Dün 12 yaşındaki kız çocuğunu istismar eden müftünün 2 yıl 3 aylık hapis cezasının onandığını haber yaptım.
Bugün İmamoğlu eski Tuzla Belediye Başkanı'na yönelik sözleri gerekçe gösterilerek "hakaretten" 2 yıl 1 ay hapis cezası aldı. Peki bu nasıl iş?
Yıldızlar SSS Holding'e bağlı ve Giresun Şebinkarahisar'da bulunan Nesko Madencilik işçileri 4 aydır maaş alamadıkları için bugün itibariyle iş durdurdular.
Yozgat'ta bulunan Rasih ve İhsan Madencilik işletmesinde de 4 aylık maaş talebi ile 5 Eylül'den bu yana iş durdurma devam etmektedir.
İki işletmede işçilere alacakların en geç 11 Eylül yatırılacağı söylenmiş, verilen sözler tutulmamıştır.
Nesko Madencilik ve Rasih ve İhsan Madencilik işçilerinin ödenmeyen tüm maaşları derhal ödenmelidir!
Süreci dikkatle takip ediyoruz.
@inisiyatif1923 Biliyorum ki ilahi adaletin zamanı gelecek. Fakat ben artık dünyevi adaleti görmek istiyorum. Bunca ah alıp, ah demeden hayatlarını sürdürmeleri ağır geliyor. ...
Yargılamaya konu suçtan daha önce iki defa "beraat" kararı verilmiş, bu kararları veren sayın hakimin ise hemen tayini çıkarılmıştı. Bugün ise aynı delillerle yapılan duruşmada 25,5 milyon insanın teveccühüyle Cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu’na 2 yıl 1 ay ceza verildi.
İnsan ister istemez soruyor: Bir hukuk devletinde amaç gerçeği ve adaleti ortaya çıkarmak mıdır, yoksa istenilen karar çıkana kadar bir insanı tekrar tekrar yargılamak mıdır?
Hukukun kişiye göre değişmesi, adalet terazisinin siyasi koşullara göre eğilip bükülmesi, yargının insanların siyasi hayatını belirleyen bir araca dönüşmesi kabul edilemez.
Türkiye Cumhuriyeti’nde adalet; bir insanı ne pahasına olursa olsun cezalandırmanın yolunu aramaz. Hukuk intikam almaz, rövanş peşinde koşmaz. Delile bakar, hakkı gözetir ve kim olduğuna bakmaksızın herkese aynı şekilde uygulanır.
Hukuk, ancak herkese eşit uygulandığında hukuktur.
Ayrıca komedyen Deniz Göktaş’a bu iki sanığa verilen cezadan daha fazla ceza isteniyor. Deniz Göktaş 35 kişiyi öldürmedi, şaka yaptı. Şaka yapmak 35 kişinin ölümüne neden olmaktan daha büyük bir suç mu?
876 yılla yargılanan isimlere 8 yıl ceza verilmesine diyecek söz yok!
AKP’nin ağır bakım yalanı!
AKP diyor ki; “Boğaz köprülerinin ağır bakım masrafı çok yüksek! Biz bu masraf yükünden kurtulmak için köprüleri özelleştiriyoruz!”.
Bu kuyruklu bir yalan!
Zira 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün ağır bakımları 2024 yılı itibari ile tamamlanmış durumda.
Bir sonraki ağır bakım 30 yıl sonra!
Yani özelleştirme programı bitip, köprü ve otoyol işletmeleri yeniden devlete devredildikten sonra!
Bunun adı organize soygundur!
İşte ağır bakım belgeleri⬇️
(Büyük Onarım ve Yapısal Takviye İşi)
Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü Faaliyet Raporları
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Bu yaşanan rezaletten rahatsız olan, utanç duyan herkesi cumartesi günü Üsküdar Meydanı’na bekliyoruz.
Kim olursa olsun biz tükenmeyeceğiz, bitmeyeceğiz, yılmayacağız! Eninde sonunda o sandığa varacağız, o seçimi alacağız!”
ANTALYA YANIYOR!
— Antalya Aksu’da başlayan orman yangını, rüzgarın da etkisiyle hızla yayılıyor.
