Nasıl ki, nicedir, bir bodrumda, boş bir küpün karanlık kasnağında, bir örümcek amaçsızca dolaşırsa, size göre amaçsızca, ama, ona göre?- Yannis Ritsos -
Gt Var
Haram helal Fetö...
Her gün yeni bir şey uydurarak akıl karışıklığı yaratıyorlar.
Esas amaçları aylardır hiçbir şey hakkında konuşmayan, kayyum atanmadan 1 gün önce olacaklardan haberi olduğu için ulusa seslenen hain Kemal Kılıçdaroğlu'nun gayrımeşru oluşunu bizlere unutturmak.
Kılıçdaroğlu ahlaksızını ilk ziyaret edenlerden birisi olup "nerde kalmıştık" diye desteğini bildiren eski Maltepe Bld. Bşk. bugün de Erdoğan'a biat bildiren bir paylaşım kaleme almış.
Hedef tam gaz Cumhur ittifakı....
Bu adam kim biliyor musunuz?
CHP’nin başına açılan Kurultay Davasının şikayetçisi Yılmaz Özkanat
Peki bugün ne oldu? Fotoğraftaki Yılmaz Özkanat “Batman İl Başkanı” olarak atandı.
Kurgulayan
Kuran
Oynayan
Kemal ve ekibi.
Deniz Göktaş'ın Kur'an'ı kastederek söylediği sözler üzerine...
1- En favori kitap...
2- Benim de favorim diyor.
3- Çevirisi başarısız diyor. Her çeviren başka türlü çeviriyor ve herkes başka seyler anlıyor diyor...
4- Son kitap denilmesi çok iddialı zira o dönemde kitaplar daha yeni yeni yazılıyor diyor. (Kur'an'a inanmadığını belirtiyor aslında)
5- 1200'lü yıllarda yine böyle bir kitap yazılmalıydı diyor. (Zira insan yaşamı çok değişti demek istiyor.)
6- Ama kitabın yazarı (İslam'ın Allah'ı) Kur'an'a son kitap dediği için yenisini göndermiyor, diyor.
7- Domuz da yeneyiversinler derken de yeni kitap gelseydi bu yasağı kaldırırdı ve başka pek çok yeni düzenleme yapılırdı iddiasında bulunuyor.
Bir inançsız olarak Deniz Göktaş'ın bunları söylemesi doğal degil mi?
Biz de inananlar olarak, yanılıyorsun Deniz, bu sözlerine kesinlikle katılmıyoruz, demeliyiz. Konu işte bu denli basit. Bunda soruşturma açılacak ne var?
Bir de kimileri çıkıp dinî konularda şaka yapılmaz diyor.
İyi de Anadolu halk kültüründeki dinî konularla ilgili yüzlerce fıkrayı nereye koyacaksınız? O fıkralar hâlâ anlatılmaya devam ediyor.
Buluttan nem kapar gibi her şakadan inanç krizi çıkarmak pek sağlıklı bir tutum değil. Zira bu, inanç zayıflığına delalet eder.
Özgür Özel:
"Atıf yaptığın Frankenstein canavarın adı değil, canavarı üreten doktorun adıdır. Bir kere bunu bil. Yazan yanlış yazmış"
"O yüzden butlana 'Frankenstein' diyorsan yanlış"
"Eğer butlan bir canavarsa canavarı üreten de Frankenstein'sa, Frankenstein Recep Tayyip Erdoğan'ın ta kendisidir"
Butlancılar bu kafayla, hızla ve hep birlikte dibin de dibine inerler…
CHP’li birinin @kilicdarogluk aleyhinde slogan atmasını sorgulamak yerine üyeliği askıya alıyorlar.
“Tedbiren”i de çok iyi öğrenmişler, (Kim öğrettiyse!) o yola da hızla koşuyorlar.
Batışlarının kanıtıNOKTA
CHP Lideri Özgür Özel:
"Bir kayyım atamadan bahsediliyor, kayyım olsa 5 kişilik bir heyet gelir 40 gün içinde seçimle yükümlüdür, maaşlar dışında ödeme yapamaz, mal alamaz, mal satamaz kayyım.
Seçimi kaybetmiş birisi yıllar sonra gelip her şeyi yapabilirim ama seçim yapamam, biraz ben yöneteceğim, sonra benim istediğim düzlemde bir seçim olacak diyerek bir iktidar yürüyüşünü kesiyor."
