•
Sen acıyı biriktirmeyi seversin
Hadi devam et şimdi
Kuru yaprakları
Deniz taşlarını
Gözyaşını
Sorulamamış soruları
Senden kalan sesleri
Yaşanamamış paylaşılmışlıkları
Birlikte harcamak üzere
Kalbinde biriktirilmiş zamanları
Ve hüznü
Ve özlemi biriktirmeye...
Oğuz Atay
Ne güzel özetlenmiş;
“İnsanın en serin anında bile, içinde tutuşan bir yer vardır kimse bilmez.
Baharı bekler , bahar gelmez.
Bir ömür suladığı çiçeği solar, kimse görmez.
Sonra bir an gelir;
Çiçek koparılır, saksı kırılır, pencere kapatılır, perde çekilir.
İnsan o eşikte her şeyden vazgeçer.”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin:
1. İlkokul ve ortaokul öğrencileri derse başlamadan kültürfizik hareketleri yapacak.
2. Velilerin okul içinde bulunmaması konusunda tedbir alınacak.
3. Öğrenciler okulda ve sınıfta telefon kullanmayacak.
4. Ödevler, bilgilendirmeler sosyal medyadan yapılmayacak.
5. Okul kitapları yıl sonunda okula teslim edilecek.
6. Okul kayıtlarında öğretmen seçimi gibi uygulamalardan kaçınılacak.
7. Seminerler 4 Eylülde başlayacak.
Sonra bir bakmışız, tüm taşlar yerine oturmuş. Kafanda her şey sessizleşmiş, sorularının cevaplarını da almışsın. Oluruna varmış, zaten ne yapsan da oluruna varırmış. "Sadece zamanı var."
ÖRDEK SENDROMU…
Bir çift düşünün. Evden çıkıp sinemaya gidiyorlar. Adam karısına geç hazırlandığı için kızıyor. Asansörde tartışarak iniyorlar.
Yolda trafik sıkışıyor. Adam bir yandan kendisini sıkıştıran araçlara bağırıp çağırıyor, bir yandan da geç kalmalarına sebep olan karısına saydırıyor.
Park yeri bulamayıp bir on dakika da öyle dolanıyorlar ve tam bir sinir harbi yaşıyorlar. Film de hoşlarına gitmiyor. Çıkışta bu sefer kadın, kötü bir film seçtiği için eşini suçluyor. Tartışarak eve dönüyorlar.
Şimdi gelelim sosyal medyaya.
Siz bu çiftin arkadaşı olduğunuzu düşünün. Evinizde pijamalarla huzur içinde oturuyorsunuz. Bu arada Instagram’a arkadaşınızın fotoğrafı düşüyor. İki tane gülümseyen yüz, kucakta kocaman bir patlamış mısır paketi, arka planda filmin afişi.
Fotoğrafın altında şöyle yazıyor;
“Harika bir bahar akşamı, enfes bir film, patlamış mısır ve aşkım.”
Cümlenin sonunda bir de kalp var. Moraliniz bozuluyor. “Ben evde atletle oturuyorum. Millet nasıl da eğleniyor!” diye canınızı sıkıyorsunuz.
İşte sosyal medyanın illüzyonu bu. Herkes ucu bucağı olmayan bir podyumda ha bire poz veriyor. Seyirciler de bu büyük kıyaslama oyununa ha bire özeniyor.
Sosyal medyada mutlu gözükmek için harcanan çok büyük bir gayret var. Ama ekranda bu gayret gözükmüyor.
Stanford Üniversitesinde konuyla ilgili çalışmalar yapan araştırmacılar işte bu durumlar için bir kavram geliştirmişler; “Ördek Sendromu.”
Ördekler gölün üzerinde hiçbir çaba sarf etmiyormuş gibi, rahat ve dingin bir şekilde süzülürler. Gölün altında kalan ayakları bir makine gibi çalışır ama dışarıdan bakınca hiç belli olmaz.
Sosyal medyada suyun altında kalan kısımlar da ekranda gözükse, inanın kimse moralini falan bozmaz…
kimseyle kavga etme. tepki verme. seni anlamak istemeyene kendini anlatmaya çalışma. seni görmek istemeyenlere kendini gösterme ihtiyacı duyma. mesafeni koru ve kendini geri çek.
ve çünkü;
en güzel yanıttır mesafe…
.
Herkes yüreğini eline alıp kendi içine bir baksa; orada acıyı,sevinci,mutluluğu, güzeli,çirkini,ayıbı,günahı,sevabı, sadakati, ihaneti görse..
Ama herkes başkasına baktığı için kendini kusursuz sanıyor…..!
~
Frida Kahlo