27 Haziran Cumartesi günü renklerimizle, öfkemizle, onurumuzla yürüyoruz lubunya! Yeniden şanlatıyoruz, yeniden yaşatıyoruz, YENİDEN BAŞLATIYORUZ!🎉🏳️⚧️🏳️🌈
Etkinliklere katılmayı ve cumartesi günü alıktırmadan gelmeyi unutma!
Şu saatlerde Genel Başkanımız Elif Torun Öneren ve bir çok partilimiz evlerinin kapıları kırılarak ev baskınlarıyla gözaltına alınıyor.
İşçilere, emekçilere, devrimcilere saldıran; NATO’ya kırmızı halı seren sermaye ve savaş iktidarı, bilsin ki ne size ne de sizden öncekilere diz çökmedik, diz çökmeyeceğiz!
Devrimci mücadelemiz durdurulamaz!
İzmir Eğitim Sen Şubeleri Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın gerçekleştirdiği yürüyüşe katıldık.
Güvenceli iş, taban maaş ve özlük hakları için direnen özel sektör öğretmenlerinin mücadelesini destekliyoruz.
Ankara'da Açlık Grevindeki Öğretmenlere Şiddet, Biber Gazı ve Gözaltı
Açlık grevinin 7. gününde haklarını aramak için Madenci Anıtı'na yürümek isteyen özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağdurları polis şiddetiyle karşılaştı. Öğretmenler yakın mesafeden sıkılan biber gazı ve ağır darp ile ablukaya alındı ve işkenceyle gözaltına alındırlar... Müdahale sırasında fenalaşıp hastaneye kaldırılan öğretmenler var. İnsanca yaşanacak bir ücret ve adil bir atama için emeği, onuru ve öğrencileri için direnen öğretmenler mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti ve Ankara halkından destek istedi!
Haber Videosu Yayında -> https://t.co/1N7YEF51q3
Haberin Tamamı için --> https://t.co/1NQ6lYO9xJ
#ÖzelSektörÖğretmenleri #MülakataHayır #ÖğretmenlerDireniyor #Ankara
Adında "Doğa Koruma" bulunan bir kurum, yaban keçisi, kızıl geyik, dağ keçisi ve yaban koyunlarını öldürmek isteyenler için bu hayvanların yaşamını para karşılığında ihaleye çıkardı.
Spor adı altında hiç bir canlının yaşamına son verilemez.
Yaban hayvanlarının katledilmesini ihaleye çıkarmak, yaşama hakkına karşı işlenen bir suçtur.
Avcılık bir spor değil, zevk uğruna işlenen cinayettir. Av yasaklanmalı, cinayet ihalelerine son verilmelidir.
@TCTarim
Genç öğretmen Irmak Ayşe Koparan'ın ölümünün ardından mobbingi konuşurken, Elazığ'da Gençlik ve Spor İl Müdürünün darp ve şiddetine maruz kaldığını, sonra kendisinin cezalandırıldığını söyleyen bir kadın kamu emekçisinin yaşadıklarına bakın!
Sevda Aktan, il müdürünün katıldığı bir etkinliğe gitmediği için darp edildiğini, hakarete uğradığını anlatıyor. Şikayetçi olunca açığa alınıyor. Hakkında soruşturmalar başlatılıyor. Sosyal medyada konuyla ilgili yaptığı paylaşımları gerekçe gösterilerek çocuğunun gözü önünde şafak baskınıyla gözaltına alınıyor. Telefonuna el konuluyor. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası veriliyor. Ve sonunda Elazığ'dan Siirt'e sürgün ediliyor!
Şiddet, mobbing, baskı, sürgün, cezasızlık karşısında susmayan bir kadının yaşadıklarını karşısında, daha geçen hafta Irmak öğretmenin ardından gözyaşı dökenler ne yapıyor peki?
Deniz Poyraz’ın anısı önünde bir kez daha söz veriyoruz:
Nefrete karşı yaşamı, şiddete karşı barışı, cezasızlığa karşı adaleti savunmaya devam edeceğiz.
Deniz’i Unutmadık, Unutturmayacağız!
@Glgniek388825@HasanAr88494013@ibrahimyesilsol Biz de sizin gibi manyakları istemiyoruz. Algı yaratıp hayvan katliamı yapmaya çalışıyorsunuz. Onların da canı, yaşam hakkı var en az senin kadar. Vicdansız yaratıklar.
@HasanAr88494013@ibrahimyesilsol Sizin gibi hayvan düşmanı psikopatlar her gün erkekler tarafından öldürülen kadınlara, çocuklara, tecavüzcü sapıklara bu kadar tepki gösteremezsiniz. Derdiniz hayvan düşmanlığı. O canlara kurban olun. Vicdsnsızlar.
“Sokaklardan topladık” demek yetmez. O canlar şimdi nerede?
Yaşamın kendisini ifade eden canlıları bir “sorun”, üstelik bir “güvenlik sorunu” olarak tanımlamak, yaşamı korumak yerine onu tehdit olarak gören son derece acımasız bir anlayıştır. Bir mesele “güvenlik” başlığına taşındığında, o sorunun kaynağı olarak gösterilen canlılara yönelik en ağır müdahaleler ve katliamlar meşrulaştırmış olur.