CHP yi arındırmaya geldiğini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun
Öncelikle yaklaşık 2 sene boyunca lüks çalışma ofisi/villa’nın kira ve diğer giderlerini kendi maaşıyla nasıl karşıladığını açıklayarak kendisini arındırması gerek,
Geçtiğimiz 2025 yılı Kasım Ayı’nda o lüks ofisi boşaltarak avukatının ofisine geçmişti, Ankara'daki lüks çalışma ofisi/villa, mülk sahibi tarafından 43 milyon TL bedelle satışa çıkarılmıştı,
Kendisi o döneme ait ofisi ve masraflarını karşılayan destekçilerin desteğini çekmesi nedeniyle ofisi kapattığını açıklamıştı,
Ankara’nın Mustafa Kemal Mahallesi’nde bulunan o lüks ofisin kirası yaklaşık 370 000 TL den 24 ay hesaplanırsa,
Bu bedeli hangi iş insanları ödedi,
Aylık bu kadar gelirden niye vazgeçtiler,
Önce neden ödediler sonra niye çekildiler,
Bindiği arabaların ve korumaların giderlerini kim karşıladı,bir çok parti genel başkanı partisinden ayrıldı Bay Kemal gibi böyle bir düzen sürdürmediler, ofis,koruma,lüks araclar.
Aziz İsan Aktaşın lüks zırhlı araçına 1.5 yıl neden niçin bindin ve Aziz İsan Aktaşı CHP'e belediyelerine Bay Kemal mı bulaştırdı.
Arınmak iyidir,
Arınmamış olanlar başkalarını arındıramaz...
Önce senin arınman gerek Butlan Kemal..(alıntı)
Sayın Kılıçdaroğlu;
Bugün de bir yardımcınız Halk TV’yi hedef gösterip tehdit etti. Belli ki sizin başlattığınız tehdit dilinden etkilenmiş ve bundan cesaret almış.
Bir haber nedeniyle Halk TV’yi hedef gösterdiği paylaşımında imalı şekilde "79 milyon" hatırlatması da yapmış. Bu ifade bende herhangi bir çağrışım uyandırmadı. Emir verin, karnından konuşmasın ve belgeleri açıklasın.
Ben, ülkemin bin yıllık kadim geleneğine inanmış, birlik ve beraberliğine kendisini adamış bir Türk vatandaşı olarak tehditlerinize boyun eğmem.
Bu nedenle bizi tehdit edip hedef göstermekten vazgeçin ve bağımsız haberciliğe saygı gösterin.
CHP öyle kötü günler geçiriyor ki...
Atanmış genel başkan her gün arınacağız deyip duruyor...
O arınacağız dedikçe...
İktidara yol gösterdikçe...
Her gün bir belediye başkanı gözaltına alınıyor...
Sorulduğunda ise: efendim onlar yolsuzluk soruşturması diyor...
En yakınındakiler iktidar TV'lerin koridorlarında yatıp kalkıyorlar...
Zaten basın danışmanı TGRT'den geldi...
Halkın içine çıkma cesaretleri yok...
Arındıracağız diyor...
Etrafındakileri unutmuş...
En yakınındakilerin toplumda zerre karşılığı yok...
Onları kim arındıracak...
Mesela Erdoğan Toprak, Hüseyin Yıldız, İlhan Kesici, Rıfat Nalbatoğlu ....
Adamlar kaç dönemdir milletvekili, hala meclis kürsüsünde halkın sorunlarıyla ilgili tek bir cümleleri yok...
Halk için bir cümle kurduklarını duyan varsa yazsınlar okuyalım...
CHP'nin önce bunlardan arınması gerekmiyor mu?
Hep arınacağız diyorsun ya?
Öyle koltukta oturarak arınma olmaz...
Halka sorman gerek...
Çık sokakta, pazarda, çarşıda halka arınmayı sor gerçekleri gör...
Bir ses bir Gazze
Filistin gör duy konuş etiketini açan duyarlı insanları Trump'ın Ankara'ya gelişini ve Türkiye'de düzenlenecek olan Nato Zirvesi'ni protesto etmeye davet ediyorum. Netenyahu'yu koruyup kollayan emperyalist çetenin dostu olanlara da bir çift sözümüz var.
