Antep maçında bizim güzide kahraman spor şube polisimiz Mert Karanın bebek arabasını içeriye almadı ve güneşte bekletti, sinirlenince de sesini yükseltme işlem yaparım diyor :)
Aynen aynen kürtler mağdur bu ülkede….
Stada kaçak girebilmek için polise saldıran Am*dspor taraftarları!
Bu takım PKK’nın takımıdır bu oevlatları her türlü teröristliği yapıyor ama asla ceza almıyorlar!
Şu yapılanları başka bir takım yapsa sizce başına neler gelirdi?
⚠️ Emniyet mensubu eşinin makam aracıyla okula giden müdür yardımcısı, meslektaşlarına alkol sattı, teslimatı da çakarlı araçla yaptırdı:
• Geçtiğimiz Ocak ayında, Bursa Osmangazi Borsa İstanbul Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde müdür yardımcısı olarak görev yapan Ö.A.S.’nin, Bursa İl Emniyet Müdür Yardımcısı olan eşine tahsis edilen çakarlı makam aracıyla okula bırakıldığı ortaya çıkmıştı.
• Ö.A.S. hakkında bu kez okulda görev yapan başka bir müdür yardımcısı tarafından CİMER’e yapılan şikâyet ortaya çıktı.
• CİMER başvurusunda müdür yardımcısı, Ö.A.S.’nin kendisine “eşinin alkolü bıraktığını, evlerinde çok miktarda alkol bulunduğunu ve bu alkolleri satış amacıyla değerlendireceğini” söylediğini öne sürdü.
• Başvuruda, Ö.A.S.’nin söz konusu alkollere ait olduğunu belirttiği fotoğrafları da kendisine gösterdiği ifade edildi.
• Başvuruyu yapan müdür yardımcısı, bu konuşmaya dönemin müdür yardımcıları F. Y. ve E. M.’nin doğrudan tanık olduğunu belirtti.
• ‘CİMER başvurusunda daha çarpıcı bir iddia da yer aldı. Müdür yardımcısı, bazı öğretmenlere alkol satışı yapıldığı yönünde ciddi iddialar bulunduğunu, söz konusu alkollerin ise “eşine tahsis edilmiş resmi bir emniyet aracı kullanılarak bazı öğretmenlerin evlerine gönderildiği” yönündeki beyanların kendisine iletildiğini yazdı.
• Başvuruda, iddiaların kesin hüküm içermediği özellikle belirtilerek konunun idari yönden araştırılması istendi.
• Okul müdür yardımcısı, bahsi geçen Ö.A.S.’nin kendisine sattığı iddia edilen alkole dair dekont da paylaştı. (Nefes - Merve Şişman)
Eylül ayı başında Esenyurt'ta yüreğimizi yakan bir trajedi yaşandı.
Emekli bir polis, görevdeki polis memuru kardeşimiz Mehmet Ali Topatan'ı sırtından vurarak şehit etti, ardından aynı silahla kendi hayatına son verdi.
Bir yanda görevinin başında hayatını kaybeden genç bir polis, öbür yanda ömrünü aynı teşkilata vermiş, emekli olduğu yıl meslektaşının canına kıyan bir adam.
Şehidimize Allah'tan rahmet, ailesine ve emniyet teşkilatımıza sabır diliyorum.
Acımız ne kadar büyükse, sorularımız da o kadar büyüktür. Bu olay, İstanbul Valiliği'nin birkaç satırlık açıklamasıyla geçiştirilemez.
Basına yansıyan bilgilere göre saldırgan, bu yıl emekliye ayrılmış bir başpolistir. Sivil trafik polisleri onu uygulama üzerinden müşteri gibi çağırmış, aracının trafikten men edileceğini söyleyince de silahını çekmiştir.
Valilik açıklamasında bu bilgilerin hiçbiri yer almamaktadır. Neden?
Korsan taşımacılık idari bir kabahattir. Polisin idari bir işlem için müşteri kılığına girerek araç çağırması hangi mevzuata dayanmaktadır?
