İltihap.
Kronik hastalıkların gizli sebebi.
Kalp hastalıklarından obeziteye kadar her şeyin arkasında o var.
İşte iltihabı azaltan 10 basit yöntem:.
👇👇👇
Rahmetli Erbakan'ın sözlerine kulak verin:
-- Siyonizm öyle ustadır ki;
Ben mi siyonizme hizmet ediyorum? Dedittire dedittire,
Seni !
Kendi ordusunda !
Askerlik yaptırır !
GÖZÜNÜ AÇ !
▪️Bu kurulan şey, sonuçta Washington - Tel-Aviv koruyuculuğudur .
Zerre kadar aklı olan bunu görür.
Zerre kadar ALLAH 'tan korkan, hiç bir şey yapamazsa korkmadan bunu konuşur. Siyasetçiler PUT değildir. Her yaptıkları şey alkışlanmaz.
GAZZE'de - YEMEN'de- İRAN 'da şehit edilen bebeklerin ahı var ‼️
Siyasetçi için ahiretinizi yakmayın ‼️
“Çerçeve Yasa” TBMM Adalet Komisyonu’nda
AK Parti,
MHP,
DEM Parti ve
YENİ Parti’nin “evet” oylarıyla kabul edildi.
-YENİ PARTİ, kuruluş felsefesini ve Atatürk’ü inkar etti.
1971–1984 PLÜTON TERAZİ KUŞAĞI SİZİN HİKÂYENİZ ŞİMDİ DEĞİŞMİYOR YILLARDIR YAŞADIĞINIZ HİKÂYENİN ANLAMI DEĞİŞİYOR. Plüton 1971’de Terazi’ye geçti ve 1984’e kadar bir kuşağın doğum haritasına güçlü bir iz bıraktı. Bugün 40’larının sonuna, 50’lerine gelmiş bu kuşağın hayatına baktığımda aynı şeyi görüyorum siz sadece ilişki yaşamadınız, denge taşımayı öğrendiniz. Siz gençken hayat bugünkü gibi değildi olmuyorsa bırak, kendini seç, istemiyorsan git denmiyordu. Sabret deniyordu, yuvanı koru deniyordu, işini kaybetme deniyordu, büyüğünü kırma, çocukların için dayan, aile dağılmasın, el âlem ne der deniyordu. Bu yüzden çoğunuz kendi istediğiniz hayatla sürdürmek zorunda kaldığınız hayat arasında büyüdünüz. Kiminiz çok genç yaşta sorumluluk aldı, kiminiz eşini, çocuklarını, anne babasını, kardeşlerini sırtladı kiminiz yıllarca çalıştı ama kendine ait bir hayata sıra gelmedi, kiminiz evliliğini yürüttü ama o evliliğin içinde eski kendisi kalmadı, kiminiz boşandı ama taşıdığı yükü boşanmayla bırakamadı, kiminiz herkese yetişti ama kendisine geç kaldı. İşte Plüton Terazi kuşağının asıl hikâyesi burada siz yalnızca denge kurmadınız, bazen o denge bozulmasın diye kendinizden verdiniz. Peki neden şimdi bu kuşağı konuşuyoruz? Çünkü 2025’te kapısı aralanan ve 2026’da artık iyice belirginleşen Satürn Koç dönemi, yıllardır kurduğunuz düzenin karşısına geçiyor ve bu süreç 2028’e kadar Plüton derecenize göre sizi sırayla çalıştıracak.
