Haklısınız...
Yeni Parti ile aramdaki düşünce birliği %50'yi bile geçmez. Ama sonuçta oyum oraya gidecek gibi. Aksine davranmam, sizin de söylediğiniz gibi AKP-MHP'ye hizmet olur.
Özgür Özel fevkalade bir konuşma yaptı ve hem doğru hem hakkaniyetli bir tavır aldı. Ülkenin çıkarlarını parti çıkarlarının arkasına koymadı. İktidarın hesaplarını hem barışı hem demokrasiyi hem de terörsüz Türkiye’yi savunan tutumuyla alt üst etti.
Çok güzel saçmalamış. "Hayır" diyen Yeni Parti milletvekilleri kendi hakkını milletin barış hakkının önüne mi koydu şimdi.
"Evet" diyenler şunu unutmayın. Artık, AKP'den, MHP'den, Butlan Kemal'den, Dem'den, Hüdapar'dan bir farkınız kalmadı.
*YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel:*
"İşte buradan, tarih önünde açıklıyorum: Bu yasaya “hayır” deme hakkına en çok sahip olan YENİ Parti, kendi hakkını milletin barış hakkının önüne koymayacaktır. Barışın önünü açacağız. Bir daha şehit gelmemesi için hiçbir evladımızın gazi olmaması için, yoksul evlere ateş düşmemesi için barışın önünü açacağız. Bir anne daha evladının tabutuna sarılmasın diye, Bu ülkenin çocukları bu ülkenin geleceğini; okullarda, fabrikalarda, tarlalarda, laboratuvarlarda kursun diye barışın önünü açacağız. Biz ölüm değil, hayat olsun diye, korku değil, umut olsun diye bu sorumluluğu alacağız."
#ÖzgürÖzel
Evet konuştu, bu sayede onun da kalibresini anlamış olduk. (Zaten biliyordum da boş hayaller kuruyordum.) Kemal Kılıçdaroğlu'nun yetiştirdiğinden fazla bir şey beklemek yanlıştı zaten.
Guguk kuşu yumurtasından çıkan, guguk kuşluğunu her fırsatta yapar.
Genel Başkanımız Özgür Özel, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda konuştu.
İktidar,Yeni P'nin yarın Hayır oyu kullanmasını çok ister!
Eline öyle bir koz geçirir ki!
Döner DEM'e der ki, bakın kimlerle Kent uzlaşısı vs yaptınız, barışa karşılar;
Döner Kürt seçmene der ki, cenazeler sürsün istediler, kandan besleniyor bunlar.
"Evet" ile tersyüz olacaklar
Genel Başkanımız Özgür Özel'in sesini daha fazla kişiye ulaştırabilmesi için destek hesabını takip etmenizi rica ediyoruz.
Lütfen bu paylaşımı RT ve takip ederek destek olun. Desteğiniz bizim için çok önemli çok kıymetli.
"Bize şunu, bunu derler" veya "Bize filanca küser" diyerek siyaset yapılmaz !
Kılıçdaroğlu 13 yıllık genel başkanlığında aynen böyle yaptı. Sonuç ortada.
Yeni Parti ilkesel siyaset yapmalıdır.
Çerçeve yasaya HAYIR oyu vermelidir.
Cam tavanı kırın !
@yenipartiyiz
"Bize şunu, bunu derler" veya "Bize filanca küser" diyerek siyaset yapılmaz !
Kılıçdaroğlu 13 yıllık genel başkanlığında aynen böyle yaptı. Sonuç ortada.
Yeni Parti ilkesel siyaset yapmalıdır.
Çerçeve yasaya HAYIR oyu vermelidir.
Cam tavanı kırın !
@yenipartiyiz
Yine uydurma gerekçelerle hukuk ayaklar altına alındı ve Manisa İl Başkanımız İlksen Özalper haksız bir kararla tutuklandı.
Tutuklamalarınız da baskılarınız da gidişinizi durduramayacak. Korku duvarı yıkıldı !
Ne yaparsanız yapın adalet bugün değilse yarın mutlaka yerini bulacak.
İlksen Başkanımızın yanındayız.
Ben Atatürk'e inanmışlardanınım. Siz ikna bile edilememişlerdensiniz. Çerçeve Yasa'ya "evet" demek, Atatürkçülüğe "hayır" demektir. Lozan'a "hayır", Sevr'e "evet" demektir.
Çerçeve Yasa'ya "evet" dediğinizde, o %34,3'ü bir daha görebileceğinizi sanmıyorum.
Siyasette yola inanmışlarla çıkılır, ikna edilmişlerle değil.
İnanmış ile kat kat uzun yol alırsın,
İkna edilmişlerle mutlak yolda kalırsın.
Halk kararını vermiş.
Bu yeter de artar bile…
"Ben çocuğum Kızılay’ın göbeğinde teröre kurban gitsin istemiyorum." demek, teröre teslim olmak demektir. Sizin "evet" oyu vereceğiniz yasa ise, yeni Sevr'in başlangıç hükümleridir.
Bari Atatürk'ten, kuruluş ilkelerinden söz edip halkı kandıurmayın.
Geçmişte yaşanan acılar hep yüreğimizde.
Gelecekte aynı acıları yaşamamak için cesur olmak lazım.
Ben çocuğum Kızılay’ın göbeğinde teröre kurban gitsin istemiyorum.
Bir ömrü ağlayarak geçiremeyiz.
Gülebilmeliyiz.
