Faizin haram olması bence mümkün değil, aşağıdaki yorumu da okudum yine ikna olamadım faizin haram olması mantıklı gelmiyor eğer birinden çalmıyorsan bence haram değildir bu görüşümü de değiştirebilecek bir Allah’ın kulu yok.
Faiz neden haram? Bunu 10 yaşındaki bir çocuğun anlayacağı dilden anlatalım. Elmalarla anlatalım hatta. Zenginin 100 elması var, fakirin ise iş kurmak için 10 elmaya ihtiyacı var. Zengin diyor ki: "Sana 10 elma veririm, bir ay sonra 12 elma isterim." ++
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Trabzonspor tarihinin belki de en zor süreçlerinden birini yaşayan; ancak hiçbir zaman pes etmeyen, her defasında yeniden ayağa kalkmayı bilen bir profil ortaya koydu.
Önce ekonomiyi ayağa kaldırdı. Ardından, belki de en kritik adımlardan birini atarak “istifa etmeyen bir yönetim” anlayışı oluşturdu. Bugüne kadar taraftarın taleplerini mümkün olan en üst düzeyde karşılamaya çalıştı. Deplasmanlarda taraftarın yanında oldu, şehirde hemen hemen herkese dokundu.
Ve belki de en önemlisi…
Geçtiğimiz sezon “No Name” denilen, kimsenin yanlarına yaklaşmak istemediği genç oyuncular için tarihi riskler aldı. Bugün isimleri konuşulan, değerleri tartışılan oyuncuların arkasında durdu. Kimsenin cesaret edemediği yerde sorumluluk aldı.
Kimi zaman Papara Park'ta eleştirilerin, tepkilerin ve istifa çağrılarının en büyüğünü yaşadı. Ancak hırslı yapısı, mücadeleci karakteri ve geri adım atmayan tavrıyla yalnızca bir yıl içerisinde “istifa” tezahüratlarını “Büyük Başkan” tezahüratlarına çevirmeyi başardı.
Bugün ise Türkiye'nin en saygın kulüp başkanları arasında gösterilen bir noktaya geldi.
Fakat şunu da unutmamak gerekiyor:
Bu psikolojiyi yönetmek kolay değildir.
Çünkü çoğu başkan, böyle ağır süreçlerin ardından gemiyi terk etmeyi tercih etti. Tarih hep böyle ilerledi. Ertuğrul Doğan ise farklı bir profil çizerek bu tepkileri göğüsleyip yoluna daha kararlı ve kendisini yenileyerek devam etti.
Şimdi önünde yeni bir sınav var.
Bu sezon oluşturulan kadro, sonuçlardan bağımsız olarak, isim isim bakıldığında kaliteli ve yönetilmesi son derece zor bir kadro. Böyle bir takımın başına kim geçerse geçsin, teknik adam tercihinde çatlak seslerin, itirazların, eleştirilerin çıkması kaçınılmaz olacaktır.
Tam da bu nedenle…
Verilecek kararları günlük tepkilerle değil, ortak bir payda üzerinden değerlendirmek gerekiyor.
Çünkü bu yol kısa değil.
Uzun, meşakkatli ve sabır isteyen bir yol.
Ortada verilen büyük bir emek var. Başkanından yönetimine, teknik ekibinden futbolcusuna kadar herkesin ortaya koyduğu mücadelenin farkında olmak gerekiyor.
Uzun zaman sonra Trabzonspor camiasında yeniden yakalanan birlik ve beraberlik duygusu, belki de bugün elimizdeki en değerli şey.
Bunu kaybetmemeliyiz.
Çünkü herkes aynı fikirde olmak zorunda değil. Her kararı beğenmek, her futbolcuyu sevmek, her teknik adamı desteklemek zorunda da değil.
Ama Trabzonspor'un ortak paydasında buluşmak zorundayız.
Hüseyin Çimşir'in de söylediği gibi; Trabzon'da oynanan her maçın favorisi Trabzonspor olmaya devam edecektir.
Yeter ki bu birliktelik bozulmasın.
Yeter ki günlük öfkelere, anlık sonuçlara ve bireysel tartışmalara teslim olmayalım.
Çünkü bugün gelinen nokta, bir günde oluşmadı.
Ve yarın ulaşılmak istenen hedef de bir günde gerçekleşmeyecek.
Bu kez biraz daha sabır, biraz daha inanç ve her şeyden önemlisi biraz daha Trabzonspor demenin zamanı.
Aşk acısı çok garip bir olay kendin yaşayınca yemeden içmeden kesilirsin ama başkasının acısı da içten içe komik geliyor ama genel olarak bomboş iş, geçiyor.
Yav 2026 yılı bitiyor insanlar hâlâ ecnebi ülkelerde doğal afet olunca "Puta tapıyolarmış, Allah cezalarını verdi" falan diyor. İnsan iki gram düşünür 3 sene önce bizim ülkemizde 50 bin insan öldü biz de mi puta tapıyoruz? Yemin ederim ben çocukken de bunlar böyleydi hala böyle