1) Süleymancılar gündemde, bu ketum ama büyük cemaate dair çok tafsilli bir seri yayınlayacağım inşallah burada
Ana amacım onları yargılamak değil sadece haklarındaki gerçekleri ortaya koymak olacak, yer yer bazı olguları İslam'a arz eden taliklerde de bulunacağım ama dediğim gibi ana amacım normatif değerlendirme değil olgusal bir sunum olacak
Süleyman Hilmi Tunahan'ın hayatından başlayarak tarihi 3 asırı aşan, Türkiye tarihinde önemli yeri olan bu gruba değineceğim
Süleyman Hilmi Tunahan (1888-1959) 1888'de Silistre'ye bağlı Hezargrad Kazası'na bağlı Ferhatlar (Delçevo) Köyü'nde doğdu
Hezargrad bugünkü Razgrad, Razgrad artık müstakil bir il ve Bulgaristan'ın halen Müslüman çoğunluklu iki ilinden biri; diğeri Kırcaali
Tunahan doğmadan 10 yıl önce 93 Harbi'nde bu bölge Bulgaristan Prensliği'nin eline geçmişti, Müslüman nüfus baskı altındaydı
İlk eğitimlerini köyünde ve Silistre'de tamamlayan Tunahan 1907'de 19 yaşında İstanbul'a gelip önce Hafız Ahmed Paşa Medresesi'nde, sonra Daru-l Hilafeti-l Aliyye Medresesi'nde eğitim aldı ve ardından ikinci kurumda ihtisas yaparak 1919'da dersiam oldu. Resmi kayıtlara göre tüm bu eğitim kurumlarında başarılı bir öğrenciydi.
Hafize Hanım (?-1965) ile evlenip Şehzadebaşı semtine yerleşen Tunahan'ın bu evlilikten Faruk isminde bir oğlunun olduğu ama 3 yaşında vefat ettiği belirtilmektedir. Aynı evlilikten Hatice Bedia Kacar (1923-1981) ve Fahriye Ferhan Denizolgun (1931-2004) isminde iki kızı olmuştur.
1924'te medreselerin kapatılması üstüne dersiamlara -o devirde 520 dersiam vardı- yeni düzene tamamen uyarak hakim, savcı vb olma hakkı tanındı, uymak istemeyenler düşük bir emekli maaşıyla emekli edildi. Tunahan da ikinci sınıfta yer aldı