— Aksu’da başlayan yangın Kepez’e sıçradı; alevler, Yeşilkaraman’da bazı evlere zarar verdi.
— Antalya-Isparta yolu ulaşıma kapatıldı.
— 254 haneden 720 kişi tahliye edildi.
'Bu bir suç duyurusudur'
Gazeteci Deniz Zeyrek, Üsküdar Belediyesi seçimleri hakkında;
"CHP kurultayını iptal ettiniz ya. delegelerin iradesi farklı motivasyonlarla sakatlandı diye, kimi para aldı diye, kimi işte eee çocuğu işe yerleştirildi diye, kimi bilmem ne falan değil mi?
Bu tür gerekçelerle CHP'nin kurultayını iptal ettirdiniz. CHP'yi altüst ettiniz. Butlan getirdiniz, başına koydunuz.
CHP'nin ana gövdesi ayrılmak zorunda kaldı.
Peki ben açıkça soruyorum buradan ; Bu dört kişi AK Parti grubuna kendi iradeleriyle, hür iradeleriyle mi katıldı?
Peki eğer onlardan herhangi birine ki Özgür Çelik'in açıkladığı şeyler insanın tüylerini diken diken ediyor. Özürlü çocuğum var diyor. Ben hapse girersem onlara kim bakacak diyor. Bundan daha ciddi bir irade sakatlama şeyi olur mu?
Özgür Çelik'in basın toplantısını bir kere bir basın savcısının suç duyurusu kabul edip harekete geçmesi lazım. Açık açık söylüyorum. Bu transfer olanların bütün HTS kayıtlarına bakılması lazım. CHP kurultay dosyasında baktınız. Bütün delegeleri didik didik araştırdınız.
Burada o kadar adam da yok.
CHP'den AK Parti'ye geçen dört delege, dört meclis üyesi, gizlice AK Parti'ye oy veren iki kişi.
Bunların son iki haftadaki telefon trafiklerini inceleyin.
Bulundukları yerin HTS kayıtlarını inceleyin. Hesaplarını inceleyin. Kendilerinin ve birinci derece yakınlarının. Mesela 500.000 dolardan bahsediliyor. Özgür Çelik'in iddialarından bahsediyorum. Bu bir suç duyurusudur.
Koskoca CHP'nin genel başkanını değiştiriyorsanız eğer delegelerin fikri değiştirildi, delegelere rüşvet verildi, delegeler korkutuldu, delegelerin çocukları işe alındı falan diye. Burada daha beteri var. CHP'liler de, Yeni Partililer de şikayet etmeyi bırakıp gitsin suç duyurusunda bulunsunlar.
Ellerindeki verileri, kayıtları vesaire savcılığa götürsünler. Üsküdar belediye meclis üyeleri değişik yöntemler kullanılarak AK Parti'ye transfer edilmişlerdir.
AK Parti için oy kullanmaları sağlanmıştır iddiasıyla suç duyurusunda bulunsunlar.
Nasıl biz yargımız bağımsızsa eğer bu tür gerekçelerle CHP'nin kurultayının tamamını iptal edebiliyorsa burada da aynı işlemi yapmak durumundadır. Ki buradaki iddialar daha ciddi.
Bir delege eğer 500.000 dolar alıp oyunu satıyorsa, oyunu değiştiriyorsa çok ciddi bir iddiadır.
O iddia ciddiye alınıp o adamın bütün yakınlarının kendisinin para trafiği izlenmelidir.
İşte birilerinin yanında kendilerini savcı diye telefonla arayan insanların neler söylediğini anlattı Özgür Çelik. Ya bunlar korkunç şeyler.
Yani bunların üstünde konuşup yorum yapmaya da gerek yok. Netice itibariyle AK Parti yargıyı da kullanarak, devletin gücünü de kullanarak 6 meclis üyesini kendi safına çekti.
İki meclis üyesini saf dışı bıraktı. Üsküdar Belediye Meclisind'eki farkı kapattı ve öne geçti başkanı tutuklayarak ve 25.000 kişinin 2019'da oy ve verip 2024'te vermeyen o 25.000 kişinin iradesine de saygısızlık edildi. Hem partisine hem AK Parti adayına çok büyük fark atan Sinem Dedeştı devre dışı bırakıldı."
