Filosofia, Neoplatoncu düşüncenin önemli isimlerinden Proklos’un varlık, birlik, neden, akıl ve ruh üzerine geliştirdiği düşünce sisteminin temel metinlerinden birini Türkçeye taşıyor.
Çeviren: Muhammed İkbal Çifçi
Filosofia Yayınları | Felsefe
#Filosofia#FilosofiaYayınları
Hatırlamak nedir? Unutmak nasıl mümkün olur?
İnsan zihninin en eski sorularından biri: Bellek nasıl çalışır?
Aristoteles ve Bellek
Muhammed İkbal Çifçi
Filosofia’dan yeni bir felsefe metni.
#Filosofia#Aristoteles#AristotelesveBellek#Felsefe#AntikFelsefe
Akıl Üzerine – Mantissa 2, Aristotelesçi geleneğin önemli yorumcularından Afrodisyaslı İskender’in akıl ve düşünme üzerine tartışmalarını Türkçeye taşıyor.
Akıl nedir?
Düşünmek nasıl mümkün olur?
İnsan aklı ile etkin akıl arasındaki ilişki nedir?
Çeviren: Muhammed İkbal Çifçi
Akıl nedir?
İnsan aklı doğuştan sahip olduğumuz tamamlanmış bir yeti mıdır, yoksa potansiyel halde bulunup zamanla mı gerçekleşir?
Afrodisyaslı İskender, Aristoteles'in akıl anlayışını yorumlarken bu soruyu merkeze alır.
Akıl Üzerine Mantissa 2 şimdi Filosofia Yayınları'nda
Felsefe tarihinin en önemli şarihlerinden Afrodisyaslı İskender’in zihin, ruh ve idrak konularına ışık tutan kült eseri Akıl Üzerine (Mantissa II), Muhammed İkbal Çifçi’nin özenli çevirisiyle Filosofia Yayınları tarafından okura sunuluyor.
#filosofiayayinlari#felsefe
Bugünkü yazı: Halkı dini değerlere karşı nefrete tahrik….
https://t.co/SphrKRXhlg
İzleyicilerinin haşema önyargılarından bile espri çıkaran, doğum tarihinden 9 ay geri giderek anne ve babasının Madımak günlerinde dünyaya bir Deniz getirmek istemesini alaya alabilen, her göstersinde Atatürklü espriler yapabilen Deniz Göktaş���’ın mizahının esas malzemesi kendisi ve kendi çevresiydi.
Ama siyasetçiler, troller, kolluk güçleri ve dalgıçların da arasında olduğu pek çok kişinin Deniz Göktaş’la ilk kez bu vesileyle tanıştığı anlaşılıyor.
Göktaş’ın esprisi ateist bir arkadaşın Müslüman arkadaşına takılırken yapabileceği türden bir espri.
Ama eğer Deniz Göktaş’ı tanımazsanız, mizahını bilmezseniz onu İslam’la dalga geçmeye çalışan “siyasal Alevici” gibi görebilirsiniz.
Ama gösterilerinde esas sinir bozucu esprilerini kendi mahallesine ve en çok da laik kesime yaptığının farkındaysanız, o zaman bu espri de size düşmanca değil, dost sohbetindeki bir takılma gibi gelecektir.
Bir şeyin mizahını yapmak, ona hakaret etmek değildir.
Hakaret mi değil mi herkes anlar zaten. İzaha, tweete, savcıya gerek kalmaz.
Mizah tam tersine çoğu zaman aşinalığın, yakınlığın ve birlikte yaşamanın dilidir.
İnsan en çok sevdiğine takılır. Yakınlık, belli ölçüde mizahı kaldırabilme hâlidir. İlişki buna dayanır.
Bir din, insanların gündelik hayatına ne kadar doğal biçimde karışırsa o kadar canlı kalır.
Hakkında konuşulması tehlikeli olan, günlük konuşmanın, şakanın dışına çıkarılmış, müzede bir cam fanusun içinde ziyaret edilen bir kutsalla ünsiyet kurulamaz.
Din ancak insanların konuşabildiği, tartışabildiği, hatta bazen şakalaşabildiği ölçüde hayatın içinde kalır
Din başına polis dikerek koruyabileceğiniz bir tarihi eser değildir.
Ceza kanunları, hadislerden daha popüler ve bağlayıcı galiba.
Çünkü o herkesin bildiği hadisin tam tersini yapıyorlar.
Kolaylaştırmıyor, zorlaştırıyorlar, müjdelemiyorlar, nefret ettiriyorlar.
Allah’ın koruyacağını vaad ettiği dinin acemi şövalyeliğine soyunup ona yenilgiler yaşatıyorlar.
Sonuç, evet birileri halkı dini değerlere nefrete tahrik ediyor ama bunu yapan bir standupçı değil.
@enis_doko Deniz Göktaş'ın "dine hakaret eden" bir mizah yapmış olmadığı kanaati ile ve meselenin politik taraflarını bir kenara bırakarak son derece makul bir yazı. Enis Bey'e ve kibar duruşu ile ölçülü düşünce biçimine mütenasip. Teşekkürler.
1-Bakın Deniz Göktaş’ı nasıl tutukladılar. Deniz gösterisinde oruç tutmayan ve oruç tutan canlı bombalar ile ilgili bir espri yapıyor. Aşağıda çözümlemesi olan esprinin hiçbir yerinde oruç tutanların canlı bomba olamaya daha müsait olduğuna dair bir ibare yok. Ama sulh ceza hakimi hiçbir dayanağı olmadan karara şöyle yazıyor: …oruç ibadetini gerçekleştiren kişilerin canlı bomba olmaya daha müsait olduğunu…’ işte muhakeme yeteneğinden tamamen yoksun böyle keyfi ve yanlış yorumla Deniz Göktaş’ı hapse attılar.
Bu nasıl açıklanır?
Yurtdışından hakkında soruşturma açıldığını bildiği halde kendi seçimiyle gelen adamın yurtdışına kaçma şüphesi.
10 milyon izlenmiş ve kesitleri her yerde binlerce kez paylaşılmış youtube videosunu karartma şüphesi.
Pyrrhoncular bile bu kadar şüpheci değildi.
Bileği ince yüreği kalın çocuk. Aşk olsun! Boğazlarından aşmayan 'Kitab'ı 'değer' kılıfında 'değnek' yapanlar mızraklarının ucuna taktılar yine takacaklarını. #DenizGöktaşıSerbestBırakın
Edebiyatın Kayıp Kadınları çıktı. Artık sizlere emanet. Türk edebiyatında birkaç öyküyle görünür olmuş, daha sonra da unutulmuş kadın öykücülerin öyküleri 100 yılı aşkın bir aradan sonra ilk kez okur karşısında. Alın, okuyun, paylaşın, önerin.
Afrodisyaslı İskender'in "Akıl Üzerine" başlıklı cesameti küçük etkisi büyük metni şimdi Türkçe'de. Çok yakında "filosofia" etiketiyle okurla buluşuyor.
Filosofia Yayınları olarak sayfaların arasında buluştuğumuz tüm okurlarımızın, edebiyata emek veren yazarlarımızın ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı kutlarız. Sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, huzurlu ve bol okumalı nice bayramlar geçirmeniz dileğiyle
Filosofia Yayınları