inandığım bir teori var bir yer, insan ve durum hayatınızda artık olmaması gerekiyorsa sizi sürekli hayal kırıklığına uğratıyor. tekrarlayan hayal kırıklığı rastlantı değildir.
Bir tane bile gerçekten arkadaşım diyebileceğim insanın olmadığını fark etmek ağır geliyor. Ben sormadığım, yazmadığım sürece kimsenin beni merak etmemesi, hâlimi hatırımı sormamas.Sanırım asıl kırgınlığım onlara değil, kendime. Bana bu kadar uzak insanların hayatıma nasıl aldım.
Çok üzüldüğüm günler oldu, kendime layık görmediğim yerler oldu. Ama öyle ya da böyle, geçmişe dönüp baktığımda artık keşke demiyorum Demek ki yaşananların hepsi gerekliymiş.Bugün ise sadece şükrediyorum. Çok gecikti belki ama artık kendimi ait olduğum yerde, bütün hissediyorum🤍
Bu yıl istatistik dersini verdim, bayağı zorlandım. “Kurtuldum çok şükür,” dedim ki… Meğer daha zor bir şekilde karşıma çıkıp bu yıl tekrar görecekmişim. Hani psikolojide sadece okuyorduk ? Bu matematik nereden çıktı yaa, nefret ediyorum. 😒