Hayal kırıklığına uğramaya alıştım.
Aslında alıştırıldım, biliyor musunuz?
Tam “Hayır, o öyle biri değildir” diyorum,
tam da öyle biri çıkıyor.
Sorun sizin kötü kalpli bencil olmanız değil,
benim sizi o kadar kötü biri olarak görmeyecek kadar salak olmam
Bugün İzmir’e yağmur yağınca, yazın gerçekten bittiğini fark ettim ve koskoca yaz bir haftalık tatil bile yapmadığımı fark ettim. Güzel aydınlanma oldu.Hoş geldin sonbahar…
En yakın arkadaşımın maşallahı var kaosu, dedikoduyu ve aşk karmaşasını evden getirmiş gibi yaşıyor. Ben Düz çizgi gibi geziyorum. Ne zaman olay çıksa, “sen ne diyorsun?” diye bana dönüyor. İkimizi bir araya gelince dizi bölümü ve kamu spotu gibi. Mükemmel denge😂
Gerçekten yorucu… İnsanlar söyledikleri şeylerin, davranışlarının, hatta senin sessizlikliğinin bile neden nasıl olduğunu düşünmeyecek kadar bencil. O kadar alışmışlar ki incitmeye, yargılamaya artık fark etmiyorlar bile nasıl olduğunu. Ve ben en çok buna üzülüyorum.
Bilerek değil, düşünmeden, hissizce yok ediliyoruz. Yoruldum. Herkesin ‘ben zaten iyiyim’ cümlesinin ardına saklandığı bir dünyada, gerçekten iyi kalmaya çalışmaktan...