Fakat ben bunu yeni bir ceza, yeni bir yük olarak görmüyorum tam tersine hayatın ikinci yarısına girerken ciddi bir uyanış olarak görüyorum. 2025 kapıyı araladı, 2026 soruyu açık açık soruyor, 2027 aldığınız kararların ağırlığını gösterecek, 2028’e geldiğinizde ise bundan sonra nasıl yaşamak istediğiniz çok daha netleşecek. Çünkü Satürn size daha ne kadar dayanacaksın diye sormuyor artık neyi seçeceksin diye soruyor. Bugüne kadar huzur bozulmasın diye sustuysanız bundan sonra kendi huzurunuz bozulmasın diye sınır koyabilirsiniz birini kaybetmemek için çok fazla verdiyseniz artık kendinizi kaybettiğiniz yerde kalmak istemeyebilirsiniz herkesin ihtiyacını düşündüyseniz bir gün dönüp benim ömrüm ne olacak diye sorabilirsiniz. İş aynı iş olabilir ama siz aynı çalışan değilsiniz evlilik aynı evlilik olabilir ama siz aynı eş değilsiniz aile aynı aile olabilir ama size biçilen rolü artık taşımak istemeyebilirsiniz çocuklar büyümüş ve yıllardır ertelediğiniz hayat birden gözünüzün önüne gelmiş olabilir. 2026’nın sizden istediği her şeyi bırakıp gitmek, hayatı dağıtmak değil önce ayırmak Benim sorumluluğum ne, başkasının sorumluluğu ne, neyi sevgiden yapıyorum, neyi korkudan sürdürüyorum, neyi gerçekten istiyorum, neyi yalnızca yıllardır böyle geldiği için taşıyorum? Çünkü bu kuşağın bundan sonraki meselesi denge kurmak değil, kendisinin olmadığı hiçbir dengeye razı olmamak. Ben 2026–2028 dönemini Plüton Terazi kuşağının ikinci hayat düzenini kurduğu dönem olarak görüyorum. Ama herkesin kapısı başka yerden açılacak kiminde ilişki, kiminde para, kiminde aile ve kökler, kiminde çocuklar, kiminde kariyer, ortaklıklar, hukuki meseleler ya da yıllardır söyleyemediği tek bir hayır… Bunun cevabı Plüton Terazi’nin haritanızda hangi evde olduğunda saklı. Şimdi 1. evden 12. eve kadar tek tek oraya ineceğiz. Çünkü artık soru başıma ne gelecek değil bu yaşıma kadar taşıdıklarımdan hangisini bundan sonraki hayatıma götürmek istiyorum?
Akpli ömer çelik demiş ki; "sürece karşı
çıkanlar kullandıkları dile dikkat etsin."
Etmezsek ne yapacaksın ömer çelik?
Kandilden gelen suça karışmamış(!)
kardeşlerinizi üzerimize mi salarsınız⁉️
Türkiye Cumhuriyeti haritasını 5'e bölseler "vardır bir bildikleri" diyecek kadar cahil, bağnaz veya kanını ve ruhunu 1 aylık maaşa satmış bir kitleyle karşı karşıyayız.
Vatan hainini de tanımlamak lazım,
Ne yapınca vatana ihanet, tekrar anlatmak lazım.
Kurt postuyla gezen çakalları,
Allah diyen Allahsızları,
Vatanımızdaki vatansızları,
Özünden bayraksızları,
Bir daha bir daha, yazmak lazım.
Şeytan sofrasında şükredenleri,
Altıncı Filoya secde edenleri,
Bütün Amerikan köpeklerini,
Yeniden anlatmak lazım.
Gaziler parklarda yatıyor,
İçimize sanki kan damlıyor,
Kanı bozuklar bayram ediyor,
Bu kangreni kesmek lazım.
Kula kul olmuş kriptoları,
Pula satılmış soytarıları,
Islah olmamış mankurtları,
Türk ve Atatürk düşmanlarını,
Hatta denize dökmek lazım.
Gün gelecek,bu ülkede fabrikalarin
bilerek satildigini, tarimin sistemli olarak
Bilerek yok edildigini, enflasyonun bilerek yükseltildigini herkes ögrenecek.
3 kişi bir araya gelip soygun planlasa, yasalarımıza göre bu kişiler organize suç örgütü kurmaktan yargılanır ve ceza alırlar.
Ama binlerce kişilik silahlı bir örgüte üye olup, erzak ve mühimmat taşıyan, yaralı taşıyan, eylem ve gösterilere katılan teröristler suça bulaşmamış oluyor ve affedilecekler!
Bu nasıl adalet?
Bir avuç İYİ Parti milletvekili tüm meclise ayar veriyor.
İYİ Partinin milletvekili sayısı 100 olsaydı hiçbir parti bu ihaneti aklının ucundan geçirmeye bile cesaret edemezdi.
Türk töresinde "lidere sadakat" diye bir şey yoktur, Tanrı'ya sadakat vardır.
Ve Tanrı sizden bebek katili bir teröriste saygı göstermenizi istemez.
Tanrı'ya layık olmaya çalışın, bir fani olan kirli liderlerinize değil.
"Haksız kararlar alanların, adil olmayan yasalar çıkaranların vay haline! Yargı gününde ne yapacaksınız?" (Yeşaya 10:1)