@gusholderhaber Ben Mersin sıcağinda pandemi donemi girmiştim. Klimanın açılması yasak ve pencerelerden sadece biri açılıyor. Hayatımda ilk defa kulağımın içinin terlediğini hissetmiştim.
6 yaşındaki kızını 29 yaşındaki müridi Kadir İstekli ile evlendiren Yusuf Ziya Gümüşel, Cübbeli Ahmet ile böyle buluştu. Cübbeli, yaptığı iki mühim görüşme sayesinde Yusuf Ziya Gümüşel’in tahliye edilmiş olabileceğini açık açık yazmıştı. Cübbeli Ahmet 8 Haziran’da Erdoğan ile görüşmüş ve fotoğraf paylaşmıştı. Yusuf Ziya Gümüşel’in Cübbeli’ye gösterdiği hürmet bunun için. H.K.G.’nin ahı üzerinizde kalsın.
@cagdasbayraktar Niye hikaye uyduruyorsunz? İlk 4 dakikadan sonra hatasını farkedip düzeltiyor. Özeti izleseydiniz bari. 6. dakikada Yeni Zelandanın gol attığını söylüyor. Yaşanan skandal zaten ama sizin yaptığınız da doğru değil.
Tavrımız ve çağrımızdır
Sol kimlikçi bir tartışmanın parçası olamaz. Yurttaşlarımızın etnik ya da mezhepsel kökeni Türkiye’yi aydınlığa, eşitliğe, özgürlüğe, bağımsızlığa, refaha taşıyacak bir mücadelenin doğrultusunu değiştiremez. Şu ya da bu makama gelecek kişinin dünya görüşü, çalışkanlığı, halka adanmışlığı, yurtseverliği, bilgi ve becerisi, dürüstlüğü dışında hiçbir kriterin önemi yoktur.
Bu ülkede etnik ve mezhepsel eşitsizliklerin, ayrımcılığın olduğu açık bir gerçektir. Önemli olan, bu gerçeğe nasıl yaklaşılacağı ve nasıl çözümler üretileceğidir. Kimliklerin birbirinin karşısına konduğu bir taraflaşmanın herhangi bir çözüme yardımcı olması mümkün değildir. Çözüm, bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu derin sömürü, ağır yoksulluk ve adaletsizliğin kaynaklarını kuruturken bu eşitsizlik ve ayrımcılığı da birleştirici bir perspektifle ortadan kaldırmaktadır.
Türkiye solu bu çok basit gerçeği unutmuş ve emekçi halkımızı bölen kimlikçi politikaların peşinden gitmiştir. “Alevi Cumhurbaşkanı seçilemez”, “anadili Kürtçe olan bir Cumhurbaşkanı adayını desteklemeyiz” gibi siyasal ve kamusal alanda hiçbir yeri olmaması gereken açıklamalara yol açan da solun kimlikçi siyasetin yarattığı sıkışmadan kurtulamamasıdır.
Bütün bu yalpalamaların ortasında bir kesim sola haksız ithamlarla, genellemelerle düşmanlık geliştirmekte, sosyalist hareketin milliyetçi hezeyanlarla hedef alınması ve günah keçisi ilan edilmesi için kampanyalar düzenlemektedir. Oysa sol, başından beri her tür milliyetçilik ve liberalizm karşısında başka hiçbir hesap gütmeden, yalnızca kendi ideolojik-siyasal ilkelerine ve devrimci hedeflerine sadık kalarak dik dursaydı, bağımsızlığını korusaydı, birlik ve müttefiklik ilişkilerini bu zeminde kursaydı, bugün tamamen farklı bir ülkede yaşıyor olurduk.
Solun tartışılamayacak ilkeleri vardır ve bu ilkeler korunarak çoğalmak, güç olmak mümkündür. Yıllardır söylediğimiz gibi, DEM Parti ve CHP gölgesindeki bir sol ilkelerini gözden çıkarmış bir soldur. Anti-emperyalizm, laiklik savunusu ve kapitalist sömürüye karşı olmak sekterlik ya da küçük düşünme değildir. Tersine, Türkiye’nin geleceği bu ilkelerden hareketle inşa edilecektir.
