Alparslan Kuytul:
-Gelen devlet başkanları senin gerçek durumunu bilir.
-Sarayla sadece bu ülkede sosyal adaletin olmadığını gösteriyorsunuz.
-Sarayın güzel olsa ne olur olmasa ne olur.
CHP'ye “mutlak butlan” kararı verilmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun göreve iade edilmesi hakkında:
• Partinin iç âleminde olan şeyleri bilemem ama şunu biliyoruz şu anda devlet ve hükümet Özgür Özel’den rahatsızdır, onu değiştirmek istiyorlar.
• Gördüğüm kadarıyla devletin yeni stratejisi, bölme stratejisidir. Bu stratejisini cemaatlere yapıyorlardı şimdi partilere sıra geldi ve hem de ana muhalefet partisine yapıyorlar.
• Tüm partiler ve cemaatler dikkatli olmalı. Bir güç sürekli bölmeye çalışıyor, herkesi küçültüyor ve kendisi büyük kalıyor.
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
Cezaevinde kaldığım süreçte uzun uzun düşünerek şu kanaate vardım: Bizi yönetenler ile benim inandığım aynı Allah değil! Zira benim Allah’ım; adaletli ve merhametli olmayı, israf etmemeyi, kul hakkı yememeyi emrediyor.
İşte size yıllardır anlattığım gibi her bir üst G ye geçiş sırasında bir virüs!! pandemisi adı altında Elektromanyetik Frekans radyasyonu ilişkili hücre hasarları ve ölümlerinin perdelendiği iddiam bugün daha güçlü.PCR testi radyasyon maruziyeti,kimyasal madde toksikasyonu gibi nedenlerden ölen hücrelerin genetik atıklarını yani EKSOZOMLARI + Pozitif olarak algılayan ve asla hastalık testi olarak kullanılmaması gerektiği bizzat mucidi Karry Mullis tarafından deklare edilmiş bir yöntemdir.Dezenformasyon hala devam ediyor.
RESMEN ADAM ANINDA CANLI YAYINDAN DÜŞTÜ.
AYAR sonrası tekrar bağlanınca kaldığı yerden değil
ekonomik boyutuna geçerek devam etti.
Konu kapandı ancak kaydeden kaydetti.
SORU - CEVAP | İran'ın ABD'nin Pakistan aracılığıyla sunduğu iddia edilen 15 maddelik barış teklifini "aşırı" bularak reddetmesi ve savaşın sona ermesi için kendi beş şartını sunması hakkında:
• Bunları talep etmesi savaşı İran'ın kazanıyor olduğunu, Amerika'nın zor duruma düştüğünü gösteriyor. İran zor durumda olsaydı böyle şartlar koşabilir miydi?
• İran ordusu şimdi savaşmayı öğreniyor. Afganistan mücahitleri Sovyetleri dağıttı, koskoca Varşova Paktı dağıldı. İran da isterse NATO’yu dağıtır. Yeter ki mücadele etsin.
TÜRKİYE'NİN EPSTEINLARI
Türk kamuoyu Epstein ile yatıyor, kalkıyor.
Ya ülkemizdeki çocuk tecavüzleri? Pedofiller?
Onların adalarını (yuvalandıkları yerleri) biliyoruz değil mi?
Önce gözümüzdeki merteğe bir bakalım.
Bu bir ihbardır.
Sağlık sektöründe PKK/YPG propagandası yapan bu şahsın derhal meslekten ihraç edilmesini talep ediyoruz.
@saglikbakanligi@TC_icisleri#MCIvGS
#Nusaybin'de Şanlı Türk Bayrağımızı İndirip, Çiğneyip Sonra da Yakan Hain Teröristler.
Hepsinin Yüzü Açık. Yüzleri Açık
Olmayanlar Kolaylıkla Tespit Edilir..
Hepsi Yakalanıp İnfaz Edilmeli!
#TerörProvokasyonu#TürkBayrağı
Trump iyice delirdi! Gazze’ye kayyum olarak kendini atamış, kayyum altında çalışacak sözde Gazze’yi yönetecek bir kurul kurmuş! Erdoğan’ı kurul üyesi yapmış, Gazze’yi pazarlama şirketi yönetim kuruluna da Hakan Fidan’ı atamış! Bizim ağalardan “saçmalama, ne kurulu, ne şirketi “ diyen bile yok! Sömürge Devleti vatandaşı gibi hissettirip, moralimizi bozuyorsunuz!!!