@MANSURTURGUT Masur hocam çok güzel bir yaklasimda buluşmuşsunuz, dediginiz gibi şüpheciler bunlari manadan sıyırıp tamamen maddeye yönelebilir ama, yer O’nun gök O’nun istedigi zaman madde istedigi zaman mana ile hükmeder. Cebrail Aleyhisselam’ın Dihye isimli sahabe görünümünde gelmesi gibi.
@EmreUslu Emre hoca, diyelim ki siyasi bir parti kuruldu..Survive etmesinin, kurucularin, üyelerinin iceri tikilmamasinin ve partinin kapatilmamasinin garantisi var mi? Hatta bu partinin kurulmasının olasılığı var mı?
@Dagci_Dagci Yıllanmış edebiyatcilara taş çıkaracak harika bir akışla yazılmış insanı içine çeken bir kitap. Tek solukta yarısına geldim.
Ayrıca sizin gibi subaylari tanimak, bilmek ve yaşadıklarınıza şahit olmak büyük bir şereftir.
Iyi ki varsiniz! Tarih sizleri minnetle yadedecektir.
💢 15 Temmuz’da kurulan kumpas planının asıl amacı; halk ve orduyu karşı karşıya getirmek ve onbinlerce insanı katletmekti. Askeri terör ihbarı ile birlik ve karargahlara çağırmışlar, halkı da meydanlara ve birliklerin etrafına çekmişlerdi.
💢 Ancak o gecenin asıl kahramanları buna izin vermedi. Meydanları yerle bir edecek ateş gücünü, silahı kullanmadı. Bunun en güzel örneği Deniz Kuvvetleri Karargahı oldu. Onca pusu, plan, tahrik ve provokasyona rağmen; Deniz Kuvvetleri Karargahı’ndan halka tek bir atım dahi ateş açılmadı. O karanlık gecede Karargah Emniyet’i tam olarak sağlandı. En küçük bir arbede yaşanmadı.
💢 Yapılan savunmaları okudukça tüylerim diken diken oldu. Çünkü üstün hizmet madalyası takılması gereken ve o gece gerçek bir destan yazan tüm personel, ertesi gün hunharca tutuklandı. İşkence edildi, müebbet hapis verildi.
💢 Meclis Araştırma Komisyonu raporu işte bu yüzden yayınlanmadı. O gecenin asıl kahramanları ve hakikat saklandı.
💢 Bir uzay gemisini meteor yağmurundan koruyan kalkan gibi bu vatan evlatları o gece milletimizi korudu. Kumpasçı hainlerin yaptığı onbinlerce insanın katledilmesi planı bozuldu. Bunun gibi daha pek çok detayı “Elbet Bir Gün-Dönüş” kitabında okuyacak ve o kahramanlarla büyük bir minnetle tanışacaksınız.
Nasıl da iddia ediyorsun bilmiş bilmiş.
Her garnizonda farklı farklı uygulamalar vardı. Düğününü Orduevinde yapan Teğmenin başı kapalı ailesi Orduevine alınmadı da , takıları sokakta taktılar. Yer Balıkesir Orduevi. Eşi "çok kapalı" olanlar ordudan atıldı. Benim sınıf arkadaşlarım yahu, bana mı anlatıyorsun? Özellikle 90'lı yılların ortalarından sonra TSK'daki bu baskılar çoğaldı. 1985'te Anadolu Kavağı Boğaz Komutanlığında cami vardı, herkes gider namazını kılardı; askerliğini yapan imamlar namaz kıldırırdı. Yaklaşık 10 sene sonra bu cami kapatıldı. Cuma namazı da kılınmaz oldu. Muhripte gemi Komutanı Ramazan'da tüm subayları öğle yemeğinde subay salonunda görmek istiyordu, kim oruçlu kim değil diye görmek için.
Bunlar ve daha fazlaları yaşandı. Kimse inkar edemez.