF'e göre, köpeklerin karbon ayak izinde artışa neden olup iklimi olumsuz etkilediği rapor edildi.
Köpeklerin itlaf edilmesi için toplumu buna hazırlayacak bir takım psikolojik harekat yöntemleri geliştirildi.
NEDİR BU YÖNTEMLER?
▪️Öncelikle sokak köpeklerini saldırgan ve agresif hale getirecek ilaç, mama ve frekans yöntemleri üzerinde çalışmalar yapıldı.
▪️Medya organlarına köpek saldırılarını sürekli gündemde tutmaları için fonlar aktarıldı.
▪️Evcil hayvanları direkt olarak yok etmek tepki toplayacağı için sokak hayvanları üzerinden start verildi.
▪️ Tabii sokaklardan sonra sıra evcil hayvanlara da gelecek.
🔴 Sadece köpekler değil kediler de bir süre sonra hedef tahtasına oturacak. Yakın zamanda kedilerden bulaşan öldürücü bir virüsün tespit edildiğini yine malum medya organları aracılığıyla kamuoyuna duyurup, milleti kedilere düşman edecekler.
Hatta sözde virüse yakalanmamak için hergün kedisini sokağa atanları göreceğiz. "Kedilerini sokağa atanlar ile, bu hayvan virüs yayıyor neden bizim sokağımıza bırakıyorsun" diyerek kavga edenleri de göreceğiz.
Kuş gribinde tavuklarını, deli dana virüsünde hayvanlarını itlaf edenleri görmedik mi?
Bunlar da birer projeydi!
🔴 Sonra kuşlar, kuzular, ördekler, tavuklar diye uzayıp gidecek bir liste bizi bekliyor olacak.
UNUTMAYALIM Kİ;
İnsana ve hayvana savaş açmış, fıtratı, doğanın dengesini bozmaya çalışan "kendini tanrı yerine koyan" şeytani bir aklın sinsi oyunları ile karşı karşıyayız.
Sorunun kaynağını bilmezsek, doğru çözümleri de bulamayız.
Allah'ın yarattığı her canlı güzeldir.
Allah kainatı ve içindeki tüm canlıları kusursuz yaratmıştır.
Allah'ın yarattığı en mükemmel ve en tehlikeli varlık insandır.
Tabi ki insana zarar veren her canlı için gerekli tedbirler alınmalı, ama kurunun yanında yaş yanmamalıdır.
WEF'in hayvanları yok etme projesini Ak Parti ve CHP çok iyi bilir. WEF toplantısında bu konular enine boyuna tartışıldı.
Dönemin CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun seçim kampanyasında WEF projesi olan "Endüstri 4.0" vurgusu yapmasını neden kimse sormadı?
Endüstri 4.0 projesinin derinlerine indiğinizde "hayvansız bir dünya" projesini de bulabilirsiniz.
Adeta aklımızla alay ediyorlar!
Köpek savunuculuğu da yapmam, köpek düşmanlığı da.
Hak bildiğim neyse onu söylerim.
Pekii bu merkezlerden beslenenler Hakk'ı konuşabiliyor mu? HAYIR
Köpek meselesini dillendirip, milletin dikkatini bu noktaya çekerek DSÖ toplantısını gündemden düşürmeye çalışıyorlar.
Emin olun şu an hayvansever gibi görünüp sizinle birlikte mücadele verdiğini zannettiğiniz çoğu isim, yarın sokakta gördüğü köpeği itlaf ettirmek için herkesten önce harekete geçecek.
Aklı selim hareket eder ve ortak düşmanımızı iyi tanırsak hem çocuklarımızı, hem sokaklarımızı, hem doğayı hem de hayvanları sorunsuz şekilde yaşatacak çözümler üretebiliriz.
İlk olarak WEF ve DSÖ gibi karanlık merkezlerin esaretinden ülkemizi kurtarmamız lazım.
BAŞKA YOL YOK!
