Hayatta emin olduğum üç gerçek var: bir, gerçek özgüvenliler, kibir ve insanları aşağılama eğilimi göstermezler. İki, gerçek zenginler, servetlerini sergilemezler. Üç, gerçekten mutlu ilişkileri olanlar, bunu kanıtlama ihtiyacı hissetmezler. Aşırı sunum, yokluğun dışa vurumudur.
Marcus Aurelius çok haklıydı: Dostlarını kaybedeceksin, sevgililerini kaybedeceksin, alıştığın o rahat konfor alanını kaybedeceksin.
Ama eğer tüm bu kayıpların içinde kendini bulmayı başarırsan, kralların sahip olduğundan çok daha büyük bir servet kazanmışsındır. Kendini kazandığın yerde, hiçbir şey kaybetmiş sayılmazsın.
Kadın netlik ister.Belirsizliğin olduğu yerde önce olayı anlamak için bir süre dursa da belirsizlik kesinleştiği an gider. O yüzden niyetini net bir şekilde belli eden erkek her zaman ön plandadır.
kızlar bir erkek olarak söylüyorum karşınızda ki erkek sizi gerçekten seviyorsa yanınızda olmak için her şeyi yapar, seven erkek çaba gösterir, gönül alır, adım atmaktan çekinmez erkeklerin gururu sevmedikleri istemedikleri kadınlar içindir "erkeğin gururu sevmediği kadına" olur.
mukemmel iliski yoktur. birbirini seven ve bu sevgiye deger veren, saygi duyan, birbiriyle gecinmeye gonlu olan, birbirini anlamak icin cabalayan, birbirine hayati zorlastirmak yerine kolaylastirmayi tercih eden iki insan vardir. ne olursa olsun her seyi asarlar
Eğer aşk beni tekrar bulursa, benim kadar derinden seven biriyle tanışmayı dilerim. Beni incitmeyi asla kabul etmeyecek biriyle. Sadık, nazik ve bağlı biriyle. Beni asla istenmeyen hissettirmeyecek biriyle. Kendimi evimde gibi hissettiren ve bende de ev bulan biriyle.
Olay budur sana ait olmayan hiçbir şeye, şuan hayatında olmayan hiç kimseye meyil vermezsen yaşam enerjin sende kalır. Doğal olarak sevinçli bir ruh halinde kendin ve hayatınla ilgilenebilirsin.