Hey @RockstarGames! I hope everything is going well.
There is an important message for you from the millions of Turkish players—hundreds of thousands of whom purchased the Ultimate Edition of GTA 6! Players of all ages and genders want just one thing from you, and you need to take this into account!
#WeWantGTA6inTurkish
@RockstarSupport #GTA6 #GTA6inTurkish
Furthermore, it is not just GTA 6; games in general have always achieved massive sales and player numbers in Türkiye. Turkey is one of the biggest markets for you—and one of the countries with the largest GTA communities. Please do not overlook this!
I don't want to be disappointed this time. We trust you and believe that you will release the game with Turkish language support.
13 yıldır uzayı, uzay bilimlerini ve uzay teknolojilerinin günlük yaşamımıza katkılarını anlatan; ülkemizin uzay programını sonuna kadar destekleyen; iki ayrı astronot seçme sürecinde finale kalmış ve hayatının önemli bir bölümünü uzaya ve bilim iletişimine ayıran bir bilim insanıyım.
Bu çabalarım iki kez yurt dışında takdir gördü ve ödüllendirildi. Türkiye’de ise bugüne kadar arayıp teşekkür eden tek devlet yetkilisi, dönemin Bakan Yardımcısı, bugünün Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır oldu. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.
Tam da bu nedenle şunu sormak zorundayım: Ülkemizin bilimde, teknolojide ve uzay alanında samimiyetle ilerlemesini istiyorsak, YÖK’ün görüş talebiyle başlayan ve bugün akademisyenlerin dijital bilim iletişiminden çoğunlukla çok cüzi bir gelir elde etmesini sorun hâline getiren bu süreci nasıl açıklayacağız?
Harcanan zaman ve emek ile karşılığında elde edilen cüzi YouTube geliri birlikte değerlendirildiğinde, akademisyenin çoğu zaman maddi açıdan zaten zararda olduğu görülecektir. Ancak bu tür bilim iletişimi faaliyetlerinin temelinde topluma karşı duyulan sorumluluk ve borç hissi bulunduğu için, çoğu akademisyen harcadığı zaman ve enerjiyi maddi bir karşılık üzerinden değerlendirmez.
YÖK bir yandan Bilim İletişimi Ofisi kuruyor ve akademisyenleri bilgiyi toplumla buluşturmaya teşvik ediyor; diğer yandan üniversitelere gönderilen bu yazıyla, yıllarını bilime vermiş insanların toplumu aydınlatmak için ürettikleri dijital içeriklerin önüne ekonomik bir engel koyuyor. Bu ciddi bir çelişkidir.
Ben bu yaklaşımı fikrî haklar, bilimsel ifade özgürlüğü ve bilim iletişiminin geleceği açısından son derece sorunlu buluyorum ve görüş olarak iletilen bu kararın ise kanuni olarak öğretim üyeleri açısından bir bağlayıcılığı olduğunu düşünmüyorum.
Bir akademisyen kitap yazdığında emeğinin karşılığını telif olarak alabiliyor. Kendi araştırmasını, makalesini veya uzmanlık alanındaki bilgiyi toplumun anlayacağı şekilde senaryolaştırıp anlatıyor, çekiyor ve kurguluyorsa ortaya yine ciddi bir fikrî emek çıkıyor. Bunun dijital ortamda yayımlanması neden kategorik olarak yalnızca “ticari faaliyet” olarak görülüyor?
Dahası, uzman olmayan insanların bilimden sağlığa, tarihten uzaya kadar hemen her konuda yanlış bilgi üretip bundan çok ciddi bir gelir elde edebildiği bir ortamda, asıl teşvik edilmesi gereken insanların alan uzmanları olması gerekmez mi? Yanlış bilgiyle mücadele etmenin yolu uzmanların sesini kısmak değil, onların sesini daha güçlü hâle getirmektir.
Ülkemizin bilim ve uzay hedeflerine ulaşabilmesi için yalnızca teknolojiye değil, yetişmiş insan gücüne, bilim kültürüne ve toplumun bilime güvenine de ihtiyacı var. Bunların hiçbiri bilim insanlarını toplumdan uzaklaştırarak inşa edilemez.
YÖK’ten beklenen, zamanını ve emeğini toplumun bilimsel olarak aydınlanmasına adayan akademisyenleri caydırmak değil; onların önünü açmak, bilim iletişimini teşvik etmek ve dijital çağın gerçeklerine uygun, açık ve adil bir hukuki çerçeve oluşturmaktır.
Teşekkürü bir yana bırakalım: Bilim iletişimine gönül vermiş akademisyenlerin şevkini kıran bu uygulamanın topluma ne yararı var? Ülkeye ne kazandırıyor?
Ben göremiyorum.
Aksine bunun, bilimi topluma ulaştırma çabalarımıza ve ülkemizin bilim ve uzay hedeflerine vurulmuş çok ciddi bir darbe olduğunu düşünüyorum.
Buradan devletin ilgili tüm kademelerindeki karar vericilere seslenmek istiyorum: Ülkemizin bilim ve teknolojide ilerlemesi için yapılan onca yatırım düşünüldüğünde, bilim iletişiminin toplumun aydınlanmasındaki en önemli köprülerden biri olduğu unutulmamalıdır. Bilim insanlarının toplumla kurduğu bu bağı zayıflatmak değil, güçlendirmek gerekir. Ülkemizin bilim ve uzay vizyonuna yakışan yaklaşım da budur. Bu nedenle, bilim iletişimine zarar veren bu yanlıştan ivedilikle dönülmesi gerektiğini düşünüyorum.
Not: Kanalımdaki para kazanma özelliğini kapattım. Varsın o üç kuruş da gelmesin. Ama bilim iletişimine ve içerik üretmeye devam edeceğim. Çünkü toplumu doğru bilgiyle buluşturma çabam maddi bir kazanç meselesi değil; bir sorumluluk meselesidir. Bu topraklara borcumdur. Kimse beni bilimi toplumla buluşturmaktan vazgeçiremez.
10x Pass Royale Giveaway for the New Season of Clash Royale!
Winners Picked in 72 hours!
To Enter: Follow, Retweet, and Comment with Proof you are using Code: JUICY
@ogetaykayali Kariyerini başarılı buluyorum ve bana da ilham olabileceğinizi düşündüğüm için takip ediyorum genel olarak, onun dışında yaptığınız fotoğraf paylaşımları da Twitterdaki sayfamı renklendirmiyor değil :)
@Deniz_Genlik Hocam sizin gibi derin bilgim yok ama logaritma bana diğer konulara göre çok hoş geliyor, bir de her taşın altından e sayısının çıkması yok mu 😅
🔴#SONDAKİKA | Tarihte uzaya çıkan ilk Türk Astronot Gezeravcı:
•TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ KURARAK BUNU BİZE EMANET EDEN GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
• VE SİLAH ARKADAŞLARINA. BU VATAN İÇİN ŞEHİT OLANLARA. BURAYA ADIM ATMAMIZI SAĞLAYAN MİLLETİMİZE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM.
• İSTİKBAL GÖKLERDEDİR
1-Bu tweet zincirinde Weierstrass fonksiyonunu anlatacağız. Bu fonksiyon her yerde sürekli iken hiçbir yerde türevli değildir. Bu kavramları bilmeyen birine ifade edecek olursak; grafiğinde herhangi bir boşluk ya da kopukluk olmamasına rağmen pürüzsüz olduğu bir yer yoktur.