Kemal Kılıçdaroğlu o kadar kurnaz bir şahıs ki Selahattin Demirtaş üzerinden konuyu dokunulmazlığa getirdi. Aklındaki Selo değil Özgür Özel'in dokunulmazlığı.
Çünkü neden - söylüyorum bilin.
Çobanla ağlayıp kurtla iş tutmak; Filistin diye ağlayıp Trump'ın en büyük dostu olmaya göbek atmak. Utanmak desen o zaten çoktan unutuldu buralarda.
Ankara Valiliği Nato zirvesi nedeniyle toplantı ve gösterileri yasakladı.
Selim Utku Gümrükçü… Lakabı "Tilki Selim"...
Butlancı CHP yönetiminin İzmir kayyumu…
Geçtiğimiz akşam, yıllardır istediği koltuğa atamayla ve bir gece yarısı zor kullanarak kavuştu…
Daha önce ‘basında’ hakkında neler yazılmış diye baktım, ARŞİVDEN şunlar çıktı…
2015’te CHP Çiğli İlçe Başkanlığı’na aday oldu Zeynel Mertoğlu’na kaybetti. Ama o dönem Aziz Kocaoğlu düşmanlığı sayesinde rüzgârı arkasına aldı, liste delerek il yönetimine girdi. Parti içi kavgalar sayesinde “kaybederken de kazanabileceğini” öğrendi!
2018’de il başkanlığına aday oldu, bu kez Deniz Yücel’e kaybetti… Yine örgütün onayını alamamıştı ama desteği büyütmüştü. Daha gençti, önü açıktı…
2019 yılında Çiğli’ye aday gösterildi, belediye başkanı oldu.
Başkan oldu olmasına ama Çiğli’den çok İstanbul’da ve Genel Merkez’de mesai harcadı, Çiğli’ye hizmet yerine örgütü dizayn etmekle ilgilendi. Çünkü parti dizayn etmek onun işiydi! Öyle “boş” işlerle de uğraşmazdı; Çiğli Belediye meclislerine çoğu zaman katılmayıp görevi Başkan Yardımcısına bıraktı.
Çiğli Belediyesi’nde makamı 7’nci kattaymış… 6’ıncı kattan 7’nci kata çıkarken ve 8’inci kattan 7’nci kata inerken ‘kart’ basmak gerekiyormuş. Herkes öyle istediği gibi başkanlık katına ulaşamazmış… Hep bu tarz üstenci şeylerle anıldı! Şimdi de utanmadan il başkanı odasındaki ek bölümle ilgili imâlarda bulunuyor…
Koltuğu çok sevdiği ve her parti içi rekabette yeni kazançlar sağlamayı bildiği için teamüllerde olmadığı halde iki koltuğa birden oturmaya kalktı. İlçe belediye başkanı olarak İzmir Büyükşehir Meclisi’nde CHP Grup Başkan Vekilliği’ne aday olduğunu açıkladı. Hedefi; Tunç Soyer’i Meclis’te topal ördek yapmaktı, hayali Büyükşehir’e hazırlanmaktı, mevcut gücünü “daha fazlası için pazarlık aracı” olarak kullanmaktı… Zaten Soyer’i ve ekibini de sevmezdi! Ancak orada da istediği karşılığı bulamadı, adaylıktan çekildi!
Herkesten daha iyi olduğu ve her görevde “fırtınalar” estirdiği için milletvekilliği de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı da tam ona göreydi… Daha ilk yıldan gözünü Büyükşehir’e dikmesi bundandı… 2023 seçimleri kazanılsaydı bakanlık bile isterdi! Çiğli’ye sığamıyordu; geçen dönem Buca Belediyesi’ni “gölge”den yönetmesi de bu yüzdendi.
Çiğli Belediye Başkanlığı sırasında Türkiye’deki ilk flamingo belgeseli olan “Pembe Misafirler”i hazırlatmıştı. Belgesel galasında sponsorların olduğu bir reklam panosu vardı; “Milletin a… koyacağız” diyen müteahhidin inşaat şirketinin logosu da oradaydı. Önünde gülerek poz vermişti, büyük tepki çekti. İzmir halkını geçtim, FLAMİNGOLARA AYIPTI BE KARDEŞİM!
