Güzelim İstanbul'u beton yığını yaptıkları yetmedi, şimdi sıra İzmir'e geldi. Hayalet gibi binalar dikildikçe kahroluyorum. Bir de bunu modern yaşam diye lanse ediyorlar. Sahil şeridine sur gibi binalar kondurup imbatımızı kesiyorlar.O yapı bu yapı şu yapı yeter bi durun artık.
Türk Tiyatrocu ve sanatçısı Şevket Altuğ, sizi ekranda neden göremiyoruz sorusuna şu cevabı vermişti;
Ana akım medyaya sokulan ABD'li uzmanlar tarafından Türk toplumunun değerleri değiştirildi! Bütün dizilerde, tabanca, tüfek, mafya, yatak, aldatma ve millet birbirini öldürüyor.!
Bu ortamda ben olamam. Çünkü biz yaptığımız işlerde, topluma sevgiyi, hoşgörüyü, toleransı, mahalle kültürünü, birlikte yaşamayı, dayanışmayı öğretmeye çalıştık.
Böyle bir senaryo ile karşılaşırsam yaşıma rağmen hâlâ oynayabilirim. Ama karşılaşacağımı da pek zannetmiyorum. Toplumu TV'lerdeki "CIA eliyle" kirlettiler mahvedip böldüler. Gündüz kuşağı zaten rezalet ama kimse umursamıyor! Bilinçli bir tükenişe götürüyorlar.
Böyle sanatçıların ellerinden öperiz. Teşekkürler büyük usta halkın sanatçısı nasıl olurmuş gösterdiğin için.
__________________________
TRT'nin Osmanlı dizileriyle topluma gaz verilip Cumhuriyet düşmanlığı işleniyor! Osmanlı'yı geri çağırıyorlar! Ne garip!? ABD'nin siyonist büyükelçisi Tommy Barrak'da Osmanlı Millet sistemini öneriyor!
Rum Yunan Ermeni kökenli sizde din adamları ve fesli tayfası da Osmanlı da Osmanlı dediler yıllarca?
Saidi Nursi deliuzzamandan öğrencisi fetöye kadar, şeyh saidden fesli mısır koçanı kadir mısıroğlu'na kadar, siyonist büyükelçilere kadar herkes Türk ulus devlet düşmanı olmuş ve bunu açıkça beyan ediyorlar! Niye Osmanlıya dönelim?
Yine devleti kriptolar yönetsin diye mi? Yine Türk Analar ağlasın diye mi?
Zaten bugünde kriptolar yönetiyor bugünde Türk anaları ağlamıyor mu? Yetmiyor mu yani?!!!
Prof Dr Yusuf Halaçoğlu ne demişti Habertürk TV'de: Atatürk'ten sonra Türkiye'yi Türkler yönetmedi.
Türkiye'yi Türkler yönetmeli,
Vatikan ile Washington'un seçtiği kripto memurları değil. Çünkü bunlar Türklerin haklarını yabancılara veriyor.
Daha nasıl anlatsın adamlar ???
Fatih Altaylı ile tanışalı kaç yıldı oldu hatırlamıyorum. Bir radyoda gazeteleri yorumladığı yılları hatırlıyorum. Sanırım 90’ların başlarındaydı. Bab'ı Ali yokuşu muydu adı, her gün gazeteleri okuyup acımasızca eleştirirdi… Çok popüler bir radyo programıydı. Radyo ve televizyonların yeni şaha kalktığı günlerdi. Kardak krizinde karşılaştığımız hatırlıyorum. Gümüşlük’te… Bir bota atlayıp kardak’a gitmişti hatta eşi Hande de yanındaydı… Sonraki yıllarda Doğan Holding’de ben Cnntürk’teyken o da KanalD tarafındaydı. Ara sıra denk gelirdik… Sonraki yıllarda ailece görüşmeye başladık. Beraber tatillerde bir arada olduk, evlerimize gidip geldik. Çok iyi kaz yapar bakın Fatih… Habertürk’te başının çok belaya girdiği bir dönem ben 5n1k’ya konuk olarak çıkarttım. Şu anda hala bize bel altı vurmak için o programı kullanırlar. Bayağı içten ve doğrudan tartışmıştık. Hiçbir şeye eyvallahı olmayan iki gazeteci olarak birbirimize girmiştik. ( O programdan sonra başım Doğan Tv’de çok belaya girdi belki o da ilk kez burada öğrenecek hiç söylemedim ona..)
Sonra ne oldu bilmiyorum daha az görüşür olduk. Pek çok konuda gönüş olarak ayrı düştük. Ben youtube’a girdiğimde beni ‘youtuber’ diye küçümsüyordu sonra şartlar denilen o vahim şey onu da YouTube macerasına getirdi. Youtube’da çok başarılı oldu Fatih.
İzlenirliklerde hepimizi geçti.
Yeni kurulan bu dünyada muhalefetin yaptığından çok daha büyük bir etkisi olan yayınlar yaptı. Biliyorum söyledikleri özellikle iktidar cenahı için yenilir yutulur şeyler değildi. En son geçtiğimiz aylarda bir mekanda karşılaştık. Biraz son zamanlardaki durumu konuştuk neşesi yerindeydi. Tedirgindi ama korkmuyordu.
