🔴Güvenli Okul, Güvenli Gelecek İstiyoruz!
Yine bir eğitim kurumunun çevresinde yaşanan saldırıyla sarsıldık. Manisa Turgutlu’da gerçekleşen silahlı saldırıda 11 öğrenci yaralandı, 2 öğrencinin durumunun ağır olduğu açıklandı.
Yaralanan öğrencilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine, arkadaşlarına ve eğitim emekçilerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Bu saldırı, çocukların, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin ne kadar hayati bir sorun olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Okullar; çocukların ve öğrencilerin korkuyla değil güvenle geldiği, kendilerini özgürce ifade ettiği, eğitim emekçilerinin güven içinde çalıştığı yaşam alanları olmak zorundadır. Hiçbir öğrenci okula giderken, hiçbir eğitim emekçisi görevini yaparken şiddet tehdidiyle karşı karşıya kalmamalıdır.
Okullarda ve okul çevrelerinde yaşanan şiddet olayları münferit vakalar olarak geçiştirilemez. Şiddeti ortaya çıkaran nedenlerle mücadele edilmesi, okul güvenliğinin pedagojik ilkeler doğrultusunda ele alınması ve bireysel silahlanmanın önüne geçilmesi kamusal bir sorumluluktur.
Her okula yeterli sayıda psikolojik danışman atanmalı, öğrencilerin psikososyal ihtiyaçları gözetilmeli; okul ve çevresinde şiddeti önleyici, çocukların üstün yararını ve pedagojik ilkeleri esas alan kamusal tedbirler hayata geçirilmelidir. Silaha erişimi kolaylaştıran koşullar ortadan kaldırılmalı, bireysel silahlanmayı önleyecek etkili ve caydırıcı düzenlemeler gecikmeden hayata geçirilmelidir.
Biz eğitim emekçileri olarak bir kez daha söylüyoruz:
Okullar şiddetin değil, eğitimin ve yaşamın alanıdır.
Çocukların, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği ihmal edilemez.
Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz!
https://t.co/auagUVKUZt
Eğitim alanındaki fiyat artışının genel enflasyonun çok üstünde olduğunu belirten Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, maliyetin yalnızca okul ihtiyaçlarıyla sınırlı olmadığını; gıda, ulaşım ve konut gibi temel harcamalardaki artışların da eğitimin toplam maliyetini yükselttiğini söyledi.
https://t.co/Nz5thyHSpa
%35 #EkZam İSTİYORUZ!👇
✔Açlık sınırı 48 bin 819 TL, yoksulluk sınırı 120 bin 669 TL!
✔Ortalama kamu emekçisi maaşı yoksulluk sınırının yarısı civarında! %35 #EkZam İSTİYORUZ!
✔Maaşlarımız son 5 yılda %35 eridi!
✔Ortalama kamu emekçisi maaşı 11.400 TL eridi.
%35 #EkZam İSTİYORUZ!👇
✔Bir maaşın yarısı kira! Bu düzen değişecek!
✔4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın derhal, Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını temel alan evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini İSTİYORUZ!
✔TÜİK'in eksilen rakamları bizim ekmeğimizdir! Mutfaktaki yangını gizleyemezler! Yalancı matematiğe son!
📌 Halep’te Kürt halkının yaşadığı Şêx Meqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılar, savaş ve militarist politikaların kadınlar üzerindeki yıkıcı sonuçlarını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Yaşananlar yalnızca bir çatışma değil; kadınların yaşam alanlarına, güvenliğine, emeğine ve geleceğine yönelmiş açık bir saldırıdır.
📌 Savaş politikaları kadınlar için ölüm, yoksulluk, güvencesizlik ve zorunlu göç demektir. Bombalar yalnızca evleri değil; kadınların kurduğu dayanışma ağlarını, birlikte yaşam pratiklerini ve toplumsal bağları da hedef almaktadır.
📌 Yerinden edilme, kadınları göç yollarında, geçici barınma alanlarında ve kuşatma altındaki mahallelerde çok yönlü şiddete daha açık hale getirmektedir. Artan bakım yükü, derinleşen yoksulluk ve görünmez kılınan emek kadınların omuzlarına yüklenmektedir.
📌 Halep’te yaşananlar, erkek egemen ve emperyalist savaş akl��nın doğrudan sonucudur. Bu akıl, halkların yaşamını hiçe sayarken en ağır bedeli yine kadınlara ve çocuklara ödetmektedir.
📌 Kadınların yaşadığı mahallelerin hedef alınması, aynı zamanda kadınların toplumsal hayatta kurduğu sözün, iradenin ve örgütlü mücadelenin bastırılmak istenmesidir.
📌 Kürt kadınlarının yıllardır inşa ettiği eşitlikçi ve özgürlükçü yaşam pratikleri açıkça saldırı altındadır.
Bir yandan barış söylemleri kurulurken, diğer yandan sınır ötesinde tehdit diliyle yürütülen politikalar derin bir çelişki yaratmaktadır.
📌 Halkların güvenliği adı altında sivillerin hedef alınması, kadınların yaşam hakkının yok sayılması kabul edilemez. Barış; bombalarla, zorunlu göçle ve yerinden etmeyle değil, halkların eşitliğini ve kadınların özgürlüğünü esas alan bir anlayışla mümkündür.
📌 Bugün cihatçı ve gerici güçlerin, yüz binlerce sivilin yaşadığı bölgeleri hedef alması; küresel güçlerin onayı ve bölgesel iktidarların sessizliğiyle sürmektedir.
📌 Bu saldırılar nüfusu yerinden etmeyi, yaşam alanlarını dağıtmayı ve toplumsal yapıyı zorla dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bu durum açık bir insanlık suçudur.
Yeşil Sol Kadın Meclisi olarak bir kez daha söylüyoruz:
📌 Kadınların yaşamı savaşın aracı haline getirilemez.
Sivillerin, kadınların ve çocukların hedef alındığı hiçbir politikayı kabul etmiyoruz.
📌 Sınır ötesinde savaşı büyüten, halkları yerinden eden, kadınları güvencesizliğe mahkûm eden anlayışlara karşı barışı savunuyoruz.
Bombaların sustuğu, kadınların yerinden edilmediği, eşit ve özgür bir yaşamın mümkün olduğu bir gelecek için mücadelemizi sürdüreceğiz. Halep’teki kadınlarla dayanışma içindeyiz. Kadınların yaşam hakkı, onuru ve özgürlüğü ortak mücadelemizdir.
Yeşil Sol Kadın Meclisi
337 . Hafta
KESK’li KHK’liler için adalet istiyoruz!
Haksız ve hukuksuz şekilde KHK’larla görevlerinden ihraç edilen kamu emekçileri yıllardır hak mücadelesi veriyo. Bu hafta Grup Susika aramızdaydı.
Hak-Hukuk-Adalet demeye devam edeceğiz.
Şeffaf olması için objektif atama kriterleri getirilmek zorundadır!İdari taktir yetkisi sınırsız kullanılamaz!Liyakat !Litakat!Liyakat! #TorpilDeğilLiyakat