Hani ozellestirme yoktu??? Yüzde 96,75 kâr ile çalışan, yılda 184 milyon $ net kâr getiren Köprülerde "verimsizlik" nasıl olur ? Borcu bitmiş kamu malını özel sektöre peşkeş çekmek Anayasa m. 167’ye aykırı bir devridir. Bu özelleştirme yasal değildir. @Akparti@TCYargitay
AKP’nin özelleştirme maskesini düşürüyoruz!
Bakanlıklar, özelleştirmelere gerekçe olarak;
Köprü ve otoyollar için, gelirlerin az, giderlerin çok, verimliliğin düşük olduğunu iddia ediyor.
O halde, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün mali verilerini açıklıyorum.
2025 yılında⬇️
🔴15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde;
Gelir: 87 Milyon 642 Bin Dolar
Gider: 2 Milyon 101 Bin Dolar
Kâr: 85 Milyon 540 Bin Dolar
Kâr oranı: %97
🔴 Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde;
Gelir: 102 Milyon 709 Bin Dolar
Gider: 4 Milyon 76 Bin Dolar
Kâr: 98 Milyon 632 Bin Dolar
Kâr oranı: %96
Yani iki Boğaz Köprüsünün yıllık toplam kârı: 184 Milyon 173 Bin Dolar❗️
Kâr oranı ortalaması: %96,75 ❗️
Ulaştırma ve Altyapı Bakanına soruyorum!
Devletin zaten yüzde 96 kâr’la işlettiği Boğaz Köprülerini özelleştirerek, acaba nasıl daha kârlı işlettirmeyi planlıyorsunuz?
Bunu akıl ve mantıkla nasıl izah ediyorsunuz?
Kamunun bu kadar yüksek kârla işlettiği bu köprüleri özelleştirmek vatana ihanettir!
Derhal bu özelleştirmeden vazgeçin!
Kaynak: KGM 2024 Otoyollar Bakım, İşletme, Ücret Toplama Maliyetleri Raporu, KGM 2024-2025 Gişe Ücret Resmi Verileri, Resmi Gazete 2024 Yılı Değerleme Oranı İlanı, KGM 2025-2026 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu
Çapraz sorgu öncesi Resul Emrah Şahan'dan mektup: 'Arkasında duramayacağım kararım yok'
Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, çapraz sorgular öncesinde gazetecilere gönderdiği mektupta, 17 aydır özgürlüğünden uzak olduğunu belirterek, “Saklamak istediğim bir işim, arkasında duramayacağım bir kararım yok” dedi.
https://t.co/8n6fjYSsGn
Aziz milletim, size sesleniyorum:
Kanıksamayın, normalleştirmeyin!
Asla ve asla bu haksız kararları, bu haksız hukuksuz hapsetmeleri kabul etmeyin.
Millet şahidim olsun!
Sen bunu açıklayacaksın ÖSYM!
Ya da istifa edip defolup gideceksin. Sen bugün batıda İstanbul'da bir çocuğu, sınava 1 dakika geç kaldı diye sınava almıyorsun. Şanlıurfa'da münferit olay oldu da, işte yol kazası oldu da, şu bu diyip 30 dakika geç gelenleri sınava alamazsın. Nokta. Alırsan sınava iptal edeceksin. Olacak iş mi ya? Çocuk oyuncağı mı bu KPSS sınavı, İstanbul'da sınava geç kalanı niye sınava almadın.
Bu KPSS sınavı iptal edilmelidir.
#kpss
İzmir'de Boheme Beach isimli işletme 10 sene öncesine kadar yok.
Bir anda yapılaşma başlıyor ve genişliği 300 metre olan bir alanı kapatıyorlar.
Açılış tarihi 2019 yazı. Yani 7 yıl önce. O tarihe kadar Azmak Koyu'nda köylünün, site sakininin ücretsiz denize girdiği kumsal.
Yerel kaynakların haberine göre Dernekler dava açıyor, iki ayrı yıkım kararı çıkıyor. Yıkım yapılmıyor.
Giriş ücreti için para istendiği çok sayıda vatandaş tarafından ihbar ediliyor.