2020 yılında Millet İttifakı’nın büyük ortağı İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i makamında ziyaret etti. Bu görüşmeden birkaç ay sonra Çiğli’de Akşener’in ağabeyi Nihat Gürer’in ismiyle bir park açtı. Açılışa katılan Akşener gözyaşlarını tutamadı, birbirlerine sarıldılar. Ancak Nihat Gürer’in İzmir’le hiçbir alakası olmadığı gibi ulusal düzeyde tanınan biri de değildi. Yaşamı İzmit’te geçmişti. 1980 öncesinde MHP Kocaeli İl Başkanlığı ve sonrasında Kocaeli Aydınlar Ocağı Başkanlığı yapmıştı. Park açılışını anlamlandıramayan tabandaki CHP’liler, “Tilki almıştır bir koku” yorumları yaptı. ÇİĞLİ’DE LAKABI “TİLKİ”YDİ.
Çiğli’yi yönetemedi! Belediye önünde o döneme kadar hiç olmadığı kadar grevler ve eylemler yapıldı, işten atılanlar, disipline sevk edilenler oldu! Belediyedeki örgütlü sendikalara baskılar yaptı, işten atma ve üyeleri sendika değiştirmeye zorlama gibi baskı araçlarını hep kullandı. İşçilere ve memurlara tepeden baktı, eylem yaptıklarında onları provokatör ilan etti, halkla karşı karşıya getirdi.
O kadar çok düşman biriktirdi, o kadar sadece kendini düşündü ki 2023 yılındaki olağan kongre sürecinde mahallelerde karşılık bulamadı. İlçe kongresinde liste bile yazamadı. Seçime uzlaşı adayı olarak giren karşı ekip; belediye başkanı olarak başarısız görünmesin diye kendisine delege listelerinde 3 kişilik yer verdi ama o 4 talep etti. İstediği kişiyi listeye yazdıramayınca kıyameti kopardı. Belediye başkanları ve meclis üyelerinin olduğu WhatsApp gruplarından ayrıldı. O da yetmedi; Soyer’e tepki olsun diye Çiğli Belediyesi’nin İzmir Enternasyonal Fuarı’ndaki stantlarını geri çekti.
Aynı yılın il kongresinde çarşaf liste istedi. Doğrusu da oydu ama derdi parti içi demokrasi falan değildi, yine sadece kendini düşünüyordu, liste delip kurultay delegesi olmak istiyordu! Etrafındakilere zarar vermek pahasına hep kendini düşünürdü. Salonda il başkan adayı Şakir Başak’tan çok onun fotoğraflarının olması bu yüzdendi. O gün çarşaf liste diyordu, bugün kayyum olarak atanmayı kabul etti.
Özgür Özel genel başkan oldu, ilk tebrik tweetini atanlardan oldu. 5-7-8-14 Kasım 2023 tarihlerinde arka arkaya Özgür Özel fotoğrafları paylaştı. Özel’i İzmir’de ilk karşılayanlardan oldu. Son yerel seçimde istediği adaylığı alamayınca Özel’e karşı fırsat kollamaya başladı, o fırsat bugün tarihin en hukuksuz süreçleriyle eline geçti! Özel, istediklerini ona verseydi, butlancılara neler etmezdi neler!
Koltuk sevdası CHP’yle de sınırlı kalmadı…. Çiğli Belediye Başkanlığı biter bitmez 2024 yılında Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanlığı’na aday oldu. İlla bir koltuk istiyordu ama o seçimi de kaybetti! O gün ona oy veren ve başkanlığa öneren ADD’liler bugün bin pişman!
Özetle; bugün kayyum olarak atanan Selim Utku Gümrükçü eğer yerseniz, “Ben koltuk sevdalısı değilim” diyor.
Dün iktidarın Ergenekon kumpaslarına muhatap olmamış gibi, bugünün kumpaslarına “mahkeme kararı” diyor.
Ve dünkü meşruiyetinden çok uzak, ne halkın ne örgütün sesine kulak vermeden etrafındakilere bakıp “Biz kaç kişiyiz” diye her gün yeniden yeniden sayıyor!
"Tilki" lakabını hak ediyor mu bilmiyorum ama Şükrü Erbaş'ın dizesiyle; "küçük çıkarların büyük kurnazı" olduğunu kayyumlukla tescilliyor!
Biz Türküz, Kürdüz, Zazayız, Çerkesiz... Bizim derdimiz kendi ülkemizde ne kadar adil bir hayat yaşayabildiğimiz. Her şeyi çslıyorsunuz, farkındayız ve geri alacağız.