Harvard Üniversitesi mezuniyet töreni!
Filistin damgasını vuruyor.
Böyle bir mezuniyet töreni Boğaziçi’nde, ODTÜ’de vesaire neden yapılamaz?
Bizde mi bir arıza var, Amerikalılarda mı?
Yüreği yangın yerine dönen İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’den tarihî çıkış:
“Rabbim, bana, 1 gün de olsa, Kudüs Valiliği’ni nasip et!”
Hayali bile güzel!
@mustafaciftcitr#kudüs
Arnavutluk halkı bir adanın Trump’ın Yahudi damadına satılmasını protesto ediyorlar!
Protestonun 5. günü!
500 bin insan…
Sel gibi…
Tek kelimeyle, muhteşem!
Epstein adasının en kötüsü olduğunu mu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz!
İsrail, dünyada sadece çocuklar için özel olarak yapılmış tek askeri hapishaneyi inşa etti.
Filistinli çocuklar (12 yaşından itibaren) askeri mahkemelerde yargılanıyor.
Mahkûmiyet oranı: %99.7.
Düzenli olarak dayak, işkence, tecrit ve tecavüze maruz kalıyorlar.
Bu sadece Yahudi olmayan çocuklar için geçerli.
İsrailli çocuklar normal sivil mahkemelere gidiyor.
Bir neslin tamamını kırmak için tasarlanmış bir sistem:
Gece baskınlarıyla tutuklamalar, işkence altında itiraflar ve kitlesel cezalar.
Hepsi askeri işgal altında.
Bu, çocuklara karşı kurumsallaşmış bir zulüm.
Başka türlü adlandırmak mümkün değil.
‼️BM'de görevli Kanadalı bir diplomatın isyanı:
▪️Gazze'ye kimse ses çıkarmadığı için Lübnan'da da aynısını yapıyorlar. Ayakta kalan tek bir köy bile yok.
▪️Bir ayda 3 bin kişi öldü. Ahlakınız nerede?
▪️Üç meslektaşım Gazze'de insanlara yardım etmeye çalışırken öldü. Hükümetimiz umursamıyor.
BUNA YÜREK DAYANMAZ!
Gazze'de gönüllü olarak çalışan Dr. Tanya Haj-Hassan, İsrail soykırımını anlatırken gözyaşlarını tutamadı :
"Kollarımda cansız bir çocuk tuttum. Onu kurtaracak ekipman yoktu. Bu bir savaş değil; bu masumların katliamı. Söz bitti.” https://t.co/eDvOllrrVQ
Brezilyalı Ünlü Futbolcu Ronaldo Nazário ;
-“Gazze'de yaşananlar bir savaş değil, tuzağa düşmüş bir nüfusun sistematik olarak katledilmesidir.”
-“Dünyanın kayıtsızlığı endişe verici.”
-“Böyle bir vahşet karşısında sessiz kalmak ahlaki bir başarısızlıktır.”
-“Ben sessiz kalamam ve kalmayacağım. Gazze'nin yanındayım..”
Bir İngiliz kadın, Gazze’den gelen görüntüleri izlerken gözyaşlarını tutamadı…
“Bir kız çocuğu neden ailesine bir damla su götürmeye çalışırken hedef oluyor?
Neden küçücük bir beden, bir savaş makinesinin nişangâhına giriyor?
Bunun cevabı; sessiz kalan hükümetlerde, gözlerini kapatan liderlerde ve bu yıkımı besleyen silah tedarikçilerinde saklı.”
Gazze’de çocuklar oyun oynayacakları yaşta ölümden kaçıyor, dünya ise çoğu zaman sadece izliyor.
Bu görüntüler yalnızca bir halkın değil, insanlığın vicdanında açılmış derin bir yaradır.
👉"Gazze'yi Terk Etme"
#MakeWayForGaza
(Gazze’ye Yol Aç)
Bir şeyin işe yaraması, çıkar sağlaması, sonuç getirmesi o şeyin illa doğru olduğu anlamına gelmez.
Toplumda böyle düşünenler çoğaldıkça ahlâk devreden çıkar.
Ahlâkın gücü değil gücün ahlâkı hâkim olur.
🚨Gazze'de yapılanlar Lübnan'da da yapılıyor.
Lübnan’da bir baba ve oğlu eve dönerken öldürüldü.
Silah taşımıyorlardı, çatışmanın parçası değillerdi. Yanlarında sadece hatıraları ve evlerine ulaşma umudu vardı.
Bir baba ve oğulun eve dönüş yolculuğu ölümle son buldu. Sivillerin hayatı bir kez daha savaşın hedefi oldu. 💔 #Lübnan #Lebanon #CivilianLivesMatter
📢 Gazze'yi Terk Etme!
#MakeWayForGaza (Gazze'ye Yol Aç)
FRANSIZ DÜŞÜNÜR EDGAR MORIN GAZZE SOYKIRIMINA İSYAN ETTİ!
NİHAYET YANİ!
MORIN, HABERMAS’TAN CESUR ÇIKTI!
Yaşayan en büyük Fransız düşünürü 102 yaşındaki filozof Edgar Morin, belki de çağı. en büyük Alman düşünürü Habermas gibi üç maymunu oynayarak İsrail’i destekleme pespayeliği ve zavallılığı sergilemedi; aksine İsrail soykırımını sert bir dille eleştirdi. Avrupa ülkelerinin ve bütün dünyanın sessizliğini, âcizlik ve suç ortaklığı olarak niteledi.
https://t.co/OahP625r53…
EDGAR MORIN’İN ONURLU DURUŞU VE ANLAMLI İSYANI!
