Zorla sahip olunamayacak şeylerden biri de sevilmektir. Kimsenin kalbine zoraki bir yük olamazsınız. Sevginin eksildiğini, varlığınızın bir ağırlığa dönüştüğünü hissettiğiniz anda orayı terk edin. Çünkü insan, başkasının kalbinde yer edinebilmek uğruna kendi değerinden vazgeçmemeli. Kendinize duyduğunuz saygı, her şeyin başında gelmeli. Gitmek kaybetmek değil; kendini, onurunu ve kalbindeki saf iyiliği korumaktır...
Şems “Aşkın 40 Kuralı”nda der ki:
“Başına ne gelirse gelsin karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. Dileğin gerçekleşmediğinde de şükret.”
Paranız olmasa bile alacakmış gibi gidip konut projelerini, galerileri gezin, pazarlık yapın.
O arabanın içine binin, test sürüşüne çıkın.
Örnek dairelerde o koltuğa bir kez oturun.
Gitmek istediğiniz bir ülke varsa bir şekilde fırsat yaratıp oraya gidin, her yerini gezin, dolaşın, tadını çıkarın.
Eminim, vay be, dünya ne güzel yermiş diyeceksiniz.
Bir araba nasıl yakıt olmadan çalışmıyorsa insanlar da hayalleri olmadan çalışamaz.
O daireyi gezdikten ya da o ülkeden döndükten sonra, eskiden sıkılarak yaptığınız iş artık o kadar kötü gelmeyecek.
Çünkü artık önünüzde bir hedef olacak.
Daha fazla ülkeye gidip daha fazla yer görmek isteyeceksiniz.
O evi almak için çabalayacak, o arabayı otoparkınıza çekmek için daha çok çalışacaksınız.
Hayallerinize dokunun. Emin olun, sonrasında işe bakışınız bile değişecek.
İnsanın kafasında ulaşmak istediği bir hedef olmalı.
Bazen 10 saat çalışır, hiç yorulmazsınız.
Bazen de 2 saat çalışırsınız ama bütün enerjiniz tükenir.
Bu tamamen hayal kurmamaktan kaynaklanıyor.
Saydığım şeyleri yapın.
Emin olun hayat enerjiniz de artacak.
@Palestina7libre Kesinlikle gir elinde puanın bulunsun , illa kendi bölümüm olsun diyorsan da aile ve sosyal hizmetler bakanlığı çocuk gelişiminde kontenjan açıyor