Teşkilat içinde, bu tespitleri yapan polislere amirleri tarafından mevzuatta yeri olmayan izin ve ödül sözü verildiği konuşulmaktadır. Sayın Bakan'a soruyorum: Bu iddia doğru mudur?
Emekli olduğu yıl özel aracıyla yolcu taşımak zorunda kalan bir polis, bize emekli polislerin nasıl geçindiğini de anlatmaktadır.
Görevdeki bir polisin dahi İstanbul'da aldığı maaşla geçinemediğini idareciler bilmiyor mu?
Esenyurt'u saran çeteler ortadayken, ek gelir peşindeki sürücüleri yakalamak için kurulan bu mizansen neyin önceliğidir?
Bir insanı meslektaşını vuracak, ardından kendini vuracak noktaya getiren bu ruh halinin sebebi nedir?
Bu tür cinnet ve intihar vakalarını emniyet mensuplarında sıradan yurttaşlardan çok daha sık görüyoruz. Neden?
Aynı ruh halinin emeklilikte de sürdüğünü bu olay açıkça gösteriyor. Bu durum sorgulanmadan, alelade bir asayiş haberi gibi geçiştirilebilir mi?
Polislerimizin yaşadığı ekonomik sıkıntı, meslek boyunca taşıdıkları psikolojik yük ve emeklilikte yalnız bırakılmaları tüm yönleriyle araştırılmalıdır. Bu trajedinin sosyal, ekonomik ve psikolojik bütün sebeplerinin ortaya konması gerekir.
Aksi taktirde benzer olayların önüne geçmek mümkün olmayacaktır.
Amedspor-Beşiktaş maçında bazı taraftarların kapıları tekmeleyerek stada zorla girmeye çalıştığı, polis memurlarına su şişesi fırlattığı ve tükürdüğü görüntüler ortaya çıktı.
30 bin kişilik stadyuma şu şekilde girip en az 40-45 bin kişiler içeride. TFF nerede? Hani stad görevlileri nerede? Emniyet nerede? Herifler çatır çatır biletsiz içeriye girmişler. Bursaspor şöyle bir şey yapsa kulübü kapatmaya kadar gidersiniz amk.
Ahbap'a bağış yapanların adını tek tek afişe ettiniz.
Şimdi sıra Tera'da. Fahiş getiriyi alıp zamanında kim çıktı?
Listede kamuda karar verici var mı? İkisi aynı, açıklayın bakalım!
Nevşehir'de polise küfür eden AK Parti Eski İlçe Başkanı tutuklandı!
"Ş.refsizlik yapma lan! Siz kimsiniz lan! O. Çocukları!" diye hem çekim yapan gazetecilere hem de polislere küfür etmişti.
Devletin polisine talimat vermek, emniyetin işine müdahale etmek Muhtarların ne haddinedir?
Olay yerine gelen polise "araya girmeyin" kabadayılığı taslayan hadsiz muhtarlar, kendini mahallenin derebeyi sanacak kadar kontrolden çıkmış durumda...
Verilen aşırı prim ve sırt sıvazlamalar yüzünden hukuku ve devleti yok sayan bu kibir abidelerine derhal sınırları öğretilmeli, polisin görevini engellemekten adli işlem yapılmalıdır..
@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@EmniyetGM
Hastanede "Beyaz Kod" oyunu kameralarla bozuldu!
Savcı hasta ve eşini haklı buldu!Adana Şehir Hastanesi'nde kadın doktor ve mahremiyet şartıyla jinekolojik muayene olmak isteyen aile, odada erkek asistanların bulunmasına tepki gösterince haklarında "Beyaz Kod" verildi.
Gözaltına alınan aileyi, saatler süren hastane kamera incelemesi kurtardı.
İftira ortaya çıkınca savcı aileyi serbest bıraktı, koca Burak U. karşı dava açarak hastanedeki düzeni ifşa etti!