TKP, çok uzun bir süredir DEM Parti ve CHP gölgesinde sosyalist hareketin gelişemeyeceğini ve bu partilerin peşinden gidilmemesi gerektiğini yüksek sesle ifade etmektedir. Solun bir dönem CHP’ye, sonra DEM Parti’ye, sonra tekrar CHP’ye bel bağlayarak siyaset yapar hale gelmesi bugün toplumun umutsuzluk ve örgütsüzlüğünün en önemli nedenlerinden biridir. Bazı sol kesimlerin DEM Parti merkezli politikaları terk ederek CHP yörüngesinde siyaset yapmasını bir olumluluk olarak görenler, meselenin özünü kavrayamamaktadır. Kuşkusuz DEM Parti ve CHP farklı tarihsel ve ideolojik dinamiklerin ürünüdür. Ancak bu farklılıklar Türkiye’nin sömürüden, zorbalık ve adaletsizlikten arındırılması mücadelesinde sosyalist hareketin bağımsızlığı söz konusu olduğunda önemsizleşmektedir.
İşte bu koşullarda bir kez daha bütün samimiyetimizle çağrımızı yineliyoruz: Düzen siyasetinden bağımsız; devrimci, yurtsever, sermaye karşıtı, emperyalizmin bütün biçim ve kurumlarından kopmuş, Aydınlanmacı ve Cumhuriyetçi bir solun toplumsal ve siyasal bir güç haline gelmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.
"Amalar" ve "fakatlar" bir köşeye bırakılabilirse, sol gerçek bir kimlik kazanacak ve başlı başına bir siyasal güç merkezi haline gelecektir. Solu ilkelerinden uzaklaştıran "en geniş güçlerin birliği" yaklaşımı derhal terk edilmelidir. AKP iktidarıyla mücadele o iktidarın kaynakları iyi teşhis edilerek başarıya ulaşabilir. Tarikatlarla, holdinglerle, NATO’yla, Avrupa Birliği ile hesaplaşmayı erteleyen bir solun “en geniş güçlerin birliği”ni kime ve neye karşı oluşturmak istediği emekçi halk açısından kocaman bir belirsizlik içermektedir. Oysa sol ancak açık, yalın ve tutarlı bir siyasal-ideolojik kimlikle çaresizlik içindeki yoksul halk kesimlerine umut verebilir, seçenek oluşturabilir.
Madem son gelişmelerle birlikte solun kendisine yabancı ideolojik-siyasal zeminlerde mevzi elde etmeye çalışmasının maliyetleri ve çıkışsızlığı açık bir biçimde görüldü, o zaman cesaretle ders çıkarmanın zamanı gelmiştir. TKP geriye dönük tartışma ve ayrım noktalarını bir kenara koyarak tamamen geleceğe odaklanmaya ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırdır.
Türkiye Komünist Partisi
Merkez Komite
@Drpato99@MilanSkriniar38@buzzspor Ersun yanalı eleştiriyirdu çünkü.Ama ertesi sezon da kadroyu yeniliyorsunuz. Bunda sence hatalı bir düşünce yok mu. Aziz Yıldırımı da bu yüzden istememişti taraftar.
@Drpato99@MilanSkriniar38@buzzspor Ligin ertelenmesi gerekiyordu. Onda haklısınız. Benim demek istediğim oňceki sezon şampiyon yapan teknik direktoru yolluyorsunuz ve kadroya sadece bir tane transfer yapıyorsunuz. Yani kadro şampiyon yaptı Aziz yıldırıma göre.
@MilanSkriniar38@buzzspor Bu sayede en az 10 puan almamışsınızdır. Sezona tek transfer ile girdiniz. Yani Fenerin kadrosunun yeterince iyi olduğunu düşündünüz ama diğer sezona da kadroyu baştan aşağı değiştirdiniz neredeyse. Van persie, Nani,Kjaer falan gelmişti.
@MilanSkriniar38@buzzspor Büyük ihtimal yaşın yetmez. Galatasaray o sezon haddini bilerek oynadı. Muslera ve Snaijder, gs'de kariyerinin en iyi sezonunu geçirdi. Yasin inanılmaz formdaydi ve diğer oyuncular da iyi iş çıkardılar. Fenerde ise Emenike sağolsun bütün atakları öldürüyordu.
@smbjk44@pascalmentality kaanın artık milli takıma faydası olmaz. O bencede olmamalıydi. Bir de ben Keremi beğenmem ama milli takımın gol yükünü sırtlıyor. Montella her zaman elestirildi ama her zaman da başarılı oldu bence. Turnuva öncesi bunları konuşmak çok saçma bence
@smbjk44@pascalmentality Kendi takımlarında iyi olmayan ama milli takımda iyi oynayan oyuncular var. İrfan ve Salih bu sene iyi degillerdi ama milli takıma katkı veriyor. Samet yine fena degildi süper ligte ve Montella inanılmaz faydalandı simdiye kadar ondan
@smbjk44@pascalmentality Ya Yunusun bu sene kötü bir sakatlık geçirmesine rağmen yine de iyi bir sezon geçirmesini bir tarafa bırakırsak, Semih milli takıma gitmeyi hakkedecek ne yaptı?