@ogretmensitemiz Farklı bir durumda bende kızgınım iş bankası benim içinde keyifle çalıştığım bir bankaydı şimdi bütün kullandığım kartı ve hesapları ve otomatik ödemeleri iptal edip başka bir bankaya geçiyorum
Enflasyon farkı zam değildir!!!
Zaman çabuk geçiyor... geldi çattı Ağustos.
Ya hörü, ya mörü @_aliyalcin_
BİR DE!!!:
ÖMK REVİZE!, KBS İPTAL!!!
#MemnunSENDENmemnunDeğiliz
• Renkli bir kişiliği vardı.. Erleriyle sigara içip sohbet eden, köylüyle ayran bölüşen, şekerli kahve içen, fal baktıran, gecelik entarisi giyen, bağdaş kuran sade bir vatandaştı. Yemek seçmez, sofraya gelen her yemeği yerdi. Karnıyarığı, kuru fasulyeyle pilavı gül reçelini ve kavrulmuş leblebiyi çok severdi.
Arkadaşlarıyla sokaklarda korumasız yürüyen, Lebon'a pasta yemeye, Rejans'a Borç çorbası, Vefa'ya boza içmeye giden, aklına eseni yapmayı seven, özgür ruhlu bir entelektüeldi. Gramofonunu başucundan ayırmayan,
vals ve tangoya bayılan, balolarda genç kızların en gözde kavalyesi olan bir salon adamıydı.
Bir iğde ağacının kesilmesine üzülen, bir tayın ölmesine ağlayan, doğayı seven, ulu bir çınarın görkemiyle büyülenen ve bir dalının bile kesilmesine gönlü elvermeyen bu nedenle de
o yılların teknolojik olanaklarıyla bir binayı yerinden 4.80 metre kaydırtan bilinçli bir ��evreci, insan sevgisiyle dolu bir askerdi.
Sık sık sarayburnuna giderek halkın arasına karışmayı ve onlarla birlikte müzik dinlemeyi çok severdi. Savaşta yüz binlerce düşmanla
çarpışıp onları yok etti; ama ölmek üzere olan atını vuramadı. Köpeği Foksi ölünce, onun doldurulmuş bedenini görmeye dayanamadı.
Yeşile ve maviye tutkundu, kesilen bir ağaç için yas tutardı. Çankaya’dan Meclis’e giden yolun üzerindeki iğde ağacına sanki âşıktı.
Bu benim ağacım der, gelip geçerken o ağacı selamlardı. Yol yapımı nedeniyle kesilen o ağaca çok üzülmüştü. Onu, bozkır Ankarayı yeşile dönüştürecek bir umut simgesi olarak görmüştü. Çankaya Köşkü’nün bahçesindeki ağacı kesen bahçıvanın işine son verilmesini;
ama bahçıvana başka bir iş bulunmasını söylemişti.
Şarkılardan fal tutar, aşk ve özlem şarkıları çalınırken ağlardı. Özgür ruhuyla, bazen ortalardan kaybolmak ister, bir sade vatandaş gibi yaşamanın özlemi ve coşkusuyla, otomobilinden inip hareket etmek üzere olan trene atlar,
tramvaya binip Beyoğlu'na çıkar;
Aklına esti mi türkü söyler, coştu mu zeybek oynar, erleriyle güreş tutar, gece yarısı mutfağa inip aşçısıyla omlet ya da yakınlarının pek sevdiği menemene benzer bir yumurta yemeği yapardı.
Sofrasında oturup da düşüncelerini söyleyen insanları cesaretli olarak görmez, üstelik söylemeyenlere çok kızardı. Bir şeye karar vermeden önce herkesin düşüncesini alırdı.
Ankara’nın değişik yerlerinden gelen konukları kabul eden Latife Hanım’ın kabul günlerine
O da arkadaşlarıyla katılırdı.
Florya'da kaldığı günlerde, halkın arasında denize girerdi. Çocuklarla şakalaşır, gençlerle söyleşir, sandala binip saatlerce kürek çekerdi. O’na pencereden el sallayan tanımadığı yaşlı kadınların yalısına sandalını yanaştırıp kahve içmeye giderdi.
Onlarla saatlerce söyleşirdi.