Hepimiz…
Cumhuriyetin Kurucu partisi ile Kılıçdaroğlu'nun butlan partisi aynı mı? Kılıçdaroğlu ve butlan CHP'nin ne Atatürk'le ne de kuruluş ilkeleriyle bir ilgisi kaldı.
CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu CHP Genel Merkezinde ziyaret etme fırsatım oldu.
Cumhuriyetin kurucu partisi CHP de yaşanan türbülansı ve yeni süreci konuştuk.
Nazik davetleri ve misafirperverlikleri için teşekkürler.
@kilicdarogluk@herkesicinCHP
Yeni Parti Çerçeve Yasa'ya "evet" diyecekmiş. Zaten biliyordum da itiraf edene kadar çok kıvrandılar. Böylece Özgür Özel'in çakma Atatürkçülüğü tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmış oldu.
En kötüye karşı kötüyü seçmeye karar verirsem Yeni Parti'ye oy veririm. Ya da hiç oy kullanmam.
Özgür Özel, daha birkaç gün önce “Sana otobüs de alacağız” diyen teyzelerinin desteğiyle ayakta olduklarını söylemişti.
Bugün ise 113 milyon TL bağış toplandığını açıklıyorlar.
Demek ki emekli maaşları, söylenildiği kadar yetersiz değilmiş…
Hem kendi geçimlerini sağlıyorlar hem de milyonlarca liralık siyasi bağış yapabilecek kadar artanı kalıyor.
İşin en ilginç yanı ise şu:
Yeni partiyi kurmaya hazırlanan bazı isimler; milletvekili maaşlarını, emekli milletvekili maaşlarını ve diğer gelirlerini kendilerine ayırırken, siyasetin finansmanını emekli teyzelerin omuzlarına bırakıyor.
Gerçekten “sosyal demokrat” dayanışmasının çok farklı bir yorumu…
Tasarruf hep başkasının cebinden başlayınca, siyaset de oldukça konforlu oluyor.
Para, yasal sınırlar içinde toplanıp, şeffaf bir biçimde duyuruluyor. Alan razı, veren razı. Sana ne oluyor. Kemalistlerin verdiği kuyruk acısı geçmemiş ki, hala inliyorsun.
Pakistanlıların parası ülkenin kurtulmasına katkı sağladı. Keşke Yunan kazansaydı mı demek istiyorsun.
24 Saatte 100 milyon. Hiçbir iş kolunda böyle bir para kazanma yok. Bu dümeni iyi biliyorlar. İlk kuruluşları da böyleydi. Ama ilk seferinde Kemalistleri değil Pakistanlı Müslümanları dolandırmışlardı.
Bunlar bu tezgah işini biliyorlar çünkü bildikleri başka iş yok. Faklat sürülebilir değil. Ha bire parti, dernek, açıp açıp kapatmaları bu sürüdürülebilirlik sorunu yüzünden işte.
Parti açıyorsun, gittiği yere kadar günde 100 milyon tokatlıyorsun sonra kapatıp yeni parti açıyorsun. Ne acayip işleri var bazılarının.
Parayı yesin diye Ali Kasap'a mı bırakacaklardı. Grup harcamaları için milletvekilerinden toplanan para bu. Grubun 2/3'ü ayrılmış, başka bir grup kurmuş. Parayı bırakıp CHP'de kalan azınlığa mı armağan edeceklerdi. Parayı kendi gruplarında kullanılmak üzere yine gruba verecekler.
Siyasiler korktukları rakiplerini kötülerler. (Mehmet Uçum bence bürakrat değil bir siyasidir.) Yeni Parti aleyhine ve Butlan CHP'si lehine propaganda yaptığına göre; rakibi Yeni Parti, kolladığı yandaşı da Butlan CHP'sidir. Anlaşılıyor ki, Yeni Parti'den ödleri kopmuş.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum:
"Yeni Parti özgün bir politika üretemez. Yeni Parti konusu kişilerle ilgili siyasi magazin tartışmasından öteye gidemez.
CHP sonuçta yine CHP'dir. Sel gider kum kalır."
🔴RAKI SARHOŞLUĞU GEÇER,
SİYASİ SARHOŞLUĞUN
BEDELİ KALIR!
YENİ RAKI bunları da kesmemiş olacak ki, şimdi de “YENİ PARTİ” sarhoşluğuna kapılmışlar.
Öyle bir sarhoşluk ki; sokakta sağa sola çarpa çarpa yürüyen, önüne çıkan camı çerçeveyi indirip hâlâ doğru yolda olduğunu zanneden birinin hâlini andırıyor.
Günün sonunda bir köşeye sızıp ayıldıklarında ise, rakı sofrasının ertesi sabah yaşattığı pişmanlık gibi büyük bir pişmanlık yaşayacaklar.
Ama o gün geldiğinde artık çok geç olacak; çünkü bazı yanlışların telafisi vardır, bazılarının ise sadece bedeli…
Bugün alkış sesini gerçek sanıyorlar, yarın ise ayıldıklarında geriye sadece kırdıkları, döktükleri ve büyük bir pişmanlık kalacak.
Rakı sofrasından sonraki “Keşke bu kadar içmeseydim.” pişmanlığı nasıl sabahın ilk gerçeğiyse, “yeni parti” sarhoşluğunun da ilk sabahı ağır olacak.
Keşke içmeseydik yerine,
keşke kurmasaydık diyecekler.
Ama o sabahın bir farkı var…
Rakı sarhoşluğunun sabahı varsa; “yeni parti” sarhoşluğunun da sandığı vardır.
O gün geldiğinde anlayacaklar ki, son pişmanlık ne siyaseti geri getirir ne de millete verilen zararı telafi eder.