İşte Gazze’de işlenen soykırım hakkındaki sarsıcı sözleri:
"Yüzyıllar boyunca d��nî veya ırkî nedenlerle zulme uğramış bir halkın (Yahudilerin) torunlarını temsil eden İsrail Devleti'nin masum bir halkı, Filistin halkını yalnızca sömürgeleştirmekle kalmayıp, onları topraklarından kovmak ve kalıcı olarak sürgün etmek istemeleri karşısında hem şaşkınım hem de öfkeliyim... Ama dahası, 7 Ekim katliamından sonra Gazze nüfuslarına karşı gerçek bir kitlesel katliama girişmeleri ve durmaksızın sivillere, kadınlara ve çocuklara saldırmaya devam etmeleri.
Ve dünyanın sessizliğini, İsrail'in koruyucusu ABD'nin sessizliğini, Arap devletlerinin sessizliğini, kültür, insanlık ve insan hakları savunucusu olduğunu iddia eden Avrupa devletlerinin sessizliğini görmek…
Bence korkunç bir trajedinin içinden geçiyoruz, çünkü biz de bu kontrolden çıkmış şeye karşı çaresiziz. En azından şunu söylüyorum: Tanıklık edin! Eğer somut olarak direnemiyorsak, geriye kalan tek şey tanıklık etmek. Zihinlerimizde direnelim, kandır��lmayalım, unutmayalım, acı ve zorlu gerçeklerle doğrudan yüzleşecek cesareti gösterelim."
KORKAK AVRUPA!
ZAVALLI AVRUPA!
Avrupalı büyük düşünürlerin Gazze soykırımına karşı nihayet konuşmaları, biraz günah çıkarmak gibi görülebilirse de her şeye rağmen İsrail’in durdurulması ve soykırımcıların cezalandırılması sürecini tetikleyecek olması ve insanlığın insanlığın yitirmediğini, yitirmeyeceğini hatırlatması bakımından önemli ve önemsenmeli.
Ayrıca, burada Morin’in içinde bulunduğu hâlet-i ruhiye, Avrupa’nın içinde bulunduğu hâlet-i ruhiyenin yansıması: Avrupa devletleri ve hatta halkları korku ve panik içindeler! Zavallı Avrupa! Bu kadar düşmemeliydin!
Birkaç gün önce Avrupa’daydım. Verimli, ruh dolu bir Almanya ve Danimarka seyahatim oldu, 20 civarında konferans verdim (Not: Konferanslardan para almıyorum, ben tefeci değilim. Avrupa’da MTO çerçevesinde veya kitap fuarları dolayısıyla konferanslar veriyorum).
ANLAM VE DEĞER ÜRETME KABİLİYETİ BİTTİ BATI’NIN!
Gördüğüm manzara tedirgin ediciydi bu kez. Avrupa’nın ne kadar zayıf temeller üzerinde ayakta durduğunu görünce hem sevindim hem de üzüldüm. Üzüldüm çünkü yüzyıllarca insan halkları, özgürlükler retoriği üzerinden evrensel Avrupalı değerler diye diye, kafamıza vura vura propagandasını yaptıkları bu söylemlerin sadece içi boş, söylem üzerinden hegemonya kurmaya yarayan yine sinsi, ruhsuz, zavallı ve iki yüzlü Avrupa karakterini ele verdiğini görünce üzüldüm.
Oysa böyle mi olmalıydı? Avrupalılar, göğüslerini gere gere İsrail soykırımına karşı çıkmalıydılar! İsyan etmeliydiler!
Değil mi?
Ama edemezlerdi. Çünkü emperyalist bir tarihe, geçmişe sahiptiler. Tarihleri soykırım tarihiydi; katliamlar, tecavüzler tarihi. Bunlardan çağımızdaki iğrenç bir soykırıma karşı ses vermelerini beklemek kabuk edilmeyecek bir duaya amin demekti.
Beni yanıltmadığı için, Avrupalıların sömürgeciliğinin en zayıf anlarında onları nasıl korkuya, paniğe, pasifizme, kör itaate sürüklediğini görünce, bunların insanlığa verecekleri bir anlan ve değer kalmadığını görünce, yıllardır söylediklerimizin, yazıp çizdiklerimizin bir kez daha doğrulandığını görünce sevindim.
Artık şu gerçek bir kez daha ispatlanmış oldu: Batı, Gazze soykırımı ve Epstein rezaletinden sonra anlam ve değer üretme kabiliyetini kaybetti.
O yüzden Edgar Morin’in bu çıkışını önemsedim, Avrupa’da ve dünyada İsrail soykırımına karşı entelektüel bir başkaldırıyı kışkırtabilir. Çünkü
Terörist İşgalci İsrailli Bakan,
Gazze'ye girmeden önce İsrailli askerlere hitaben
Bakın ne diyor,
"Gazze’deki bebekleri yakalayın ve başlarını kayalara vurarak parçalayın" diyor.
Bu iğrenç bir barbarlık ve açık bir soykırım çağrısıdır. Siyonizm ve İsrail budur işte.
Fransız millervekilinden Macron'a:
-"Uluslararası hukuku Ukrayna'da ihlal ettiği için Putin'e 19 yaptırım paketi uygulayan Fransa'nın, Netanyahu'nun Lübnan'ı işgal ettiğini ve Gazze ile Batı Şeria'da katliamlar düzenlediğini gördüğümüz halde Netanyahu'ya yaptırım uygulamamasını utanç verici bulmak gerek."
📌 AVM'lerde hastanelerde mescitler en kuytu yerlerde❗️
AVM’de namaz kılmak için mescit arayan kadın, ‘otopark’ cevabını almasına sinirlendi:
“Türkiye'de yaşıyoruz, burası Müslüman ülke ama namazımı kılmak için mescidi sorduğumda otoparkta cevabı alıyorum. Neden mescitler AVM'lerin en kuytu köşelerinde?”