Bir şenli��e rastlasa "Galiba burada bir düğün var." deyip sünnet çocuklarını ya da gelinle damadı ziyaret eder, onlara armağanlar verirdi. Bazen de rastgele bir kapıyı çalıp Tanrı misafiri olur,
onlarla birlikte sofralarında pilava kaşık sallar, dertlerini dinlerdi.
Bir Adanalı kadar sıcakkanlı; Karadenizli olmamasına karşın, bir Karadenizli kadar cana yakın, bir Aydınlı kadar oturaklıydı. Kısacası O, Anadolu insanının mayasından, onun kumaşındandı.
Kendisini Türk ulusunun öğretmeni olarak görürdü.
Çok sık düş görür... Düşlerinin baş kahramanı Zübeyde Hanım’la, gelincik ve ayçiçeği tarlalarında buluşur, ömründe yalnızca bir kerecik giydiği mareşal üniformasıyla anasına kavuşmak için koşup durur, bir türlü
ulaşamayıp ter içinde uyanırdı. Düşlerinde annesine ulaşıp onu kucaklayacağı gün, öleceğine inanırdı.
Ölümü, Zübeyde Hanım’la randevu gibi düşünürdü. Bazı şeylerin olacağını önceden sezer, gördüğü kötü düşlere üzülürdü. Annesinin ölümünü de düşünde görmüş ve
ardından da bu üzücü ölüm haberini almıştı.
Ankara'da, sıkça ve gizlice, Çiftlik arazisi içinde olan Söğütözü'nde bir kulübeye kapanır, ömründe en sevdiği kadın olan annesi için saatlerce Kur’an okurdu.
Hazırlayanlar:
• Özel Izmir Tevfik Fikret Okulu öğrencileri
9/B’den
Hüma Demirel
Ahmet Gümüş
Ege Dinler
@ilk_57 Takip
Okullarımızda huzurla ve emeğimizin hakkını alarak çalışmak istiyoruz, hepsi bu 🍀
Milli Eğitim Bakanlığında çalışan öğretmenler olarak diyoruz ki
#YeniBirÖmkŞart
Anayasa mahkemesinin kararı sonrası Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ilgili açıklama bekliyoruz Sayın Milli Eğitim Bakanımız @Yusuf__Tekin
Adil ve kapsamlı ÖMK mümkün 🍀
KBS iptal
#YeniBirÖmkŞart
Aynı işi yapan öğretmenlerin maaşları hizmet yılı esasına göre adil olmalı
Veeeee
Sınavla uzman öğretmen de olunmaz baş öğretmen de ❗
Bu yüzden KBS iptal edilmeli
#öğretmen#YeniBirÖmkŞart
Emeğinin karşılığını alamayan öğretmenlerin olduğu bir okulda nasıl olacak toplam kalite ❓
Hizmet yılına göre maaş düzenlenmesi
Ve
KBS iptali mümkün 🍀
#YeniBirÖmkŞart
20.Öğretmenler için unvan kaldırılmalı, meslekte 5 yılını tamamlayan öğretmenlere şimdi verilen #uzmanlık, 15 yılı tamamlayanlara ise #başöğretmenlik tazminatı verilmelidir. Doktora yapmış bir öğretmen 15 yılı beklemeden, yüksek lisans yapan öğretmenlere de 5 yılı beklemeden ilgili tazminatlar ödenmelidir. Herkesin statüsü #ÖĞRETMEN olmalı, sadece kıdeme göre maaş artışları yapılmalıdır.
#TopluSözleşme
KBS tüm öğretmenlere yapılmış bir hakaret ve zulümdür. Öğretmenlik zaten uzmanlıktır. Bir kısım öğretmene zam dışında hiçbirşey katmayan bu ucube sınav kaldırılmalı, kıdeme göre maaş artışı sağlanmalıdır.
#GözümüzAYMde@AYMBASKANLIGI
Öğretmenlik, bilgi gerektiren ve beceri ile icra edilen, uygulamalı performans mesleğidir.
Öğretmenlerin, sadece teorik bilgilerin ölçüldüğü çoktan seçmeli test sınavının sonucuna göre "Başarılı" veya "Başarısız" olarak nitelendirilemesi makul değildir ve üzücüdür.