Toplanan hayvanların akıbeti neden kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanmıyor? Kaçı hayatta, kaçı sahiplendirildi, kaçı rehabilite edildi, kaçı yaşamını yitirdi? Barınaklar neden bağımsız denetime açılmıyor?
Yaşam görünmez kılınamaz. Kamuoyunun beklediği şey propaganda değildir. İhtiyaç olan şey şeffaflık, hesap verebilirlik ve her canın yaşam hakkını esas alan politikalardır.
Büyük bir üzüntü içindeyiz…
İzmir Barosu önceki dönem başkanı, insan hakları savunucusu, demokrasi ve adalet mücadelesinin yılmaz emekçisi Av. Özkan Yücel’in yaşamını yitirdiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Özkan Yücel, yaşamı boyunca bu coğrafyada yaşanan hak ihlalleri karşısında susmayan, mağdurun ve ezilenin yanında duran, hukuku insan onurunun ve adalet arayışının hizmetinde gören bir mücadele insanıydı. Demokrasi, barış, özgürlük ve hakikat mücadelesinde her zaman sorumluluk alan, bedel ödemekten kaçınmayan onurlu bir duruşun sahibiydi.
Daha dün Deniz Poyraz yoldaşımızın katledilişinin beşinci yılında adalet talebimizi yinelerken, bugün birlikte adalet mücadelesi yürüttüğümüz Özkan Yücel’in acı haberiyle sarsıldık.
Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, İzmir Barosu camiasına, dostlarına ve tüm demokrasi güçlerine başsağlığı diliyoruz.
Anısı, adalet ve barış mücadelemizde yaşamaya devam edecektir.
@PolenGencH_ Hayvanları yok etmek için her bahaneyi kullanın. Bu kararları alanlar umarım o hayvanlardan beter acı çekmeden ölemezsiniz. Vicdan yoksunları.
@Nihal_K34 Bakan bey sadece 1 gününü bir barınakta geçirsin ve vicdanı varsa görsün orada olanları. Barınaklar ölüm kampı. Göz göre göre öldürüyorsunuz bu canları, ne hakla?
İçişleri Bakanı Sn. Mustafa Çiftçi
Kanun belediyelere bakımevi kurmaları ve kapasitelerini artırmaları için 2028 yılı sonuna kadar SÜRE VERİRKEN;
"Yılbaşına kadar tüm sokak köpeklerini barınaklara toplatacağım. 30 büyükşehrimizin toplanma oranı yüzde 74'e çıktı.’’ dediniz.
Bakımevi olmayan, kapasitesi bulunmayan yüzlerce belediye toplayıp NEREYE GÖTÜRÜYOR?
Örneğin Ankara: ‘’Ankara’da toplama oranı %99'a ulaştı" dediniz.
Ankara İl İzleme Denetleme Raporuna göre;
16 ayda toplanan 57 bin 969 köpekten 31 bin 508'i NİÇİN ÖLDÜ?
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Raporuna göre;
30 büyükşehirde 1.144.220 sahipsiz hayvan olduğu öngörülüyor.
30 Büyükşehir ilçe belediyesinin yarısında (175 ilçede) BAKIMEVİ YOK!
Büyükşehir belediyelerine ait barınakların toplam kapasitesi ise yalnızca 92.375 ile sınırlı.
Bu verilere göre, hayvanların %90'ından fazlasının barınaklara yerleştirilmesi İMKANSIZ!
@TC_icisleri@mustafaciftcitr@AvOzlemZengin@hulusiakarmedya@valialicelik@tcbestepe@RTErdogan@Akparti@EmineErdogan
Deniz Poyraz yoldaşımızı katledilişinin 5. yılında mezarı başında andık.
Deniz’e ve özgürlük mücadelesinde yitirdiğimiz tüm yoldaşlara sözümüz var; adil, eşit, özgür yeni yaşamı mutlaka kuracağız.
#DenizPoyraz Ölümsüzdür!
Sayın Bakan'ın bu paylaşımında eksik olan şey, yaşamın kendisidir.
Ekolojik bir hukuk ve etik anlayışı, yaşamı insan merkezli bir güvenlik meselesine indirgemez. Sokakta yaşayan hayvanlar, kamu düzenine göre varlığı tartışılacak nesneler değildir. Onlar, hissedebilen ve yaşam hakkının öznelerinden biri olan canlılardır.
Bugün "güvenlik" söylemi üzerinden kurulan dil, ne yazık ki yaşam hakkının geri plana itilmesini ve hayvanlara yönelik ağır yaşam hakkı ihlallerinin siyasal olarak meşrulaştırılmasını kolaylaştırmaktadır.
Gerçek kamu düzeni, güçsüz olanı koruyan düzendir. Gerçek güvenlik, insanların kendini güvende hissetmesi kadar, diğer canlıların da yaşam hakkının da güvence altına alınmasıdır.
Bir bakanın görevi yalnızca toplumun korkularını yönetmek değil, hukukun evrensel ilkelerini ve yaşamın bütünlüğünü savunmaktır.