Bu akşam saatlerinde gözaltına alındığını öğrendim. Hepimizin beklediği bir durumdu ne yazık ki… Türkiye’de değil artık gazeteci her sosyal medya kullanıcısı için olası bir senaryo bu…
Fatih’in son yayınında yaptığı konuşma kısaltılmış ve montajlanmış çok büyük bir çarpıtma ve yanlış anlamaya dönüştürülmüş. Yaklaşık 3 dakikalık konuşmanın aslını dinlediğinizde öyle apar topar gözaltına alınmayı hak etmeyecek bir konuşma olduğunu görüyorsunuz..
Ama kurgulanan 36 sn’lik bölümü tamamen bir manipülasyon.
Biliyoruz ki Fatih Altaylı’nın gözaltına alınma nedeni sadece bu konuyla değil son zamanlarda hükümete yönelik sert eleştirileri.
Kurt kuzuyu yemeye karar verince 36sn’lik bir çarpıtma metin yeterli olabiliyor.
Fatih’i cumartesi akşamüstü apar topar gözaltına alınması bugüne kadar gördüğümüz her türlü tuhaf gözaltına alınma ritüellerinin de üzerinde…
Bugün YouTube yayıncılarını ben demokrasinin düdüklü tencereleri olarak görüyorum. Biliyorsunuz çok basınç uyguladığınız yerde tencerenin biraz havasını boşaltmanız gerekir. Şu anda troller Fatih Altaylı'nın gözaltısı üzerine halay çekiyorlar ama hala aklı selim düşünen hükümeti yönetenlere ve bu kararı alanlara bir çağrım var.
‘Bırakın muhalefet de sesini beğenseniz de beğenmeseniz de biraz olsun duyurabilsin. Her beğenmediğinizi sesi susturabilirsiniz ama tarih gösteriyor ki bu uzun dönemde sürdürülebilir bir yöntem değil. Sadece Türkiye’de değil, hiçbir yerde değil. Açılım sürecinin yaşandığı, Ortadoğu’da kapalı ülkelerin çöktüğü, savaşa sürüklendiği bir dönemde en çok ihtiyacımız olan şey çok seslilik ve demokrasi ve hukuk.
Fatih Altaylı’nın gözaltına alındığı suçun yatarı bile yok. Bu yüzden bu kararı alanlara dostça ve içten bir ricam var.
Fatih Altaylı’yı serbest bırakın.
Fatih Altaylı gazetecidir.
ve gazetecilik suç değildir.
Barış Terkoğlu: “Fatih Altaylı, sabah Cumhurbaşkanlığı görevlisi tarafından açıkça tehdit ediliyor.
Akşam, Cumhurbaşkanını tehditten gözaltına alınıyor.
Oldu olacak soruşturmalar Saray’da yapılsın, mahkemeler Saray’da görülsün!”
#ZeytinHayattır#zeytinimeağacımadokunma
Tüm milletvekillerini parti farkı gözetmeksizin zeytinlikleri ,doğal ve kültürel varlıkları korumaya davet ediyoruz #YasayıGeriÇek
Geçmişimizi ve geleceğimizi koruyalım
ZEYTİN Mİ ❓MADEN Mİ ❓
Geç olmadan vazgeçin YAŞAMA DEĞER VERİN
Fatih Altaylı gazetecidir.
Gazetecilik suç değildir.
Eğer ortada hukuk kırıntısı dahi kalmışsa,
derhal serbest bırakılmalıdır.
Gazetecileri susturma girişimi, otoriterliğin açık göstergesidir.
Basına yönelen her tehdit, demokrasilerin turnusol kağıdıdır.
Bugün susturulan bir gazetecidir,
Yarın susturulmak istenen halkın kendisidir.
Gazetecilik bir suç değil,
halkın haber alma hakkıdır.
Soru sormak, yazmak, konuşmak; saraya değil, millete hesap vermesi gerekenlerin korkusudur.
Kahrolsun istibdat,
Yaşasın hürriyet.
#GazetecilikSuçDeğildir
CHP Kadıköy'de, Kanal İstanbul ve zeytinliklerin madenciliğe açılmasına karşı imza topluyor:
"Zeytinime dokunma, çocuklarımın geleceğine dokunma!
Yalana, talana, Kanal'a karşı imza topluyoruz."
“Mercedes ve bir ilaç şirketi "Biz Türkiye'de rüşvet verdik iş yaptırmak için" dedi. Kendi ülkelerinde ceza aldılar..
Türkiye'de kimlere rüşvet verdiklerini söylediler, Türkiye'de bir savcı dava açmadı..”
Unutma, unutturma.!
İki kez kanser atlatan, ciddi sağlık sorunları yaşayan, Silivri'den Buca'ya sürgün edilen Beylikdüzü Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık Başkanımız şu an hastanede.
Haksızca tutuklanan, suçsuz yere cezaevinde tutulan Başkanımız Mehmet Murat Çalık'ın bir an önce tahliye edilmesi toplumumuzun ortak vicdan çağrısıdır.
Ümit Özdağ:
"Bütün dünya savaşa hazırlanıyor. ABD ordusu askeri doktorlarını özel bir savaşa hazırlık programına alıyor. Türk ordusu savaşan ve şehit veren bir ordu olmasına rağmen Erdoğan 15 Temmuz sonrasında askeri sağlık sistemini yıktı."
"500 seneden beri savaşmayan İsviçre ordusunun askeri hastaneleri var da, neden bizim askeri hastanelerimiz yok?"
@umitozdag