Değerli Kazakistan;
Sizi çok seçiyoruz ama keşke bu ödülü daha ciddi bir ülke liderine verseydiniz.
Attığınız taş ürküttüğünüz kuşa değseydi.
Keşke Türkiye’nin hassasiyetini azcık düşünseydiniz.
Çünkü biz Kazakistan’ı “vatan” biliriz, öyle düşünürüz.
Biliyorsunuz;
Rum Kesimi artık AB üyeliği ile öne çıkmıyor.
İsrail ile askeri ortaklığı ile öne çıkarılıyor.
Ve bu proje doğrudan Türkiye’ye karşı kurulan bir cephe.
Canın sağolsun Kazakistan!
Biz bütün cepheleri aşmayı biliriz.
Bunu yüzyıllardır, siz olmadan da, yapıyoruz.
➕ ''Savaştan önce 5-6 mil açıkta balık tutardık, şimdi bir mile bile izin vermiyorlar.''
▪️ ''Her gün şehit veriyoruz; gözaltına alınan gençleri sorguladıktan sonra denizin ortasına atıyorlar.''
▪️ ''Ne yiyecek, ne içecek, ne yardım, ne de yıkanacak su var. Bize hiçbir şey ulaşmıyor.''
▪️ ''Silahsız sivilleriz. Denizi bize biraz açsınlar, 3-4 kilo balık tutup çocuklarımızı geçindirmeye çalışıyoruz.''
▪️ ''Dünyaya haykırıyoruz; biz ölüyoruz, her gün ölüyoruz. Biz insan değil miyiz?''
▪️ Gazze'li balıkçılar, İsrail devriye botlarının denizde uyguladığı baskı ve şiddeti Fokus+ için anlattı.
Bir kaç gün önce Van'da köpekler 5 yaşındaki Hamza evladımızı öldürdü, 11 yaşındaki bir evladımızı ağır yaraladı. Bugün yine Van'da bir evladımızın camiye giderken köpekler tarafından ağır yaralandığı haberi var. Bu nasıl bir rezalet! Bu ülkede çocuklarımız sokakta güvenlik içinde yürüyemeyecek mi! Nerede yerel ve genel idare! Hz. Ömer kıssalarını anlatmak iyi de uygulama nerede!
Doğru Olmasın!!
#thiagoavilabrasil Filistinliler için Çırpınırken biz Müslümanlar ne yapıyoruz?
#GlobalSumud
/www.instagram.com/stories/islamndwomen/3889852638141672739?utm_source=ig_story_item_share&igsh=MW54NjViMjJmNGl6ZQ==
Korkak İslam ülkeleri bu zulme daha ne kadar kör numarası yapacak?
İşgalci İsrail güçleri, Batı Şeria’da kameraların önünde Filistinli çocukların başına silah dayayıp gözaltına alıyor, ellerini arkadan kelepçeleyip gözlerini bağlayarak alıp götürüyor.
Şu bakışlar SiUonist barbarların nasıl aşağılık hukuk tanımaz olduklarını haykırıyor...Ve buna rağmen öne atılıp hiç birşey olmamış gibi yaşamadılar!Yöneticiler başta olmak üzere bütün Güç sahiplerini büyük bir vebal altına koydular.
#SiyonizmeKarşıCesaret#courageagainstzionism
Bu tatlı evladın adı Hamza.
Beş yaşında.
İdi.
Artık yok.
Çünkü Van’ın Saray ilçesinde başıboş sokak köpekleri onu parçalayarak yedi.
Hamza Özsoy için herkes çok üzüldü.
Hatta başıboş sokak köpeklerinin sokaklardan toplanmasına karşı çıkanlar da.
“Ya hay Allah, ne üzücü. Ama bu yüzden sokaklardaki canlarımıza zarar verilmesin, onlar toplanmasın” dediler.
Sevgili dostlar, ahlaksızlık yalnızca Özkan Yalım gibilerin yaptığına denmiyor.
Ahlaksızlık aynı zamanda vicdansızlıklarını timsah gözyaşıyla perdeleyip acımasızca ülkemizde yaşanan başıboş sokak köpeği terörüne yol açanların yaptığının adı.
Hepsinin suratlarına tükürsen tükrüğüne yazık olur.
Ermeni devleti kurmak için “Ermeni soykırımı” yalanını uydurdular.