Ve bu şahıslar tipini beğenmediği insanları da içeri almıyorlar. Birçok turist benzer ihbarlarda bana yazdı. Onları da paylaşacağım. Zaten şikayet sitelerinde de yer alıyor.
Yine milletin sahil alanına çökülüyor ancak yetkililer sessiz.
@laldenizlicesme@murat_kurum@csbgovtr@izmirbld
NOT: Bu işletmeleri tek tek paylaşacağım ancak UMA isimli mekanın sahibinin avukatı neden sadece biz dediği ve çevredeki diğer kaçak alanları işaret ettiği için daha fazla beklemedim. Birbirinizi ihbar edin böyle daha güzel oluyor.
🔥İbrahim Haskoloğlu, İzmir'de doğanın nasıl yok edildiğini açıkladı:
• İzmir'de 2004 yılında Alaçatıport isimli bir proje kanuna aykırı şekilde başlatılmış.
• Binlerce balığın beslendiği azmak alanlarına beton ve kum dökülmüş.
• Bu bölgeler eskiden flamingoların geldiği nadir alanlardan birisiydi.
• Burayı, zenginlerin villaları için baştan aşağı betona gömmüşler.
• Ve bu alan, 2023 yılında yargı tarafından iptal edilse de bugün hâlâ inşaatlar devam ediyor.
• Burada yapılan lüks villalar yabancı kanallarda satışa sunuluyor. Bu ülkenin deniz sularındaki balıkların yaşam hakkı bile ellerinden alınıyor.
• Yargının aldığı karar sonrasında bu bölgedeki kaçak yapıların tamamı yıkılması gerekir. Bu iş böyle giderse gelecek nesiller kamuya ait sahil bulamayacak.
(İbrahim Haskoloğlu)
Tarihler tutmadı, rakamlar tutmadı, iftiracıların beyanları birbirini yalanladı.
Aylarca delil diye anlattıkları her ne varsa duruşma salonunda ortadan kaldırıldı.
Geriye delillerle kurulmuş bir iddianame değil, çelişkilerle ayakta tutulmaya çalışılan bir senaryo kaldı.
Yine bir şafak operasyonuyla, İBB’deki 13 bürokratımızı, 3 Üsküdar Belediye Meclis Üyemizi gözaltına aldılar.
Kumpas belli, seçimi iptal ettir, meclis üyelerini gözaltına al ve yeniden seçim yap!
Önce Üsküdar halkının gururu Sinem Dedetaş’ı haksız hukuksuz şekilde tutukladılar. Ardından belediye başkan vekilliği seçimi yapıldı, kurdukları kumpasa rağmen biz kazandık.
Aday bile çıkartmaları gayriahlaki iken, kaybettikleri seçimin iptali için yargıya gittiler. Tabi ki, seçimi iptal ettirdiler, sonra Cumartesi gününe yeni seçim koydular ve bu sırada da 2 belediye meclis üyemizi ifadeye çağırdılar 3 belediye meclis üyemizi gözaltına aldılar.
Bu yöntem, kaybedenlerin yöntemidir.
Seçimde kazanamadığını, kah tehdit ve şantaja dayalı transferlerle, kah siyasi yargı operasyonlarıyla kazanmaya çalışanlar, milletin gönlünden çoktan silinmiştir.
Siyasetine ve çalışkanlığına güvenen partiler, seçmenleri ikna eder, sandıkta yetkisini alır ve görev süresini en iyi şekilde değerlendirirler.
Tükenmiş iktidarlar, siyasi iflas yaşayanlar, topluma vaadi ve gelecek ufku kalmamış olanlar ise baskı, zulüm, zorbalık ile çaresiz şekilde uzatmaları oynarlar.
AKP’nin içinde bulunduğu hal de tam olarak budur.
Bizler meclis üyelerimizin, bürokratlarımızın, yol arkadaşlarımızın her birinin masumiyetine inanıyoruz.
İçinden geçtiğimiz zorlu günlerin, şafak sökmeden önceki karanlık olduğunu biliyoruz.
Milletimizin hakkaniyetine, iradesine ve demokrasiye olan bağlılığına güveniyoruz.
Öyle ya da böyle, Türkiye’de YENİ bir dönem başlayacak.