Kısa özet geçeyim;
Diyarbakır valiliğinden yapılan açıklamaya göre, duvara çakılı olarak bulunan korucu intihar etmiş...
Bu açıklamayı yapan devletin resmi kurumu olan valilik...
⚠️ “Rüşvet değil, ekip otosuna lastik istedim.”
Danıştay, denetimli serbestliği olan şahsın imza atmamasına göz yuman karakol amirinin meslekten atılma kararını onadı:
• Örgüt lideri O.K.’nın eşi N.K., denetimli serbestlik kapsamında imza atması gereken gün polis merkezine gitmedi.
• N.K., farklı bir tarihte polis merkezine gidip imza attı. Yapılan araştırmada karakol amiri olan başkomiserin buna göz yumduğu ve N.K.’nin eşi O.K. ile telefon görüşmeleri tespit edildi.
• Başkomiser, O.K. isimli şahısla yaptığı görüşmelerde rüşvet değil “Ekip otosu için bir adet lastik talep ettiğini” iddia etti.
• Ancak yargı sürecinde mahkemeler bu iddiaya karşı şu değerlendirmede bulundu:
• “İddiasının doğru olduğu kabul edilse bile yine de amiri olduğu karakolun ekip otosunun lastik ihtiyaçlarını, karakola imzaya gelen kişilerden karşılama yoluna gitmesinin hukuka uygun olmadığı ve suç olduğu; buna karşın, her ne kadar O.K. isimli şahıstan istediklerinin oto lastiği olduğunu ileri sürmüş ise de aslında bu hususun da gerçekçi olmadığı temin edilmek istenen menfaatin başka olduğu görüşme tapelerinden kolaylıkla anlaşılabilir.”
• Başkomiser hakkında, N.K. isimli şahsın imza yükümlülüğü olduğu tarihlerden başka tarihlerde imza atmasına imkân sağladığı ve denetimli serbestlik hükümlerinin ihlali halinde karşılaşacağı yaptırımdan kurtulmasına yol açtığı gerekçesiyle, “Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak” suçlamasıyla “meslekten çıkarma” cezası verildi.
• Ancak başkomiser meslekten atılma kararını yargıya taşıdı.
• Danıştay 2. Daire Başkanlığı, meslekten çıkarma kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle temyiz istemini reddedip meslekten atılma kararını onadı.
• Öte yandan ağır ceza mahkemesinde görülen ceza yargılamasında ise başkomisere “görevi kötüye kullanma” suçundan 6 ay 7 gün hapis cezası verildi ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldı. (Birgün - İsmail Arı)
Ben Adli tatilin tamamen kaldırılmasından yanayım.
Hakim savcıların yıllık 30 gün izin hakları zaten var.
Yıl içinde de idari izin alma hakları var
Ayrıca sık sık da rapor alıyorlar.
Bilim kurgu filmlerini aratmayan görüntüler…
İstanbul Fatih’te sur diplerinde alkol alan şahıslar, polis dronlarıyla uyarıldı:
“Bu bir polis dronudur. Bu bölgede alkol içmek yasaktır. Derhal bu bölgeden ayrılın.”
Uyarıların ardından açık alanda alkol alan şahıslar, sessizce bölgeden uzaklaştı.
30 Ağustos Zafer Bayramı töreninde Erfelek’te yaşananlar kabul edilemez!
Kaymakam Ali Tuğrul Yıldız’ın hakaret ve küfürlerine maruz kaldığı iddia edilen meslektaşımız Nevzat AKKUŞ’un gözaltına alınmasını asla kabul etmiyoruz...
Küfüre uğrayan meslektaşımızın gözaltına alınması hangi adalete sığar?
KOLLUK-DER olarak konunun sonuna kadar takipçisiyiz...
En kısa zamanda Sinop Erfelek ilçesine giderek olayı yerinde inceleyecek, hakarete uğramasına rağmen haksızca gözaltına alınan meslektaşımızın yanında kararlılıkla duracağız!
Hiçbir polis sahipsiz değildir!
@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@EmniyetGM@EmniyetSinop