hiçbir şeyin askeri, neferi, militanı, müridi değilim..
kendi bilincimi emrine verip irademi askıya alacağım
herhangi bir oluşuma rastlamadım henüz..
rastlayacağımı da sanmam..
karşınızdaki insan sizin çok hassasiyet gösterdiğiniz bir konuya hiç hassasiyet göstermiyor olabilir!!
hani olur ya çoktan o konuyla yüzleşmiş bedelini ödemiş ve geçmiştir..
sizin kadar heyecanlanmamasını/ tepki duymamasını
hoşgörebiliyor musunuz?
@ohaldeozann yüksek beklentiler 🤔kendi pencerenden haklı da olabilirsin.. ama ötekinin durumunu asla bilemeyiz ya hani..
her şey bizimle ilgili olmayabilir ya hani.. vs vs
öyle şeyler düşündüm ben ..
1-
Madde bağımlılarından bahsetmek istiyorum, kastettiğim uyuşturucu ve uyarıcı maddeler. Uyuşturucu denince akla gelenler. Alkol değil, ekran veya çikolata bağımlılığı değil. Esrar, kokain, ekstazi vs... Madde tipi, kullanım biçimi, kullanıldığı ortam, kimlerle veya yalnız tüketilmesinin daima kendine has anlamı olur. Narsistik bireylerin metamfetamin veya kokain kullanımına daha yatkın olması gibi. Maddeyle uyarılmış hal, böbürlenme fantezisinin sahne almasıdır bu durumda. Yahut kaygılı insanın esrarla yatışma çabası gibi. Kural değil bunlar, bağımlılık ilerledikçe de bu tip ayrımlar erir. Ancak bazı genellemeler yapabiliriz. Madde bağımlılarında bazen görülen bir tema; madde etkisinde hayatın anlamının keşfedildiği duygusu. Bu anlam keşfi özellikle ergenlerde, Matrix filminde piksellerin dökülüp hakikate erilmesi gibi fantastik bir fantezi olabiliyor. Madde etkisinde yaşadığı şiddetli duyusal, bilişsel, duygusal değişimi, altta yatan asıl hakikate ermek, " Matrix olmak" şeklinde yorumlayabiliyor bağımlı, özellikle gençse. Bu durum işitilenden yaygın ama toplumun bağımlıların ne dediğini dinlediğinden emin değilim. Duygunun gerçekliği, hakikatin ispatı kabul edilir. Çocukça ama hepimiz duygularımızın gerçekliğini fikirlerimizin ispatı sayarız. Madde bağımlılarında da böyle bir durum olabiliyor. Tarih boyunca maddeyi kullanan spiritüel akımlar, küçük cemaatler olmuştur. Bugünün toplumunu bu açıdan eski toplumla kıyaslayacak veriye sahip değiliz. Bizim tarihimizde dar bir sufi çevrede vecd arayışı için maddenin bir çeşit katalizör gibi kullanıldığı anlatılır. Bugünün modern toplumunda ise madde kullananlar arasında spiritüel/ tasavvufi eğilimler konuya uzak olanların tahmin edeceğinden yaygın. Sanki hayatın keşfedilmeyi bekleyen bir anlamı vardır ve madde bağımlıya bu anlamı açan bir pencere aralar.
Çiçek çocuk kuşağı için Huxley'nin kitabı, The Doors of Perception'ın etkisini düşünün. " Algının kapıları temizlenseydi her şey insana olduğu gibi, sonsuz görünürdü." Blake'in meşhur dizelerinden gelir kitabın adı. Temel tezi beynin gerçekliği üretmediği, filtrelediğidir. Zihin dünyaya açılan bir pencere olmanın aksine bir filtre olarak betimlenir. Huxley, meskalin deneyimlerinden bu yönde bir çıkarım yapar. Tabi bu fikirde rüya boşa düşüyor veya filtreleme hakikatten bir eksilme olarak tarif ediliyor ki sağlam fikirler değil. Ancak çiçek çocuk nesli için vurucu bir kitaptır. Sorun burda derinleşir. Anlamın üretilmesi askıya alınır. Filtreden, benlikten kurtulduğunu varsayan insan, toplumu sığ ve faydacı görmeye başlar. Toplumun zaten sığ ve faydacı olmasında:)) fikirlerinin sağlamasını yapar. İnsan anlam üretmek için yaşamaz, yaşarken anlam üretir, ne yaşadıysa. Bazen madde kullanan insan, algının değişmesiyle onu bekleyen anlamlara kavuştuğu duygusuna kapılır. Anlam bir faaliyetin içkin eseri değil de aşkın ve keşfedilmeyi bekleyen bir hazineye dönüşür.
Yaptıklarınla hayat anlam kazanmıyorsa, bir mücevher gibi bekleyen bir anlamı keşfettiysen hayatla uğraşmak boş bir işe dönmez mi? Pek çok bağımlı bu tür fikir ve duygularını aslında söyler ama duyulmaz. Bağımlıyla toplumun geri kalanı arasında derin bir anlam tartışması vardır. Bağımlılığın bedensel, sosyal sonuçları dışında anlam meselesi kritik bir konuma yerleşebilir. Anlam keşfedilir; sinsi bir yıkım.
Kendisi iyice tükenmediyse bağımlı, toplumu beğenmez. Tükenme bedensel, maddi, sosyal olabilir. Tükenişin devamı gelebilir; anlamı madde etkisindeyken keşfeden madde etkisinden çıkınca yitirir. Bu döngü başta bağımlılığı destekler ama seneler geçtikçe elde tutulamayan anlam kişiyi şüpheye düşürür. Başta çok yoğun olan hakikate yaklaşma hissi, zamanla iflas eder. Sonuçta elde bedensel bir bağımlılık kalınca hedonizme bütünüyle teslim olma riski doğar. Bu tür bağımlı için kendisi keşfetmiş, toplum yitirmiş, toplum yolunu şaşırmıştır. Bağımlı topluma bakınca haz peşinde boş bir hayat geçiren insanlar görür. Toplum bağımlının bu yanını anlamadan gerçek bir dialog kuramaz.
walla 5-6 tane ceketim var .. hiç de tutturamıyorum.. :))
her mevsim 3 kat lahana gibi geziyorum..
ip askı atlet / ince yarım kol t-shirt / yağmurluk :))
kat kat soyunuyorum ama yine de terleyip ıslanıp dönüyorum :))
neyse diyorum ki kendime en azından günde ortalama 2 kadın öldürülmüyor .. :)))
teselli çıtam buralarda yaniiii 🥹🤗
@dnzugrl@cudana35 Ya dışındasındır çemberin
Ya da içinde yer alacaksın
Kendin içindeyken
Kafan dışındaysa
Çaresi yok kardeşim
Her akşam böyle içip kederlenip
Mutsuz olacaksın
Meyhane masalarında kahrolacaksın