Yahudi devleti kurmak için “Yahudi soykırımı” yalanını uydurdular.
Prof. Justin McCarthy.
Müslüman Türk milleti, Ermenilere tarih boyunca hiçbir zaman zulüm etmemiştir.
Osmanlı subayları Cihan Harbi’nde savaşa katılacak Ermenileri saydıklarında, 1. Dünya Harbi sırasında genç Ermenilerin kalmadığını fark etmişlerdi. Hepsi gitmişti.
Rus ordusuna katılmışlardı ya da Osmanlı’ya karşı savaşmak için gerilla çeteleri kurmuşlardı.
Planlı bir şekilde organize edilen Ermeniler, Müslüman Türk köylerine girerek çocuklara ve kadınlara katliam yaptılar. Çünkü köyü savunacak erkekler, 9 cephede açılmış Cihan Harbi’ne katılmışlardı.
New York Mayor Mamdani published the text given to him by the Armenian lobby without examining it. No Armenians were killed on April 24.
Until World War I, Armenians rebelled approximately forty times. During World War I, taking advantage of the Ottoman Empire’s engagements with the Russian army in the East, they took the final step toward independence. They significantly impaired Ottoman supply and provisioning lines. In addition, by forming armed bands, they started to massacre civilian Turks, Kurds, Circassians, and Arabs living in Eastern Anatolia.
When the Ottoman government, despite all its efforts, was unable to prevent the onslaughts of Armenian terrorists, it published the Circular of April 24, which closed Armenian committees such as Dashnaksutyun and Hunchak, and led to the arrest of individuals confirmed to be associated with these organizations.
No conflicts occurred during the arrests of April 24, and no prominent Armenian was killed. However, the arrest of the leadership cadre of the committees rendered the potential rebellion leaderless and ineffective.
Prominent Armenians did not heed the warnings of Talat Pasha and other statesmen to give up their dream of independence. Armed bands continued their massacres. They killed thousands of Muslims by supporting the Russian army during the siege of Van, which ended with its invasion on May 15. In response to this situation, the Ottoman government was forced to enact deportation measures on 27 May. As the late historian İlber Ortaylı stated, the Armenian deportation of 1915 was not a precaution against a possible rebellion. Rather, the Act of Deportation in 1915 was a response to an actual rebellion and collaboration with the enemy army, and it was inevitable under the circumstances of the time.
It was planned that 924,158 people would be deported. However, not all of them were deported. Approximately 650,000 Armenians were deported and transported. Six months later, the deportations were halted. Therefore, the number of deported Armenians was lower. Also, after the Armistice of Mudros in 1918, a significant portion of the deported Armenians had returned to Anatolia.
When deportation became inevitable, security measures were taken for the lives and property of the deported Armenians. However, due to either the persecutions of Armenians against the Muslim populace in the hinterland or the personal inadequacies of some individuals, some unwanted events occurred. The Ottoman government investigated the crimes committed during the deportation and punished those responsible.
Yıllarca Kan bağışı çadırlarında Ülker ürünü dağıttılar.
Pandemi döneminde Kızılay tarafından yardım adı altında Ülker ürünleri dağıttılar.
Şimdi de okullarda, Kızılay'ı kullanarak el altından, elde kalan abur cuburları çocuklara dağıtıyorlar!
Buna kim göz yumuyor?
@tcmeb
Fransa'da bir mahkeme, 4G anteninin ineklerinin sağlığına zarar verdiğini iddia eden bir çiftçinin lehine karar verdi ve antenin kapatılmasına hükmetti.
Haberin Tercümesi:
''Fransa'nın orta-doğu kesiminde bir çiftçi, antenin kurulumundan sonraki günlerde süt üretiminin %15-20 oranında düştüğünü ve 200 ineğinden 40'ının öldüğünü söyledi. (25 Mayıs 2022)''
Ancak anlaşılan bunlar sadece hayvanlar..
Bizde muhtemelen bunu Şap hastalığı diye yuttururlardı.
Hayvanlara bunu yapan kim bilir insanlara ne yapıyordur..
Radyasyona maruz kalmak insan sağlığı için de zararlı değil mi?
Bu haber sadece 4G'den bahsediyor..
Şimdi artık 5G'ye geçtik değil mi?..
Yani frekanslar artık çok daha yüksek..