Habertürk "Karbon Emisyon Azaltımı" ile ilgili yapılacakları anlattı..‼️
➖ Uçakla seyahat etmeyin, ulaşımda hususi araç kullanmayın.
➖ İnek sütü ve hayvansal gıda tüketmeyin.
➖ Sıfır kıyafet değil, ikinci el kıyafetler alın.
➖ Nakit para kullanmayın.
➖ Beyaz eşya ve klima kullanımını azaltın..!!!
Toplum bu tür haberlerle "Modern Kölelik" sistemine yavaş yavaş hazırlanıyor. Bugün tavsiye diye önümüze konulan öneriler, yarın mecburi olacak.!!!
18 Mayıs'ta, hep birlikte İklim Kanunu'na "DUR" demezsek tüm özgürlüklerimizi kaybedeceğiz.
https://t.co/skb3BzAGOa
Gülse Birsel :
" Abartmıyorum, altın zümrüt içinde yaşayan bir millet olmalıydık. Tamamı cennet, tohumu taşa atsan, taş filizlenir. Yirmiden fazla maden var İncil’deki 7 kilisenin 7’si de burada. Nuh’un gemisinin indiği topraklar. Mezopotamya’nın yanı, Göbeklitepe! Hitit, Bizans, Selçuklu tarihi fışkırıyor.
Yetmezse 3 tarafı deniz ve turizm! Kar, yağmur, güneş nem hepsi var. Cahil ve fakir kalman imkansızken halkın yarısı açlık sınırında.." Sebep?
İki sebebi olmalı:
1) Cehalet
2) İhanet”
📌Prf.dr. canan Karatay " insan neslini yok etmek istiyorlar"
Bilidikit dediği de her taşın altından çıkan günümüzün firavunu olan bill gavatıdır, bu gavat oğlu gavat ,kendisinin organik hayvan çiftliği varken, insanlığa sahte , yapay et yedirme peşinde ,,....
Hindistan'da 12 yaşında bir kız çocuğu tecavüze uğruyor ve bölge sakinleri polisi aramak yerine onu kayda alarak alay ediyor.
Görüntüler ise sosyal medyada yayınlanınca çöktü. Sosyal medyada paylaşıyorlar..
ALLAH BELANIZI VERSİN #WhatsApp
https://t.co/iwpKnf2qdQ
Kadınlara tecavüz edip infaz etmişler! Enkaz altındaki cesetleri yemeleri için köpeklerin önüne atmışlar! Yeryüzü bunlardan daha alçak bir varlık, daha alçak bir devlet ve daha alçak bir işgal görmemiştir. Size de sizin bu zulmünüzü durduracak güce sahip olup da durduramayanlara da lanet olsun!
Kendi mumunu yakan bir Hasan Celal Güzel bir de Muhsin Yazıcıoğlu vardı.
Biri rahmetli oldu diğerini de şehit ettiler.
Diğer türlü bu hassasiyet ve titizlik bizde ancak lafla oluyor maalesef. Ders alınması gereken ibretlik bir konuşma olmuş.
Türkiye küresel siyonizm tarafından kuşatma altındadır.
Ekonomi, tarım, hayvancılık, aile, sağlık ve üretim gibi hayati konularda kuşatıldık. Paramızı pul ettiler, tarlamızı talan ettiler. Üreticiyi iş yapamaz hale getirdiler.
Halkımız kasıtlı olarak borca, fakirliğe ve yüksek enflasyona mahkum edildi.
Ülkemiz, küresel Siyonist sisteme hizmet eden siyasî partilerin eliyle uçuruma sürüklenmektedir.
İktidar, küresel sistemin sağ kolu, muhalefet ise sol koludur.
Atlantik politikalarından kopmadığımız sürece bu çöküş hızla devam edecek, tamir edilmesi zor hasarlar bırakacaktır.
Türkiye'nin tek çıkış yolu, küresel 2030 ajandasını elinin tersiyle itmek ve bu siyonizm ajandasına hizmet eden siyasi partileri tarihe gömmektir.
Başka bir yol yoktur.